LC Waikiki’de ki hızlı yükselişin sırrı ne

Son zamanlarda herkes bu markadan söz ediyor. LC Waikiki. 1.4 milyar dolarlık ciroya ulaştı. 10 yıl önceki cirosunun 100 milyon $ dahi olmadığı düşünülecek olursa bu hızlı yükseliş herkesin dikkatini çekiyor. İşin sırrı ne?


Son zamanlarda iş dünyasında en çok hangi markadan söz ediliyor diye soracak olursanız size hiç düşünmeden ‘LC Waikiki’ derim! Öyle ki yabancı markaların CEO’ları falan gelip büyük konferanslar verince, iş dünyası kıskanmayı bir kenara bırakıp, ‘Durun bir dakika! LC Waikiki’nün önlenemez yükselişi neden konuşulmuyor’ demeye başladı. Hakikaten de öyle. Düşünsenize topu topu 20 yıllık bir süreç hepsi. Üstelik kendi markasıyla mağaza açtığı zamandan itibaren sayarsak, sadece 8 yıl. Ciroyu söylersem o zaman daha da şaşıracaksınız. 15 milyon dolardan 1.4 milyar dolara bu kadar kısa sürede ulaşan bir markadan söz ediyoruz. Alın size bir başka Anadolu sermayesi aslında. Üç ailenin ortaklığıyla kurulmuş. Malatyalı Dizdar ve Küçük Aileleri ve Safranbolulu Kısacık Ailesi. Tabii Fransız LC Waikiki’nin kurucusunun da hala pazarlama şirketinde yüzde 7 gibi bir ortaklığı mevcut. 10 bine yakın çalışanıyla konfeksiyon sektöründe çocuk, kadın ve erkek giyiminde yüzde 10’luk bir pazarın hakimi olan LC Waikiki nasıl oldu da 100 milyon adet satar hale gelen bir fenomene dönüştü.


LC Waikiki markasını Fransızlar’dan aldığınız günlerden başlasak.
Ortaklarımızla 1988’de bir araya geldik. O zamanlar fason ihracat yapıyorduk. Fransız LC Waikiki de en büyük satın almayı bizden yapmaya başlamıştı. Waikiki Fransa’da popüler bir markaydı o zamanlar ama sonra geri gitmeye başladı. 1995’lere geldiğinde çok küçülmüşlerdi. Biz de 1997’de markanın dünyadaki isim haklarını satın aldık, onlar da faaliyetini durdurdu. Fransa’da şu anda sadece tabela şirketimiz var. LC Waikiki’yi satın aldık çünkü öbür türlü Türkiye’de özgür hareket edemiyorduk.


İyi bir üreticiyken perakende de marka sahibi olmayı niye istediniz?
1999’lara geldiğimizde gördük ki üretimle uzun vadede bir yere gidemeyeceğiz. Üretimde çok da iyi para kazanıyor olmamıza rağmen, perakendede markalaşmanın önemini gördük. Kendi markamızı çıkartmak yerine hazır bir marka LS Waikiki ile olan ilişkimiz nedeniyle Türkiye lisansını istedik. Yani üretim odaklılık yerine pazar odaklılığa geçtik.


İlk yıllarda ne gibi güçlükler yaşadınız?
1990 yılında piyasaya girdiğimizde hiçbir kredimiz, tanınırlığımız yoktu. Kataloğumuz bile yoktu. Numune alıp, Anadolu’yu karış karış gezip ürünlerimiz bu, size bayilik vermek istiyoruz diyorduk. Kimse dikkate almıyor, kartını bırak git diyorlar. Yenilik, moda, kalite diyerek ve özellikle çocuk grubundaki boşluğu yakalayarak gittik.

1998’lara kadar bayi ağıyla büyümüşsünüz. Neden birden vazgeçip, kendi mağazalarınızı açmaya başladınız?
1998’lere bayilerle büyüyerek geldik. Ama bunun da uzun vadede bizi hedefe götürmeyeceğini gördük. Ama dönüşümü yapmak o kadar zordu ki. Yanlış bir trende gidiyorduk. İlk başta zarar etmemize rağmen, üretimle pazarlamayı grup olarak ayırdık. Perakende kalite ve fiyatı nerede uygun buluyorsa, özgürce oradan satın alma yapacak.

Nasıl oluyor anlamıyorum. Kendi fabrikanız dururken siz gidip başka fabrikalardan mal mı alıyorsunuz?
Sadece sen değil, sektördeki meslektaşlar da anlamıyor bunu. Ama öyle. Ya üretim odaklı ya pazar odaklı olacaksın. İkisi bir arada gitmiyor. Şu anda kendi fabrikamızdan yaptığımız satın alma yüzde 5. Yüzde 95’ini dışarıdan satın alıyoruz.

İşe yaradı mı?
Biz bunun faydasını 2001 krizinde gördük. Hazırlıksız yakalandık ve grubun en zayıf anıydı. Ama üretim grubu ihracat yaptığı müşterilerinden ciddi para kazanıyordu. Yüksek kapasitede çalışıyordu. Oradan gelen dövizler burayı can suyu olarak destekliyordu. Radikal bir kararla küçüldük. 700 bayiyi 50’ye indirdik ve perakendeci olup, kendi mağazamızı açmaya başladık. O zamanlar 85 milyon dolar ciro yapıyorduk. 15 milyon dolara kadar düşürdük. Organizasyonu yeniden şekillendirdik. Yeni şema yaptık.


Herkesin konuştuğu pazar payınız nedir? Yurtdışına açıldınız mı?
Giyim pazarının yüzde 10’u bizim. Hedefimiz 2010 yılına kadar belli bir ölçeği yakalamaktı. Bütün hataları da kendi evimizde yapmaktı. 2009’un yarısında bunları yapınca dışarıya açılmaya başladık. İlk etapta komşu ülkelere yöneldik. Romanya’da 5, Bulgaristan’da 3, Arnavutluk, Kazakistan ve Kuzey Irak’ta bir mağaza açma yoluna gittik. Avrupa’dan ziyade Doğu’ya kaymanın daha avantajlı olduğunu düşünüyoruz. Bakir pazarlar.


Şirketi nasıl yönetiyorsunuz? Ortaklık kültürünüz iyi midir?
Bir defa iyi niyetli olmak gerekiyor ama o da yetmiyor. Bunu bir Anayasa haline getirmek gerekiyor. Şefik Dizdar pasif ortak, yönetime karışmıyor. Ağabeylik yapıyor bize. Biz ortaklar olarak aynı arabayı kullanmamaya gayret ediyor. Birbirimizin alanına girmiyoruz. Mesela Kısacık Ailesi üretim tarafındadır. Onun ne yaptığını, hangi müşteriyle çalıştığını bilmeyiz. O da burayı bilmez. Kardeşim Mustafa Küçük aktif çalışıyor.


Büyüme trenine 2004’te bindiniz ama bu yıl cironuz çok konuşuluyor
Biz o yıldan sonra her yıl yüzde 40 büyüdük. Bu yıl 1.4 milyar dolar ciroya ulaşıyoruz. Geçen yıl 950 milyon dolardı. Tabii 20 milyonu 40 milyon yapmak kolay. Ama katların büyümesi zor. 2 bin 500 metrekarede mağazayı yeni alışveriş merkezlerinde bulabiliyoruz. Grubu başka bir yere yatırım yaparken göremezsiniz. Başarımızın bir sebebi de bu. Bir sürü moda sektörler oldu. İnşaat, moda, enerji, otelcilik moda oldu ama biz hiç birine dönüp bakmadık.
Kaynak:Sabah

Sponsor

3 YORUMLAR

  1. avukatlık hakkı kazanıpta iş yapmakta zorlananlara iş imkanı sunuyorum
    türkiye capında 60 temsilcisiyle tam techizatlı büroda uzman kadrosuyla faliyet gösteren mevzuat gereği avukat bulundurma zorunluluğu olan hasar takip kuruluşumuza sermaye koyacak karpayı alacak sigorta şirketleriyle sulhen tazminat anlaşması yapacak deneyimsiz avukat aranmaktadır.
    ayrıca diğer dava (manevi tazminat vs.) adliye bazında yürütecektir.
    sermaye olarak yapılanmanın gelişmesinde kullanılmak üzere 50.000-tl nakit katacaktır. bu para karşılığı kendisine kullanmak üzere daire , araba ve özel tam donanımlı büro tahsis edilecek olup kazancın % 50 sine ortak olacaktır. kuruluşumuzda ayrıca sigorta ar. hiz. ldt şti ve tali acenteleride mevcuttur.

  2. Mağazada satılan ürünlerin malları pek kaliteli olmasada,model ve kalıpları güzel olduğundan,fiiyatıda makul olduğundan tercik ediliyor.Tasarımcıları bu işi biliyor.Saçma sapan modeller yok hoş güzel ve tercih edilecek modeller var genelde.Tebrik ediyorum onları.Ben mavi jeansta çalıştığım halde devamlı oradan alışveriş yaparım.

  3. LC WAİKİ debir şeyler halen eksik mağazadan içeri girdiğinizde bana nedense
    tümmağazalarından söz ediyorum yaa tamamda bu mağaza hala beni çekmiyo
    dediğim çok olmuşdur.Görsellik adına dağa yenilikçi bir şeyler yapmalılar mağazalarının değişen ve gelişen topluma göre değiştirmeliler kalitelerindeki yükseliş mağaza görseliğinede yansımalı aksi takdirde pazar malının mağaza
    versiyonundan öte gidemeyecekler artık bazı kitlelerede hitap etmeninde zamanı gelmedimi?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here