Mühendis Zekâsı

Mühendis mantığı diye bir şey olduğu kabul edilir ve bazen mühendisler yaklaşımlarından ötürü eleştirilirler; bazen de övülürler. Eğer eleştiriliyorsa, “İşte mühendis kafası” denir; övülüyorlarsa “İşte mühendis zekası” denir. İşi zeka kısmından ele alarak bir iki mühendis fıkrası paylaşacağım, hepimize biraz bulaşsın diye”¦


Bir öğretmen, bir doktor ve bir mühendis golf sahasının kenarında, sahanın boşalmasını beklemektedirler. Mühendis:” Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakika önce bitirip sahadan çıkmaları gerekirdi.” Doktor: “Bilmiyorum, ama yaptıkları büyük bir terbiyesizlik.” Öğretmen: ” Üstelik çok isabetsiz oynuyorlar. Vurdukları hiçbir top deliğe girmiyor. İşte görevli geliyor, onunla konuşalım.” Görevli: “Kusura bakmayın. Sahadakiler, kör itfaiyeciler. Kulübümüzde geçen sene çıkan yangındaki dumandan gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin veriyoruz. Öğretmen: “Ne kadar üzücü, eğer çocukları varsa onlara ücretsiz ders verebilirim.” Doktor: “Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım.” Mühendis: “Bu adamlar gündüz değil de, neden geceleri oynamıyorlar?”


Basit bir bakış açısı değişikliği sonuçları olduğu gibi değiştirebiliyor.


***


Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kırmızı top verip bunun hacmini nasıl bulacaklarını sormuşlar. Matematikçi, bir mezura ile etrafını ölçüp, çevre uzunluğundan hareket ederek formülle yarıçapını hesapladıktan sonra diğer bir formülle yarıçapından hacmini bulacağını söylemiş. Fizikçi ise topu suya batırıp yer değiştiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabileceğini söylemiş. Top son olarak mühendisin eline verilmiş, mühendis topu şöyle biraz çevirip bakmış ve sonra:”Bana kırmızı toplar katalogunu bulun” demiş.


Bazen sorunların çözümü yazılı olarak bir yerlerde duruyor olabilir. Bilgiye erişip bakmak öncelikli olabilir.


***


Bir mühendis, bir fizikçi ve bir matematikçi bir oteldedir. Önce fizikçi uyanır, yangını görür ve yangın hortumunu bulur ve başlar hesap yapmaya. Su basıncı, alevin şiddeti, aradaki mesafe falan derken hesaplara göre minimum miktarda suyu ve minimum enerjiyi hesaplar ve yatağına döner. Daha sonra matematikçi kalkar kokunun etkisiyle hole koşar. Bir de bakar ki yangın var. Derken çözüm aramaya koyulur. Yangın söndürme hortumunu bulur ve – çözümü buldum diye bağırarak yatağına geri döner. Derken mühendis burnuna gelen duman kokusuyla uyanır, hole çıkar, bir de bakar ki bir yangın var. Eline geçirdiği bir kovaya su doldurarak yangını söndürmeye çalışır.


Sorunları teori de çözmenin ötesinde uygulama yapmak gerekiyor.


***


Adamın biri bir gün yolda giderken bir kurbağa görür ve kurbağa dile gelir.
– Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim”
Adam kurbağayı eline alır ve cebine koyar. Kurbağa tekrar dile gelir
– Eğer beni öpersen çok güzel bir prenses olacağım ve seninle evlenmeye hazırım.
Adam kurbağayı cebinden çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek yeniden cebine koyar.
Kurbağa yalvarmaya başlar
– Eğer beni öper ve güzel bir prenses haline çevirirsen. Seninle evlenirim.


Adam tekrar kurbağayı çıkarır, şöyle bir bakar ve gülümseyerek cebine koyar
Sonunda kurbağa dayanamaz:
– Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen seninle evleneceğimi söyledim. Neden beni öpmüyorsun?
Sonunda adam konuşur
– Bak, ben bir mühendisim. Kızlarla uğraşacak vaktim yok, fakat konuşan bir kurbağa çok ilginç geliyor.


Gerçekten de evleniyoruz; çocuk yapıyoruz; dünya işlerine karışıyoruz. Bu dünyadaki birçok ilginç şeyi de bu sırada ıskalıyoruz. Dünya tarihi, aşkların, evliliklerin ya da yapılan çocukların tarihi değil, bir şey bulan ve bir şey yapan insanların tarihi. Dünyadaki ilginç şeyleri ıskalamamanız dileğiyle.
Melih Arat

Sponsor

3 YORUMLAR

  1. bi fikrada ben ekleyeyim .
    bi isyerindeki cayci mudure gidip maasindan dolayi dikayet etmek istemis. ornek olarak da muhendisi gostermis. mudure cikmis ve -ben sabah erkenden geliyorum en son isden cikiyorum herkesden cok kosturuyorum ama yan odadaki muhendis bey benden daha cok para aliyo o istedigi zaman gelip istedigi zaman cikiyo , bu haksizlik degil mi . bun ubana aciklar misiniz lutfen demis.
    mudur cayciya bakmis ve tamam demis ellerini masaya koy bakiyim demis, ve cayci ellerini masaya koymuyus. sonra tamam demis mudur ve muhendisi cagirmis odaya , muhendis gelmis ve mudur demiski muhendise -ellerinizi masya koyarmisiniz lutfen demis.
    muhendis de
    – Neden ?
    demis…..
    bi muhendis sadece numaralarla degil sebeblerle de calisir.bi problemi cozmesi en kolay olan kisi bi muhendisdir

  2. ööff amaan aaaaaa…. ne alaka yaa, -ki af buyurun ama çok gereksiz mühendis tanıdım ben. mühendis kardeşimizin, körün gece de görememesi düşüncesini algılamış olması beni ayrıca güldürdü:) yaw belki gereksiz bi tepki bende ki.. eski erkek arkadaşlarımın birisinin elektirik, diğeriniin de kimya mühendisi olması ayrıca bi antipati olabilir bende:)

  3. Merhaba;
    Belki buna mühendis zekası demektense sayısal zeka desek daha hoş olur gibi geliyor.Kimimizin duygusal zekası,kimimizin sayısal,kimimizin sözel zekası daha ağır basıyor.Sadece sayısal zekası olan yada sözel zekası olan insanlar etrafımızda olsa iş bölümü diye birşey olmazdı sanırım:) 3 zeka çeşidine de ihtiyacımız olduğu kesin,herkesin kendi hedefleri doğrultusunda en iyisi olmak ve ilginç şeyleri ıskalaması mümkün. Yeter ki ait olduğumuz dünyaya iyi bişeyler bırakmak isteyelim.
    Saygı ve Sevgiyle..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here