Jet motorlu uçaklar gürültü çıkarmayacak

Günümüzün jet motorlu uçakları, kalkış esnasında 100-120 desibel arasında
gürültü çıkarıyor. Devletler ve havacılık otoriteleri ise uçak gürültüsünün
aşağıya çekilmesi için uçak ve motor üreticilerine ciddi baskı yapıyor.
Havalimanlarındaki 60 desibellik gürültü etki alanları giderek daha da
küçülüyor. Artık şehrin merkezindeki havalimanlarına son teknoloji ürünü
motorlarla iniş-kalkış yapan yeni nesil uçaklar, gürültü limitlerinin altında
uçabiliyor.


Londra havalimanlarının kota sayma sınıflandırmasında düşük değerler elde
eden en büyük yolcu uçağı Airbus A380’i yeni nesil Rolls-Royce Trent 900 motoru
uçuruyor. (Kota sayma sistemi: Londra’nın üç havalimanında 23.30 ve 09.30 arası
uçak trafiğinden kaynaklanan gürültüyü kısıtlayan sistem.) QC1 (Kota Sayımı 1)
iniş ve QC2 kalkış gürültü seviyesi limitlerinden geçmesi için ve 3’üncü fazın
24 (EPNdB’sinden-duyulan etkili gürültü desibelinden) daha fazlasını
başarabilmek için tasarlandı. Artan uçak sayısına rağmen, dünya filosunun her
yıl ürettiği toplam gürültü seviyesi de aşağı çekiliyor. Bu çerçevede Boeing 787
ve Airbus A350 XWB için geliştirilen Trent motorları ise Rolls-Royce’un şu ana
kadar tasarladığı en çok yakıt tasarruflu motorlar olacak.


Motor üreticileri ise halihazırda 20 yaş üzerindeki bin adet uçağın başta
gürültü olmak üzere diğer nedenlerden servis dışı kalması nedeniyle pazarlarının
daha da büyümesinden ümitliler. Berlin’de Rolls-Royce’a ait Sivil Orta ve Küçük
Ölçekli Motorlar Merkezi’ndeki brifinglerde özellikle gürültü konusu dikkatimi
çekti. Uçak motoru üretiminin üç aşaması var. Berlin Teknik Üniversitesi’nde
işin araştırma tarafı, Rolls-Royce’da (RR) çalışmaların kullanılabilir
teknolojiye dönüştürülüp geliştirmesi ve üretilmesi, Anecom AeroTest
ünitelerinde ise üretilen motorların her yönüyle test geçirilme aşamasını
görünce, sloganla uçak üretmek üzere yola çıkanlar için üzüldüm. Mesela
üniversitede geliştirilen bir türbin bıçağının endüstriye ne zaman
kazandırabileceğini sordum: “Tahminen 10 yıl sonra” cevabını aldım. Gerisini siz
düşünün.


Havayolları uçak motor tercihinde işletme maliyetine, bakım, onarım ve yakıt
sarfiyatına dikkat ederken, havacılıkta kural koyan otoriteler ise karbon
salınımı ve gürültü limitlerine ağırlık veriyor. Rolls-Royce Almanya Motor
Direktörü Dr. Karsten Mühlenfeld, “Havayolları uçak gürültüsüyle ilgilenmiyor.
Çünkü onlar maliyet detayına bakıyor. Ancak otoritelerin koyduğu emisyon ve
gürültü azaltma limitleri için yoğun çalışıyoruz” dediğinde, merakımı
engelleyemedim ve sordum. “Nasıl?” Uçak motorunun dört aşamadan oluşan her
bölümü için oldukça teknik ve akıl kârı olmayan araştırmaların detayından
bahsetti. Ben en basitini anlatayım. Motorların ön kısmından yer alan fanlar
artık düz değil, belli eğimlerde üretilirken bıçak sayısı da azaltılarak gürültü
seviyesi ciddi şekilde aşağı çekilmiş.


RR, geliştirdiği teknolojileri sivil ve askeri uçak motorları, deniz
motorları ve enerji türbinleri alanında kullanıyor. Ama asıl ağırlık alanı uçak
motorları. Özelikle büyük gövdeli uçak motoru pazarında liderler. Fakat bu
dünyayı yakından tanımak en az uçak üreticileri kadar ilginç ve heyecan
verici.


BÜYÜK UÇAK MOTORLARININ PAZAR LİDERİ
RR, sivil
havacılıkta yüzde 45, savunmada yüzde 20, denizde yüzde 24 ve enerjide yüzde 11
pazar payına sahip. 59.2 milyar frank değerinde siparişi var. 39 bin işçinin
çalıştığı motor üreticisi 50 ülkede hizmet veriyor.


GÜRÜLTÜ 2020’DE YÜZDE 50 AZALACAK
RR, çevresel
problemleri çözmeyi amaçlayarak, Avrupa Hava Deniz Araştırmaları Danışma Konseyi
(ACARE) kararları kapsamında, karbondioksit emisyonlarını 2020’ye kadar yüzde
50, 2050’ye kadar yüzde 75; nitrojen azot oksitlerinin emisyonunu 2020’ye kadar
yüzde 80 ve 2050’ye kadar yüzde 90 azaltmayı, duyulan uçak gürültüsünü ise
2020’ye kadar yüzde 50 ve 2050’ye kadar yüzde 65 azaltmayı
hedefliyor.Habertürk

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here