Sözleşmesiz iş yapmanın riskleri

Kobilerin en yaygın hastalıklarından biri sözleşmesiz iş yapmalarıdır. Mal / hizmet alırken veya satarken, işyerine personel alırken, bayilik verirken, yeni ortaklıklar yaparken, esnaflıktan kalma alışkanlıklarla sözleşme yapmadan ticaret yaparlar. Bu alışkanlığın temelinde, yeni müşterileri sözleşmeyle kaçırmak, eski müşterilerin de karşısına yeni bir sorun çıkarmak istememekten kaynaklanır.

Oysa sözleşme ile iş yapmak birçok firmayı olası sorunlardan ve yanlış anlamalardan korur. Firmayı uzun vadede daha güçlü, istikrarlı ve sağlam temellere oturtur. Ayrıca, devam edegelen sürekli işlerde, belirli bir süre iş yapma garantisi verir. Firmanın imajı açısından güçlülük ve ciddiyet sağlar. Herhangi bir uyuşmazlık halinde firmanın haklarını garanti altına alır.


Sözleşme ile iş yapmanın bazı basit kuralları vardır. Bu kurallara uyulduğu takdirde, sözleşme yapmak firmanın ve karşı tarafın menfaatleri için her zaman önemli avantajlar sağlar. Öncelikle, firmanın sürekli yapmış olduğu bir iş hakkında, tip sözleşme yapmakla işe başlanabilir. Örneğin, hem imalat hem de montaj yapan bir firma, kendi tip sözleşmesini oluşturarak, kendisi için riskli durumları sözleşme ile garanti altına alabilir.


İmalat aşamasında, imal edilen ürünün ebatları, işlevi, teknik kapasitesi gibi detayların yanı sıra montajının nereye, ne zaman ve nasıl yapılacağı tip sözleşmede belirlenmelidir. Tip sözleşme karşı tarafça imzalandığında, karşı taraf artık bahaneler ve çekinceler ileri süremez. Teslim süresi veya montaj şekli konusunda itirazlarda bulunmaz.


Türk Hukuku’nda her tür sözleşme yapmak serbesttir. Ancak bunun istisnası vardır. Kanuna ve genel ahlâka aykırı olan sözleşmeler geçersizdir.


İster tip sözleşme olsun, isterse de sadece bir iş için yapılacak sözleşme olsun, sözleşmede bazı hususların bulunması gerekir. Sözleşmenin ilk bölümünde, taraflar ve açık adresleri net olarak yazılmalıdır. Sözleşmede kimin kısaca nasıl anılacağı da önemlidir. Örneğin ALICI veya SATICI gibi kısa anma kelimeleri kullanmak karışıklığı önlemek için oldukça faydalıdır. Eğer, herkes tarafından aynı anlaşılmayacak bazı teknik terimler varsa bunlar da “tanımlar” başlığı altında açıklanmalıdır. Sözleşmenin konusunun ne olduğu ise yine sözleşmenin baş tarafında, kısa ve net olarak belirtilmelidir.


Sözleşmenin ikinci ana kısmında, her iki tarafın hak ve yükümlülüklerinin ne olduğu ayrı ayrı başlıklar altında maddelendirilmelidir. Örneğin, bir imalat sözleşmesinde, imalatçının hangi ürünü ne şekilde imal edeceği, kaç tane olacağı, teknik özellikleri, teknik kapasitesi, ayıp halinde ne yapacağı, ürünün teslim süresi, varsa montaj detayları gibi birçok ayrıntı sözleşmeye yazılmalıdır. Eğer bu sözleşme bir hizmet sözleşmesiyse, hizmet verene ait tüm hak ve yükümlülükler açıkça yazılmalıdır.


Hizmetin şekli, kaç kişi ile nasıl verileceği, hizmetin hangi saatlerde verileceği, hizmetin süresi, hizmetin bedeli gibi birçok detay, sözleşmede yer almalıdır. Karşı tarafın hak ve yükümlülüklerinde ise bedelin ne kadar olduğu, ödemenin hangi koşullarda ve ne şekilde yapılacağı, ne kadar sürede ayıp öne sürebileceği gibi bir çok husus net olarak yazılmalıdır.Sözleşmenin üçüncü kısmı ise işin hukuki kısımlarından oluşur.
Sözleşmenin ne şekilde ve hangi süre sonunda sona ereceği, eğer otomatik uzatma olacaksa bunun nasıl yapılacağı, sözleşmenin feshini oluşturan durumlar, sözleşmenin feshinde kullanılacak usul, fesih süreleri, hangi kayıtların ve belgelerin esas alınacağı, yazışma ve bildirim usulleri, uyuşmazlık çıkması durumunda hangi mahkemelere ve icra dairelerine başvurulacağı gibi hukuken yararlı maddeler sözleşmeye eklenmelidir.


Sözleşmenin en son sayfasının en altında taraflara imza ve kaşe kısmı açılmalı, sözleşme birden fazla sayfadan oluşuyorsa sayfa numaraları konulmalı ve her sayfanın altı da taraflarca imzalanmalı ya da paraflanmalıdır.
özleşme imzalandıktan sonra, her iki tarafın da değiştirmek istediği veya eklemek istediği koşullar olabilir. Bu durumda, yine karşılıklı anlaşmayla ek bir sözleşme yapılarak ana sözleşmeye atıf yapılabilir ya da yeni bir sözleşme hazırlanabilir.
Sözleşmelerin hukukçular tarafından yapılmasında büyük yararlar bulunur. Bazı durumlarda müşteri veya tedarikçi tarafından hazır sözleşme getirilebilir, bu sözleşmenin de hukukçulara incelettirilmesi her iki tarafın menfaati için gereklidir.



Yazı: Av. M. Gökhan Ahi

Genel Bayilik Başvuru Formu :

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here