Avm’ler 165 bin kişiye iş kapısı olacak

Hükümetin istihdam stratejisine alışveriş merkezleri destek olacak. Şu anda 240 olan alışveriş merkezi sayısının 3 yılda 350’ye çıkması planlanıyor. Her AVM’nin 1500 kişiye istihdam sağladığı düşünüldüğünde 3 yılda 165 bin kişiye iş yaratılmış olacak.

Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Hakan Kodal, bu yıl açılacak 30 merkez ile 45 bin kişilik istihdam sağlayacaklarını söyledi. AVM’lerde eskisi gibi sağlıksız büyümenin değil sindirerek büyümenin gerçekleşeceğini belirten Kodal, “Yatırımlarda bir yavaşlama söz konusu. Bazı projeler durdu. 350 AVM’ye 2011’de ulaşacakken, yatırımlar 2013 başına kaydı“ dedi. TBMM’de bulunan Borçlar Kanunu Tasarısı ile ilgili uyarıda da bulunan Kodal, “Tasarı bu haliyle yasalaşırsa 15 milyar dolarlık yatırımdan oluruz” diye konuştu.

AVM’lerin cirosunun 3 yılda 40 milyar lirayı bulacağını söyleyen AYD Başkanı Hakan Kodal, “Geçen yılı 20 milyar lira ciro ile kapattık. Bu yıl cironun 25 milyar liraya çıkmasını bekliyoruz” dedi. Yılın ilk 4 ayında ciro endeksinin geçen yıla göre yüzde 12 arttığını kaydeden Kodal, Anadolu’da ciro artışlarının İstanbul’a göre daha fazla olduğunu vurguladı.

Yabancı yatırımcıları 2012’den sonra beklediklerini ifade eden Kodal, şöyle konuştu: “2010’da kimse milyar dolarlık yatırımlar beklemesin. Türkiye’deki AVM’lerin mevzuat, kepenk kapatmalar, kira sıkıntısı gibi sorunlar nedeniyle sicili biraz lekelendi. Bunun 1-2 yıl içinde temizlenmesini beklememiz gerekecek

Perakendeci Anadolu’ya alt markayla çıkıyor

AVM’lerin geçen yıl krizi yoğun şekilde yaşadıklarını anlatan Kodal, “Bunun birkaç nedeni var. AVM sayısında sağlıksız bir büyüme oldu. 100 tane AVM’den 240 tane AVM’ye çok hızlı bir sürede gelindi. Yeni AVM’ler nedeniyle sayısı 10 bin olan perakende mağazası sayısı, 25-30 bine çıktı. Bu ciddi bir sermaye sıkışıklığı yarattı. Akmerkez’de hangi marka varsa Anadolu’ya da aynı markalar girdi. Arz ve talep arasında sıkıntı oluştu” dedi.

Perakende markalarının alt markalar üretmeye başladığına dikkat çeken Kodal, şunları söyledi: “Markalar Anadolu’ya ya da gelir düzeyi düşük bölgelere alt markalarıyla girmeye başladılar. Örneğin, Koton Winmax ile Abdullah Kiğılı Kiğili markasıyla bazı bölgelere gidiyor. Her yerde Zara’nın,

Tommy Hilfiger’in olması gerekmiyor. Çetinkaya’nın da her yerde olması gerekmiyor. Her marka hangi bölgelerde olması gerektiğini kendisi düşünmeli”. 2 yıl sonra AVM’lerin mağaza karmasının tüketici tabanı ile oturmuş olacağını belirten Kodal, 5 yıl içinde de AVM’lerde ayrışma olacağını, otomobil, eğlence odaklı, marka eksenli, yöresel AVM’lere dönüş olabileceğini vurguladı.

Borçlar Tasarısı çıkarsa 15 milyar dolardan oluruz

TBMM’de bulunan Borçlar Kanunu Tasarısı ile ilgili tartışmaların yabancı ve yerli yatırımcıları tedirgin ettiğini bildiren Kodal, “Çıkması ihtimali bile tüylerimizi ürpertiyor. Size ‘Borçlar Kanunu bu şekilde çıkarsa bu ülkede yatırım yapmayız’ diyen 10 tane yatırımcı sayabilirim. Bu tasarı serbest piyasa ekonomisine müdahale biçimidir. Bu yasa geçerse bugün itibariyle bir sürü kira desteği veren AVM’ler birkaç yılda toparlanma imkanını kaybeder” dedi.

3 yılda yabancıların sektöre 15 milyar dolar yatırım yapmasını beklediklerini ifade eden Kodal, “Tasarı bu haliyle yasalaşırsa 15 milyar dolarlık yatırımdan oluruz. Tasarının yeniden ele alınması gerekir” dedi. AYD olarak ilgili bakanlıklarda lobi yaptıklarını anlatan Kodal, konuyla ilgili sıkıntılarını Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a da ileteceklerini söyledi. Kodal, AVM’lere kiralar konusunda sözleşme

serbestisi getirilmesi gerektiğini bildirdi. AVM yatırımları ve ticari gayrimenkulu kapsamına alacak ayrı bir yasal düzenleme isteyen Kodal, “Nerede AVM açılır, nerede açılmaz, ne AVM’dir ne değildir gibi konuları içeren ayrı bir yasa hazırlanması gerekir. AVM açılırken, nüfus yoğunluğu, alım gücü, mevcut AVM’lerin konumu ve trafikle ilgili belli kriterleri içeren kota oluşturulması yönünde bir hazırlığımız var. Sonbaharda bunu gündeme getireceğiz” diye konuştu.

AMPD ve BMD ile ortak projeler geliştirdiklerini söyleyen Kodal, önümüzdeki yıl ilkbaharda İstanbul’da ‘Shopping Festival’ düzenleyeceklerini, indirim ve kampanyalarla İstanbul’u turizm ve alışveriş merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Kaynak:Hürriyet

Sponsor

1 YORUM

  1. Avm ler Semtleri Fakirleştiriyor
    Her yıl peş peşe yenilerinin açıldığı alışveriş merkezleri özellikle İstanbul,Ankara,İzmir,Antalya,Bursa,Adana gibi büyük şehirlerin Şehir dokusunu,sosyal yapısını bozuyor.Artık verdikleri zarar bu şehirlerin semtleriyle,caddeleriyle,buralardaki işyerleri ile sınırlı değil.Giderek birbirlerine de zarar vermeye başladılar.Az olduğunda bir çeşni,bir güzellik olan bu merkezler sınırsız çoğaldıkça kabak tadı vermeye başladılar.Artık açılışları bile medyada haber niteliği taşımıyor.
    Hala açılmalarına bir sınır getirilemedi
    Yerleşimlerine ve yapımlarına bir sınır,bir ölçü,bir kural getirilemeyen bu dev yapılar şehirlerin kurulu düzenlerini ,semtlerin,caddelerin niteliğini ,trafiğini alt üst ediyor.Bu gidişle fazla değil bir,iki yıl içinde çoğu iş yapamaz hale gelecekler.Şimdiden böyle bir çok atıl ,gelecekte ne olacağı belirsiz eski Avm var.
    Eski Avm lerin bazılarında kiralar düşürülmesine rağmen içindeki esnaf para kazanamıyor.Çoğu kirasını ve aidatını düzenli ödeyemiyor.Ne devredebiliyor,ne bırakıp çıkabiliyor.Çünkü kontrat koşulları genellikle buna imkanı vermiyor.Zor durumdaki Avm lerin esnafı bu ekonomik krizin bir gün sona ereceği umuduyla biraz da çaresizlikten beklemeyi tercih ediyor.Çıkması halinde de seçenekleri yok denecek kadar az.Zaten bu bekleme aşamasında yeteri kadar içeri girdiğinden yeni yatırım yapmaya ne maddi gücü ne de cesareti var.
    Ha bugün ,ha yarın dedikçe şartlar daha da kötüleşiyor hatta bu arada yakınında bir yere yeni bir Avm daha açılıyor.Yeni açılan Avm yi pazarlayan tecrübeli ,deyim yerindeyse bu işin kurdu firmalar en az 3 yıl düzenli kira ödeyebilecek paralı müşterileri veya pazarladıkları Avm şehirde iyi konumda ve gelecek vaat ediyorsa portföylerindeki eski müşterileri tercih ediyorlar.Bu güne kadarki Avm lerin çoğunu dolduran topu topu 400 müşteriden arta kalan, kıyıda köşede kalmış birkaç mağazayı da kerhen, çok istekli, sürülen her koşulu kabul eden esnafa kiralıyorlar.
    Markaların çoğu Çin’de yapılıyor
    Mağazaların çoğunda yabancı markalar tercih edildiği için yerli ürünleri satan ,en azından Türkiye’de bilinen markalara fazla yüz vermiyorlar.Oysa mağazaları açılan yabancı markaların çoğu, ürünlerini Çin başta olmak üzere uzak doğuda yaptırıyorlar.Son yıllarda açılan Avm’ lerin içinde bulunan mağazaların sattıkları ürünlerin bir envanteri tutulsa ev tekstili ,yatak,mobilya,beyaz eşya gibi büyük hacimli ürünler ve gıda dışında neredeyse tamamına yakını uzak doğu orijinli çıkar.Üretimi Avrupa da yapılan AB orijinli ürünler yok denecek kadar azdır.Yerli ürünler ise çoğunlukla yabancı markanın mağaza açmakta isteksiz olduğu,gelecek için fazla ümit vermeyen ve hinterlandının gelir düzeyi düşük olan Avm’ lerde şans bulabilmektedir.
    Binlerce kişiye istihdam sağlanırken binlerce kişi işinden oluyor
    Bir Avm’ nin tam doluluk sağlandığında ,çoğu asgari ücretli yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlandığını varsayarsak Avm yatırımlarından kazanç bununla sınırlıdır.Semti fakirleşen,caddeleri boşalan,sosyal yapısı bozulan,bir sürü iflasa neden olan,birçok ailenin geçim kaynağını kurutan Avm 1000 kişiye güya istihdam yaratır ama daha fazlasını işinden eder.Hatırlanacak olursa Pazar günleri kapanmaları gündeme geldiğinde Avm dernekleri hemen istihdamı öne sürüp, binlerce kişinin işsiz kalacağını söyleyerek yaygara kopardılar.Başka geçerli bir argüman bulamadılar.Çünkü onlar fayda sağlamak için değil ,kısa sürede para kazanmak için açılıyorlar.Ülkeye sağladıkları başka bir kazanç yok.Ama artık bilmeliler ki bu kadar fazlasına da ülkenin ihtiyacı yok.
    Bu arada ihracatın ithalatı karşılama oranı düşmüş ve dış ticaret açığı birkaç puan artmış ama ne gam.Bir sürü içi uzak doğu mallarıyla dolu Avm’ miz var ya!
    Avm mezarlığında biriken eski Avm’ler için bir çözüm üretilemez ise kayıplar daha da büyüyecek.Kliması,temizliği,güvenliği sürekli sağlanmak durumunda kalınan bu dev yapılar o kadar obur,o kadar masraflıdır ki bunlara başka bir işlev kazandırılması da imkansız gibidir.Nitekim şimdiye kadar böyle değişime uğramış bir örnek de yoktur.
    Her yeni açılan Avm yukarıda değinilen tehlikeleri katlayarak artırıyor.Artık şehirler öyle bir doygunluğa ulaşılmıştır ki bundan sonra biri açıldıkça diğerinin batması mukadder gibidir.
    Bir transatlantiğin batması nasıl denizde büyük bir anafor yaratırsa her Avm’ nin batması da ticari yaşamda büyük anaforlar yaratacaktır.
    Sadece Avm batmakla kalmayacak,esnafı,tedarikçisi,üreticisi,temsilcisi,anafirması,hizmet verenleri,iş sahibi,çalışanı da zarar görecek ve bunların da bazıları batacaktır.
    Avm’ ler haksız rekabetin daniskasını yapıyor.
    Pazar günleri sabah saat 10.00 dan akşam saat 10.00,hatta saat 12.00 ye kadar açık kalmaları başlı başına bir haksız rekabet konusudur.Cadde üstü mağazalar hafta boyunca akşam saat 8.00 de ve Pazar günleri tam kapalı kalırken Avm lere böyle bir ayrıcalık tanımak en ciddi yanlışlardan biridir.
    Ayrıca şehirler arası otobüs firmalarının servis araçları haksız rekabet yaptıkları gerekçesiyle yasaklanırken birçok Avm nin 10 -30 kilometre öteden müşteri taşıması da keza haksız rekabetin daniskasıdır.Ankara’da sabahtan gece yarılarına kadar bu servis minibüsleri gün boyu fink atmaktadır.Okul servisleri bile günde iki kere gidip gelirken bu araçlar durmaksızın belirli güzergahlar arasında gidip gelmektedir.
    Yeni açılan Avm lerin sürekli çekilişler,kampanyalar,eğlence organizasyonları yapmaları işleri hareketlendirmeye yetmediğinde hedef kitlesinin yoğunlukla yaşadığı yerlerdeki reklam panolarını kullanmaktadırlar.Böyle bir bombardımana tutulan tüketici semtindeki işyerlerinden alışverişi azaltarak veya keserek buralara yönelmektedir.Bütün bunlar insanlara normalmiş gibi gelebilir ancak olaya geniş açılı bir objektiften bakarsak manzaranın hiçte iç açıcı olmadığını görürüz.
    Rekabetin böylesi çok yıkıcıdır.Bir tarafta o semte yıllarca emek vermiş,orada yaşayanların bebekliklerini,çocukluklarını bilecek kadar insanlarıyla içli dışlı olmuş esnaf diğer tarafta onların üç kuruşluk kazancına acımasızca göz diken ,elindeki sermayenin gücünü bu yıkımı hızlandırmak için kullanan aç gözlü yatırımcılar vardır.Bu gelişme gelir dağılımını daha da adaletsiz hale dönüştürmüş, adaletsizliği düzeltmesi gereken siyaset kurumu da ya bilerek ya bilmeden güçlüden yana tavır almıştır. Hesapsız,kitapsız çoğalan hiçbir kuralı konulmayan bu Avm çılgınlığına bir an önce bir tedbir düşünmenin zamanı gelmiş ve geçmektedir.

    Semtinize sahip çıkın
    Semt sakinlerinin de caddelerine ,sokaklarına sahip çıkmaları gerekir. Semtin sahip olduğu bütün değerlerde,yapılarda,işletmelerde,parklarda sakinlerinin de katkısı ve emeği vardır.Onlar yıllarca oralardan alışveriş yaptığı ,oralarda yiyip içtiği için o yerler vardır.Gezilen ,oturup çay, kahve içilen, o cadde sakinleri sayesinde o cadde olmuştur.Her semt sakinin hatıraları arasında o caddelerin, o dükkanların,o çay bahçelerinin,o parkların bir yeri vardır.
    Açılan her yeni Avm ile mutlaka birileri para kazanıyor ama o şehrin birçok semti, caddesi ve orada yaşayan sakinleri,oralarda evi ,işi olan aileleri kaybediyor,fakirleşiyor.
    Semtinizi siz yarattınız üstelik taş taş üstüne koyarak,sindire sindire,yavaş yavaş.Onun elinizden alınmasına göz yummayın ,semtinize sahip çıkın.Semtiniz fakirleşirse siz de fakirleşirsiniz.

    Rıfat Kayın
    24-07-2010

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here