Ne kadar şükrediyoruz?





İmam-ı Azam ilmi faaliyetleri yanında ticaretle de meşgul olurdu. Bu sebeple de kendisi Bağdat’ın zenginlerindendi. Onun ticari işleri hiçbir zaman ilim öğrenmesine ve öğretmesine engel olmamıştı. Bir gün ders verdiği sırada bir adam mescidin kapısından seslendi:
-Ya İmam! Ticaret mallarınızın yüklü olduğu gemi batmış… İmam bir müddet tefekkürden sonra:
-Elhamdülillah, dedi. Bir müddet sonra aynı adam yeniden gelip haber verdi:
-Ya İmam! Biraz önce yanlış haber vermişim. Mallarınızın olduğu gemi batmamış, dedi. İmam bu yeni habere de biraz tefekkürden sonra:
-Elhamdülillah, diyerek karşılık verdi.
Ders okuyan talebeler her iki habere de “Elhamdülillah” diye karşılık verilmesinden hayrete düştüler ve bunun sebebini sordular. İmam-ı Azam şöyle açıkladı:
-Ticaret mallarımın olduğu geminin battığı haberi gelince iç alemimi, kalbimi şöyle bir yokladım, dünya malının yok olmasından ve elden çıkmasından dolayı en küçük bir üzüntü yoktu. Bu sebeple Allah’a hamdettim. Geminin batmadığı haberi gelince yine kalbimi yokladım ve dünya malına kavuşmaktan dolayı kalbimde bir sevinç hissetmedim. Gönlümde dünya muhabbeti olmadığı için de tekrar Rabbıma hamdettim.”

Genel Bayilik Başvuru Formu :

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here