Sabancı Üniversitesi, iş fikirlerini işe dönüştürüyor

Sabancı Üniversitesi (SÜ), öğrencilerin ve öğretim üyelerinin araştırmacı yönlerini ve girişimci yeteneklerini ortak teknoloji şirketleri kurarak ekonomik değer üretme çabalarına hız verdi.

Kuruluşuna ortak olarak yenilikçi ve yaratıcı girişimcileri desteklemek amacıyla SÜ tarafından dört yıl önce kurulan İnovent adlı şirkete şu ana kadar öğrencilerden, mezunlardan ve öğretim üyelerinden 2 binin üzerinde iş fikri gelirken bunlardan 60’ının şirketleşme aşamasında olduğu bildirildi.

Araştırmacılık konusunda dünya ile rekabet halinde olduklarına dikkat çeken Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker, “Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi başına düşen araştırma sayısında birinci. En yakın üniversiteden iki misli daha yukarıdayız. SÜ’de öğretim üyesi başına yılda 15 bin euro araştırma bütçesi düşüyor.”

16 şirkete ortak olduk
Sabancı Üniversitesi tarafından 2006 yılında kurulan İnovent adlı şirket hakkında bilgi veren SÜ Araştırma ve Lisansüstü Politikaları Direktörü Cemil Arıkan ise şu ana kadar İnovent’e 2 bine yakın iş fikri ve planı geldiğini belirterek “Bunların 60’ının şirketleşebileceğini gördük. Şimdi bunların kaynak meselesinin halledilmesi gerekiyor. Patent söz konusu ise patent başvurularının yapılması ve patentin alınması gerekiyor. Şimdiye kadar çok sayıda patent başvurusuna ve bu sürecin yönetilmesine aracılık ettik ve çalışmalarımız da artarak sürüyor” bilgisini verdi.

SÜ’nün yüzde 100 hissesine sahip olduğu İnovent ile şu ana kadar 16 şirkete ortak olarak katıldıklarını, bu şirket içinde Sabancı’dan mezun kişilerin de öğretim üyelerinin de ve dışarıdan kişilerin de olduğunu belirten Cemil Arıkan, “Biz bu şirketlere uzun süre kalalım, problemlerine ortak olalım ve ticari kâr edelim diye girmiyoruz. Tümüyle girişimciliği destekleyelim, patent alma aşamasından yatırımların finans kaynaklarının teminine kadar bir dizi zor süreçte yanlarında olalım ve sonuçta da Türkiye için ekonomik değer ve istihdam yaratalım diye giriyoruz. Bu şirketler belirli bir noktaya gelince de çıkıyoruz. Her ne kadar ticari yaklaşmasak da bu şirketlerin birinden 90 kat, bir başkasından 20 kat, diğer ikisinden de 2 kat değer yaratarak çıktık” dedi.

NANOTEKNOLOJİ İLE ORGAN ÜRETİMİ FİKRİ VAR
Sabancı Üniversitesi’nin 27 milyon TL’si iç kaynaklarca olmak üzere toplam 50 milyon TL’lik bir yatırımla üniversite kampusu içinde nanoteknoloji merkezi yapmakta olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Berker, merkezden beklentilerine yönelik bir soruyu şöyle yanıtladı: “Şimdi atomları üst üste koyarak her şeyi inşa edebilecek bir yere geliyoruz. Birçok örnek proje var. Örneğin akıllı çimento üzerinde duruyoruz. Daha dayanıklı ve daha hafif çimento nasıl yapılabilir. Patates, buğday gibi gıda tarafında bir dizi proje var. Ayrıca nanoteknoloji ile organ üretimi fikri söz konusu. Örneğin bir kalp kası yapabilmek. Mesela şimdi araştırmacılarımız çok yoğun bir şekilde tekstili inceliyorlar. Tekstildeki örgülerin kalpteki örgülere çok benzediğini gördüler. Merkezimiz açıldığında nanoteknolojiyle ilgili Türkiye’de herkes için burası ortak bir düşünce ve üretim platformu haline gelecek.”
Kaynak:Referans

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here