Gelin 10 adımda bir ‘PizzaTürk’ markası yaratalım

Tamam, yeni bir kriz dalgasına takılıp kaldık. Herkes huzursuz. Ekonomiyle yakından ilgisi olanlar ne yediklerinden ne de içtiklerinden zevk alıyor. Girişimcilik ruhu neredeyse yok oldu!
Aslında amacım herkesin bildiği bir lezzet üzerine ahkâm kesmek değil. Dünyanın tanıdığı “pizza”yı örnek göstererek “yaratıcılık” ve “farklılık” konusuna dikkatinizi çekmek!
Şimdi lütfen yazdıklarıma dikkat edin ve yenilik peşinde koşan bir işadamı olarak kendi sektörünüzde neler yapabileceğinizi bir düşünün. “Girişimci işadamı” kimliğinizin aynen devam ettiğini göreceksiniz.
“Yaratıcılık” ve “farklılık” uygulaması öyle sıradan bir heves değil; kurallar belli. Yenilik arayışı için temel sorun önce “uygun bir cümle” yaratmak!


1. adım: Yenilik hayallerinizi bir cümlede özetleyin
Öyle bir cümle kurmalısınız ki buluşsal şifrelerinizi çözecek bir anahtar olsun.
Belki hemen başlangıçta kurduğunuz cümleleri beğenmeyecek ve çoğunu çöp sepetine atacaksınız. Lakin sonunda kurduğunuz bir cümle yaratıcılığınızı harekete geçirecek!
“PizzaTürk ağız tadınızı değiştirebilir!” gibi bir “motto” şimdilik bu kurala epey uygun düşüyor. Eh, epey iddialı bir laf! Üstelik “pizza” sözcüğü ile “Türk” ifadesi arasında bir boşluk olmaması da algısal bir bütünlük oluşturmuş. “PizzaTürk” harika bir marka ismi bile olabilir sizin için!
Niyetinizi anlamayan ve her şeyi kılı kırk yaran kimi dostlarınız sizi hemen eleştirmeye başlasa da aldırmayın. “Türk” ifadesi bir ürün tanımında ya da markada kullanılamayacağını aslında biliyorsunuz!
Amacınız “Türk” sözcüğünü kullanarak yeni bir pizza markası yaratmak değil; tam aksine yeni bir “pizza konsepti” oluşturmak!
Sonra adına isterseniz “Pizza Turca”, “Turko Pizza”, “Türki Pizza”, “Pizza Alla Turca” ya da doğrudan “Alaturka Pizza” deyin!
“PizzaTürk” ifadesi burada yenilik yaratmak için sadece bir yol haritası.
Yenilik arayışlarına hayat verecek cümleyi böylece kurduktan sonra hemen bir araştırmaya geçiyorsunuz. Pizza hakkında bilinenler acaba neler?
Yüz yıl geriye gittiğimizde pizzanın henüz bu kadar popüler olmadığını görüyorsunuz. Günümüzde “pizza” sözcüğünün nereden geldiği hâlâ bir tartışma konusu.
Araştırma yapan tarihçiler pizza kelimesinin 17. yüzyıla kadar İtalya’nın ancak belirli bölgelerinde kullanıldığını söylüyor. Pizza ifadesi çok sonraları yaygınlaşmış. Ama işin etimolojisine inince pizza kelimesinin kökeni bin yıl öncesine kadar gidiyor: Milattan sonra 997 de güney İtalya’nın Gaeta kentindeki Latince bir metinde “mis gibi pizza” ifadesi var!
Yine de dilbilimcilerin 50 yıl önce şaşkınlık yaratan bir açıklama yapmaktan geri kalmadığını da tespit ediyorsunuz: “Pizza” güya İngilizce, Almanca, Felemenkçe dillerine atalık yapmış “proto-germanik” bir kelimeden türemiş!
İtalya’ya milattan sonra 1.yüzyılın ilk yarısında bazı “germanik kavimler” göç etmişler. Mevcut dilleri tarih içinde erimiş “Got”lar ile bugünün modern Almancasına benzeyen bir dil konuşan “Langobardlar” bunun örnekleri.
Buna göre “Germanik Langobard” dilindeki “ısırmak” anlamına gelen “pizzo”dan türediğini öğreniyorsunuz. Modern İtalyancada evrim geçiren bu kelime sonunda bildiğimiz pizzayı anlatır olmuş.
Günümüz dilbilimcileri ise aklınızı biraz karıştırıyor: “Pizza” sözcüğü Yunancada da “pita” olarak bilinen ekmek türünden gelmiş. Türkçeye de “pide” olarak girmiş bu laf.
Avrupa’nın bazı yörelerinde hala “pitta” olarak da bilinen ekmeğe verilen bu addan “pizza” kelimesi doğmuş. Hatta kuzeydoğu İtalya’nın bazı lehçelerinde pizza yerine “pitta” kelimesi kullanılıyormuş.
Sonuçta 20. yüzyılın başlarına kadar yaygınlık göstermeyen pizzanın İtalyan göçmenlerin ABD’ye gelmesiyle bir anda marka olup çıktığını öğrenip “mottonuza” noktayı koyuyorsunuz.

2. adım: Çevrenizdeki kategorileri analiz edin
Bu tespitlerden sonra ortaya çıkaracağınız sonuç şu oluyor: Demek ki “pizza” ile “pita” akraba! Ya da pizza bizim pidenin evrimleşmiş şeklinden başka bir şey değil! Hatta bazı tarihçiler pizzanın ilk örneklerinin İtalya’da değil Anadolu’da çıktığına inanıyor. O halde yeni ürüne şimdilik “PizzaTürk” demekte hiçbir sakınca yok!
Sonra sıra pizzanın kategorik rakiplerine geliyor. Malum, iyi bir yenilik stratejisi kurgulamanın yolu kategorileri iyi tanımaktan geçiyor.
Pizzanın iki rakibi var ve bunlar bizde çok sevilen lezzetler: Biri “yöresel pideler” diğeri ise “lahmacun!”
Yunanlıların “pita” adını taktıkları pişmiş hamura biz “pide” demişiz. Aramca (Aramice) dilinde pide “lokma” anlamına geliyor.
Lahmacun ise Arapçada “lahm” (et) ve maaciyn (hamur) lafından türemiş bir bileşik kelime.
Böylece rakipleri kısaca tanıdıktan sonra yenilik fikrinin “rasyoneline” geliyorsunuz.
Bugün batıda lahmacuna “Turkish Pizza” dense de bu laf o kadar yaygın değil. Peki, “PizzaTürk” icadını nasıl bir şekle getirmelisiniz ki; yeni bir lezzet dünyası oluşsun? İşte tüm öykünün püf noktası burada!
Diyelim ki yukarıdaki 2 temel kuralı uyguladınız. Geriye 8 kural kalıyor. Onları da bu denli açıklama şansınız yok. Aksi takdirde size “Yenilik Yaratma Teknikleri” adında bir kitap lazım.
Geriye kalan 8 kuralı da sizin yerinize bir tablo halinde işte ben açıklıyorum.


10 adımda ‘PizzaTürk’ün buluşsal haritası

1. adım: Yenilik hayallerinizi bir cümlede özetleyin
(Yukarıda açıklandı)
2. adım: Çevrenizdeki kategorileri analiz edin
(Yukarıda açıklandı)
3. adım: Mevcut rakiplerinizden farklılaşın
Pide, lahmacun ve pizza lezzetlerinin karışımı üzerinde kafa yorun. Üç lezzetin bileşimini “pizza” haline getirin. Geometrik yenilikler oluşturun: Uzatın, kısaltın, dört köşe, kare ya da altıgen formları deneyin. “Puf”, “dürüm”, “iki kat” gibi form yeniliklerini portföyünüze katın. Sandviç formunda Türk lezzeti taşıyan pizza yapmayı da unutmayın.
4. adım: Çekici bir marka adı oluşturun
Yerellikle yetinmeyin. Yabancı kökenli bir firma değilsiniz ama elinizde güçlü bir silah var: “PizzaTürk” size uluslararası bir şans yaratabilir. Markanızı ve tüm benzeşen ifadeleri tescil ettirin. Tabii buluşsal yöntemlerinizi ve lezzet tasarımlarınızı da.
5. adım: Çocuk ve gençleri her zaman hedef kitleniz varsayın
Geleceğiniz çocuklara ve gençlere bağlı. Onları lezzet ve görüntü özelliklerinizle markanıza bağımlı hale getirin. Çocukların pizzayı ketçap eşliğinde tükettiğini unutmayın. Masalarınıza ketçap şişeleri değil, sevimli “ketçap muslukları” koyun. Her lezzeti ödüllendirmekte bonkör olun.
6. adım: Mutfağınızı meraklılara açın
Hijyenik mutfak görüntülerini tüketiciye göstermekten çekinmeyin. “Kendi pizzanı kendin yap” vaadiyle Türk mutfağına özgü “kendin pişir kendin ye” samimiyetini burada da gösterin. Meraklı tüketicileri mutfağınızda ağırladıktan sonra eline kurdeleli bir “şef diploması” vermeyi de unutmayın.
7. adım: Pizza jargonunu kendinize özgüleyin
Markanızı akla getirecek yenilikler icat edin. Örneğin “take-away” hattında porsiyon, adet gibi kavramların yanına metrik ölçüler de koyun! 25 santimden 150 santime değin çeşitli boylarda pizza siparişi verenler çıkacağından emin olun.
8. adım: Yeni tüketici kategorileri oluşturun
“PizzaTürk” lezzetlerini ofis ortamına uygun hale getirin. Servislerinizi ofis çalışanlarına özel ambalajlarla sunun. Ambalajlarınız daima sürpriz damak tatlarını da içersin.
9. adım: “Avangarde Pizza” modasına siz de özel lezzetlerinizi katın
Tüm dünyaya yayılmakta olan pizza sıradışılıklarından markanızı mahrum bırakmayın. “Beğendili” ve “dönerli” pizzalarınız başta olmak üzere tüm özel çeşitleriniz “PizzaTürk” adına epey ses getirecektir.
10. adım: Soslarınızı Türk mutfağıyla zenginleştirin
Pizza lezzetine çeşni katan en önemli unsur soslardır. Kendinize özgü soslar icat edip, ürünlerinizle bütünleştirmeyi de sakın unutmayın.
Nur Demirok-Referans gazetesi

Sponsor

4 YORUMLAR

  1. evet marka imajı çok önemli … kalite algıaması

    ama en nemli faktör hızlı servis olayı bence pizza sektöründe hız çok önemli
    buna bir katkı oabilirmi acaba ???

    10 dakiya düşürüle bilirmi servis acaba??? işte o zaman piyasayı karıştıran bi firma olabilir … diye düşünüyorum nacizane

  2. merhaba yaşım 21. bu yaşta anladığım tek şey insanları şu an hazır yemek sekterönde yabancı markalara yönelmesinin tek sebebi kaliteli,müşteri memnuniyeti sunan dört dörtlük türk firmasının bulunmaması. açılacak olan pizza vs. yemek sekterönün iş yapmaması, çığ gibi büyümemesi söz konusu bile olamaz. en başta şu an için sektör amerikalıların elinde bu bir gerçek.amerika ya karşıt bir tutum sergileyen kimse bile onların şirketinden yiyor içiyor.neden alternatif yok.bu 100% müthiş bir fırsat türk firması için hele ki milliyetçilik duyğularımzın kabardığı bir dönemde .. en azından orta gelirli insanların düşünüpte söylemediği şeyler bu yönde.. zengin ve orta gelirli aile yapısına hitap edilse ve mesala pizza da insanlar yönlendirilse çünkü ne istediğimiz bilmiyoruz kasadaki bize ne söylerse onu alıyoruz. 40 binlaram olsun her menü türkçe yapar o 100% müşteri memniyeti anlayışı ile piyasada bu kalıplaşmış bütün makalara sene içinde en büyük rakip olurum.. tabi türk markasıyla.. sayğılar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here