Kadın girişimcilere hibe desteği

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, et işleme tesislerine 1 milyon avro’ya
kadar yatırım yapan 40 yaşın altındaki kadın girişimcinin yüzde 65 oranında hibe
ile destekleneceğini söyledi.


Seçim çalışmalarını Diyarbakır’da sürdüren Eker, yaptığı açıklamada, tüm
ülkede olduğu gibi bölgede ve Diyarbakır’da da hayvancılığı geliştirmek için
birçok projeyi hayata geçirdiklerini, bu kapsamda Türkiye’nin ilk organize
hayvancılık bölgesini Diyarbakır’da kuruyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını
belirtti.
Yakın bir zamanda hizmete açacakları organize hayvancılık
bölgesinde GAP Eylem Planı kapsamında yüzde 40 hibe desteği verdikleri 103
tesisin üretim yapacağını ifade eden Eker, Diyarbakır’da hayvansal üretime katkı
sağlayacak, içerisinde 50’den fazla büyükbaş hayvan bulunan yaklaşık 35 tesisin
kurulduğunu kaydetti. Eker, şöyle konuştu:


“Bu tesislerdeki toplam hayvan varlığı 3 bin 500’ün üzerinde. Bunun yatırım
tutarının yüzde 40’ını hibe veriyoruz. Hem organize hayvancılık bölgesi, hem
yüzde 40 hibe ile oluşturulan büyük hayvancılık işletmeleri, hem de
Diyarbakır’da kuruluşuna ve üretimine destek verdiğimiz 100’ün üzerindeki
tarımsal kalkınma kooperatifinin büyük kısmının hayvancılıkla iştigal ediyor
olması, bu bölgede et ve süt ile ilgili büyük bir üretim imkanı doğmasını
sağlıyor. Hayvansal, bitkisel, süt ve et üreterek bunları işleyen ve paketleyen
tesislere de yüzde 50 hibe destek veriyoruz. 79 tesisi yüzde 50 hibe destek
vermek suretiyle tamamladık. Bu tesislerde şu anda yaklaşık 950 kişi çalışıyor.
Yeni müteşebbislerin hayvancılık alanında yatırım yapmaları desteklenecek. Et
işleme tesislerine 1 milyon avro’ya kadar yatırım yapan 40 yaşın altındaki kadın
girişimci yüzde 65 oranında hibe ile desteklenecek. Erkek girişimcilere ise
yüzde 60 oranında hibe verilecek. Bunların hepsinin altyapıları hazırlandı.
Eğitim programları verildi. İlana çıkıldı. Bu kapsamda 60 saat eğitim alan 499
çiftçiye sertifika verdik.”


BÖLGEDE KADIN VE GENÇ ÇİFTÇİLERDE ARTIŞ


Eker, insanların artık modern çiftçiliği öğrenmek suretiyle müteşebbis olarak
işletmesini sürdüreceğini belirterek, bölgedeki çiftçilerin ağırlıklı olarak
gençlerden ve kadınlardan oluştuğunu söyledi. Bunun bölgede hayvancılığın
gelişmesine yönelik umut verici bir gelişme olduğuna dikkati çeken Eker, şöyle
devam etti:


“Bunda sağladığımız desteklerin de büyük payı var. Kurduğumuz Karacadağ
Kalkınma Ajansı yüzde 50 hibe gibi bir takım desteklerle ekonomik faaliyetleri
destekliyor. Gerek Karacadağ Kalkınma Ajansı, gerek Kırsal Kalkınma
Yatırımlarının Desteklenmesi gerek bölgede başlattığımız Diyarbakır-Siirt-Batman
Kırsal Kalkınma Projesi gerekse Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü son 5 yılın
ürünüdür. 4 ayrı bağımsız ünite ama hepsinin de gayesi aynı. Hepsi bu bölgede
tarımı ve hayvancılığı geliştirmeye dönük hibe proje ve desteklemeler yapıyor.
Böylece bu bölgenin hem tarımsal altyapısı, hem üretim yapısı, hem de tarıma
dayalı sanayiyi geliştirmeye dönük projeleri ve faaliyetleri destekliyorlar. 20
yerde kurduğumuz Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun akreditasyon süreci
oldu. AB tarafından bu kurumlar inceleniyor. Diyarbakır’daki kırsal kalkınmayı
destekleme kurumu tüm kurumlar içerisinde en yüksek puanı alarak akreditasyon
konusunda en gözde kuruluş haline geldi. Buralarda 2 dil bilen iyi yetişmiş
uzmanlar çalışıyor. Bu bölgede tarım ve hayvancılığı geliştirmeye yönelik
faaliyet yürütüyorlar.”


100 HAYVANDAN OLUŞAN İŞLETME KURMAK İSTEYENE DESTEK


Eker, Ankara’da bir Hayvan Geni Biyo Teknoloji Merkezi kurduklarını, burada
üstün nitelikteki hayvanlardan tohum almak suretiyle embriyo transferi
yapıldığını söyledi. Bu embriyolardan elde edilen yavruların büyütülüp
çiftçilere dağıtılması ile hayvan ıslahı yapıldığını ifade eden Eker, bunun orta
ve uzun vadeli bir çalışma olduğunu belirtti. Eker, kısa vadede ise Tarım
İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nce (TİGEM) bir defada çok sayıda çiftliğin
ihtiyacını giderebilecek hayvan ithal edildiğini ifade ederek, şöyle dedi:


“Nitelikli damızlık ihtiyacını karşılamak için yurt dışından hayvan ithalatı
yapıyoruz. Bu konuda TİGEM’e görev verdik. TİGEM büyük organizasyonlar ile ithal
ettiği hayvanları Türkiye şartlarında karantinaya alıp sağlık kontrolleri
yapıldıktan sonra sahaya veriyor. Diyarbakır’daki 35 işletme 1.5 yıl içerisinde
hayvanlarının tamamını almış olacak. Hayvancılığa büyük yatırım ve talep
olduğundan dolayı yurt içinde zaman zaman büyük işletmeler kurulduğunda onlarla
ilgili temin ve tedarikte süre gerekebiliyor. O nedenle biz 100 hayvandan oluşan
bir işletme kuracak olanlara istedikleri taktirde yurt dışından sağlıklı belirli
bir kalitede hayvan ithali imkanı veriyoruz. Böylece işletmelerini
kuruyorlar.”


TARIMSAL ALTYAPI ÇALIŞMALARI


Eker, tarım ve tarıma dayalı sanayiye ilave olarak tarımsal altyapı alanında
da büyük projeleri bulunduğunu ifade ederek, bu kapsamda Diyarbakır’da 700 bin
hektar alanda arazi toplulaştırması yaptıklarını söyledi. Bunun GAP sulama
kanalı, Silvan ve Dicle Kral Kızı Barajı sulaması ile ilgili altyapıyı
düzenlemeye dönük bir proje olduğunu ifade eden Eker, toplulaştırma kapsamında 3
milyon dönüm arazide çalışmayı tamamladıklarını belirtti.


Eker, kalan 4 milyon dönümlük bölümün de toplulaştırılmasının 2012 yılı
sonuna kadar tamamlanacağını vurgulayarak, şunları söyledi:


“Toplulaştırmada tarımsal altyapı düzenleniyor. Bu çok mühim bir hizmet.
Parselleri büyütüyor, birleştiriyoruz. Bu parselleri sırt sırta getirerek her
bir parselin yola kavuşmasını sağlıyoruz. Arazi toplulaştırma çalışmaları ile
parselleri büyütüyor, arazi sahiplerinin daha önce karşı karşıya kaldıkları
kavga ve husumeti ortadan kaldırıyoruz. Sulama ile toprağın çoraklaşması ve
tuzlanması önlenmiş oluyor. İhalesi yapılan Silvan Barajı 245 bin hektar alanı
sulayacak. Dicle Nehri’nin kuzeyi ile Bismil ve Silvan arazilerinin tamamı bu
proje ile sulanmış olacak. Projelerimizin hepsi tamamlanıp devreye girdiğinde
Diyarbakır’da sulanabilir arazilerin yüzde 93’ü sulanmış olacak. Çünkü bunları
kattığımız zaman 400 bin hektara yakın bir alan sulanmış olacak. Bunu
tamamlayacak proje ise toplulaştırma projesidir. Türkiye’deki yağış rejimi
düzensiz. İlkbahar ve kış aylarında yağış olur. Bu yağış da derelere akarak
okyanusa gider. Biz bunu toplayabilir, modern sulama teknikleri ile tarlalara
taşıyabilirsek o zaman bu sulardan istifade etmiş olacağız.


Bu kapsamda Türkiye’de damla sulama yatırımlarını ilk kez biz geliştirdik.
Bugüne kadar da bakanlığımızın destekleri ile 300 bin hektar alanda yüzde 50
hibe ile damla sulama yaptık. Damla sulama çevreye, bitkiye ve toprağa zarar
vermeyen suyu azami tasarrufla kullanan modern bir sulama tekniği. Diyarbakır bu
sistemden en çok faydalanan illerden biri. Bölgedeki barajlarda topladığımız
suları damla ve yağmurlama sulama sistemleri ile daha verimli kullanma
altyapısını getiriyoruz ki bu gelecekte toprakların kuruması, tuzlanması ve
çoraklaşmanın önlenmesi bakımından önemli bir altyapı. Üretimi geliştirip,
üretim sistemlerini kurarken diğer yandan geleceğe yönelik ekolojik dengenin
bozulmasının da önüne geçmiş oluyoruz.” Hürriyet

İlgili :Kadın
girişimcilere destekler, Hibe destekleri, Kadın girişimciler

Genel Bayilik Başvuru Formu :

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here