Çöp toplayıcıları 1.2 milyar liralık ekonomi yarattı

Her gün görmeye alıştığımız sokak toplayıcıları 1.2 milyar liralık ekonomi yarattı. Firmaların ambalajlarını geri toplama zorunluluğu çöp ayrıştırıcılarının el üstünde tutulmasını sağladı. 3 bin lira maaş alan da var, sigortalı çalışan da. Türkiye’de geri dönüşüm sektörü hızlı bir büyüme içinde. Yasal düzenlemelerin de etkisiyle milyar dolarlık potansiyele ulaşan sektöre son iki yılda 200’e yakın firma eklendi. Ancak çöplerin ayrıştırılarak atılması konusunda halkın ve yerel yönetimlerin yeterli bilince ulaşamaması ‘sokak toplayıcıları’ adı verilen yeni bir iş kolu doğurdu.

Sayıları 100 bin kişiyi aştığı tahmin edilen toplayıcılar, Türkiye genelinde dev bir çöp ayrıştırma sisteminin dişlisi gibi çalışıyor. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelini sokak sokak parselleyen toplayıcılar şirketlerin kontrolünde çalışıyor. Sokaklardan toplanan kağıt, plastik, demir belirli merkezlerde toplanıyor. Buralarda önce aracılar ardından şirket temsilcileri tarafından alınıyor. Çöp toplayıcılarının aylık geliri bin 500 liradan 3 bin liraya kadar çıkıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yerel yönetimlerin eğitimli ve sosyal güvence altındaki elemanlarınca yapılan bu işlem karşılığında Türk usulü ayrıştırıcılara, az sayıda belediye ve şirket benzer olanaklar sunuyor.


TARLABAŞI ÇÖP DEPOSU
Bu konudaki en kapsamlı araştırmalardan biri İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından gerçekleştirildi. Işıl Gülkaynak ve Erdem Üngür tarafından yüksek lisans tezi olarak gerçekleşen çalışmaya göre sadece İstanbul’da 100 bin sokak toplayıcısı var. Türkiye genelinde ise bu rakam 200 bine dayanıyor. İstanbul sokakları karış karış parsellenmiş durumda. Bu konuda 5 ana merkez 200 ana depo ve sayıları binleri aşan ara depo hazır durumda. Hatta toplayıcılar depo sorununu çezmek için yavaş yavaş örgütleniyor. Örneğin iki-üç sokak toplayıcısının bir araya gelerek sadece Tarlabaşı’nda 100 depo tuttuğu belirtiliyor.


ŞİRKETLERİ KURTARDILAR
Dönüşebilen Ambalaj Malzemeleri Toplayıcı ve Ayırıcıları Derneği (TÜDAM) Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demircioğlu, sokak toplayıcılarının tamamen piyasanın talebi doğrultusunda ortaya çıktığını söylüyor. AB uyum süreciyle birlikte 2004’te Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin düzenlendiğini anlatan Demircioğlu süreci pazarın oluşumunu şöyle anlatıyor: “Yönetmelikte, toplama ve ayrıştırma işlemlerini belediyelerle yapılacak anlaşma çerçevesinde lisanlı firmaların yapması öngörüldü. Ayrıca firmaların da piyasaya sürdükleri ambalajların belirli kısmını geri dönüşümle toplaması şartı getirildi.” Bir şirketin 100 birim ambalajlı ürün üretiyorsa bunun yüzde 35’ini geri toplamak zorunda olduğunu anlatan Demircioğlu, aksi durumda ağır cezalar ödemek zorunda kalacaklarının altını çiziyor. Demircioğlu, “Bunun için de özel firmalarla anlaşıldı. Ancak Türkiye’de geri dönüşebilecek olan atıklar diğer çöplerle birlikte atıldığı için sokak toplayıcıları sistemin adeta kurtarıcısı oldu” diyor.


En fazla geri dönüşüm kâğıtta
Türkiye’de geri dönüşümü en yüksek seviyede olan materyal kâğıt. Piyasada kullanılan kâğıtların yüzde 47’si geri kazanılıyor. TÜDAM verilerine göre bu rakamın yüzde 15’i sokak toplayıcıları tarafından karşılanıyor. Öte yandan Türkiye’nin büyükşehirlerinde kişi başına günde bir buçuk kilo atık üretiliyor. Katı atıklar içinde metaller ikinci, plastikler üçüncü ve cam dördüncü sırada yer alıyor.


İnsani şartlarda çalışmıyorlar
Çöp toplayıcıları hem yerel yönetimler hem de dev şirketlere büyük bir maliyet ve insan kaynağı tasarrufu sağlıyor. Ancak herkesin hemen hergün gördüğü bu kişilerin hayat standardı sağladıkları faydayla doğru orantılı değil. Birkaç bilinçli toplayıcının kendi kendine aldığı tedbirin dışında kimse bu kişilerin sağlığı ya da psikolojik durumuyla ilgilenmiyor. Çevre sağlığının 100 bin kişilik bu dev ordusu herhangi bir sosyal güvence altında değil.Sabah

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here