Art Madenciliğin Sahibi Filiz Hökelek Nasıl Girişimci Oldu

Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı Duygu Eren bu hafta başarılı bir
kadın girişimciyi konuk etti. Türkiye’de kadın girişimcilerin sayısı son yapılan
araştırmalara göre 80 bin kişi civarında. Bu demek oluyor ki kadın girişimciler
ancak büyük bir stadyum dolusu kadar. Cesaretlendirilme ve iyi eğitimle bu
sayının artması en büyük umutlarımdan biri. Bugün röportajını okuyacağınız kişi
özgüvenli ve başarılı bir girişimci. Yaptığı işi anlatırken adeta o anı yaşayan
ve size de o heyecanı yaşatan biri. Şimdi sizi, Art Madenciliğin sahibi Filiz
Hökelek röportajını okumaya davet ediyorum.


Eğitiminiz ve özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz
İstanbul
doğumluyum. Tüm eğitim hayatımı İstanbul’da tamamladım. İngilizce ve Almanca
biliyorum. Tekstil Bank ve bir Koç Grubu şirketi olan Migros; iş hayatımdaki rol
aldığım kurumlardır. Sosyal Sorumluluk olarak adlandırılan; benim içsel
sorumluluk olarak bildiğim birçok projede yer aldım. Shcek projeleri, zihinsel
bedensel engelliler, işitme engelliler, Tiyatro şenlikleri, kimsesiz yaşlılara
ilişkin çalışmalar örneklerden bir bölümdür. Evli ve 2 çocuk sahibi bir iş
kadınıyım.


Bu işe başlamadan önce iş hayatında tecrübeniz oldu mu, nerelerde
çalıştınız

20 yıllık bir deneyimim var. Kısa süreli Tekstil
Bank çalışmamın ardından; Koç Grubunun başarılı bir profesyoneli olan Bülend
Özaydınlı’dan, uzun yılları içine alan ve Kurumsal İlişkiler Uzmanlığı vazifesi
ile sonlanan profesyonel iş hayatımda; kendisinin haklı tecrübelerinden örnekler
edindim. Benim için düstur olan ve çok mühim kazanımlardan; Müşterinin 100 km
hız ile koşarken; Sizin 150 km yapmanızın lazım geldiği sabah erkenden vazifede
olmanın doğruluğu, alçak gönüllülük, müsrif olmama anlayışı, takdir etmek ve
edilmek en önemlisi; ön yargılı olmamayı ve vefa duygusunu öğrendim.


Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti
Genç
yaşta emekli oldum. Edindiğim tecrübelerimi aktarabileceğim ve kafamda ki onca
projeyi, hayallerimi, heyecanımı anlatmak, kabul ettirmekle mücadele
etmeyeceğim; sonuçlarını göreceğim; cesaretlendirileceğim bir iş yapmak
istiyordum. Ya gerçekten bir şeyler yapacaktım; yada bir şeyler yaptığımı iddia
ederek yapanlara yardımcı olacaktım.


Sektörel bir dergide; Atavatan Türkmenistan’da
olmazsa olmazın Beyaz Mermer olduğunu ve dış cephelere takılan uygunsuz beyaz
mermerlerin söktürüldüğünü okudum. O gün öncelikli olarak ülkemizin, ardından da
tüm coğrafyalardaki bembeyaz mermer yataklarının araştırmasına koyuldum. Gerek
saflık, gerekse volüm olarak araştırmalarım beni Vietnama sürükledi. 2006
yılından bu yana ve aralıksız olarak daha da beyazı arama gayretlerim sürmeye
devam etmektedir.Beyazın saflığı, temizliği simgelemesinin yanında; yaşamıma
bembeyaz bir sayfa açtığını söyleyebilirim. Bu benim hep hayal ettiğim kendi ilk
girişimim oldu. Sektörde bilinen, kabul gören bir Beyaz Mermer markası haline
geldik.


Ne kadar sermayeyle ve nasıl bu işe
başladınız

Sermayem olmadan işe giriştiğimi söyleyebilirim.
İnşaat Sektöründe ve özellikle belli bir coğrafyada çoklu olarak İhtiyaç
gösteren bir doğaltaşı; en mükemmel kalite ile en rekabetçi koşullar ile
İşverenlere götürme hedefi ile yola çıktım. Pes etmeyi bilmeyen, öğrenmeye son
derece hevesli yapım ile hep ileri baktım.


Ekibinizi nasıl kurdunuz ve şu an kaç kişi
çalışıyor

Tedariklerimiz ağırlıklı olarak yaşadığımız ülkeye çok
uzak coğrafyalarda. Vietnam, Çin, Hindistan gibi. On kişilik ekibimiz ve ilgili
bölgelerdeki partnerlerimiz ile yolumuza devam ediyoruz. Bölgeleri iyi
irdeleyen, üretimleri yerinde birebir takip eden; yeni ocakları bünyemize katan
grubumuz konusunda tecrübeli, genç ve yeniliğe açık arkadaşlardan oluşmuş
durumdadır.


Markanızın ismi nereden geliyor
Art; uzun yıllardır
sektörün doğaltaş uygulama işlerini yaptığı ve piyasada bu marka ile
bilinirliliği olduğu için; markamızı gene Art Maden Metal Doğaltaş olarak
yaptık. Çünkü beş yıl boyunca bu yeni iş açılımımız Art İnşaat olarak anıldı
hep. Başka bir marka oluşturursam bu doğru olmayacaktı. Eşim Mimar Mehmet
Hökelek’ın bu anlamda destekleri çok olmuştur. Ayrıca birçok coğrafyadaki
bilinirliliğimiz bu isim altında. Art İnşaat’ın yaptığı uygulamaların referansı;
Art Maden’nın doğaltaş satışlarındaki en önemli tek referansıdır.. O yüzden Art
Maden Metal diye kurduk şirketimizi.


İşinizde sizin için dönüm noktası sayılabilecek bir zaman dilimi
veya yardım eden kişi oldu mu

Evet, oldu. Mehmet Hökelek; bunca
yıllık iş hayatındaki değişen ve yenilediği her türlü deneyimini bana aktararak;
çok iyi yetişmemi sağladı. Eksiklerimi, hatalarımı dikkatle izledi.
Motivasyonunu hiç eksik etmedi. Diğer yandan ; DEİK/Türk-Vietnam İş Konseyi,
Vietnam’ın önde gelen firmalarından 27 temsilci ile 25 Türk firmasını aynı
platformda buluşturduğu bir toplantıya katıldım. 6 Kasım’da, İstanbul’da,
Vietnam Ticaret ve Sanayi Bakanı Truong Dinh Tuyen de iştiraki ile düzenlenen
‘Türk-Vietnam İş Forumu’nda lojistikten, müteahhitliğe, kimyadan, enerjiye kadar
pek çok farklı sektöre mensup Türk ve Vietnamlı işadamları katıldı. Bu
toplantıda ; Sayın Bakan ile tanışma fırsatını edindim ve Vietnam’dan tedarik
etmekte olduğum Beyaz mermer kalitesi ve çalışılabilecek firmalar konusunda
destek ricasında bulundum..


Şu an markanızın yönetimini nasıl yapıyorsunuz
Bu konuda
kendime göre geliştirdiğim bazı doğrular var. Bu doğrular da önceki iş
deneyimlerimden, yılların getirdiği tecrübelerden kaynaklanıyor. Aslında
markamın yönetimini bir profesyonelin ele almasına ihtiyacım var. Uzun yıllar
var olmak, bu markayı çocuklarımıza iyi bir noktada aktarmak istiyorsak, böyle
bir hedefimiz varsa, bir profesyonel kurumdan destek almamız gerekecek. Doğru
yerde ve zamanda tanıtım, lansman bu anlamda çok önemli. Fırsatları Sız
kaçırabilirsiniz ancak; işi uzmanlarına verdiğiniz takdirde bu fırsatlar
ayağınıza kadar gelebilir. Bunu yapacağım.


Markanızı şu an kendi sektörünüz içinde, rakiplerinize göre nasıl
konumlandırırsınız

Çok öndeyiz. Farklıyız çünkü. Rakip
demiyorum onlara ben, çünkü bizim sektörümüzdeki tüm kişi ve kurumlar, hepimiz
var olma mücadelesi içindeyiz. Sadece ben onların düşünmediğini düşünüyorum,
düşünmedikleri şekilde düşünüyorum.


Sizce, sizin başarınızın sırrı nedir
Benim en büyük
hazinem heyecanım, çalışkanlığım ve öğrenmeye olan açlığımdır. Çocuk gibiyimdir.
En ince detayla uğraşırım, risk alabilirim. 5 dakikalık bir görüşme için araba
ile İstanbul’dan Ankara’ya gidip aynı gün döndüğüm çok görüşmem olmuştur. Diğer
kişilerin gelecek görmediği, olmaz dediği girişimlerde bulunmaktan çekinmiyorum.
Geçenlerde bir firma çok yoğun olduğum bir vakitte ufak bir taş istedi. Aynı
sektörden o anda misafirim olan tecrübeli bir arkadaşım; boşuna uğraşmamamı,
onların sadece fiyat ve numuneleri alıp sipariş vermeyeceğini söyledi. Ama hiç
üşenmedim. İstedikleri numuneyi birçok firma ile görüşerek buldum. Bizzat aynı
gün ellerine takdim ettim. Sonra onun daha büyük ebadını görmek istediler. Onu
da ertesi güne hazır ettim. Ardından şirketimize geldiler. Bizi yerimizde
gördüler. İşi aldık.Verdiğimiz güven ile bir kurumu daha bünyemize almış olduk.
İşveren ; “Çalışkanlığınıza hayran kaldım,” dedi. Benim sırrım da işte bu:
Heyecan ve çalışkanlık.


Gelecekte nasıl büyümeyi hedefliyorsunuz
Aslında
birçok doğal taş türünün satışını yapıyoruz ama özellikle beyaz mermer konusunda
çok etkiliyiz. Gelecekle ilgili Türkiye’nin özellikle beyaz mermer konusunda
doğal taşlarının çıkarılmasını istiyorum. Bununla ilgili çok anlamlı
çalışmalarım var ama henüz daha fazla detay vermek için çok erken. Büyümeyi ciro
olarak değil, keşfedilmemiş fikirler ile insanlığa yararlı olabilme adına
gerçekleştirmek istiyorum.

Bir iş gününüz nasıl
geçer

Her sabah beşe çeyrek kala kalkarım. Olmazsa olmazımdır. Bir
buçuk saat yürürüm, mevsim hiç fark etmez ve İş planlarımı da sabah yürürken
yaparım. Sonra ailemin kahvaltısını hazırlarım. Herkesten önce işe gelirim,
herkesten sonra çıkarım. Sabah toplantı yapıp işleri paylaştırırım. Her şeyi ben
yapayım gibi bir tarzım yoktur. Arkadaşlarıma; akıllarındaki en küçük
hayallerini ortaya atmalarını ve onu besleyerek büyütmeleri hedefini veriyorum.
Bu bir müşteri, bir malzeme bir öneri veya ekibimizi daha da yüreklendiren bir
dilek-temenni olabilir. Bu heves ile birçok işe başlayarak günü hiçbir işi yarım
bırakmayarak bitiriyoruz. Ertesi güne taptaze başlıyoruz.


Sektörünüz, Türkiye’de sizce nereye gidiyor
İnşaat
sektörü 2004 yılından bu yana çok ivme kazandı ve de anlamlı gelişmesini hiç ara
vermeksizin sürdürüyor. Bu durum doğal olarak inşaat sektörünün alt
segmentlerine de büyük hareketlilikler getirdi. Türkiye’nin özellikle nüfus
yoğunluğunun fazla olduğu büyük şehirlerde başlayan yapılaşma sektörü canlı
tutuyor. Özellikle İstanbul’un her iki yakasında yapılmakta olan önemli
projelerin panoramik görüntüsü gerçekten göz kamaştırıcı ve yeni bir İstanbul
silüeti oluşturmaya başladı. Tarihi doku ile çağdaş mimarinin ultra modern
yapıları, farklı bir Türkiye imajı da yaratıyor. En önemlisi ; Türkiye’mizde
Osmanlı zamanından kalan yapılara verilen değer; özellikle bazı projeler Eski
İstanbul’u çok yaşatıyor.Bu beni çok mutlu ediyor.


İlgi alanlarınız nelerdir, nelerden beslenir ve ilham alırsınız?
Ne okur, ne seyreder ve neyi takip edersiniz

Beni motive eden
en önemli başlangıç günü erken kucaklamak ve yürüyüş. En besleyici olan bölüm
ise; umutlarım ve özgüvenimdir. Küçük başarılar ile kendime olan güvenimi
yapılandırır, haklı bulunan başarılarımdan da ilham alarak kendime olan güvenimi
sağlamlaştırmaya çalışırım.. Ertelemeyi sevmem. Cumartesi, Pazar dahi gerektikçe
çalışırım. Hermann Hesse’nin başta Siddhartha’sı ve diğer eserleri ilkelerime
ilke katmıştır. Osmanlı tarihinin; özellikle belgelendirilmiş boyutunu da
sindirerek okuyorum. Yakın coğrafyalarımızdaki her türlü hareketlilik
siyasi-ekonomik-askeri açıdan, güncel olarak iletişim mecralarından takıp
ettiğim konulardır. Zihnimi ertesi güne yemek yaparak ve evlatlarımla zaman
geçirerek boşaltır ve hazırlarım.


Türkiye ve dünyadaki girişimcilerin farkları ve benzerlikleri sizce
nelerdir

Türkiye halen gelişmekte olan ülkeler arasında gösteriliyor
olsa da kadın yönetici oranları açısından gayet iyi bir konumda olduğumuzu
söyleyebilirim. Kadın CEO oranı açısından dünyada dördüncü sıradayız, yüzde 12
ile Finlandiya’nın hemen arkasından geliyoruz. Yine de istihdam oranlarına
bakınca durum bu kadar iç açıcı değil. Dolayısıyla her ne kadar üst düzey
yöneticilikte belli bir yol kat etmişsek de Türk kadınının girişimcilik
konusunda atılım gösterebilmesi, önce istihdam edilmesinden geçiyor. Bu konuda
çok daha fazla yol almaya ihtiyacımız var. Ülke ekonomisindeki büyümenin buna
etkileri olduğu kadar, genel toplumsal yapıda da birtakım değişiklikler gerekli.
Kadınların sadece ev kadını ve anne olmanın ötesinde, ekonomiye ve ülke
kalkınmasına bir artı değer oluşturabilecek bireyler olarak görülmesi gerekiyor.
Dünyada ekonomik ilerleme gösteren toplumların hepsinde bu eğilimin olduğunu
açıkça görebiliyoruz.


Yeni girişimcilere destek veriyor
musunuz

Elbette. Özellikle girişimci olmak isteyen kadınlara
elimden gelen her türlü desteği vermeye çalışıyorum. Bilhassa kadınlarımızın;
kendilerinin kazanması ve eşlerinin onlara bakmaya mecbur olmadıklarını anlatmak
isterim. Kişi her daim kendi başarabilecek ve yaşayabilecek kudrette olmalı.


Girişimciler başarılı olmak için neleri yapmalı ve neleri
yapmamalı

Goethe, “Neyi yapabiliyorsan ya da yapabileceğini hayal
ediyorsan başla, cesarette deha, güç ve büyü vardır.” demiş. Ben ilaveten yeniyi
keşfedebilmeyi keşfettim. Girişimcilere söylemek istediklerim ise; Her şeyden
önce, faaliyet göstermek istedikleri alanla ilgili bir iş planı oluşturmalılar.
İş planı oluşturmamak, çıkılan bir yolda haritasız kalmak gibidir. Kesinlikle
bir plan oluşturmadan, onun bütün detaylarını belirlemeden bir işe
girişmemeliler. Şahsen Koç Grubu’ndaki on beş yıllık iş hayatımda edindiğim
tecrübeleri kendi becerilerimle doğru bir şekilde birleştirebilmenin çok
faydasını gördüm. En önemlisi neyi, nasıl yapmak istediğinizi bilmek ve önünüze
belli, ulaşılabilir hedefler koymak.


Sizin; girişimcilik alanında açık olarak gördüğünüz sektörler
nerelerdir

Girişimcilik alanında açık olarak gördüğüm ve ulaşmak,
sonuçların görmeyi arzu ettiğim en büyük hayalim; İşsizliğe ilişkin
innovasyondur. Alışa gelmiş innovasyon sektörlerinden tıp, bilgi işlem, iletişim
teknolojileri, bio-teknoloji, nano-teknoloji, yenilenebilir enerji alanları, su
arıtma, geri dönüşüm işleri, taşımacılık ve altyapı alanları, yeni eğitim
cihazları ve savunma-güvenlik teknolojileri gibi onlarcasında girişimciliğinizi;
çeşitli renkler ile farklı uygulamalar ile gösterebileceğiniz mevcut sektörler.
Böylesi çoğalan bir potansiyelin istihdamı ile ilgili çözümcü, ulaşılması zor
hayallerim var. Ama bunu düşünebilmeyi bile seviyorum. İnsanların işi olan ve
mutlu bireyler olarak yaşamlarını sürdürmelerini istiyorum çok. Tüm
Girişimcileri bu hususta girişime davet ediyorum.


Size ilham verene beğendiğiniz girişim ve girişimciler
kimler

Benim için; Rahmetli Vehbi Koç beyefendidir.


Türkiye’deki girişimcilik kültürü geçmişte nasıldı, şimdi nereye
gidiyor

Türkiye’deki girişimcilik kültürünün, eskiye nazaran daha
olumlu bir yönde seyrettiğini düşünüyorum. Eskiden benzer meseleleri olan
insanların bir araya gelebileceği böyle çok mecra yoktu. Artık hem faaliyet
alanları hem de iş dünyasına bakışları açısından birbirine yakın olan insanların
bir araya gelebilecekleri çatılar var. Teknolojinin gelişmesinin de buna büyük
katkısı olduğuna inanıyorum. Artık illa belli bir ofis ortamı yaratmak durumunda
kalmadan, kendi orijinal fikrinizi teknolojinin imkânlarından faydalanarak
değerlendirebiliyorsunuz.


Her potansiyel işadamı ve girişimcinin sizce alması gereken
eğitim, katılması gereken seminer ve kişisel gelişim programları
nelerdir

Burada belirli bir eğitim programı telaffuz etmek çok
mümkün değil bence. Hangi alanda çalışmak, hangi konuya vakıf olmak istiyorsanız
o konuda eğitim almalısınız. İş dünyasına dair genel geçer pek çok dinamik,
ancak onun içinde yer alarak öğrenilebilen şeyler. Kurslar, programlar, vs.
bunlar elbette önemli. Ama tecrübenin kıymeti hiçbir şeyde yok. Düşünce ve
kişilik yapınızın iş dünyasına yatkın olması da şart. Tüm bunların yapmak
istediğiniz işe uygunluğunu, hayatınızda daha önce edindiğiniz tecrübelerden
edinirsiniz en çok.


Girişimcileri yol gösterebilecek ve rehber niteliğinde söylemek
istedikleriniz nelerdir

İnsanın hayatta ne istediğini bilmesi ve
çabuk pes etmemesi çok önemli. Her şey önünüze her zaman hazır bir şekilde
gelmez. Bazen çok çalışmanın sonucu bile yenilgi olabilir. Her şey mümkün…
Önünüze makul hedefler koyup hiç vazgeçmediğinizde, başarısız olmanız için
hiçbir neden yok. Girişimci olmak aslında cesur olmak, çalışkan olmak demek.
Başkalarının ümit kırıcı ifadelerini çok ciddiye almayıp kendinize inanmanız
şart.


Gelecekle ilgili kendi hayaliniz ve stratejiniz
nedir

Benim en büyük hayalim biraz değişik. Bununla ilgili bir
stratejim yok elbette. Ülkemizde ; Dünyada 200 üzerinde ülke olduğunu düşünürsek
; Tüm bu ülkeleri simgeleyen birer küçük yapı ile barış şehri yaratmak ve
hepsini Bembeyaz Mermer ile kaplamak isterdim. Sabah

Sponsor

1 YORUM

  1. Tembel adamlarin. Bosvermis kadinlarin cok iyi okumasi lazim. Ne mutlu cocuklariniza kocaniza arkadaslariniza. Yolunuz aydinlik olsun hanfendi..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here