Akupunktur : iş stresinden yorulanlara

Çoğumuzun aklında tamamlayıcı tıbbın bir mucizesi gibi yer eden akupunktur, aslında bilinenin aksine Dünya Sağlık Örgütü tarafından da tanınan tamamen klasik bir tedavi yöntemi. Tedavisi yapılabilir, teşhisi konulmuş her hastalıkta uygulanabilen akupunktur, en çok da ruhsal sıkıntıların organik bozukluklara yol açtığı durumlarda kullanılıyor. Panik ataktan, migrene, bel fıtığından alerjik astıma kadar hemen her hastalığın tedavisi için kullanılan bu yöntem, bazı hastalıklarda yüzde 95’lere varan iyileşme sağlıyor.


HER DERDE DEVA
İşadamlarının en çok strese bağlı rahatsızlıklarla ve baş ağrısıyla hastaneye geldiklerini söyleyen Özel Business Esnaf Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Baha Çelik, “Yüzlerce, binlerce insanı yöneten adam, bir gün bir bakıyor ki panik atak nedeniyle insan içine çıkamaz hale gelmiş. Bunlar bir işadamının performansını önemli derecede düşüren, yaşam kalitesini son derece kötüye götüren hastalıklar. Panik atakta yüzde 80’in üzerinde başarı sağlıyoruz” diye konuştu.


Dünyada ve Türkiye’de akupunktur en çok obezitenin tedavisi ve sigarayı bıraktırmak için kullanılıyor. Her iki tedavide de yüzde 90’ın üzerinde başarılı olan akupunktur, ayrıca migren, alerjik astım ve çocuklarda yatağı ıslatmada da yüzde 95’e varan iyileşme sağlıyor. Yarım beden felçlerde de çok iyi sonuçlar veren akupunktur, Özel Business Hastanesi’nin İnme Merkezi’nde fizik tedaviye ek olarak uygulanıyor.


KAYITDIŞI ÇOK
Peki pek çok hastalığa şifa veren bu tedavi yöntemi Türkiye’de yeterince doğru biliniyor mu? Ya da ne derece doğru uygulanıyor? Bu iş her zaman doğru ellerde mi yapılıyor? “Çoğu zaman hastalar, son çare olarak akupunktura geliyor” diyen Çelik, ortada bir hasta paylaşımı olduğuna dikkat çekerek, “Akupunkturu hiç bilmeyen hekimler var, bilen hekimler var, bildiği halde düşman olan hekimler var. Doktorlar, akupunkturla tedavi edilebilecek hastayı bu işin uzmanı olan hekimlere yönlendirmeli” tavsiyesinde bulundu.


Çelik, ayrıca Türkiye’de diploması olmadan akupunktur yapan binlerce kişi olduğuna da işaret ederek, “Kayıtdışı çalışan çok insan var. Çoğu elinde çantası evinde çalışıyor yahut muayenehane açıyorlar. Bunun engellenmesi için tamamıyla polisiye tedbir gerekiyor. Biz de kayıtdışının en riskli tarafı insan sağlığını doğrudan etkilemesi. Bu işin doğru ellerde yapılması gerek” açıklamasını yaptı.


AKUPUNKTUR KURSU
Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi Akupunktur Eğitim ve Araştırma Birimi’nin Başkanı olan Çelik, doktor olmayan kişilere akupunktur yaptırılmaması gerektiğine vurgu yaparak, sadece tıp doktoru olmanın da yeterli olmadığını belirtti. Çelik şöyle devam etti: “Akupunktur yapan doktorun Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı özel bir diploması olmalı. Bunun için doktorlar, ortalama 520 saatlik teorik ve pratik bilgi içeren bir kursa devam ediyor. Yaklaşık 5.5 ayda tamamlanan bu kursun ardından sınava tabi tutuluyorlar. Sınavda başarılı olanlara Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı bir sertifika veriliyor.”



Akupunktur Bilim Komisyonu


Akupunkturun Türkiye’de çok eskiden beri yapıldığını ancak Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından 1990’lı yılların başında akredite edildiğini söyleyen Baha Çelik, halen Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir Akupunktur Bilim Komisyonu bulunduğunu ifade etti. Bu Komisyonun beş üyesinden birisi olan Çelik, Sağlık Bakanlığı’na danışmanlık ve bilgilendirme hizmeti veren Komisyonun görevlerinden bahsetti: “Akupunkturla ilgili her tür bilimsel ve idari konuda Komisyona başvuruluyor. Burada, yurtdışında akupunktur eğitimi alıp gelen hekimlerin Türkiye’de de akupunktur yapıp yapamayacaklarını değerlendiriyoruz. Uygun olan doktorlar sınava tabi tutularak, Bakanlık tarafından diploma veriyor. Ayrıca Komisyonda bilimdışı, etik olmayan davranışlar ve yönetmelik değişiklikleri de görüşülüyor.


Kaynak:İto-Nalan Söylemez

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here