Çok amaçlı Toplum Merkezleri : ÇATOM

Emine Hayta, Şanlıurfa Yakubiye ÇATOM Katılımcısı Merhaba; ÇATOM katılımcısıyım Sizlere biraz kendimden bahsetmek istiyorum.22 yaşındayım. İlkokul 3. sınıfa kadar okudum ve daha sonra kızlar okumaz diye okutmadılar. Bilmiyordum ki kızların da okumaya hakkı varmış, daha sonraları öğrendim. Halı atölyesine gittim. 6 ay orda çalıştım. Sonra halı atölyesi kapandı, ayrılmak zorunda kaldım. Birkaç ay sonra bir trikotaj atölyesine gittim. 8 ay orada çalıştım. Birincilikle belgemi aldım. Kurslar bitmişti ve ben yine eve kapanmıştım. Ama içimde hep bir yükselmek hep bir yerlere gelerek kendi ayaklarım üzerinde durup daha da zirvelere çıkmak istiyordum. İmkansız imkansız…

Hep hayalimde bir iş kadını olmak vardı. Bu hayalimi gerçekleştirmek içim kendime bir örgü makinesi aldım. Babam almamı istemiyordu ama direterek makinemi aldım. 8 yıl evde örgü yaptım. Sonra ÇATOM diye bir yerin varlığından haberdar oldum. Gitmeme izin vermediler. O akşam sabaha kadar ağladım ama amacıma ulaştım. Ailem izin verdi. Hiç unutamıyorum ilk gittiğim günü çok çekindim. Fakat o ortama girince bırakamıyorsunuz, şimdi de o ortamın aşinasıyım. 2. Kademe sertifikamı aldım. ÇATOM’un sayesinde benim de bir ilkokul diplomam var. Biçki-Dikiş, el sanatları, nakış, bilgisayar, sağlık ev ekonomisi beslenme eğitimi aldım. Bu eğitimlerle beraber daha da bilinçlendim.

Benim çocuklarım benim gibi olmayacak… Yalnızca bunlara katılmadım ki. Onlarla beraber panellere, sempozyumlara, sinemaya, açılış programlarına, piknik, gezi, çaylar, partiler, özel gün ve kutlamalara katıldım. Aradığım her şeyi ÇATOM’da buldum. Mikro Kredi diye bir şey duydum ve ÇATOM’a koştum. Hocam bana yol gösterdi bana her şeyi anlattı. Daha sonra Belediye’den arkadaşlar ÇATOM’a geldiler, bana yol gösterdiler. Kredinin amacı ev eksenli çalışan ve mağdur durumda olan bayanlara yönelikti. Bana çok iyi bir fikir geldi, Kazanacağım, yaşlı anne ve babama kardeşlerime bakacaktım. Belediye’ye gittim artık hayallerim yavaş yavaş gerçek oluyordu. Şans benim yüzüme gülmeye başlamıştı. Kendimi bir iş kadını gibi hissediyordum. Belediye’den aldığım parayı değerlendirdim fakat bu arada geri ödemelerde başlamıştı.11 ay süren bu ödemelerimizi nasıl ödeyeceğim diye düşünürken yine şans yüzüme güldü.

ÇATOM’dan beni aradılar.Fıstık ayıklanacakmış ve ben de hemen katıldım. Hiç boş durmamalıydım çalışmalıydım. Artık ben para kazanıyordum, artık ben aileme bakıyordum, artık ÇATOM benim bir evimdi. Bir gün ÇATOM’a bir bayan geldi. Benimle biraz sohbet etti. Kendimi anlattım, ne kadar zorlu çektiğimi, hayatla geçim kavgasıyla nasıl mücadele ettiğimi ve ÇATOM’un benim hayatımı nasıl etkilediğini, bir dönüm noktası olduğunu ve ben artık farklı bir Emine oldum. Ailemin bakış açısı farklı oldu. Ailem bana o kadar güvenmeye başladı ki bir şey olduğu zaman benim fikrim daha baskın olmaya başladı. Daha sonra bu bayan beni Mardin’e seminere davet etti. Nasıl gidecektim, korkumdan aileme nasıl söyleyecektim. Eve gidince konuyu yavaştan açmaya başladım ve ailem de hocamın sayesinde bana izin verdi.

İlk defa Urfa dışına çıkıyordum ve yalnızdım. Ailem yanımda yoktu ama hocalarım yanımdaydı. “Ya bu rüya mı yoksa gerçek mi?” diye kendi kendime söyleniyordum ama gerçekti. O akşam sevincimden uyuyamadım. Ertesi gün yola çıktık. Önce kalacağımız otele gittik. İlk defa yalnız bir yatakta yattım bana yalnızca bana ait bir yataktı… Ve ben kendimi çok şanslı hissettim. Çok heyecanlıydım… Düşünün ki ben komşuya bile tek başıma gidemezken şimdi Mardin deyim. “Allahım” diyordum “sana binlerce kez minnettarım”. Çok kalabalık bir seminerdi. Birbirinden bilgili insanlar vardı. O an kendimi gerçek bir iş kadını gibi görmeye başladım. İlk defa yemekte çatal, bıçak kullanıyordum, kot pantolon giyiyordum. Anlatmakla bitiremem ki ikinci gecenin sonunda gece yapıldı. Hocalarımdan istedim bende kalktım oynamaya, eğlenmeye başladım. Ben apayrı dünyadaydım… Hayatım boyunca böyle güzel bir gün yaşamayacaktım. Her anı güzel şeylerle geçirdim ve hazırlıklar yapıldı. Geri dönüş saati yapıldı. Ben kendi mezarıma geri dönüyordum. Ama güzel bir 3 gün yaşadım. Bana bunu sağladıkları için önce ÇATOM’a daha sonra beni davet eden UNDP’ye teşekkür ederim. Ben şimdi çok farklı bir EMİNE oldummm.

Çatom : GAP İdaresi tarafından, sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarını bütünleştiren yoksulluğu azaltma stratejileri, katılımcı yaklaşımların teşvik edilmesi, kapasite geliştirmeye yönelik çalışmalar ve bütün bu çalışmalarda dezavantajlı grupların ve cinsiyet perspektifinin gözetilmesi yönünde bir dizi projeler yürütülmektedir. Bu bağlamda yürütülen çalışmaların en önemlilerinden biri Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM’lar) projesidir. ÇATOM’lar, GAP İdaresi tarafından 1992-94 yılları arasında yapılmış olan beş temel araştırmanın bulgularına dayalı olarak hazırlanmış olan Sosyal Eylem Planı ile bu araştırmalardan biri olan “GAP Bölgesinde Kadının Statüsü ve Kalkınma Sürecine Entegrasyonu Araştırması” bulgularına dayalı olarak hazırlanan Eylem Planı’ndan hareketle ortaya çıkmıştır. Çok Amaçlı Toplum Merkezleri (ÇATOM’lar), GAP Bölgesi’nde 1995 yılından itibaren açılmaya başlanmış olup halen GAP Bölgesindeki 9 ilde 30 ÇATOM mevcuttur.

ÇATOM’ların hedef kitlesi genç kız ve kadınlardır. MEVCUT ÇATOM’LAR * Adıyaman (1) : Yeşilyurt mahallesi * Batman (2) : Petrolkent ve Yavuzselim mahalleleri * Diyarbakır (2) : Benusen ve Bağlar mahalleleri * Gaziantep (1) : Oğuzeli ilçesi Yeşildere beldesi * Kilis (2) : İslambey ve Ekrem Çetin mahalleleri * Mardin (9) : Meydanbaşı, Evren ve Saraçoğlu mahalleleri, Dargeçit, Kızıltepe, Midyat, Nusaybin ve Ömerli ilçeleri ile Dargeçit-Kılavuz beldesi * Siirt (4) : Şeyh Şerafettin Caddesi, Kurtalan ve Şirvan ilçeleri, Kurtalan-Kayabağlar beldesi * Şanlıurfa (4) : Yakubiye mahallesi, Bozova, Halfeti ve Siverek ilçeleri * Şırnak (5) : Merkez (eski halk eğitim binası), Cizre, Beytüşşebap, İdil ve Uludere ilçeleri AMAÇ ÇATOM’lar kentlerin daha çok kırdan göç etmiş yoksul hanelerin yaşadığı mahallelerde, ilçe merkezlerinde ve merkezi köy yerleşimlerinde kurulan, topluma dayalı ve katılımcılığı esas alan merkezlerdir. ÇATOM’un bulunduğu mahallelerde çoğunlukla çok düşük ücret/gelir karşılığı, marjinal alanlarda, kayıt dışı, geçici ya da mevsimlik işlerde çalışılmakta; çocuklar da hane geçimine katkıda bulunmaları amacıyla çalıştırılmaktadır. Yapılan araştırmalar yoksulluktan en fazla etkilenen grupların kadınlar ve çocuklar olduğunu göstermektedir. Kadınların sosyal ve ekonomik konumlarının iyileşmesi ise doğrudan hane refahına yansımaktadır. Bu nedenle de kadınların durumunu iyileştirici projeler insan hakları açısından bir gereklilik olduğu kadar toplumsal refahın artışı için de önem taşımaktadır. ÇATOM’larda amaç; kadınların sorunlarının farkına varmalarına, tanımlamalarına ve çözümü için inisiyatif kullanabilmelerine fırsat yaratmak; kadınların kamusal alana daha fazla katılımlarını ve kamusal hizmetlerden daha fazla yararlanmalarını sağlamak; kadın istihdamını ve kadın girişimciliğini artırmak; kadını güçlendirerek fırsat eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak/cinsiyet dengeli kalkınma sürecini başlatmak ve bu yolla yerel koşullara uygun, katılımcı toplum kalkınması temelli tekrarlanabilir model/modeller geliştirmektir. ÇATOM’larda temel ilke kadınlara ne yapacaklarını değil, hangi koşullarda neler yapılabileceğini göstermektir. Çeşitli alternatifler içinden seçimi yapacak olan veya yeni seçenekleri ortaya koyacak olan kadınların kendisidir.

Genel Bayilik Başvuru Formu :

3 YORUMLAR

  1. Bu sezon açılacak dernek ve kurs için takı tasarımdan anlıyan elamanlar alınıcaktır. Ayrıca türkiye geneli bayanlar yaptıkları takıları yada el işlerini bizim aracılığımızla ücretsiz satabilecektir kazancı olduğu gibi hesabına yatıırlacaktır.

    Cv yada sorularınız için email: girisimcikadindernegi@hotmail.com

  2. ilk okulu bile bitirmemiş bir kadının ağzından anlatılan bu olayı acaba kim kaleme almıştır diye düşünmeden edemiyor insan. Eğer birisi O'nun adına yaşadıklarını anlatmışsa buna bir diyeceğimiz olamaz.Fakat bu yaşadıklarını kendisinin kaleme aldığı bu yazı ile bize aktardığını düşünmemiz bekleniyorsa eğer, ben bunu anlamakta zorlanırım. Bilmem sizler ne düşünürsünüz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here