Silk&Cashmere bayilerimiz çok mutlu

Ayşen Zamanpur, Silk&Cashmere’in franchise’ını alan işletmecilerin
halinden çok memnun olduğunu belirtiyor ve “Hatta benden bile daha mutlu
olduklarını söyleyebilirim” diyor.

Bağdat Caddesi’ndeki bayisini örnek
gösteren Zamanpur, şöyle devam ediyor: “Bizim mağazalarımıza A ve B plus
kategorisindeki tüketiciler girer. Ne istediğini bilen, gelir seviyesi yüksek
ancak yaşam kalitesi de oldukça yüksek, tarzı olan insanlar gelir. Bağdat
Caddesi işletmecim bana bir gün şöyle dedi. ‘Bu marka sayesinde çok iyi bir
müşteri kitlesi ile bağ kurma şansı yakaladım.’ Satış noktaları artan
Silk&Cashmere interneti de artık daha çok kullanmaya başladı. e-ticaret
yapan alışveriş sitelerinin stok eritmede kendilerine çok yardımcı olduğunu
kaydeden Zamanpur, “Şimdi satışlarımızın bir bölümünü e-ticaret aracılığıyla
yapıyoruz. Ancak bir gün gelecek, satışlarımızın bir bölümünü mağazalar
üzerinden, büyük bölümünü e-ticaret ile yapacağız. Ancak şunu ifade etmeliyim ki
mağazalarımız bundan olumsuz etkilenmeyecek. Pazar büyüyecek” dedi.


Karayipler bayisinden bile çok iyi sipariş alıyor Kapalıçarşı’nın ilk giyim
markası olmaya hazırlanıyor


SIlk&Cashmere bugün dünyanın en zengin saf
kaşmir koleksiyonuna sahip markası. 449 farklı ürüne ulaşan Silk&Cashmire
Türkiye’nin uluslararası arenadaki en başarılı markalarından biri olmaya da
aday. Dünyanın pek çok noktasında mağaza, corner ve bayilikle büyüyen marka
Paris’in en lüks semtlerinden biri olan Saint Germain’de yeni bir mağaza açmaya
hazırlanıyor. Marka İstanbul Kapalıçarşı’ya da giren ilk markalı hazır giyim
temsilcisi olacak



SIlk&Cashmere markasının yaratıcısı Ayşen
Zamanpur, 1992’de İç Moğolistan bölgesine gidip Capra Hircus keçisini ilk
gördüğünde muhtemelen kendisi de ortaya çıkaracağı markanın bu kadar başarılı
olacağını tahmin etmiyordu. Henüz Çin, dünya ile entegre olmamışken İngilizce
bilen Çinli bulmak mümkün değilken İç Moğolistan’a giden ve kendi deyimi ile
bölgedeki ilk yuvarlak gözlü insan olarak Uzaylı gibi incelenen Ayşen Zamanpur,
kaşmiri ipekle karıştırıp bir dünya markası haline getirdi.


Şu an 449 farklı ürün ile dünyanın en saf kaşmir koleksiyonuna sahip markası
olan Silk&Cashmere hızlı büyümesi ile de dikkat çekiyor. İlk mağazasını
İstanbul’dan önce Zürih’te açan Silk&Cashmere yakın gelecekte Paris’te Saint
Germain ve Çin’de Shengyang’da yeni mağaza açacak. Ayşen Zamanpur, Çin’de
açılacak mağaza ile ilgili olarak “Tereciye tere satacağız bir anlamda. Kaşmirin
ana vatanı Çin ancak bu alanda tek bir markaları dahi yok” diye konuştu.
Zamanpur’un bir diğer önemli satış noktası olarak gördüğü yer ise İstanbul
Kapalıçarşı. Kapalıçarşı’ya çok fazla turist gelmesine rağmen aslında tanınmış
Türk markaları o noktayı yeterince kullanmıyor. Ayşen Zamanpur, Kapalıçarşı’yı
radarına alarak çok önemli bir fırsatı gördüğünü söylüyor.


Silk&Cashmere yeni açılacak mağazalar,
corner’lar ve acentalıklarla birlikte toplamda 137 noktada satılır hale gelecek.
Bu satış kanalları ile Silk&Cashmere dünyanın en yaygın satış ağı olan
markası özelliğine de sahip. Yeni açılacak yerler arasında İtalya, Fas, Portekiz
gibi noktalar dikkat çekiyor. Zamanpur, “Mevcut satış noktalarımız da çok iyi
gidiyor. Çon enteresan Karayipler Guadeloupe’daki temsilcimiz her hafta sipariş
veriyor” diye konuştu. Silk&Cashmere genellikle orta yaş ve üzeri insanların
girip alışveriş yapacağı bir yer gibi algılansa da Zamanpur, bunun çok yanlış
olduğunu belirtiyor. Örnek olarak da rock ile ilgilenen bateri çalan kendi
oğlunu gösteriyor.


A ve B plus müşteri grubunun tercih ettiği bir marka olduklarını ifade eden
Zamanpur, Silk&Cashmere’in bir hediye markası olduğuna dikkat çekerken en
iyi satışı da Anneler Günü haftasında yaptıklarını vurguluyor.


Zamanpur tarih vermiyor ancak Silk&Cashmere’i halka açma gibi bir
niyetleri olduğunun da altını çiziyor.


Bir erkek kazağı için 10 keçinin tüyü kullanılıyor


Kaşmir sadece Çin’in İç Moğolistan bölgesinde tek bir cins keçiden çıkan bir
yün. Capra Hircus cinsi keçilerin boynundan, karnından ve sırtından yılın sadece
3 ayı çıkan ikinci bir tüy tabakasından elde ediliyor. Bu keçiler çok özel
keçiler. Başka bir yerde bulunmuyorlar. İskoçlar alıp kendi vatanlarında
yetiştirmek istemişler ancak başarılı olamamışlar. Sadece o eko sisteme ait bir
tür olduğu için de çok değerli. Dünyada yılda 30 milyon tondan fazla pamuk
üretilirken, kaşmir sadece 12 bin ton kadar çıkıyor. Bir keçiden sadece 30 ile
50 gram arasında kaşmir elde ediliyor.


Oysa bir erkek kazağı 300 ile 500 gram arasında ağırlığa sahip. Yani saf
kaşmir bir erkek kazağı yapabilmek için 7 ile 10 keçinin tüyleri kullanılıyor.
Kaşmir palto için ihtiyaç duyulan keçi sayısı ise 20’nin üzerinde.
Silk&Cashmere’in özel alıcıları Moğolistan’da ağıllara gidiyor, özel
çiftliklere giriyor, keçileri seçiyor ve hammaddesini ayırtıyor. Ayırtılan
keçiler ‘O senenin hasadında Silk&Cashmere üretiminde kullanılacaktır’ diye
damgalanıyor ve zamanı geldiğinde de üretime giriyor. Kaşmir daha sonra yine
Çin’de nihai ürüne dönüştürülüyor.

Türk Şarapları Platformu (Wines of
Turkey-WOT), ihracatın artırılması ve pazarın büyütülmesi için yurtdışında
yaptığı çalışmaları yurtiçinde de sürdürüyor. Türk Şarapları Platformu, 13-15
Mayıs 2011 tarihlerinde düzenlenen Kanyon Şarap Tadım Günleri’nde tüketicilerle
buluştu. Tadım Günleri’ne Doluca, Kavaklıdere, Kayra, Pamukkale, Sevilen ve
Vinkara katıldı. Türk Şarapları Platformu Direktörü Taner Öğütoğlu, “WOT’un
misyonu içinde yer alan şarap kültürünü geliştirmeyi desteklemek için üyelerinin
tek çatı altında kendi markalarını koruyarak bu yöndeki etkinliklerde bir araya
gelmeye hazır olmaları çok önemli” dedi. Bu uygulamanın artarak devam etmesinin
önemini vurgulayan Öğütoğlu, şaraba ait pazarın büyümesi için üreticilerin
birbirleriyle rekabetten önce işbirliği yapması gerektiğini, şarap kültürünün
Türkiye’de olması gerekenden çok geride olduğunu vurguladı.


Öğütoğlu, WOT etkinliklerinin tüm üreticilerle eşit mesafede yürütüldüğünü,
tüm üreticilerin WOT’un doğal bir potansiyel üyesi olarak kabul edildiğini ve
platform uygulamalarına katılan üyelerin platformun “aktif üyeleri” olduğunu
belirtti. Öğütoğlu, “Önümüzde çok uzun bir yol var. Misyonumuz yönünde çalışmaya
devam edeceğiz” dedi. WOT üreticileri, uluslararası şarap yarışmalarında 2010
yılında 200’e yakın madalya aldı.
Kaynak: Gazetevatan

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here