2010 İçin 10 Pazarlama Trendi

Mesajınızın her bakımdan dünya çapında bir kitleye ulaştırmak için şu ipuçlarını kullanın.
2010 pazarlamacılar için heyecan verici bir yıl olacak; geçen on yıllık dönemde şekillenmiş olan trendler iş sahipleri için yeni fırsatlar yaratıyor. 21. yüzyılın ilk on yılı ekonomik problemler, batan şirketler ve çevre felaketleri getirdi, ama aynı zamanda geleneksel medya, hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar hızlı ve uzağa ulaşabilen dünya çapında bir iletişime dönüştü. Twitter, Facebook, bloglar, online videolar gibi sosyal internet araçları sayesinde haberlere ve bilgilere derhal ulaşılabiliyor ve bu pazarlamacıların tüketicilere ulaşmak için yeni ve heyecan verici fırsatlara sahip oldukları anlamına geliyor.


Bu ekonomik , kültürel, politik ve çevresel olaylar, teknolojik gelişmeler ve küresel online iletişim yanında, aşağıda pazarlamanın reklamcılıktan damgacılığa kadar her alanını etkileyecek, ve 2010 yılı ve sonrasında pazarlama stratejilerini şekillendirecek 10 trend verilmiştir.

1.En Önemlisi Şeffaflık ve Güvenilirliktir.
Tüketiciler olumsuz olaylarla dolu bir on yıl geçrdiler; ve artık firmaların onlara söylediklerini kabul etmek istemiyorlar.Pazarlamalarında dürüst ve açık olmaya konsantre olan markalara tüketicilerin karşılığı olumlu olacak, bu da markaya bağlılığın ve markanın tarafını tutmanın yolunu açacaktır. 2010’da güveni inşa etmek en önemli şeydir, ve güveni bir kez kazanırsanız, kesinlikle kaybetmemeniz gerekir. Bir başka deyişle, şeffaflık ve güven bir kereyle olmaz. Sürekli çabalamayı gerektirir.


2.Daha Az Kesinti, Daha Çok Artırma ve Değer Katma.
Reklamların ve pazarlama mesajlarının sadece tüketicilerin sadece tüketicilerin ilgisini çekmek amacıyla geliştirildiği günler sona erdi. İnsanlar firmalardan ve markalardan daha fazlasını ( kesinti söz konusuysa daha azını) bekliyor. Onlara daha anlamlı ve işe yarayan değerler verin ve pazarlama ağınız garantiye alın.


3.Değerden bahsetmişken”¦
Geçen on yılda ortaya çıkan ekonomik dar boğaz birçok tüketiciyi rayından çıkardı. Paralarını uçarı bir şekilde harcamaktansa, kuponlar kullanarak ve pazarlık yaparak paralarıyla alabileceklerinin en fazlasını almaya çalıştılar. Ekonomi iyileşince bu davranış biçimi hemen yok olmayacaktır. 2010’da tüketici odaklı olmaya hazırlanın ve pazarlama kampanyalarınızı tüketici taleplerini önemseyerek oluşturun.


4.Söylemeyin, Gösterin.
Tüketiciler duydukları her şeye inanmazlar. Aslında tüketiciler her zamankinden daha şüpheci ve sizin pazarlarken iddianızı kanıtlamanız gerekiyor. Alınlarının teriyle kazandıkları parayı verip sizden bir şeyler almaları için, ürününüz, işiniz ya da servisiniz hakkında sadece konuşmayın, onlara kazançlı çıkacaklarını gösterin.


5.Toplumsal Medya Hayatımızdan çıkmayacak, Onunla İlişkide Olmak Çok Önemli.
Twitter, Facebook, Bloglar, Youtube ve online sosyal topluluğun diğer araçları hayatımızda olmaya devam edecek. Bu araçlar dünyada gittikçe daha çok insan tarafında benimseniyor. Çoğunluğa uymaktan kaçınabileceğinizi düşündüyseniz, yanıldınız. 2010’da firmanızın sosyal internet ortamına dahil olması büyük önem taşıyor. Bu sosyal iletişim sitelerinde tüketicilerle iletişim kurmalısınız. Sosyal medyanın gücünü tam olarak kullanmak için, tüketicilere şaşırtıcı içerikler verin ve onlarla iletişim halinde olun.


6.Huzur Veren Mesajlar Etkilidir.
Tüketiciler son birkaç yılda ekonomik karmaşadan çevresel felaketlere kadar olumsuz bir çok olay yaşadılar. Onlara huzur verecek pazarlama mesajları arayışı içindeler. Bu ihtiyacı karşılamak için pazarlama çalışmalarınızda güvenlik hissi vermeye çalışın.


7.İlişkiler çok önemlidir.
İnternetteki sosyal ağların ve şeffaflığa, güven ve huzur veren mesajlara olan arzunun artışıyla birlikte, 2010 ve sonrasında ilişkilerin çok önemli olacağı süpriz olmayacaktır. Sosyal internet ağlarıyla tüm dünyadaki insanlara ulaşmak ve onlarla iletişim kurmak on yıl önce mümkün değildi. Tüketicilerle ilişki kurduğunuz zaman, aynı zamanda markanızı tavsiye edecek, marka korumalığınızı ve savunmanızı yapacak sadık kimseler de elde etmiş olacaksınız.


8.Online videolar ve telefonda pazarlama çok çekici.
Online video ve telefonda pazarlama patlamaya hazır ve bunu 2010’da gerçekten görmeye başlayacağız. Kendi online video içeriğinizi yaratabilir veya online video ve telefon reklamcılığına yatırım yapabilirsiniz. Seçim sizin, şimdi bu işe atılmak için en iyi zaman!


9.Odaklanmak, odaklanmak, odaklanmak!
2010’da herkes için her şey olmaya çalışmayın. En güçlü markalar odaklanmış markalardır. 2010’un ilk on yılında pazarlamacılar ve sosyal medyadaki profosyoneller, “bir alana odaklanmak” sözünü kullanmaya başladılar, ve daha çok odaklanılmış ürünler, internet siteleri, bloglar hazırladılar. Bugün bu strateji daha da önem kazandı. Bir çekirdek oluşturun ve markanızı yeni alanlara genişletmeden önce, güçlenebildiğiniz kadar güçlenin.


10.Birleşik pazarlamalar tek olanları gölgede bırakır.
2010’da tüketicilerin etrafını pazarlama reklamlarınızla kuşatmanız kesinlikle gereklidir. İnsanların her gün gördükleri pazarlama reklamları aşırı derecede fazladır, o yüzden sizin reklamlarınızın yığının içinde kaybolmaması önemlidir. Reklamlarınız çeşitli alanlarda yayınlayarak ve tüketicilere istediklerini seçme hakkı vererek markanızı, firmanızı ve reklamlarınızın sıyrılmasını sağlayabilirsiniz.Örneğin tüketicilerle hayatlarının değişik parçalarında iletişim kurmak için online reklamcılığı, online videoları, geleneksel içeriği, doğrudan satışı ve kesintisiz reklamları kullanın. Eğer istikrarlı ve ısrarlı iseniz, reklamlarınızla hedef kitlenizle iletişim kuracaksınız ve de  markanızın tanınması, satın alınması ve markaya bağlılıkta artış olacaktır.

Sponsor

7 YORUMLAR

  1. WOMM: Ağız mı ? Kulak mı?

    Kronik enflasyonlu yıllarla vedalaştığımızdan beri, pazarlama camiasının ellerindeki bütçeler de ciddi manada sorgulanmaya başlandı. Rivayetlere göre, sözümona kötü kalpli finansçılar ve onların sihirli küreleri olan denetim ve bütçe elemanları, pazarlamacılar hakkında sağda solda talihsiz açıklamalarda bulunmaya başlamışlar. Talihsiz açıklamaların muhteviyatını inelediğimizde karşımıza çıkan söylemler:

    * TV de reklama gerek var mı? Tamam var! O zaman kısa keselim kardeşim.

    * Outdoor yapacaksak hangi mecraları satın alırsak işimize yarar? Öyle bir mecrada çıkalım ki hem herkescikler görsün, hem konuşulsun, hem de ürün/hizmet satışlarımızı arttırsın ama mutlaka maliyeti uygun olsun.

    * Web Sitemize herkescikler gelsin, bizi tanısınlar, bizden ürün/hizmet alsınlar, sürekli orada yatıp kalksınlar, başka sitelere gitmesinler. Hısımlarını, akrabalarını da çağırsınlar

    * Promosyon mu? Tamam! En ucuzundan, anahtarlık yaptıralım. Üzerinde şirketimizin logosu olan, içine çicek de ekilebilecek işlevsellikteki Muglardan da yaptıralım, dağıtalım. İnsanlar ellerinde bizim anahtarlıklarmız ile dolaşsınlar, bizim muglarımızdan çay kahve içsinler, çiçek yetiştirsinler…”

    * Gazetede reklam verecez de ne olacak? İnsanlar reklamlara bakmadan, okuyorlar gazeteleri.

    * ……

    Tüm bu söylemlerden de görüldüğü üzere iş yapısındaki temel değişimlerden, sosyo ekonomik dalgalanmalardan, tercih setlerinin genişlemesinden, tatmin olmayan müşteri TOM’un varlığından dolayı pazarlamada da ciddi bir değişim yaşanıyor. Alternatif pazarlama uygulamaları daha fazla gündeme geliyor. Pazarlama aktivitelerinin ölçeklenmesine daha fazla bütçeler, emekler harcanıyor. Alternatif pazarlama uygulamaları arasında en popular olanı ve bizim kültürümüze en uygun olanı: “WOMM: Ağız mı Kulak mı?”

    WOMM (Word of Mouth Marketing), Kulaktan Kulağa veya Ağızdan Ağıza Pazarlama, WOMM’un ne olduğundan önce terminolojimizi oturtatalım, kavramsal tutarlığı sağlayalım.

    "Word of mouth marketing’in, Türkiye’de bir pazarlama stratejisi olarak yazılıp çizilmeye başlanmasıyla beraber tartışmalar ağırlıklı olarak iki terim üzerinden yapılır oldu: ‘ağızdan ağıza pazarlama’ ve ‘kulaktan kulağa pazarlama’. Dilimize yeni bir terim kazandırmaktan ziyade, yeni terimi, Türkçe’de hali hazırda var olan bir terime yerleştirmeye çalışmak, daha kolay bir yoldur. WOM’a ‘kulaktan kulağa pazarlama’ denmesinde de bunun örneğini görüyoruz. Yaygın kullanımda olan bir terimin içerisine yeni bir kavramı yerleştirmeye çalışmak her zaman doğru sonuçlar vermeyebiliyor.

    Türk Dil Kurumu’nun her iki ifade için yaptığı tanımlara bir bakalım:

    *Kulaktan kulağa: Bir kimseden bir başkasına, ondan ona GİZLİCE söylenerek.
    *Ağızdan ağıza: Herkes birbirine söyleyerek.

    Mesaj, kulaktan kulağa yayılırken insanlarda şüphe uyandırması, değişime uğraması ve pek de inanılır olmaması risklerini taşımaktadır. Ağızdan ağıza pazarlama olarak pazarlama jargonuna ekleyeceğimiz terim ise, bire bir WOM’un karşılığını verecektir. WOM’un hedefi, kulaktan dolma yüzeysel intibalar yaratmaktan ziyade sağlam kurgulanmış pazarlama mesajlarının, denenmiş memnuniyetler aracılığıyla iletilmesidir."

    (Renan Tavukçuoğlu, Mediacat)

    Dolayısıyla WOMM’un çevirisi olarak Ağızdan Ağıza Pazarlama’yı kullanmak bana da daha mantıklı geliyor.

    Ağızdan ağıza pazarlama, günümüz bilgi/algı çöplüğü içerisinde tercihlerimizi anlamlı bir şekilde yapabilmemize destek olan önemli bir filtreleme mekanizması. Bu yönüyle Heybe Felsefesi ile de ciddi bir paralellik gösteriyor. Gördüğümüz reklamları, markaları, duyduğumuz konuşmaları, yaşadığımız deneyimleri artık daha kolay görmezlikten gelebiliyor, daha kolay unutabiliyoruz, daha da önemlisi karıştırabiliyoruz. Ancak arkadaşımız, eşimiz, dostumuz, tanıdığımız biri ihtiyacımız olan kategorideki bir ürünü kullanıyor veya hizmeti satın alıyorsa, bize söyleyecekleri tek bir kelime bile ürünü satın almamızda etkili oluyor. Çünkü daha önce ürünü kullanmış, eksilerini biliyor, artılarını biliyor, pratik kullanım şekillerini deneyimlemiş herşeyden önemlisi bizimle bunları çıkarı olmadan paylaşıyor. Heybe Felsefesi’nin temel taşı olan Heybe Bilgi Çevrimi’ni kullanıyor, süzüyor, anlıyor ve anlamlandırarak bize sunuyor. Karşılaştığımız tüm gereksiz bilgileri eliyor ve işimize yarayacak nokta atışı saf bilgileri sunuyor.

    Konunun hatırı sayılır uzmanlarından biri olan George Silverman, günümüzdeki bilginin 2050 yılındaki bilginin sadece %1 ini oluşturacağını söylüyor. Yani tüketici bu bilgi bombardımanı içinde anlamsızlık adacıklarında kurtarılmayı beklemeye devam edecek ve kendisini kurtaracak her türlü araca, yönteme prim verecek.

    WOMM bütçeleri, geleneksel pazarlama aktiviteleri bütçeleri ile kıyaslanamayacak kadar küçüktür. WOMM yönteminin, Amerika’da gelişen pazarlama teknikleri arasında uygulama oranı %43'tür ve bu oranla diğer teknikler arasında ikinci sırayı almaktadır. (www.emarketer.com)

    Silverman'a göre etkili ağızdan ağıza pazarlama (womm) kamp anyası yapmak için;

    * Ürününüz hakkında konuşulabilecek bir ürün olmalı. Ürününüzü dikkat çekici yapmanın yollarını bulmalısınız.

    * Müşterilerinizin yaptıklarının analiz edilmesi gerekiyor. Ürününüzü deniyorlar mı? nasıl deniyorlar? hangi kriterleri kullanıyorlar. (İnsanlar duyguları ile hareket ederler, mantıkla karar verirler. Tutkuyla mantığı birleştirmemiz gerekir. İçinde tutku olmayan milyonlarca bilgiye maruz kalıyoruz)

    * İnsanlara bu süreçten geçerken yardımcı olmalısınız.

    WOMM, Ağızdan Ağıza Pazarlama her ne kadar Amerika kökenli bir kavram olsa da bize çok yakın olan ve kullandığımız bir kavram. Çünkü bizler konuşmayı seven bir milletiz.

    ”¢ Sabahlara kadar süren ve hiçbir sonuç alınamayan tartışma programları

    ”¢ Toplumun her kesiminden, her yaş ve statüden insanın yaptığı bitmez tükenmez futbol sohbetleri

    ”¢ Erkeklerin berber, bayanların kuaför sohbetleri, saç, bakım malzemeleri, still, yaşam tarzı tavsiyeleri

    ”¢ Hastane kuyruklarında, ziyaret esnasında ilaç veya doktor tavsiyeleri

    ”¢ Kaza yapan iki aracın başında yapılan kaza analizleri, kurulan mahkemeler, infaz masaları, ilk yardım teknikleri

    ”¢ Bayanların bir araya gelerek yapmış oldukları Altın günleri ve pasta, keki tarifleri, TV dizileri, alışveriş tavsiyeleri

    ”¢ İşte yemekhane sohbetleri, çay molalarında yapılan sohbetler, iş çıkışı kahve sohbetleri, hafta sonu cafe sohbetleri, okulda kantin sohbetleri, akraba ziyaretleri

    Daha sayamadığımız nice maddeleri de düşündüğümüzde biz gerçekten konuşmayı seven VE SONUCA kolay ulaşamayan bir milletiz dolayısıyla WOMM:Ağızdan ağıza pazarlama uygulaması da bizim için biçilmiş kaftan. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, WOMM'u tamamen kendine özgü bir yöntem değildir. WOMM'da pazarlamanın bir koludur ve etkili kullanmak için diğer pazarlama yöntemleriyle entegre olması gerekmektedir.

    N.Kutalp KOYUNOĞLU

  2. iddaa kitabı satıyorum 20 tl kasa oran sistemi ve yeni geliştirdiğim sistemli oynama yöntemleri kazanma oranı yüksek iddaa ile ilgili bilgiler kazanma ihtimali olan kuponların yapımı oran yorumları liglerli ilgili kısaca bilgiler bir maçta dikkat edilecek hususlar ve kazanma ihtimali olan kupon yapımı isteme adresi birtuna@mynet.com

  3. hep umut ve heycan ne zaman gerçekleşecek bu beklentiler? piyasada nasıl para kazanılacak ?geniş bir bilgi vermenizi bekliyorum.

  4. Pazarlamanın en etkin yürütüldüğü mecra artık internet. Bilgi ve tecrübelerini müşterileriyle paylaşan ve onların ihtiyaclarına hızlı – kalteli cevap veren firmalar hep önde olacaktır.

  5. online video pazarlaması youtube dahilinde bir çok firmada ürünlerinizin farklı şekillerde tanıtılmasını kapsıyor. Böylece izlenilme oranlarınızı hesaplayabiliyor ve kampanyalarınızı dünyanın her yerine tanıtabiliyorsunuz.
    Telefon reklamcılığı yani tele-marketing ise müşterilerle birebir iletişim ile pazarlama yapmak anlamında günümüzde gsm hatlarının müthiş kampanyalarıyla artık müşterilerinizi çok uygun fiyatlarla arayarak pazarlamanızı yapabiliyorsunuz. Telefon reklamcılığında ek olarak 3g'de ayrı fırsatlar sunuyor ve gelecekte mobil internet reklamcılığıda çok fazla yayılacak.

  6. düşüncelerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.Ben online video ve telefon reklamcılığı derken fazla bişey anlayamadım biraz daha detaylı açıklayabilirseniz memnun olurum teşekkürler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here