Kardeşinin Yönlendirmesiyle Başladığı Filografi Sanatı Gelir Kapısı Oldu

GÖKHAN YILMAZ - Zonguldak'ta yaşayan Semiha İnam, 6 yıl önce kanser tedavisi gören annesinin ölümünün ardından öğrendiği filografi sanatı ile hazırladığı tabloların satışından gelir elde ediyor.
Kardeşinin Yönlendirmesiyle Başladığı Filografi Sanatı Gelir Kapısı Oldu
1 dk
Son güncellenme: 05/07/2022

Annesinin vefatıyla büyük üzüntü yaşayan 54 yaşındaki İnam, kız kardeşinin yönlendirmesiyle Çaycuma ilçesinde Halk Eğitim Merkezince açılan filografi kursunda 6 ay eğitim gördü.

Filografi sanatının inceliklerini öğrenip, evinde çalışmalarını sürdüren İnam, daha sonra Gençlik Merkezinde hızlandırılmış kursa devam etti.

Zamanla kendisini bu alanda geliştiren İnam'ın, hayal gücünü de katarak, gelen talepler doğrultusunda farklı renklerde iplerden ve tellerden hazırladığı tablolar, görenlerin beğenisini kazanıyor.

Bugüne kadar yaklaşık 200 çalışmaya imza atan İnam, tablolarını internet ve tanıdıkları aracılığıyla yurt içi ve yurt dışına satarak elde ettiği gelirle aile bütçesine de katkıda bulunuyor.

- "Keyifli ama emek ve sabır isteyen bir sanat"

Semiha İnam, AA muhabirine, annesini kaybettikten sonra büyük üzüntü yaşadığını, kız kardeşinin kendisini bu sanata yönlendirdiğini söyledi.

Katıldığı kurs sayesinde kendisini daha iyi hissetmeye başladığını anlatan İnam, "Annemi kaybetmiştim kanser hastalığından, daha sonra böyle bir sanata başlamam söylendi. 6 yıldır bu sanatı yapıyorum. Çalışmalarımı sosyal medya üzerinden ve yakınlarım aracılığıyla yurt içi ve yurt dışına gönderiyorum. Bana hem bir gelir kapısı hem de bir terapi oldu bu sanat." dedi.

İnam, portre tablolarda daha titiz ve özenle çalıştığını ifade ederek, "Çivilerle insan yüzünü verebilmek çok önemli. Portrenin ağız, burun kısmını verebilmem için çok dikkat etmem gerekiyor. Pek çok portre yaptım. Bunlar arasında Atatürk portrem de bulunuyor. Şimdi de string art (ip sanatı) portre yapıyorum." diye konuştu.

İşin yoğunluğuna göre çalışmalarını farklı zaman dilimlerinde tamamladığını anlatan İnam, "Çalışmayı seven biri olduğum için hiçbir eserimin yapımı 15 gün sürmedi. Gerçekten keyifli bir sanat ama bunun yanında çok emek ve sabır isteyen bir sanat. Bazen bırakabilirsiniz ama onun sevgisi size bıraktırmıyor. O ilk çiviyi çakmış olmanız zaten sizi o sanatın içine atıyor. O çiviyi çaktığınız zaman artık oradan geri dönüşü yok. İşin sonunda tablonuza baktığınızda sabrınızı ve emeğinizi orada gördüğünüzde çok mutlu oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.

x
Site deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.