Kur Makine Üreticilerine Yaradı

2012 yılının ilk 6 ayında yüzde 10 ile toplam ihracattaki artışın üç katı
büyüme başarısı gösteren makine üreticileri gelecek için de iyimser. Euro’nun
dolar karşısında değer kaybetmesinin Çinli makine üreticilerini ihracattan
uzaklaştırdığını belirten Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı
Adnan Dalgakıran, “Türkiye, yüzde 80 yerli ürün ile imalat gerçekleştirdiği için
pariteden etkilenmiyor.” dedi. Küresel krize rağmen makine üreticileri yılın ilk
6 ayında başarılı bir grafik sergiledi. Yılın ilk döneminde toplam ihracattaki
büyüme yüzde 3,4 olurken, makine ihracatında yüzde 10 artış oldu. Sektördeki
diğer verilerin de olumlu olduğunu belirten Makine ve Aksamları İhracatçıları
Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, 6 ayda 6 milyar dolar ihracat yapan makine
sektörünün ihracat rakamında yavaş yavaş tepeye oturma yolculuğuna devam
ettiğini kaydetti.


Adnan Dalgakıran, gazetecilerle düzenlediği sohbet toplantısında, Türkiye’nin
kapasite kullanım oranı gerilerken, makine sektöründeki kapasite kullanım
oranının geçen senenin üzerinde gerçekleştiğini söyledi. Genel sanayinin büyüme
ortalamasının ocakta yüzde 1,5, şubatta yüzde 4,4, martta yüzde 2,6, nisanda
yüzde 1,5, mayısta ise yüzde 5,9 olduğu bilgisini veren Dalgakıran, makine
sanayisinin ocakta yüzde 11,6, şubatta yüzde 17,9, martta yüzde 9,2, nisanda
yüzde 10, mayısta ise yüzde 6,8 büyüdüğünü ifade etti. Avrupa’daki ihracat
çöküşünün Türk makine sektöründe olmadığını vurgulayan Dalgakıran, “Türkiye’deki
makine sektörü yenilikçi rol üstlenmeye başladı. Ar-Ge’lerini kurdu. Kalite
olarak yukarı doğru gidiyor. Ama toplam kalitede sorunumuz var. Bütün üreticiler
aynı kalitede ürün yapmıyor. Sektörün en büyük sorunu bu.” ifadelerini kullandı.
ABD ve Avrupa’dan, kendilerine üretim talepleri geldiğini de açıklayan
Dalgakıran, şöyle konuştu: “ABD ve Avrupalı firmalar Çin’de üretim
yaptırıyorlar. Ancak Çin mallarında kalite yükseldikçe, fiyat artıyor. Ayrıca
Çin yeni bir strateji belirleyerek, ihracatını yavaşlattı, iç pazara yöneldi.
Çin artık avantaj olmaktan çıkıyor. Bu aslında Türk makine sektörü için önemli
bir fırsat. Özellikle Euro/dolar paritesi, Çinli firmaların ihracattan
uzaklaşmasına neden oluyor. Türkiye ise bu konuda şanslı. Sektörümüz yüzde 80
yerli ürün ile imalat gerçekleştiriyor. Bu da pariteden etkilenmememize sebep
oluyor.”


Almanya’da yıl içerisinde makine üreticisi sayısının 9 binden 6 bine
gerilediğini bildiren Dalgakıran, buna rağmen Almanya’nın dünyadaki pazar
payının arttığına işaret etti. Dalgakıran, “Biz ise hâlâ yeni girişimci
oluşturalım diyoruz. Birbirini taklit eden bir zihniyetten kurtulmamız lazım.
Nitelikli girişimciler istiyoruz. Unutmayalım ki; Almanya’da 6 bin üretici
varken, ülkemizde bu sayı 20 bin civarında.” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği (TOBB) seçimlerine de değinen Adnan Dalgakıran, birliğin yapısına
eleştiriler yöneltti. “Türkiye’de bu yapılanmalar bozulmadıkça, bu yapılar
lağvedilmedikçe Türkiye ekonomisine gerçek manada faydalı olabilecek projelerin,
önerilerin çıkması mümkün değil.” diyen Dalgakıran, gerçek manada sivil toplum
örgütlenmeleri ortaya çıkmadıkça, Türkiye’de ciddi projelerin, iş dünyasına ait
mekanizmaların ortaya çıkamayacağını ifade etti. TOBB’un sembolik hale, daha
işlevsel hale gelmesi gerektiği ve bu yapının hızla dağıtılması gerektiği
görüşünü savunan Dalgakıran, Birlik Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun başkanlık
için yeniden adaylığına dair bir soru üzerine, “Rifat beyin tekrar böyle bir şey
yapacağını düşünmüyorum. TOBB’un yapısını tasvip etmediğim için kimin aday
olacağıyla da ilgilenmiyorum.” dedi.


5 yılda 40 milyar dolar yatırım gelir
Makine ve Aksamları
İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, hükümet tarafından açıklanan
yeni teşvik paketini mental açısından, son derece olumlu bulduklarını, ancak
teşvikte 50 milyon liralık alt yatırım barajını yüksek bulduklarını söyledi.
Dalgakıran, “50 milyon liranın üzerinde sektörel teşvik var. Ama 5 milyon
liralık yatırımla da ciddi bir teknolojik üretime girip, 5 senede 100 milyon
lira cirolu bir iş kurulabilir. Eğer Ar-Ge desteği alıyorsanız bunu üretmek için
ciddi teşvik alıyorsunuz. Bu önemli, ama aynı zamanda Türk girişimcisini de yeni
bir sınava sokuyor. Bu destekler Ar-Ge’ye alıştırıyor.” dedi.


Teşvik sistemi iyi uygulanıp, dünyada da tanıtılması halinde Türkiye’nin çok
ciddi dış yatırım alabileceğini dile getiren Dalgakıran, Türkiye’de ciddi boyuta
gelmiş makine firmalarını satın alma konusunda ciddi taleplerin oluşacağını
vurguladı. Avrupa’nın orta teknoloji ürünlerinde rekabet gücünün zayıfladığını
aktaran Dalgakıran, makine sektörüne 5 yılda 30-40 milyar dolarlık yatırımın
geleceğine inandıklarını ifade etti. Zaman

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here