Kobiler için krizi fırsata dönüştürmenin yolu: İnovasyon ve kararlılık

Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti devletleri siyasi manipülasyonlar sonucu oluşan kendilerine has ve yapay krizleri hariç, son iki yüzyılda yaklaşık 14 global krizi dünya ile birlikte yaşamışlardır.


Bu krizlerde meydana gelen ilginç ve şaşırtıcı gerçeklerin başında, çaresizlikten yakınmak ve karamsarlık yerine, yeni fırsatlar oluşturma gayretinden kaynaklanan aykırı düşüncenin bir meyvesi olarak buluşların ve dolayısıyla patentlerin artması yani “HERKES İÇİN KRİZ”in “SİZİN İÇİN FIRSAT“a dönüşmesi karşımıza çıkar. Dikiş makinesi, yarı otomatik tabanca, yürüyen merdiven, asansör, daktilo, telefon, gramofon, benzinli araba, radyo, radyasyon saptama cihazı, ilk nükleer çalışmalar, mikrofon, penisilin ilacı vb. şeylerin icadının ortak noktası hepsinin kriz dönemlerinde meydana gelmiş olmasıdır.


Yukarıdaki icatlar üzerinde icat edildikleri zamanı ve kriz şartlarını da göz önüne alarak biraz düşündüğümüzde aslında her krizin kendi fırsatları ile oluştuğunu, yani her derdin dermanı ile birlikte yaratıldığını anlarız.


Burada önemli olan, hasta olan işletmelerin kriz döneminde kendi bünyelerine uygun panzehirlerini kendilerinin üretmesidir. Başka bir deyişle karamsarlık ve durağanlık yerine dinamik bir şekilde yeni fikirlere yönelmek, bununla birlikte içlerinden en uygununu seçerek uygulamaya koymak gerekir.


Çünkü kriz dönemlerinde yatırımcılar ve girişimcilerin geneli yolu açmak yerine bir kenara çekilip yolun açılmasını beklemeyi tercih ederler. Bu da kriz ile fırsat arasındaki farkı oluşturur.
Şöyle ki; kriz dönemlerinde yatırımcıların çoğu yeni pazarlar ve yeni yönetimsel taktik anlayışlar geliştirmek ve uygulamak yani dinamizm ve inovasyon yerine, statik ve çekingen bir yapıya bürünerek küçülmek ve bu dönemi az hasarla geçiştirmeyi tercih eder. Bu durum kendini geliştirmek için fırsat kollayan, dinamik ve yenilikçi anlayış ile yönetilen kobiler için bulunmaz bir kriz(!)dir.


Unutulmamalıdır ki ticaret risk temeli üzerine bina edilmiştir. Günümüzdeki global finansal krizi oluşturan en büyük etken, risk yönetimini, aç gözlülüğü uğruna hiçe sayan finans devlerinin oynadıkları finansal Rus ruleti sonucu düştüğü kaçınılmaz durumdur.


Bu finans kuruluşlarının benmerkezci uygulamaları sonucunda global bir finans hastalığı türedi. Şimdi de hükümetler ve merkez bankaları kanalı ile hastalara yani finans piyasalarına serum veriyorlar. Ancak, sorun finansal boyutu çoktan aştı ve reel sektörü yani kobileri vurmaya başladı.


Ekonomik kriz işareti olan bu durum dünyanın artık yeni bir düzene geçeceğinin en büyük işaretidir. Bu yazdıklarımızı sakın karamsarlık olarak algılamayın. Çünkü, her inişin bir çıkışı vardır. Ancak, bu iniş bir süre daha devam edecektir.


Bundan çıkmanın yolu ise dünyada ve ülkemizde ekonominin ve reel sektörün belkemiği olan kobilerimizin yukarıda örneklediğimiz dinamizm ve kararlılıkla yeni fikirleri hayata geçirerek inovasyon yani yenilikçilik yapmaları, diğer bir anlatımla fikirlerini sağlam bir altyapı ve kurumsallık çerçevesinde bu krizi yöneterek pozisyonlarını güçlendirerek krizi fırsata dönüştürmeleridir.


Ancak, dinamizm ve inovasyonun öncesinde kurumsallaşma gereğinin anlaşılması ve hareket etmeden evvel mali ve hukuki alanda gereken altyapı desteğinin alınması şarttır. Aksi halde elinize geçen büyük bir fırsat bile olsa bu kobi için bitirici bir krize yol açabilir. Bu yüzden harekete geçemeden önce yapılacak icra kurulu toplantılarında şirketin mali müşavir ve hukuk müşaviri ve hatta yönetim danışmanı da mutlaka hazır olmalı ve mesleki tecrübeleri doğrultusunda verecekleri mütalaalar dikkate alınmalıdır.

Av.Erdem Özten – Kobi Milliyet

Sponsor

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here