İnovasyon ve Herakleitos

İnovasyon. Nedir bu söz, ne anlatır? Yeni bir icat mıdır, keşif midir? Onulmaz bir hastalığa çare mucizevi bir ilaç mıdır? Nedir?
İnovasyon ile ilgili söylenmiş tanım ya da tanım yerine geçen anlam açılımlarından:
Yeni değer yaratma. Yeni ürünler üretmek, ortaya bir şeyler çıkarmak. Klasik üretim koşulları ve yönetim anlayışı yerine yenilerinin gelmesi artık zorunludur. İnovasyonun Türkçe karşılığı ticat yani ticari icat. İnovatif ürünler İnovasyon Latince bir sözcük olan ’innovatus’tan türedi. “Toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması” anlamındadır. Webster, inovasyonu “yeni ve farklı bir sonu甝 olarak tanımlar. Türkçede “yenilik”, “yenilenme” gibi sözcüklerle karşılanmaya çalışılsa da anlamı tek bir sözcükle ifade edilemeyecek kadar geniştir. Diğer yandan yenilik ve yenilenme “inovasyon” sözcüğü ile ifade edilmeye çalışılan kavramın dışında da çağrışımlara yol açmaktadır. Bu nedenle inovasyon’un teknik bir sözcük olarak kabul edilip, tıpkı “teknoloji” sözcüğünde olduğu gibi dilimize oturtulmasında yarar var.
Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için şirketlerimizin ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değiştirme ve yenileme işlemi “inovasyon” olarak adlandırılır. Teknolojik inovasyon, organizasyonel inovasyon, sunumsal inovasyon. İnovasyon icat değildir. Henüz yapılmamış, bilinmeyen bir şeyleri yapmaktır. Bu nedenle fikirler, kavramlar önem kazanır. Tercih edilmek için ürünlerimize eklediğimiz özellikler inovasyondur. İnovasyon, ekonomik büyümenin, artan istihdamın ve yaşam kalitesinin anahtarıdır. İnovasyonun anahtar kelimeleri “değişiklik” ve “yenilik” olduğuna göre bu noktada en önemli sorun değişimi yönetebilmektir. Her biri birbirinden farklı ve tekrarlanmayan süreçlerin yönetimi esastır. Davranış sorunlarının çözümünü de gerektirir.
Açık olan şu ki, inovasyon kavramıyla yukarıda söylendiği gibi klasik üretim ve yönetim anlayışı ve klasik rekabet dışında yeni bir şeyden söz edilmekte. İkincisi bu şey ancak küresel çapta kavranılabilir bir şey. Üçüncüsü; terim, her ne kadar ekonomik bir terim olarak kullanılıyor olsa da tüm yaşam alanlarını; kültürü, dünya görüşlerini ve siyaseti kapsayan genişliktedir. Önkoşulu düşüncenin, bilginin sınırsız yaratıcı özgürlüğüdür. İnsanın tüm yaratıcı potansiyellerinin açığa çıkarılmasıdır.
Peki bu nasıl olabilir? “Henüz yapılmamış, bilinmeyen bir şeyleri yapmak.” İlk ağızda bildik bir şey gibi geliyor. Yeni fikir, bir icat, yeni bir tasarım, yeni bir teknoloji vs gibi. Oysa salt bunlardan söz edilmiyor. Bilginin hem bir yeni meta olduğundan hem de onun yeni kullanılma biçimlerinden söz ediliyor. Başka deyişle bilgi ekonomisinin yeni bir ekonomik ve siyasi yönetim tarzını zorunlu kıldığından. Ancak orta yerde olan ve hemen herkesin gördüğü bir şeyden de söz etmiyoruz. Öyle olsaydı yeniliği kim önce uygularsa onun kazandığı klasik rekabetçi pazar ekonomisinden söz etmiş olurduk. Bilinmeyenden söz ediyoruz. Bilinmeyenden söz ediyoruz ama rastlantısal olarak bulunacak ya da ilham gibi gelecek bir şeyden de söz etmiyoruz.
“O değil bu değil peki ne?” demektesiniz. Akıl yürütme bu noktaya geldiğinde doğan çağrışım Herakleitos oldu. Onun şu çok sözü: “Beklenmeyeni beklemezsen bulamazsın.”Beklenmeyen nasıl beklenir? Bilmediğimiz bir şeyi nasıl bekleyebiliriz? Ve bu beklenmeyen şey öyle bir şey ki, beklemezsen de gelmez. Bu söz aşk benzetmesi üzerinden açıklanırsa; Aşk durakta otobüs bekler gibi beklenmez, böyle beklenirse de gelmez. Eğer bir aşk hali içinde değilseniz, aşk iklimi sizi sarıp sarmalamamışsa aşk gelmez. Bu, yüksek bir duyarlılık halidir.
İnovasyon büyük bir bilgi ve deney birikiminin yarattığı gelişmiş bir duyarlılık ile arayış içinde olmaktır; senin yeniyi araman ama yeninin de sana yönelmesidir. Senin onu görebilmen, onun da sana “Ben buradayım” demesidir.
Sizi arayışa yöneltecek olan şey, yalnızca kısır klasik kâr dürtüsü değil, bireysel ve toplumsal ihtiyaçların yönelttiği yeni değer yaratma dürtüsüdür. Bu ise ancak gelişkin bir kültürel ortamda ve bunun koşullarını yaratacak olan özgürlükçü bir demokrasi ortamında gerçekleşebilir. Halen düşünce özgürlüğü tartışma konusu olan Türkiye’de “inovatif” fikirler nasıl üreyecektir?
Kaynak: Referans Gazetesi / Nebi Yağcı

Sponsor

2 YORUMLAR

  1. merhabalar ben isvec/stockholm de ICT Entrepreneurship master’i yapiyorum ve Sun Microsystems de calisiyorum. ICT alaninda girisimci arkadaslarima tavsiyelerde bulunuyorum ve fikirlerimi yaziyorum, eger ilgilenen varsa bloguma beklerim (yazilarimi ingilizce yaziyorum, ki asil amacim Turkiye ile is yapmak isteyen yabancilari etkilemek, onlari bilgilendirmek) adresim : http://gencisadami.blogspot.com/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here