Sofra malzemesiyle başladı Cemile’yi zincir yaptı

Çanakkale Cemile Levi’nin komşu-tanıdık evlerde ‘sofra’ ürünleri satarak başlayan girişimciliği oğulları İzak ve Sedat’ın gayretleriyle önce büyük toptan ticarete, sonra Cemile adıyla mağaza zincirine dönüştü. İzak Levi, 9 ayda 12 ilde 17 ‘Cemile’ mağazası açtı ve 2010’da 20 milyon lira ciro yakaladı.


TÜRK züccaciye sektörünün yeni ‘iş merkezi’ Tophane Boğazkesen’de yeni bir mağaza markası doğdu. Babası zahire tüccarı, annesi ev hanımı olan Çanakkaleli Cemile Levi’nin evlendikten sonra taşındığı İstanbul’da komşu-tanıdık evlerde ‘sofra’ ürünleri satarak başlayan girişimcilik öyküsü, oğulları İzak ve Sadıt’ın çabalarıyla önce büyük toptan ticarete, şimdi de Cemile adıyla mağaza markasına dönüştü. Ani bir karar alarak son 9 ayda 12 ilde 17 ‘Cemile’ açan, 2010’da 20 milyon lira ciro yakalayan İzak Levi, “2011’de ciromuz 35 milyon lirayı bulacak” diyor. Ticareti büyük ölçüde annesinden öğerendiğini söyleyen İzak Levi, bu yıl 20 yeni mağaza daha açacaklarını belirtirken Cemile Levi şöyle başlıyor girişimcilik öyküsünü anlatmaya:


17 yaşımda evlendirdiler
“Çanakkale’de ev hanımı bir anne ve zahire tüccarı bir babanın 4 çocuğundan biri olarak hayata atıldım. Bir ağabeyim iki erkek kardeşim vardı ve ben de bir kız çocuğu gibi değil erkeklere özenerek büyüdüm. Küçük yaşta pantolon giydim, bisiklete ata bindim. Çanakkale’de pek öle diğer kız çocuklarını gibi değildim. Ailem beni okutmadı ama biçki dikiş öğrendim. 17 yaşımda da evlendirildim. Bu yüzden de içimde hep kendi başıma birşeyler yapma hevesi kaldı.”


Eşe yardım için ticaret
Eşi Nesim Levi’nin İstanbul Beyazıt’ta ‘mukavva kutu imalatçısı’ olduğunu söyleyen Cemile Levi, “Ama 3-4 ortaklardı ve işleri de büyümüyordu. O dönemlerde bir Alman gümüşü modası patlamıştı ve eşim de o ürünler için mukavva kutu yapıyordu. Çok dürüst tüccardı ve ben de dürüstlüğün ticarette çok önemli bir sermaye olduğunu ondan öğrendim” diyor. Cemile Levi, şöyle devam ediyor: “Önce ev için mutfak ve sofralar için Beyazıt’tan birkaç şey alıp komşularla buluştukça satmaya başladım. Eşimin işi nedeniyle Alman gümüşleri, çay tabakları, kaşıklar, tepsiler, gondollar süsler v.s. hepsine ulaştım. Ev hanımları da bu ürünlere çok merak sarmıştı. Ben satmaya başlayınca baktımki ürün yetiştiremiyorum. 3 çocuk annesi olmuşum, ehliyetim yok araba kullanamıyorum ama işlerim de sürekli büyüyor. Evimin bir odası ürün dolmuştu. Artık komşular da şikayetçi olmaya başlamıştı. Ne alsam satıyordum, hep de eş dost tanıdık evlere götürüp satıyordum. Bir süre sonra bu işin böyle olmayacağı anlaşıldı ve bir dükkan tuttum.”


İlk dükkan Gayrettepe’de
1985’e kadar elinde çantalarla kapı kapı ev ziyaretleri yaptığını söyleyen Cemile Levi, şöyle konuşuyor: “1983-84 yıllarıydı. Avrupa’dan mutfak ürünleri geliyordu ve benzer ürünlerin imalatları da Beyazıt’ın arkalarındaydı. Sarı döküm saksılıklar, şemsiyelikler bulup götürüyorum. Ev hanımları ne götürsem alıyorlardı. 1985’te Gayrettepe’de ara sokakta dükkan açtım. Şahıs şirketi kurdum ve Cemile de marka olma yoluna çıktı. Oğlum İzak 17-18 yaşlarındaydı yardım etmeye başladı. Yaz aylarında da Büyükada’da mağazamız olmuştu ve 8-9 yıl böyle yürüdük. Sonra İzak askere gitti geldi ve 1992’de Nişantaşı’nda bizim için asıl çıkışı sağlayan Cemile’yi açtık. İzak, 1996’Da da Tophane Boğazkesen’e bir yer açtı ve işin toptanını organize etmeye başladı.”


Napoli’nin renkli camı ve Royal ile büyüdük


CEMİLE Yönetim Kurulu Başkanı İzak Levi, annesiyle çalıştığı yıllarda büyük deneyim kazandığını belirtiyor ve şöyle konuşuyor: “Nişantaşı mağazamız bizi çok tanıttı ve İstanbul dışından da çok sayıda müşterimiz oldu. Ben de aracılardan almak yerine ‘artık ürünleri kendimiz getirmeliyiz’ diye 20 yaşımda ilk ithalatı yaptım. İyk başta gümüş kaplama, renkli cam ürünler getirdik, kapış kapış gitti. Bu ürünleri Napoli’de yaptırıyorduk. Royal Bone China porselen markamız var ki onu da her dönem çok sattık.”


2011 sonunda 35 ‘Cemile’ olacak


İZAK Levi, “Franchising yöntemiyle büyüyoruz. 1000’den fazla toptan bayimiz var ama mağazalaşmak çok önemli. Son küresel krizle mağazalaşma kararı aldık. 1.5 yıl önce mağazalaşma kararı aldık, altyapı çalışmalarımızı tamamladık ve ilk franchising mağaza 9 ay önce açıldı. Özellikle de kadınlar bu alanda girişimci olmak istiyordu ve 9 ayda 17 Cemile açıldı. 2011’de ayda 1.5 mağaza açacağız ve 20 ilde 35 ‘Cemile’miz olacak. 2 yılda 60 mağaza olacağız. Şu anda Cemile kadrosunda 59 kişi mağazalarda da 60 kişi çalışıyor. 2010’da 20 milyon liraya yakın ciromuz oldu. 2011’de 35 milyon lira hedefliyoruz. Üç satış kanalımız olacak; kornerlar, Cemile mağazaları ve toptan, e-ticaret. Şirkette annem onursal başkanımız. Kardeşim Sedat Genel Müdür Yardımcısı. Ben de başkanım.”


Senegal, Kayserilileri yatırıma davet ediyor


SENEGAL Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Issakha Mbacke, Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD) üyesi işadamlarını Senegal’e yatırıma davet etti. Senegal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Issakha Mbacke ve Büyükelçilik Ticaret Müsteşarı Moustapha Sokhna Dıop, GESİAD üyesi işadamlarıyla biraraya geldi. Büyükelçi Mbacke, iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha iyi seviyelere gelmesi için gayret gösterdiğini kaydetti. Kayseri’nin ticarette ve birçok farklı sektörde gelişen bir ekonomiye sahip olmasından etkilendiğini kaydeden Büyükelçi Mbacke, Senegal şehirleri ile Kayseri arasında işbirliğini geliştirmek için ticari zirvelerin devam etmesini istediklerini sözlerine ekledi. GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Kınaş da, “Senegal, Afrika’daki konumu nedeniyle Kayserili işadamlarının yatırımları açısından önemli pazar özelliği taşımakta” dedi.


Türk kalıpçılar destek görürse 2015’te 1 milyar dolar ihracat yapacak


İMALAT sanayinin altyapısını oluşturan ve Almanya, İtalya, İspanya, Portekiz gibi ülkelerde stratejik öneme sahip sektör olan kalıpçılık, dünyada 65 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip. Türk kalıpçılık sektörü ise kalıp pazarından yeterli pay alamıyor. Dünyada üretilen kalıpların yüzde 70’i otomotiv sektöründe kullanılıyor, Türk otomotiv sektörü ise kalıp ihtiyacının yüzde 80’ini yurt dışından temin ediyor. Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) Başkanı Şamil Özoğul, “Kalıpçılığın gelişmesi için devletten ‘pozitif ayrımcılık’ bekliyoruz. Adımlar atılabilirse 2015’e kadar yılda 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabiliriz. Son 10 yılda Türk otomotiv sektörünün ithal ettiği kalıplardan yaşanan döviz kaybı 1.2 milyar dolar civarında” dedi.Hürriyet

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here