Kurşun askerle başladı, ‘dev’ oyuncaklarla Çin’e rakip oldu

1940’ta kurulan Pilsan, her kuşağa mal olan birer oyuncak üretmiş. Örneğin 1980’lerde çıkan bir oyununu tekrar üretmesi için internette kampanya var. Firma, Çin’in ucuz oyuncaklarıyla başa çıkmak için ise oyuncaklarını büyütmüş!
Oyuncakçı Pilsan’ın ürettiği ilk oyuncaklarla oynayan çocuklar, bugün 70 yaşını geçti… ‘Yedisinde neyse, yetmişinde de o’ deyişini haklı çıkarırcasına, Pilsan oyuncak üretmeye devam ediyor, Pilsan’ın oyuncaklarıyla büyüyenler de çocukluğunu unutmaya pek niyetli gözükmüyor. Pilsan’ın 1980’lerde çıkardığı ve artık üretimine son verilen ‘Kuzey Kalesi’ oyunuyla büyüyenler, bugün internette ‘Kuzey Kalesi geri gelsin’ kampanyası yürütüyor. Yakup Çetinalp’in küçük bir atölyede kurşun asker yaparak başlattığı macerayı, bugün oğlu Faruk Çetinalp, 25 bin metrekarelik Pilsan tesisinde sürdürüyor. Çetinalp, firmanın başlangıç günlerini şöyle anlatıyor:


ANADOLU’DA SANDIKTA OYUNCAK SATTI
“Babam Yakup Çetinalp, dondurma külahı üretirdi. 1940’da oyuncakları çok sevdiği için gıda işinden çıkıp o zamanın modası olan ‘kurşun asker’ yapmaya başlamış. Kurşunun sağlığa zararlı olduğu anlaşılınca da önce alçı, sonra da plastikten asker üretmeye devam etmiş. Ben 1954’te, 6 yaşında babamın yanında çalışmaya başladım. İstanbul Eminönü’nde 30 metrekarelik bir atölyede üretim yapıyorduk. Türkiye’de oyuncak sektörü hemen hemen yoktu. Piyasayı canlandırmak için yapmadığımız şey kalmadı. Oyuncak askerleri bir ara pakete sarıp ‘niyet’ şeklinde satmaya başladık. Bazı paketlerin içinde askerin yanında bir numara olur, bu numaraya göre hediye kazanılırdı. Hediye ise yine oyuncak bir askerdi. Niyetleri babamla sandıklara koyup, Anadolu’yu gezerdik. İşleri böylece büyütünce, 1967’de Silahtarağa’da 3 katlı bir binaya taşındık.” Faruk Çetinalp bu dönemde hep oyuncak askerin yanı sıra, başka yeni oyuncaklar da yapmayı istiyormuş. Ancak babası bu fikre karşı çıkmış.


Şöyle anlatıyor:


“Sırf ateş eden, koşan askerler yapıyorduk. Ben mesela plastik araba yapmayı çok istiyordum. 1968’de askere gittim. Teskereme 2 ay kala babam vefat etti. Bir anda her şeyimi kaybettim. Alacaklılar üstüme geldi. Ama kendime güvendim. Önce piyasaya daha büyük boy oyuncak askerler çıkardım. 1972’ye kadar büyük askerler iyi iş yaptı. Senetlerimi ödedim. Ancak plastik araba yapmayı aklıma koymuştum. ABD’ye gittim. Bavullarla araba getirip benzerlerini yaptım. Arabalar çok satmaya başlayınca üretimi artırdım. Yerimiz yetmez oldu. 1978’de Güneşli’ye taşındık.”


EN ÇOK AKÜLÜ ARABA GİDİYOR


Pilsan Güneşli’ye geçince ihracata da başlamış. Rusya, Avrupa, Arap ülkeleri başta olmak üzere, ihracat bir ara üretimin yüzde 60’ını bulmuş. Güneşli de küçük gelince 1996’da Kıraç’a taşınmışlar. Çetinalp şöyle anlatıyor: “Şimdi 25 bin metrekare kapalı alandayız. Ürün sayımız 150’ye dayandı. Çin’in ucuz oyuncaklarıyla mücadelede ayakta kaldık. Bunu oyuncakları büyüterek başardık. Küçük oyuncakta Çin’in eline su dökemeyiz. Çin’in büyük oyuncakları nakletmesi ise çok masraflı. Çünkü her yere uzaklar. Bizse dünyanın merkezindeyiz. O yüzden artık daha çok park, tünel, kaydırak, akülü araba yapıyoruz. Akülü araba çok satıyor. Düşük dolar ithalatı patlattı. Ama mücadelemiz sürüyor. 400 çalışanla geçen yılki ihracatı bu yıl 8 ayda yakaladık. Yakında kendi satış noktalarımızı açacağız.”


KUZEY KALESİ’NDEN KÖTÜ HABER!


Pilsan’ın en tutulan oyunlarının başında ‘mini mekanik’ olarak adlandırılan oyuncaklar geliyor. Kuzey Kalesi isimli vahşi batı temalı mini mekanik oyununun tekrar piyasaya çıkması için internette bir kampanya bile düzenlenmiş. Çetinalp, “ABD’den benzerini yapmak için oyuncak araba getirirken, Avrupalı bir firmadan da Kuzey Kalesi fikrini aldım. 1989’a dek piyasaya ortaçağ, uzay ve vahşi batı temalı çok sayıda mini mekanik seti sattık. 1990 başında oyunun fiyatını artırınca, piyasa boykot etti. Ben de ‘Artık yapmayacağım’ dedim. Zaten Çin oyuncakları Türkiye’ye gelmeye başlamıştı. Şimdi internette ‘Biz oynadık, çocuklarımız da oynasın’ diye kampanya var. Geçende biraz ürettim. Ama eski zevki vermedi. Artık yapmayı düşünmüyorum” diyor.


Haber: Serkan Arman – Milliyet gazetesi

Genel Bayilik Başvuru Formu :

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here