McDonald’s Rusya’yı sevdi

Sovyetler Birliği’nin sosyalizmden serbest piyasa ekonomisine geçişinin adeta simgesi haline gelen McDonald’s, 20. yılında beklentilerinin üzerinde başarı sağladığı Rusya’da 45 yeni şube daha açmayı planlıyor.

McDonald’s’ın Başkan Yardımcısı Jim Skinner, McDonald’s’ın Rusya’da faaliyetlerinin 20. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Rusya bölümümüz o kadar iyi iş yapıyor ki, Rusya’yı 2010 yılında yeniden yatırım yapılacak ülkelerin en başına koyduk” diye konuştu.

Restoranlar zincirinin 2009 yılında Rusya’da “müthiş” performans sağladığını ve bu yüzden bu yıl içinde Rusya’ya en az 135 milyon dolarlık yatırım planladıklarını ifade eden Skinner, “McDonald’s’ın yeni bir şubesini açmanın 3 milyon dolara mal olacağı varsayımından hareketle, bu rakamı 45 ile çarptığınızda bu yıl bu ülkeye ne kadar para harcayacağımız konusunda bir fikir sahibi olabilirsiniz” diye konuştu.

McDonald’s restoranları geçen yıl küresel krize rağmen 2008 yılında 4,3 milyar dolarlık karını geçen yıl 4.5 milyar dolara yükseltmişti.

Şirketin Rusya ve Doğu Avrupa Bölümü Başkanı Hamzat Hazbulatov da yaptığı açıklamada, Rusya’da geçen yıl yaptıkları cironun 800 milyon dolardan fazla olduğunu belirterek, “Rusya fast-food alanında Avrupa’nın en hızlı büyüyen piyasalarından biri ve bizim en işlek 3 restoranımız da burada” ifadesini kullandı.
Sovyetler Birliği’nin çökmesinden 2 yıl önce başkent Moskova’da 31 Ocak 1991’de ilk restoranı Puşkin Meydanı’nda açan McDonald’s’ın önünde kilometrelerce uzunluğunda kuyruk oluşmuş ve yine bu mağazanın önündeki uzun kuyruklar yıllar boyu devam etmişti.

Hazbulatov, kariyerine önce Puşkin Meydanı’ndaki McDonald’s’ta başladığını ve ilk restoranının ilk 10 yılında her gün binlerce insanın kilometrelerce kuyrukta beklemesini unutamadığını belirterek, “Buradaki kuyruk yıllarca, hem gece hem gündüz sürekli oldu” diye konuştu.

Dünya genelinde McDonald’s’ın en büyük rakibi olan olan Burger King’in Moskova’daki ilk mağazasını bu ay açtığının hatırlatılması üzerine de Hazbulatov, “Rekabet, bizim performansımızı daha da artırmamızı sağlayacak. Bazen kendimi yarış pistinde koşar gibi hissediyorum. Tek başınıza koşmanız son derece kolay ama arkanızdan koşan başkaları bulunduğunda bu durum liderliğinizi korumada son derece teşvik edici. Piyasada başka oyuncuların varlığı bizi hiç korkutmuyor” diye konuştu.

Rusya ve Kanada’daki McDonald’s’ın kurucularından George Cohon da daha önce yaptığı açıklamada, McDonald’s’ın Rusya’ya girmesine izin vermesi için Sovyet bürokratları ikna etmelerinin 14 yılı aldığını belirterek, “Öncelikle yapmamız gereken McDonald’s’ın ne olduğunu açıklamaktı ve bunu yaparken bir çok seviyede umutsuz şekilde ayrıldık. Bazıları bize bu anlaşmayı hiç bir zaman yapamayacağımızı söyledi. 14 yıl sürmesine rağmen bunu başardık” ifadesini kullanmıştı.

McDonald’s bugün Rusya genelinde faaliyet gösteren 245 restoranında günde ortalama 950 bin kişiye hizmet verirken, tüm restoranlarda 25 bin kişiyi istihdam ettiriyor.

Rus Uralsib şirketi ekonomistlerinden Vladimir Tihomirov da İngilizce yayımlanan “The Moscow Times” gazetesine yaptığı açıklamada, McDonald’s’ın Sovyetler Birliği piyasasına girişinin yatırımcılara Rusya’daki durumun kötü olmadığı sinyalini gönderdiğini belirterek, “Pepsi Sovyet piyasasına çok daha önce girmesine rağmen haya McDonald’s’ın 1990 yılında ilk restoranını açması bu konuda dönüm noktası olarak kabul edilir. Son 10 yılda rublenin güçlenmesi ve oluşan iyi ekonomik koşullar herkesin McDonald’s’a gitmesini kolaylaştırdığı gibi McDonald’s’ın tüketicilerin gözünde kendilerine batı ekonomisine bağlayan geçiş markası olarak algılanıyor” dedi.

Sovyetler Birliği ve ABD arasındaki ikili anlaşma uyarınca Pepsi’nin Sovyetler coğrafyasına meşrubat ihraç etmesine ilk yeşil ışık 1972 yılında yakılırken, Sovyetler Birliği de buna karşılık ABD’ye “Stoliçnaya” votkalarını ihraç etmeye başlamıştı.

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here