Pazarlamanın top 10’u

Ünlü beyin avcılarına, en beğendikleri pazarlama yöneticilerinin kim olduğunu sorduk. İşte Türkiye’nin en başarılı 10 pazarlama yöneticisi ve kariyer hikayeleri”¦
Her zaman şirketlerin en dikkat çeken, en çok gıpta edilen, en özenilen ve hatta en kıskanılan elemanları oldu pazarlamacılar. Yaptıkları işin renkli taraflarıyla her zaman ilgi ve merak konusuydular ne de olsa. İşin içinde bolca reklam, çokça organizasyon, en şöhretli isimler, yaratıcılık, partiler, kampanyalar, gani gani harcanan paralar vardı.

Hele son 15 yılda öylesine parladılar ki bugün hangi üniversiteye giderseniz gidin şöyle ufak çaplı bir saha araştırması yaptığınızda göreceksiniz ki öğrencilerin önemli bir kısmının hayalindeki iş, onlarınki. İşte bu yüzden de “geleceği en parlak meslekleri” arasında hep ilk üç sırada geçiyor isimleri.

İşin renkli ve cazip tarafının ardında –elbette- bir de ‘madalyonun öbür yüzü’ var. Cazibesinin ve zor pazar şartlarının bir sonucu olarak rekabetin, en sert yaşandığı alanlardan biri pazarlama. Bu alanda öne çıkmak için -deyim yerindeyse- deveyi iğne deliğinden geçirmek gerekiyor. Ayrıca o caf caflı organizasyonların, bol şöhretli reklamların, eğlencesi hiç bitmeyecekmiş gibi duran kampanyaların arkasında pazar payı, yatırımın geri dönüşü hesapları, rekabet, ciro, kar, büyüme, sürdürülebilirlik kaygıları var. İşte bu yazının kahramanları tüm bunların üstesinden gelmeyi becermiş yöneticiler.

Araştırmamızı yapmadan önce Türkiye’nin ünlü beyin avcılarından bir danışma kurulu oluşturduk. Onlardan –nedenleriyle birlikte- “en beğendikleri pazarlama yöneticilerini” seçmelerini istedik. Sonuçta ortaya bir oylama sistemi çıktı. Listedeki isimlerin büyük bölümü, birbirine çok yakın (hatta bir kısmı aynı sayıda) oy aldı. Ancak aralarından biri, net biçimde önüne çıktı: Turkcell Pazarlama Direktörü Lale Saral Develioğlu. Listemizdeki diğer isimler harf sırasına göre listelendi. Zira Develioğlu dışındakilerin oy oranları hem birbirine çok yakın hem de zaten bol rekabetli bir alana bir çivi de biz çakmayalım istedik. İşte Türkiye’nin en gözde ve en başarılı pazarlama yöneticileri”¦

Yeni Rakı’yı gençlere sevdirdi
Çiçekten Becel – Mey İçki Pazarlama Direktörü

Listemizin çok oy alan isimlerden biri de Çiçekten Becel. Kariyerine Unilever’de başlayan Becel’in 10 yıl boyunca çalıştığı Coca Cola’ya girmesi Muhtar Kent sayesinde olmuş. 1997 sonunda girdiği Coca Cola’da marka müdür yardımcılığından direktörlüğe kadar yükselmiş. Coca Cola yıllarından tanıdığı Galip Yorgancıoğlu’nun şirketi Mey İçki’ye transfer olması bir teklif sonrası olmuş. 2008 yılında Mey’e katılan Becel hem pazarlama ekibini hem de pazardaki yaklaşımları değiştirmiş ilk iş olarak. Bu süreci de şöyle anlatıyor: “Satış ve pazarlama birbirinden kopuk çalışıyordu. Önce ekibi güçlendirdik, iş yapma biçimlerini değiştirdik. Çok fazla iletişime odaklıydılar. Tamamen reklam üstüne çalışan bir ekipten, bütün maliyetleri satır satır bilen, verimlilik için fikir geliştiren, sahada da en iyi şekilde uygulayan bir ekip çıkarmaya çalıştım.”
Becel şu anda, 25 kişilik bir ekibe liderlik ediyor. Ekip istediği özelliklere kavuşunca da ürünlerin pazardaki durumuna el atmış hemen. Özelleştirmenin ardından pazarda oluşan aşırı rekabet, özellikle rakıda yapılacaklar listesini kabartmış. Mey İçki içinde cironun yüzde 80’ini oluşturuyor Yeni Rakı markası. Pazar payı da yüzde 70. “Güzel işler yapılmış ama ara verilmiş. O arayı da hemen rakipler doldurmaya başlamıştı. Yeni Rakı köhne, demode bir marka olarak algılanıyor ve 20-30 yaş arası tüketici grubunca pek tercih edilmiyordu” diyen Becel hemen yeni kampanyalar başlatmış. İletişimi gençlere göre kurmuşlar, paket fiyat uygulamaları, satış kanallarının potansiyeline göre ambalaj-fiyat kampanyalarıyla ciddi bir ivme kazandırılmış rakı kategorisine. Sonuçta krizde bir düşüş beklemelerine rağmen Yeni Rakı satışları yüzde 2 oranında artmış. Benzer bir oran Tekirdağ için de gerçekleşmiş. “Ben Mey’e başladığımda ağzıma rakı sürmemiştim, tadını dahi bilmiyordum. Ama şimdi çok severek içiyorum. Mest’le giriş yaptım ama şu anda favorim Tekirda𔝠diyor Becel.

Gençturkcell ve İştecell’i pazara sundu
Lale Saral Develioğlu-Turkcell Pazarlama Direktörü

Boğaziçi Üniversitesi’nde endüstri mühendisliği eğitimi alan Lale Saral Develioğlu, Amerika’da yönetim mühendisliği mastırı yaptıktan sonra Unilever’de kariyerine başlamış. 12 yıl boyunca bu şirkette çalışan Develioğlu Turkcell’e transfer edildiğinde pazarlama müdürü unvanı taşıyormuş. 2003 sonunda Turkcell’e gelen Develioğlu, Telsim’in Vodafone tarafından satın alındığı bir dönemde yoğun rekabetin içinde bulmuş kendini: “Turkcell çok başarılı bir şirketti ama merkezinde teknoloji vardı. Pazarlama ve müşteriyi işin içine çok katamamışlardı. Ben daha pazarlama merkezli bir kökenden geldiğim için getirilmiş olabilirim.” Bölüm başkanı olarak getirilen Develioğlu, bir buçuk yılın sonunda genel müdür yardımcılığına yükseltilmiş. Kendini iş ve sonuç odaklı, ekiple çalışmayı seven bir yönetici olarak anlatan Develioğlu, ilk iş olarak Turkcell markasını öne çıkarmaya odaklanmış. Markanın iki önemli müşteri grubundan gençlere, farklı biçimde yaklaşma kararı alınmış öncelikle. 2005 yılında pazara sundukları GençTurkcell, geçen yıl Avrupa’da en iyi uygulama ödülü aldı. Gençlere birtakım fırsatlar sunarak bu kitledeki pazar payı artırılmış. İkinci grup olan kurumsal müşteriler için de İştecell markasını çıkarmış ortaya pazarlama ekibi. Bu süreçte yaptıklarını şöyle anlatıyor Becel: “Şirketin bütün güçlü yönlerini listeledik. ‘Çalışanlar bunları bilmeli’ dedik. Turkcell sadece konuşurken değil, hayatın diğer alanlarında da kazandırmalı diye düşündük. Birtakım mağazalarda sadece Turkcellli olduğunuz için avantajlar yakalıyorsunuz.”
Bütün bu kampanyaların büyük katkısı olduğunu belirten Develioğlu, geçen yıl Gençturkcell’le 2 milyon kişiye 50 milyon dolarlık fayda sağladıklarını söylüyor. Bu yıl da 20 marka ve 2 bin noktada, 6 milyon müşteriye 120 milyon dolarlık avantaj kazandırıldığını anlatıyor. Develioğlu, “Amacımız mesafeli bir markadan müşterisine yakın, sıcak bir marka haline gelmek” diyor. Kalabalık bir pazarlama ekibini yöneten Develioğlu, şimdi de 3G projesinin sorumluluğunu üstlenmiş durumda.

“Magnum aklını başından alır”
Şükrü Dinçer/ Algida Pazarlama Müdürü

Akıllardan çıkmayan kısacık sloganların arkasında genelde zahmetli bir ekip çalışması ve güçlü bir lider durur. Şükrü Dinçer de “Magnum aklını başından alır”ın arkasındaki takıma liderlik eden isim. Alman Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde makine mühendisliği eğitimi görürken basketbol, rock ve caz müziğe ilgi duymuş. Koç Üniversitesi’nde pazarlama ve finans mastırı yaparken de MBA Club’ın başkanlığını yürüten Dinçer’in ilk işi olan Unilever’le tanışması da bu sayede olmuş. 1997 yılında Algida’da işe başlamış. Cornetto, Max gibi markalardan sorumlu marka müdürlüğüne yükselmesi çok uzun sürmemiş. “Pazarlamada hem IQ hem de EQ gerekli” diyen Dinçer, o sıralarda Algida’nın Türkiye dondurma pazarında üçüncü sırada olduğunu belirtiyor. Magnum için kampanyalar başlatan pazarlama ekibi, “Magnum aklını başından alır” projesiyle tüm Algida satılan ülkelerde dikkat çeken bir başarı yakalamış. Bu başarı bugün pazar liderliğini getiren etkenlerin başında geliyor.
Çalışmaları dikkat çekince Dinçer’i, Hollanda’daki merkeze göndermişler. Burada Cartedor markasının lansmanını yapacak ekibe liderlik ettiğini belirten genç yönetici o dönemi şöyle anlatıyor: “Birçok ülke sorumluluğum altındaydı. Çeşitli ülkelerde 11 yerel markayı Cartedor’la birleştirdik. Görevimiz, bu markayı Avrupa’da tatlı markası olarak yerleştirmekti. Ve Cartedor’un tatlı markası olarak Avrupa’daki bilinirliği neredeyse sıfırdı.” Rakamlar şu anda Cartedor’u Avrupa tatlı pazarının ikinci markası olarak gösteriyor. Yüzde 80 oranında bir büyüme gerçekleştirdiklerini anlatıyor Dinçer. Bu görevin ardından yine Afrika kıtasının sorumluluğunu yine Hollanda’dan üstlenmiş. Aynı işi bu kez bu ülkelerde yapmakla geçen bir buçuk yılın ardından Türkiye ofisi geri çağırmış Dinçer’i. 2006 yılında Ramazan ayı öncesinde Türkiye’ye gelen Dinçer, benzer bir çalışmayla dondurmanın Türk tatlılarıyla birleşmesine liderlik yapmış. Güllaç, ekmek kadayıfı, kabak tatlısı gibi geleneksel tatları, Cartedor’la dondurmanın içine kattıklarını ve Fransa’da en iyi lokal uygulama ödülünü aldıklarını anlatıyor Dinçer.

Vietnam’da yağ istasyonları kurdu
Pınar Mavituna/Shell Türkiye Pazarlama Müdürü

Pazarlama dünyasında kadınların üstünlüğünü, erkek egemen akaryakıt sektöründe bile sarsmayan bir isim Pınar Mavituna. Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat bölümünü bitirir bitirmez kariyerine Shell’de başlamış. 1995 yılında Shell Türkiye’de yeni açılan kredi kontrol bölümü için işe alınmış ancak çok kısa süre sonra deniz yağları, ardından da otomotiv yağlarının pazarlama görevlerini üstlenmiş. 2000 yılına kadar otomotiv yağları pazarlama müdürlüğünü yürüten Mavituna, Shell’de yeni açılan “global fırsatlar programı”na başvurup Türkiye’den kabul edilen tek isim. Program kapsamındaki ilk görevi, Uzakdoğu’da Shell’in e-ticaret projesini hayata geçirmek olmuş. Mavituna o dönemi şöyle anlatıyor: “ Bu kanalda kendi bayi ve iş ortaklarımızla yeni bir çalışma platformu yarattık. İhalelere online katılım sağladık. Daha sonra motosiklet yağlarının pazarlamasıyla görevlendirildim. Birçok
Uzakdoğu ülkesinde, son olarak da Vietnam’da motosiklet yağları istasyonları açtım.”

Mavituna’nın Shell Global’de bir sonraki durağı, pazarlama yöneticilerine danışmanlık yapan strateji departmanı olmuş. 2003 yılında başladığı bu görevde Amerika, Güney Afrika, Londra, Avustralya gibi pazarlarda 15’e yakın projenin danışmanlığını yapıp tamamlanmasını sağlamış. 2006 yılında Türkiye’de Shell & Turcas birleşmesi sonucu yeni bir pazarlama birimi ihtiyacı doğunca da akla ilk gelen isim yine o olmuş. Birleşme sürecinde marka değişim projesini yöneten Mavituna, istasyon renklerinden, bayi eğitimlerine kadar çok geniş yelpazede çalıştıklarını ve altı ayda bin 200 istasyonu yenilediklerini anlatıyor. Birleşmelerde yaşanan pazar kaybı korkusuna karşın o yıl Shell & Turkas pazardaki payını, yüzde 20’lerden 25’lere çıkarmayı başarmış. “Müşteriye sunulan ürünleri değiştirdik. Ciromuz yüzde 40 arttı. Yaptığımız sadakat programıyla, geldiğim dönemde 400 bin olan aktif müşteri sayısını, 2 milyona taşıdık” diyor Mavituna. Son dönemde Mavituna’nın gündeminde yakıt ekonomisi var. Proje kapsamında P-Power gibi performans ürünlerinin lansmanı yapılmış. Hedef, aynı litreyle daha çok kilometre yaptıran ürünler geliştirmek. Bu alanda yeni bir ürünü de geçtiğimiz haftalarda pazara sunan Mavituna, Next Jeneration adı verilen ürünün dünya lansmanının ilk kez Türkiye’de yapıldığına dikkat çekiyor. Mavituna’nın hedefi, müşteri sadakati oranını yüzde 70’lere ulaştırmak. Ayrıca 5 milyon aktif müşteriyi kazanmak da planları arasında. Şu sıralarda ikizlerini büyütmeye odaklanan Mavituna, bir yandan da performans yakıtlarında yeni değişiklikler yapmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Uzun yıllardır golf oynadığını söyleyen pazarlama yöneticisinin bir başka hedefi de bu konuda: Bir turnuvada kupa almak!

“Kirlenmek güzeldir” dedi, pazar büyüdü
Zeynep Yalım Uzun/Unilever Ev ve Kişisel Bakım Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı

Robert Kolej’i takiben Amerika’da aldığı ekonomi ve psikoloji eğitimlerinin ardından 1997’de Koç Holding’e yönetici adayı olarak giren Zeynep Yalım Uzun, burada iki yıl çalıştıktan sonra Unilever’deki kariyerine adım atmış. O dönemde Komili Yağ’ı alan şirketin pazarlama bölümünde çalışma fırsatı bulan Uzun, bu deneyiminin kariyerine büyük katkı sağladığını söylüyor. Kısa süre sonra Orta ve Doğu Avrupa’da Rama markasından sorumlu olarak 22 ülkeyi yöneten bir pazarlama yöneticisi haline gelmiş. Ancak Unilever’in Knorr’u satın almasıyla yeniden Türkiye’ye çağrılmış. “Böyle başlangıçları seviyorum” diyen Uzun, Knorr markasını Unilever’le bütünleştirme görevini de tamamladıktan sonra çamaşır deterjanı kategorisiyle gıdadan ev bakım ürünleri bölümüne geçiş yaptığını söylüyor. Bu sırada Omo’nun hala akıllarda kalan “Kirlenmek güzeldir” kampanyasını oluşturup uygulayan ekibi yönetmiş. “Bu kampanya Omo’yu net olarak pazar lideri yaptı. Ciro yüzde 50 büyüdü. Benim pazarlama tarzım sadece rakamları büyütmek değil, kampanyalarımın sorumluluk tarafı da vardır. Biraz topluma faydası olsun istiyorum. Bu kampanya, çocukların eğitimine katkıda bulundu diye düşünüyorum” diyor.
Omo başarısını, Afrika – Ortadoğu Bölgesi’nden sorumlu ve bu sefer beş markanın içinde bulunduğu pazarlama yöneticiliği izlemiş. Birçok ülkede Unilever markalarını büyüttükten sonra da 2007 yılında yeniden Türkiye’ye bugünkü göreviyle çağrılmış. Unilever ev bakım ürünlerinin Türkiye’de pazar payı yüzde 15. Bütün pazarlarda lider konumda olduklarını belirten Uzun, şu anda daha çok kozmetik tarafına odaklandıklarını anlatıyor.

HP’nin iş bitiricisi
Müge Taşer/HP MEMA (Ortadoğu, Akdeniz ve Afrika) Bölgesi Teknoloji Çözümleri Pazarlama Direktörü

HP’de son 14 yıldır şöyle bir söz var: “Müge aldıysa o iş biter”. Kendini bu cümleyle ve “motive olmak için dış etkenlere gerek duymayan biri” olarak tanımlayan Taşer, 1995 yılında girdiği HP’de planlı çalışmaları sayesinde hep iki yıl arayla terfi etmiş. “Buraya girmek dışında ben hiç talep eden olmadım. Hep pozisyonlar bana teklif edildi” diyor. Hal bu olunca biz de bu başarının sırrını sormadan edemiyoruz: “Çok mu çalışkansınız, çok hızlı ya da hep doğru karar alan biri misiniz?” Yanıtı şu oluyor: “Aslında hepsi birden. Yöneticilerinizin dediklerini iyi anlamak, doğru yerde doğru işi yapmaktı benim yaptığım. Benimle ilgili burada şunu söylerler: ‘İşi Müge’ye verin, o yapar’”
Boğaziçi Üniversitesi’nde pazarlama programına katıldıktan sonra HP Türkiye’de yeni kurulan hizmet pazarlama grubuna ‘uzman’ olarak katılan Taşer’in buradaki görevi, HP’nin kurumsal pazardaki bilinirliğini artırmakmış. Bunun için HP’yle çalışan kurumların başarı hikayelerini anlatmakla işe başlamış. Buradaki başarısı, 2002’de Compact birleşmesinden sonra onu Servis Pazarlama Müdürlüğü’ne taşımış. Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Kurumsal Sunucu ve Veri Depolama Grubu Pazarlama Müdürü olmuş. Bu dönemi şöyle anlatıyor Taşer: “Bu da daha önce olmayan bir unvandı. 3 milyon dolarlık bir pazarlama bütçesini yöneterek ülkelerde yeni ekipler oluşturmam gerekiyordu. Bu sırada blade sunucuları bu pazarlara sürdük. Çok ciddi kampanyalar yaptık. Bu pazarlarda şu andaki pazar payımız yüzde 57. Burada yaptığımız ilklerden biri de, dijital pazarlamayı uygulamak oldu. Rusya’da öyle başarılı olduk ki bizden önce altı ayda bir milyon dolarlık ciro yapılırken, kısa sürede aylık ciromuz bir milyon dolar oldu. Pazarlamanın bir kuralı vardır, yatırdığın her bir dolar için 20 dolar getirmen gerekir. Biz kampanyalarımızla bire 50 getirmeyi başardık.”
Bu pazarlardaki büyümenin ardından HP, Taşer’i MEMA Bölgesinde kurumsal pazarlamadan sorumlu direktörlüğü getirmiş. Bu sırada global HP içerisinde “yüksek potansiyelli yönetici” listesine girmiş Taşer. Ve onun yönetiminde MEMA bölgesindeki ciro yüzde 17 büyüme kaydetmiş.

Eti’yi kategorize etti
Şule Atabey Şamlı – ETİ Pazarlama Grup Başkanı

Şule Atabey Şamlı, Galatasaray Lisesi ardından da Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdikten sonra iş hayatına Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri’nde başlamış. Pazarlamasından sorumlu olduğu ilk ürünler, Dentafresh ve Selin kolonyası olmuş. Daha sonra İpana, (bir dönem P&G iş ortaklığından dolayı) Alo, Orkid gibi markaların müdürlüğünü yürütmüş. 1998 – 2000 yılları arasında Sabancı Holding’den gelen bir teklifle Danone ve Kraft ortaklığının pazarlama direktörlüğünü üstlenmiş. Kariyerinde P&G deneyimini, “pazarlama açısından çok şey öğrendiği dönem” olarak anlatan Şamlı, 2001 yılından itibaren Eti’de görev yapıyor.
Eti’ye geldiğinde 10 kişi olan pazarlama ekibi, bugün 28 kişiye ulaşmış. Bu şirkette yaptığı ilk işlerden biri, markaları kategorize etmek olmuş. Bu çalışmaları şu sözlerle anlatıyor: “Bugün markalarımız dört ayrı kategoride toplanmış durumda ve başlarında sorumlu kategori müdürleri var. Ayrıca reklam, medya planlama gibi hizmetleri veren pazarlama hizmetleri departmanı oluşturduk. 2001- 2009 yılları arasında reklâm – pazarlama bütçesini yedi kat arttırdık. Pazarlama departmanı da, kurumsallaşma atılımının bir sonucu olarak bugün artık icra ile ilgili çok daha geniş yetki ve sorumluluklarla çalışıyor.”
Şamlı, Eti’de önemli lansman ve relansmanlara da imza atmış. Eti Form’un pazar payını yükseltmesi, Eti Tutku’nun 2002 yılında pazara sunulmasının ardından Eti markaları içinde ilk üçe çıkması, Eti Çikolata Keyfi markasının pazara sunulması, Eti Cin markasının yenilenmesi ve ardından cirosunun dört kat artması gibi gelişmeler hep Şamlı döneminin projeleri.

Marka yönetiminde konsolidasyona gitti
Dilek Başarır/ Efes Bira Grubu Türkiye Bölge Başkanlığı Pazarlama Direktörü

“Hayatın içinde yer alarak, birebir tüketicilerimizle aynı havayı soluyan, onlar gibi düşünen ya da düşünmeye çalışan ve bazen onların istek ve ihtiyaçlarını onlardan bir adım önce kavrayan biri” olarak tanımlıyor pazarlamacı kişiliğini Dilek Başarır. O da Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi diplomalarından sonra 1991’de AMI Assistance Co. adlı Fransız turizm sigorta şirketinde operasyon şefi olarak iş hayatına başlamış. O dönemdeki patronundan olaylara soğukkanlı yaklaşmayı öğrendiğini söyleyen Başarır, üç yılın bitiminde Eczacıbaşı – Procter & Gamble’a geçiş yapıp İpana, Medident, İpanol ve Vicks markalarından sorumlu marka müdürü olmuş. Ardından üç yıl boyunca süren L’Oréal Türkiye’de ürün müdürlüğü var. Başarır’ın, Efes Pilsen’e kadarki hızlı kariyer yolculuğunun son durağı ise Information Resources adlı araştırma şirketi.
Nihayet 1999 yılı başında Efes markaları Grup Ürün Yöneticisi olarak Efes’te çalışmaya başladığında, kendi deyimiyle “mevcut durumu korumanın” da ne kadar stres yaratabildiğini görmüş Başarır. Geçen süreci anlatırken, “ Efes’te çalıştığım 10 yıl boyunca aslında pek çok yeniliğe imza attım. Organizasyonel ve prosedürel çalışma sistematiğinden tutun, portföyümüzde yer alan tüm Efes dışı markaların lansmanına kadar hepsini tecrübe ettim. Bunlar da oldukça büyük farklar yarattı ki hem pazarı büyütebildik hem de pazar payımızı artırabildik. Efes bünyesinde pazarlama direktörlüğüm boyunca piyasaya çıkardığımız Efes Dark Brown, Mariachi, Mariachi Black, Gusta, Gusta Dark bira markaları bu pazarlamadaki inovatif yaklaşımın ürünleri” diyor Başarır.
Pazarlama departmanının başına gelir gelmez tüketici ihtiyaçlarına daha çabuk cevap verecek esnek bir ekip ve yönetim biçimi oluşturmuş Başarır. Yaratıcılığı daha fazla ödüllendirmek de, getirdiği farklardan. Bu arada markaya yatırım ve kurumun itibarını artırmak adına birçok kampanya başlatmış, sosyal sorumluluk projeleri hayata geçirmiş. Çok kısa sürede satışları yüzde 20, pazar payını da yüzde 5 oranında artırdıklarını anlatıyor. Başarır’ın yarattığı değişimlerden biri de, 2008 yılında basın ilişkileri ve kurumsal projeleri yürüten bir halkla ilişkiler departmanı kurmak olmuş. “Marka yönetiminde konsolidasyona giderek benzer markaların sinerjisinden daha fazla yararlanmayı başardık. Ayrıca yeni satış kanalları yarattık ve satış kanallarının yönetimini de değiştirdik” sözleriyle anlatıyor yaptıklarını Başarır.

“Mutlu müşteriler” için gönüllüler departmanı kuruyor
Serhan Algim/ CarrefourSA Türkiye Marka ve İletişim Müdürü

Serhan Algim, danışma kurulunun belirlediği listeye girdiğinde kurul üyelerimiz de dahil herkes onun TTNEt’te bireysel segment pazarlama müdürü olduğunu sanıyordu çünkü buradaki başarıları nedeniyle danışma kurulumuzun dikkatini çekmişti. Ancak Algim’e ulaştığımızda o CarrefourSA’ya transfer olmuştu bile. İzmir 9 Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunu olan Algim, okurken Citibank ve Tetra Pak’ta staj yapmış. İş hayatına ise 1997’de RTC – ETAP adlı şirkette başlamış. Ardından Şenocaklı markalı soğutucu ve dondurucu dolapları üreten Klimasan’da pazarlama yöneticiliğine getirilmiş. Algim’in kariyerinde önemli bir yere sahip olan Gillette’te, bölgeler sorumluluğu ve zincir mağazalar konusunda tecrübe edinen Algim, 2006’da P&G ve Gillette birleşmesiyle marka ve müşteri takımları pazarlama müdürlüğü görevlerini üstlenmiş. Bu sırada yürüttüğü Braun Silk – épil epilatör ve erkek tıraş makineleri kategorisindeki kampanyalar hem markayı hem de pazarı büyütmüş. Bu süreci anlatırken şunları söylüyor Algim: “Braun Silk – épil için yaptığımız, tamamen tüketici iç görüsünden türeyen ve kategoride tüm dünyada daha önce başarılamamış bir mekaniği yani “tavsiye et – kazan” uygulamasını hayata koymaktı” diyor. Bu hedefe ulaşmak için işi bir adım ileri götürerek ürünün tüketiciye ulaşmasında çok kritik rol üstlendiğini düşündüğü mağaza satış görevlilerini de mekanizma içine alıp “hem onların tüketici çekişine katkılarını maksimize etmiş hem de markaya olan aidiyet duygularını perçinlemiş.”
Buradaki başarıları Algim’i, TTNET’teki görevine taşımış. “Yaptığım her işte tüketiciyi işin kalbine konumlandırarak fikir ve çözüm üretmeye çalışıyorum” diyen Algim, TTNet’te müşteri memnuniyetini ve bağlılığını artırmak üzere hemen bir proje başlatmış. Müşterilerin beklentilerini analiz edip daha müşteri odaklı kampanya ve ürünler sunduklarını anlatan Algim, oran vermek istemiyor ancak mevcut rakamları katladıklarını söylüyor.
CarrefourSA’da sekiz basamaklı bir pazarlama bütçesini yöneten Algim, buradaki hedeflerini şöyle sıralıyor: “Krizler, biz pazarlamacılar için detoks süreci olabilir. Tüketicimizin daralmış tercih seti içinde en öncelikli yeri kapmak ve ona ihtiyaç duyduğu çözümü sunmak, bunu en uygun değer algısı yaratacak şekilde kurgulamak için çalışıyoruz. CarrefourSA’da, yatırımları azaltmadan azami değer yaratacak kampanyaları hayata geçireceğiz. Toplumun ileriye gitmesi için çaba sarf eden ve bu yolda projelerin içinde var olacak bir perakendeci olmayı hedefliyoruz. Milyonlarca mutlu CarrefourSA müşterisi yaratmak ve bunu yapmak için çalışan gönüllü bir ekip oluşturmak en büyük hedefim.”

Danışma Kurulu

Çağrı Alkaya/Stanton Chase Türkiye Müdürü
Kıvanç Ersöz/ E&E Kurucu Ortağı
Mine Batıyel/ Antal International Türkiye Genel Müdürü
Mehtap Alanyalı/Alanyalı&Alanyalı Kurucu Ortağı
Murat Demiroğlu/ PriceWaterhouseCoopers Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü
Murat Yeşildere/Egon Zhender Türkiye Genel Müdürü
Mutlu Eroğlu/ Nicholson International Türkiye Genel Müdürü
Tanyer Sönmezer/Management Centre Türkiye Genel Müdürü
Tim Bright \ One World Consulting Türkiye Kurucusu
En Başarılı 10 pazarlama yöneticisi

**Lale Saral Develioğlu/ Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (En yüksek oy oranıyla Danışma Kurulumuza göre “Türkiye’nin En Başarılı Pazarlama Yöneticisi”)
Çiçekten Becel/ Mey İçki Pazarlama Direktörü
Dilek Başarır/ Efes Pilsen Pazarlama Direktörü
Derya Sevgin/Ülker Mutfak Kategorisi Pazarlama Müdürü
Müge Taşer/ HP MEMA Bölgesi Teknoloji Çözümleri Pazarlama Direktörü
Pınar Mavituna/ Shell Türkiye Pazarlama Müdürü
Serhan Algim/ CarrefourSA Türkiye Marka Müdürü
Şule Şamlı/ Eti Pazarlama Direktörü
Şükrü Dinçer/ Algida Türkiye Pazarlama Direktörü
Zeynep Yalım Uzun/ Unilever Pazarlama Başkan Yardımcısı
Kaynak:Sabah

Sponsor

5 YORUMLAR

  1. bu üstadların hepsini bende ayrı ayrı tebrik ediyorum…
    amma….
    hele birde bölgesel bir fabrikada yada üreticide yada firmada bölgesel pazar için çaba harcayın bakalım…
    markalaşmamış firmaları markaya taşıyın bakalım…
    çok zorlanacağınıza eminim…
    türkiyenin 7 bölgesinde 81 ilinde ikamet ettim…
    bu listedeki üstadlar kadar kazanmıyorum.bu üstadlar kadar tanınmıyorum ama
    çok iyi tanıyorum…..tanınması gerekenleri
    ulusal firmalara sesleniyorum genç satışçı kuşağına destek olun insan kaynakları departmanınızı düğümlerden arındırın….
    herkese selamlar…(cumali-yildirim@hotmail.com

  2. sa süper bir pazarlama işi ile ilgileniyorum güzelde kazaıyorum konu hakkında yardımcı omaya hazırım ben kazanıyorum neden sizde kazanmayasınız ekleyin görüşelim hiç bir şey kaybetmiş olmazsınız secde_s_@hotmail.com

  3. paylaşım için çok teşekkürler başarılar diliyorum
    For sharing thank you very much good very beautiful work

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here