Çevreye Duyarlı Giysiler ve iş fikirleri

Artık Çevreye Duyarlı Giysiler Moda

Etiketi kontrol edin: Organik, vegan (hayvansal ürün içermeyen), Avrupa’dan ithal, arabayla 18 kilometre gitmeye eşit miktarda karbon ayak izi var. Pazardaki patlıcandan veya armuttan değil, Honest by marka bir örme giysiden
bahsediyorum. Belçikalı modacı Bruno Pieters, The New York Times’a, Honest by’ın “dünyanın ilk yüzde 100 şeffaf şirketi” olduğunu söylüyor.

Pieters’ın büyük ölçüde sürdürülebilir ve organik olan yenilikçi markası, ilk kez 30 Ocak’ta piyasaya girdi. Bir şeyin nasıl yapıldığı, bir ürünün nereden geldiği, çevre veya bizler için iyi olup olmadığı artık sadece tükettiğimiz gıdalarla ilgili konular değil. Kaygılarımızın elbiselerimize de yansımasını uman moda dünyası, aynı soruları soruyor. Eskiden bırakın havalı modelleri, bir çift vegan çizme bulmak bile zordu. Ama şimdi lüks moda, modacılar ve kitle pazarına hitap eden perakendeciler, sorumlu bir şekilde şık ürünler üretiyor.

Honestby.com’da geri dönüşümlü veya vegan gibi, elbiselere ilişkin ayırıcı ölçütler için filtreler var. Her tedarikçi hakkında, çalışan sayısı, dikiş ve kesim süresi dâhil ayrıntılar sıralanıyor. Bu belgeleme de yetmezse, çevre bilincine sahip alıcılar organik ürün sertifikası, nakliye masrafı ve karbon ayak izi konularındaki ayrıntıları kontrol edebiliyor. İnsanlara, hayvanlara ve çevreye en az zarar verecek şekilde üretilmiş ürünler satmak isteyen Pieters, çoğunluğu sağlık ve güvenlik standartlarının dikkatle denetlendiği Avrupa’da olan tedarikçilerini bir yıl boyunca araştırmış. Giysiler pahalı (şu organik örme giysi, yaklaşık 840 dolar) ama gelirin yüzde 20’si yardım kuruluşlarına gidiyor.

Bu “iyi hisset/iyilik yap” tarzı alışveriş deneyimi, aynı hayırsever perakendeciliği deneyen, üst gelir grubuna hitap eden Nordstrom gibi büyük mağazalara da yayılıyor. Nordstrom’un New York’un merkezinde geçen yıl açtığı Treasure&Bond’da satılan Afgan kilimleri, büyük takılar ve Prenses Beatrice tarzı şapkaların tüm geliri, çocuklara yönelik hayır kuruluşlarına gidecek. Geçen ayki moda haftasında, Londra’nın çevre bilinçli kesimlerinde en tutulan sözcük “ileri dönüşüm” idi. Geri kazanılmış ve sürdürülebilir giysilerin sergilendiği Esthetica adlı etkinlikte, iplik bobinleri ile fabrika makinelerinin dibinde kalan kumaş kalıntılarından giysiler üreten Central Saint Martins moda okulu öğrencilerinin eserleri vardı.

Esthetica’nın kurucu üyesi Christopher Raeburn, “Bence genç bir modacının sürdürülebilirlik konusunda temel bir sorumluluğu var” diyor. Detroit’teki modacılar, şehirdeki 20 bine yakın evsizin bir kısmının işine yarayacak giysiler üreterek bunu bir adım ileriye götürüyor. Yaratıcı Çalışmalar Koleji’nden Profesör Stephen Schock, basit bir ana fikre sahip (“Bir ihtiyacı karşılamak için tasarla”) moda aktivizmi dersini 2010’da açmış. O zaman üçüncü sınıf öğrencisi olan Veronika Scott, evsizler için uyku tulumu işlevi de görebilen yalıtımlı bir mont tasarladı. Scott geçen Aralık’ta mezun olunca, kâr amacı gütmeyen Güçlendirme Planı adlı şirketi kurdu. Burada evsiz kadınları eğitiyor ve Kızılhaç’ın da ilgilendiği montları üretmeleri için onlara para veriyor. Giysiler birer moda öğesi olmanın ötesine geçerek, çevresel ve sosyal açıdan sorumlu hale de geliyor. Kuzey Avrupa’daki yeni nesil tüketicilere, ürünlerin kaynağı ve sürdürülebilirlik konusunda bilgi verildiğini söyleyen perakende uzmanı Loran Hall, “Kalıcı olmak isteyen bir markaysanız, artık malzemeleri incelemek zorundasınız” diyor. New York Times

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here