Martin Lindstrom Marka oluştururken küçüklere değil, kendinizden büyüklere bakın

Kanadalı pazarlama gurusu Martin Lindstrom’a göre büyüme isteyen markalar artık rakipleriyle değil, iPhone ve Blackberry ile rekabet etmek zorunda.

Türk markalarının yöneticilerine pazarlamanın püf noktalarını anlatan Lindstrom, “Mağazalarınıza iPhone ve Blackberry ile giren müşterinin ilgisi dağılıyor. Yapmanız gereken bu dikkati toplayarak müşteriyi alışverişe yönlendirmek olmalı.” tavsiyesinde bulundu.

Soysal Danışmalık tarafından düzenlenen 10. Perakende Günleri dün başladı. Forumun bu yılki açılış konuğu ‘pazarlama dahisi’ olarak kabul edilen ‘Buy.ology’ kitabının yazarı Martin Lindstrom’du. Yerli ve yabancı pek çok markanın yöneticisine hitap eden Lindstrom, büyümek isteyen firmalara işin püf noktalarını anlattı. Türk markalarının, daha iyilerden ziyade, kendinden daha alt firmaları dikkate aldığını belirten pazarlama gurusu, büyümek isteyen markalara ‘en iyileri’ örnek almaları tavsiyesinde bulundu. Lindstrom, “Artık kimse kimseyi beklemiyor. Beklemek de istemiyor. Sizin rakipleriniz artık perakendeciler değil, teknoloji devlerinin ürünleri iPhone ve Blackberry. Mağazalarınıza bu ürünlerle giren müşterinin ilgisi dağılıyor. Alışveriş yapmasını engelliyor. Yapmanız gereken bu dikkati toplayarak müşteriyi alışverişe yönlendirmek olmalıdır.” dedi.

Türk şirketlerinin ürünlerden ziyade markalara yatırım yapması gerektiğinin altını çizen Martin Lindstrom, patronlara bazı tavsiyelerde de bulundu. Yeni nesil gençlerin sabrı olmadığını ifade eden Kanadalı pazarlama gurusu, işadamlarına, “Herkese her mesajı vermeye çalışmayın. Daha fazla duyu organlarına hitap edin.” önerisini yaptı. Türkiye’de perakendecilere “Hep aynı şeyleri tekrarlıyorsunuz.” eleştirisinde bulunan Kanadalı pazarlama uzmanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Müşteri mağazaya geldiği zaman farklı şeyleri görmek istiyor. Sizler bir ürünleri, bir de etiketleri değiştiriyorsunuz. Tüketiciler mağazalarınıza sadece ürün almak için gitmiyor. Oraya aynı zamanda eğlenmek için de geliyorlar. O zaman farklı temalar belirleyin. Ve alışverişi eğlenceli hale getirin. Yoksa alışverişler internet üzerinden yapılır.” Nöro pazarlamanın artık alışverişte önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Martin Lindstrom’a göre halen alışverişlerin yüzde 85’i bilinçsiz yapılıyor. Perakende sektörünün yönünü duyguların yönlendirdiğine dikkat çeken pazarlama dâhisi, yeni dönemde markaların hislere hitap etmesi gerektiğini ifade etti.

kartların yerini cep telefonu alacak

Finansbank Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Elçin Yanık ise, perakende sektörü ile kartlı ödeme sistemlerinin farklı iki alan gibi görüldüğünü ancak benzer birçok ortak noktaları olduğunu dile getirdi. Kartlı ödeme sistemlerinin perakende sektörünün beklentilerini karşılamaları konusunda yardımcı bir rol üstlendiğini kaydeden Yanık, yeni dönemde alışverişte teknolojinin ön plana çıkacağını anlattı. Önümüzdeki dönemde cep telefonlarının plastik kartların yerini alacağını öne süren Yanık, “Cep telefonlarını kart gibi kullanacağımız bir döneme gireceğiz. Online alışverişte ciddi bir artış bekliyoruz. e-ticaret 7 milyar TL’ye ulaştı. Bunun daha da artması için internet güvenliğinin üst seviyeye çıkarılması gerekir.” açıklamasını yaptı.

Raflarımızda bayat değil, taze ekmek satıyoruz

Perakende Günleri’nde bir sunum yapan Damat, D’S ve Tween markalarının sahibi Orka Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ise 2001 yılında yaşanan ekonomik krizin ardından perakende sektörünün kendini yenilemeye başladığını ifade ederek, “Artık raflarımızda soğuk ve bayat ekmek satmıyoruz. Yeni dönemde raflarda sıcak ekmek, hatta cevizli ekmek satıyoruz. Sektör artık çok değişti. Türk markaları dünyada çok tanınır hale geldi. Bunda son dönemde hızlanan alışveriş merkezi yatırımlarının da çok büyük payı var.” diye konuştu. Kriz döneminde Türkiye’ye giriş yapan yabancı markaları korku ve ilgiyle izlediklerini itiraf eden Orakçıoğlu, ancak daha sonra Türk markalarının daha güzelini yapmak için bir özgüven bulduğunu anlattı. Orakçıoğlu, önümüzdeki on yıl içerisinde dünyanın, Türk markalarının başarı öykülerini dinlemeye başlayacağını iddia ederek, “Çünkü diğer markaların enerjileri düşüyor. Heyecanları azalıyor.” dedi.

Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) ise 491 milyon TL yatırımla Türkiye’nin ‘en büyük’ karma kullanım projelerinden Mall of İstanbul’u hayata geçirecek. Proje, Perakende Günleri sırasında düzenlenen bir basın toplantısı ile tanıtıldı. Toplantıda konuşan Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, İMKB’de işlem görmeye hazırlanan şirketlerinin yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini söyledi. Torun, ‘Mall of İstanbul’un, alışveriş merkezi, konut, otel ve ofis bloklarından oluşan konsepti ile Türkiye’nin ‘ilk’ uluslararası standartlarda dağılım oranlarına sahip karma projesi olacağını kaydetti.
ZAMAN

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here