Kriz pazarlamacıların yıldızını parlattı

Krizi minimum hasarla atlatmaya çalışan şirketler pazarlama departmanlarını güçlendiriyor. Hatta CEO seçiminde bile pazarlama kökenli adaylar öne çıkıyor
Ekonomik krizin etkisiyle şirketler genel harcamalarında büyük bir kesintiye giderken pazarlama departmanına yapılan yatırımlar artıyor. Hatta ABD’li yönetim danışmanlık şirketi McKinsey’in yaptığı bir araştırmaya göre bu durum CEO seçimlerini bile etkileyecek kadar önemli hale gelmiş durumda. Öyle ki eskiden şirketler CEO’larının finans kökenli olmasına dikkat ederken şimdi pazarlama kökenli adaylar tercih edilmeye başlanmış.

Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selime Sezgin’e göre yönetimde pazarlamacıların tercih edilmesinin nedeni, pazarlamanın; tedarik, üretim, finans, satış, iletişim, İK ve IT uygulamaları gibi tüm fonksiyonları yakından takip etmesi ve bunlar arasında etkin bir koordinasyonu sağlayabilmesinde yatıyor. Bu sayede satış yapmanın zorlaştığı kriz döneminde, üretim ayağında çalışanların gözden düşerken başarılı pazarlamacıların ayakta kalma şansı artıyor.
Türkiye Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Pura, ekonomik olumsuzlukların yaşandığı dönemlerde tüm kurumların ayakta kalmaya çalıştığını söylüyor ve ekliyor: “Geçmiş krizlerde yenilikçi olan ve tüketiciye yeniliklerini anlatabilenler hasar almadı, hatta başarılarını artırdılar. Bu tip krizlerde tüketiciye ulaşmak, ona dokunmak, ilgi göstermek ve bilgilendirmek daha da önem kazanıyor. Bu işlevde de önemli rol pazarlama oyuncularının sorumluluğunda.”

Eğitim talebi arttı
Şirketlerde pazarlama departmanlarına verilen önem doğal olarak bu alanda verilen eğitimlere olan ilgiye de artırıyor. Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYİAD) üyesi ve Infonet Genel Müdürü Taner Özdeş, üyelerden aldıkları verilere dayanarak ekonomik krizin pazarlama eğitimine talebi artırdığını teyit ediyor.
Pazarlama eğitimleri veren 1 – 0 Eğitim Ajansı’na da bu dönemde yapılan başvuru sayısında da önemli bir artış olmuş. Başvuru sayısının krizle birlikte iki katına çıktığını söyleyen T – Box Genel Müdürü Doğan Kaşıkçı ise konuşmacı olarak katıldığı kursta ilave iki sınıf açıldığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre pazarlama eğitimi geniş görüşlülük, farkındalık ve strateji kazandırmasının yanı sıra birey ve kurumun yenilenmesi ve hareketlenmesini sağlıyor. Eğitim sayesinde trendleri yakından takip etme ve rakiplerin neler yaptığını öğrenmek mümkün. Farklı sektörlerden yöneticilerin konuşmacı olarak katıldığı eğitim programları, sektör körlüğünden sıyrılma imkanı sağlıyor.

Pazarlama eğitimlerin pek çok faydası olduğunu düşünen Doğan Kaşıkçı, kazanımları şöyle sıralıyor: 1- Pazarlamanın kapsamı ve işleyişi konusunda taze bilgiler kazanılıyor. 2- Özellikle yeni mezunlar, şirketlerin en önde ve en rahat işi olduğuna inandıkları bu pozisyona aday olmak amacıyla CV’lerine katkıda bulunuyor. 3- Sektörün profesyonelleriyle tanışma fırsatı veren bu eğitimler sayesinde staj veya iş bulma konusunda yardımcı oluyor. 4- Kariyer değiştirmek isteyenler ve kriz dönemini fırsat görüp pazarlamaya yönelenler için yeni seçenekler sunuyor.

Fark yaratmak mümkün
Krizde şirketlerin satış ve pazarlama ekiplerini geliştirmeye yönelik yaptıkları eğitim yatırımlarının, zor dönemlerden güçlenerek çıkmalarını sağladığını belirten Human Resources Management Yönetici Ortağı Aylin Çoşkunoğlu Nazlıkaya, fark yaratan şirketlerin pazar payını arttırdığını ve kazançlı çıktığını söylüyor. Nazlıkaya’ya göre işletme yönetimi açısından özellikle pazarlama alanındaki yeni eğilimlerle ürün ve hizmetlerin markalaşması yönünde yapılan faaliyetler önem taşıyor: “Satış ve pazarlama alanında çalışanların yetkinliklerini geliştirmeye yönelik yatırımlar başarı olarak geri döner. Kriz sonrasında güçlü bir ekiple yola devam edebilmek ve geleceğe yatırım yapmak için bilinçli firmalar eğitim yatırımını önemli bir araç olarak görüyor.”

Pazarlamada kullanılan teknolojik gelişmeleri öğrenmek isteyenler de bu eğitime ilgi gösterenler arasında. Bu alanda en etkili mecra olarak kullanılan İnternet’in hayata girmesiyle pazarlama eğilimlerinin arttığına dikkat çeken Taner Özdeş “İnternet konusunda bilgi sahibi olan şirket sayısı çok az. Kendinizi geliştirmeden bir şey yapmak zorlaşıyor. Bu nedenle İnternet üzerinden pazarlama eğitimlerine de talep artıyor” diye konuşuyor.

Krizin güçlü silahı
LaSalle International Academy olarak dünya genelinde eğitim programlarına ilginin arttığını belirten LaSalle International Academy Yönetim Kurulu Başkanı Selim Çeçen ise özellikle krizin başladığı eylül ayından bu yana “moda pazarlama” eğitimine yoğun bir ilgi olduğunu ifade ediyor. Bireyselin yanı sıra kurumsal talepler de aldıklarını belirten Çeçen, “Kriz ile mücadele için kolları sıvayan ve zor durumda olan firmalara baktığınızda mücadele için çektikleri tek silah agresif pazarlama” diyor.

Pazarların daraldığı, alım gücünün düştüğü ve rekabetin arttığı durumlarda ‘şeytan azapta gerek’ misali pazarlamaya olan ilginin arttığını vurgulayan Prof. Dr. Selime Sezgin ise “Firmalar talep daraldıktan, rekabet yoğunlaştıktan sonra ve bilhassa küresel kriz firmalara çok oynayacak alan bırakmadığından ellerindeki müşterilere sarılmak ve onlara farklı değer sunabilmek için tüm alanlarındaki süreçleri gözden geçirmeye başladılar” diye konuşuyor.

Talep artışının nedeninin iyi düşünülmüş kampanyaların satışları artırması olduğunu belirten Taner Özdeş, pazarlamanın dünyada en yaygın kullanılan tanıtım ve satış aracı olduğunu belirtiyor. Özdeş’e göre satış amaçlı kampanyalar yapmak günümüzde hem pahalı, hem de marka oluşturma sürecini zorlaştırıyor. Rekabet o kadar artmış durumda ki sürekli güncel kalmak ve rakiplerinizi takip etmek gerekiyor. Hatta rekabette tüketicilerin bilinçaltına yönelik kampanyalar bile yapılıyor. Bu noktaya varan ve sürekli olarak yenilenen pazarlamayı öğrenmenin ve bilgileri tazelemenin yolu bu konudaki seminer, konferans ve eğitimlere katılmaktan geçiyor.

Selim Çeçen / LaSalle International Academy Yönetim Kurulu Başkanı:
Krizin en güçlü silahı agresif pazarlama oldu. Aslında bu zorunluluktan kaynaklanan bir gelişme. Bu sayede yüksek indirimlerle kaybedilen yüksek marka imajlarını düzeltmek için pazarlama merkezli bir yeniden konumlanma mücadelesi başlayacak. Düşük cirolar nedeniyle düşürülen kaliteyle aşağı çekilen marka imajları veya kapanan mağazalarla kaybedilen müşteri sayısı ve güveni ancak pazarlamayla geri kazanılabilecek.

Prof. Dr. Selime Sezgin/ Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü:
Değer zincirinin her aşamasında; tedarikçi, üretici, dağıtım, müşteri ve satın alma hizmetlerinde maliyeti düşürmek ve kıt kaynaklarla müşteriye artı değer katma yollarını planlamaları gerekliliği ortaya çıkıyor. Kurumlar, yaratıcı promosyonlar, ambalaj değişiklikleri, farklı markaların pazara sunulması gibi stratejilerle pazardaki konumu koruma mücadelesi veriyor.
İŞ’TE İNSAN- Neşe MESUTOĞLU

Genel Bayilik Başvuru Formu :

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here