Tekerlekli sandalye, inovasyon ve Trekinetic

Mike Spindle tekerlekli sandalyeyi karanlık çağlarından alıp tüketiciye alışveriş merkezinde bile evde gibi hissettiren, eğlenceli, hızlı, konforlu ve yolların dışında da hareket edebilme esnekliği veren bir sandalye geliştirmiştir.

Tekerlekli sandalye
Tekerlekli sandalye

Mike Spindle engelli değildi. Hatta tekerlekli sandalye kullanan birini de tanımıyordu. Geçmişinde Formula 1 mühendisliği vardı. Peki her şeyi bırakıp tüm zeminlerde gidebilen bir tekerlekli sandalyeye odaklanmasını sağlayan şey neydi?

Spindle tatile giderken hava alanında tekerlekli sandalyesiyle boğuşan bir çocuk gördü. Çocuk çok tarz görünüyordu ama tekerlekli sandalyesi çok tuhaf ve çirkindi. O an da Spindle’ın aklında birşeyler çınladı ve daha iyi bir şey
yapabileceğini biliyordu. Hiç beklemeden biniş kartının üzerine tasarımlarını yapmaya başladı!

Kısa sürede var olan tekerlekli sandalyelerin tasarımlarını düzeltemezdi. Tamamen yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyordu. Küçük ön tekerlekleri olan klasik tekerlekli sandalyeler dışarıda tamamen etkisizdir. Sürekli olarak en küçük çukurda bile takılırlar veya çıkıntılı yerlerde sıkışıp kalırlar. İhtiyaç duyulan şey ağaçlı yollarda veya patikalarda bile aynı şekilde rahat olabilecek bir tekerlekli sandalyeydi.

Eski bir Formula 1 mühendisi olarak Spindle hareketin mekaniğinden anlıyordu ve sonraki altı yıl boyunca hazır olduğunu hissedene kadar fikirlerini geliştirdi. İnovasyon geçiren bu yeni tasarım 3 tekerlekliydi ve konfor için
kavis verilmiş, hafif karbon fiber monokok gövdeden oluşuyordu. Büyük ön tekerlekler dağ bisikleti tekerleklerine göre tasarlandı ve arkada ortadaki küçük tekerlek ise dengeyi sağlamaktaydı.

Daha sonra tekerlekli sandalye kullanıcılarını test etmeleri için çağırdı ve pozitif geri dönüşler almasına rağmen tekerlekli sandalyenin önemli bir sorunu vardı: Düz bir çizgide ilerleyemiyordu. Ancak düz bir çizgide ilerlerken
tekerleği sabit tutması için yaylı bir kaster aracı oluşturdu. Fakat sonraki hata başa çıkılması daha zor olan bir hataydı. Kullanıcılar tekerlekli sandalyeyle hızlandıkça tekerlekli sandalye de daha fazla dengesizleşiyordu. Spindle çok üzgündü ve işini, personelini evini, yani her şeyi kaybetmenin eşiğindeydi.

Dengeyi sağlayacak şey tekerlekler arasındaki mesafenin arttırılması olacaktı. Ama o zaman da tekerlekli sandalye normal kapılardan geçemeyecekti. Cevap yavaşça ortaya çıktı: Dışarı çıkınca genişletilen ve içeri girince
daraltılan ayarlanabilir bir aks sayesinde sorun çözülebilirdi.

Bu sayede “trekinetic K2”ye kullanıcıların kullandıkları yere göre “dar” veya “geniş” olarak ayarlanabilecek bir aks yerleştirildi. Piyasaya çıkana kadar aradan yedi yıl daha geçti, ancak şimdi kinetiküç tekerlekli sandalye
kullanıcılarına daha fazla özgürlük ve daha fazla aktif olma yeteneği sunuyor.

Spindle gerçekten de biçimsiz ve ciddi bir klasik sandalyeden trekinetic’in hafif enerji dolu akışkanlığına doğru tekerlekli sandalye tasarımının devrimini yaptı. Girişimci ruhu ve yüksek kararlılığı birçok sıkıntılı yıl, yüzlerce çizim ve yenileme ve 14 ayrı prototipten sonra tekerlekli sandalyeye bağlı insanlara hayata daha fazla dâhil olmalarını ve daha enerji dolu yaşamalarını sağlayacak trekinetic’in doğmasını sağladı.

Sponsor

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here