Hedef Kitleleri” Anlamak İsteyen Pazarlamacılara Kolaylık!

Pazarlama dünyası son yıllarda etkinlik ve verimlilik konusunu tartışıyor; reklamlardan kaçmaya çalışan tüketicilere erişmenin yollarını bulmaya çalışıyor. Reklamverenler ve ajanslar, strateji ve araştırma bölümleri aracılığıyla, hedef kitlelerin duygularını ve düşüncelerinin derinliklerine gidecek yollar arıyor. Ancak, bu arayış çoğu kez pek de işe yaramıyor; yapılan çalışmaların geri dönüşü istenilen düzeyin çok altında kalıyor. Oysa, bilindiği gibi hedef kitleler insanlardan oluşur. Pazarlamacılar, onlara bilimsel yaklaşmak, içinde yaşadıkları evreni saygıyla incelemek zorunda.
Son dönemde okuduğum en iyi sosyolojik değerlendirmelerden birisi bu hafta Milliyet’te yayımlandı. Arkadaşımız Devrim Sevimay’ın, ODTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sencer Ayata’yla gerçekleştirdiği söyleşi, harika içgörülerle doluydu. Prof. Ayata, son günlerde seslerini duyurmak için ortaya çıkan, makul çoğunluğu, “yeni orta sınıf” olarak tanımlıyor. Anlattıkları, çevremizde gördüğümüz gerçek insanlar. Prof. Sencer Ayata, Demokrat Parti’yle başlayan ve yaklaşık elli yıldır Türk sağının oy potansiyelini oluşturan, çiftçi, esnaf, zanaatkâr, mahalli tüccarların oluşturduğu sınıfın yavaş yavaş küçülmekte olduğuna dikkat çekiyor. Yeni orta sınıfın, sanayileşme ve bilgi ekonomisi süreçlerinde doğan profesyoneller ile kamu yönetimi, sosyal hizmetler ve üretim hizmetlerinde çalışanlardan oluştuğunu savunuyor. Prof. Ayata’ya göre, bu grubu geçmiştekilerden ayıran en önemli fark, geldikleri konuma eğitim aracılığıyla ulaşmış olmaları.


EKONOMİNİN CAN DAMARI: YENİ ORTA SINIF


Çevremizde, alışveriş merkezlerinde, hastanelerde, tatil yörelerinde karşılaştığımız bu insanlar, şimdi mitinglerde bir araya geliyor. Sayılarının az olmadığını gördükçe, mutluluk içinde cesaretleri artıyor. Prof. Sencer Ayata’nın “toplumun en demokratik kesim픝 olarak tanımladığı bu yeni orta sınıf, aslında ekonominin de can damarı.


Türk Bayrağı altında toplanan, yakıp yıkmaktansa, neşe, saygı ve heyecan içinde yeni keşfettiği sesini duyurmaya çalışan insanların duygularını ve hayallerini iyi anlamak lazım. Prof. Ayata’nın verdiği bilgiye göre, toplumu yönlendiren dinamizm bu gruptan geliyor. Çocukların eğitimine büyük önem veren, kadınların eğitimli olduğu bu yeni orta sınıf, yaşamayı seven, dünyayı keşfetmek isteyen ve alışverişten zevk alan insanlardan oluşuyor. Prof. Ayata, onları şu cümlelerle tanımlıyor: “Yeni orta sınıf yaşamı tüketim merkezlidir. Alışveriş merkezlerinin mantar gibi çoğalmasıyla yeni orta sınıfın büyümesi arasında çok yakın bir ilişki var. Aslında miting kalabalığı ile alışveriş merkezleri kalabalığı büyük ölçüde örtüşüyor. Yeni orta sınıflar yeni yaşam biçimlerini televizyonlardan, kitap ve magazinlerden, birbirlerinden ve yurtdışı seyahatlerinden öğrenip, bunları da hızla topluma yayıyor.”


Özel sektörde pek çok araştırmaya tanık oldum, ancak değerli hocamızın yaptığı açıklamalar kadar aydınlatıcı ve yaşama ışık tutucu değerlendirmelerle pek karşılaşamadım. ODTÜ’nün bilimselliği ilaç gibi geldi doğrusu.
Fatoş Karahasan

Genel Bayilik Başvuru Formu :

4 YORUMLAR

  1. Çok ilgisiz müşteriler üzerinde fazla durma onda kaybettiğin zamanı yeni müşteri aramakla geçirebilrsin. İlgisiz müşteriler seni yıldırmasın,moralini bozmasın devam et mutlaka satarsın.

  2. Sn.Taylan Özkök yorumun için teşekkürler.Dost olduğum insanlara daha iyi satış yapıyorum bu doğru.Birde pasif dostlar var yaptığınız işi kıskanan ve sizden ürün almak istemeyen.Birde sadece merhabalaştığınız insanlar var, siz onlara katalog yada ürün sununca kandırılacakmış hissine kapılan.Hiç kaale almadan üzerinize atan:) Kimseye zorla satış yapılmaz ama hiç olmassa bak incele şuan alamam falan bişey de.

  3. biraz klasik olacak ama işe öncelikle müşterinin o malı görmeden alabileceğine inanarak başlaman lazım,ürün hakkındaki en küçük detaylara kadar incelemen ve öğrenmen gerekiyor böylece ürünün bütün pozitif ve negatif yanlarını görürsün müşteriden gelen tepkilere kendine göre bir cevap hazırlamış olursun, en önemlisi müşteriye samimi bir ilişki kurman lazım (fazla abartmadan :) ) yani insanların kafasında oluşan soğuk pazarlamacı karakterini yok etmen gerekiyor. Ben bunları satış hayatımda uyguladım işe yarıyor umarım seninde işine yarar. iyi günler..

  4. Katalogla doğrudan satış yapan bir firmanın üyesiyim.Kataloğu doğrudan müşterinin eline tutuşturmak biraz itici oluyor galiba.Sermaye sorunundan dolayı fazla stok bulunduramıyorum.Dikkat ettiğim şey; aklında net birşey yoksa müşteri, kararlarını anlık veriyor.Katalogtan ürün tanıtmak için o ürün ya elinizde olamsı gerekiyor yada o ürünü bizzat kullanıp sonucu görmüş olmanız gerekiyor.Katalogtan daha pratik şekilde ürün tanıtma yöntemlerini bilenler varsa yorumlarını bekliyorum.Teşekkürler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here