Tarımda sınırlar kalkıyor

Tarım Bakanlığı’nın hazırladığı “Hudutsuz, Ürün Köy Projesi” ile tarlalar
arasındaki sınırlar kaldırılıyor. Çiftçiler sahip oldukları toprak kadar
üretimden pay alacak. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Müsteşarı Vedat
Mirmahmutoğulları, Türkiye’de çok parçalı yapı arzeden tarımsal arazilerde,
sınırları kaldırarak ölçek büyüklüğünü artırmayı ve arazi kazanmayı amaçlayan
“Hudutsuz, Ürün Köy Projesi”ne ilişkin bilgi verdi.


Türkiye’de Miras Kanunu’yla tarım arazilerinin nesilden nesile bölünerek
küçüldüğünü ve ölçek büyüklüğünü kaybetmenin yanı sıra atomize olarak (küçük
parçalara bölünerek) tarım dışına itildiğini anlatan Mirmahmutoğulları, bu
durumun sürdürülebilir olmadığını kaydetti. Tarım arazilerinin miras yoluyla
bölünmesinin tarımın önündeki en büyük sorun olduğunu belirten
Mirmahmutoğulları, tarım arazilerinin bölünmeye devam ettiğini, bu bölünmenin
önüne geçerek tarımsal arazileri birleştirici projeler uygulanması gerektiğini
söyledi. 1995 yılından bu yana 2 milyon hektar arazinin atomize olarak tarım
dışına çıktığını bildiren Mirmahmutoğulları, tarım arazilerinin daha fazla
küçülmesini önlemek ve Miras Kanunu’nu değiştirmek için çeşitli çalışmalar
yürüttüklerini belirtti.


Toplulaştırma çalışmalarına da değinen Mirmahmutoğulları, 1961-2002 yılları
arasında 445 bin hektar alanda, 2002-2011 yılları arasında 2,4 milyon hektarlık
alanda toplulaştırma çalışması yapıldığını belirtti. Toplulaştırma
tamamlanıncaya kadar tarım arazilerinin bölünmeye devam edeceğini ve işletme
başına ortalama 59 dekar olan tarım arazisinin daha da küçüleceğini belirten
Mirmahmuoğulları, “toplulaştırma çalışması ülke genelinde tamamlansa, Miras
Kanunu değişse bile tarımdaki bu sorunu çözemeyeceklerini, ortalama 59 dekarlık
tarım işletmeleriyle Türkiye’nin ne kendi gıda ihtiyacını karşılayabileceğini ne
de ihracatçı bir ülke olabileceğini” söyledi.


SINIRLAR, YOLLAR KALKTIĞINDA ARAZİ YÜZDE 10
BÜYÜYECEK

Mirmahmutoğulları, Türkiye tarımındaki bu kısır döngüyü
çözmek ve ölçek büyüklüğünü artırmak için çalıştıklarını, bu çerçevede
“Hudutsuz, Ürün Köy Projesi”nin ortaya çıktığını kaydetti. Türkiye’de tarım
arazilerinde tapu kadastro çalışmalarının tamamlandığını, herkesin arazisinin
belli olduğunu bunun da “Hudutsuz, Ürün Köy Projesi”nin en büyük dayanağını
oluşturduğunu ifade eden Mirmahmutoğulları, şöyle konuştu:


“Hudutsuz, Ürün Köy Projesi’nin ana mantığı şu: Madem üreticilerimizin
arazileri tapulu o halde sınırları kaldıralım. Sınırlar kaldırıldığında çok
ciddi bir arazi kazanımı olacak. Hudutları, yolları kaldırınca araziler yüzde 10
oranında büyüyor. Herkes kazanıyor. Uygulama şöyle olacak, mesela birleştirilen
arazinin 100 dekar olduğunu düşünelim. Bir üreticinin 10 dekar arazisi varsa
sınır ve yollardan bu miktara göre faydalanacak. Eğer arazisi 20 dekarsa
faydalanma oranı da artacak. Yollar ve sınırların dahil edilmesiyle üreticilerin
arazileri de büyüyecek ve elde edilen üretimden de artırılmış arazi üzerinden
pay alınacak. Yani üretici tapudaki arazi oranında değil, yol ve sınırlar dahil
edildiğinde artırılmış arazi üzerinden mahsulünü alacak.


Araziler, şirket veya kooperatif mantığı içerisinde işletilecek. Sözleşmeli
tarım da yapılabilir. Neticede bu sistemin kaybedeni yok. Çiftçimiz bundan
kazançlı çıkacak. Çünkü arazi miktarları artacak. Proje kapsamındaki arazilerde
modern tarım yapılacak. Sisteme dahil arazilerin iklim ve topografik verileri
ortaya konularak modern tarım gerçekleştirilecek. Arazi yapısı ortaya
konulduktan sonra uygun ürün deseni oluşturulacak. Arazi altyapısı
belirlendikten sonra üreticiler ülke ve dünya pazarına uygun üretimde
bulunacaklar. Böylece ürünlerin pazarlamasındaki sıkıntı da ortadan
kaldırılacak.”


Projenin uygulandığı yerlerin ürünleri işleyen sanayici için cazibe
merkezlerine dönüşeceğini ifade eden Mirmahmutoğulları, sanayicinin kaliteli
hammaddeye kolay ulaşacağını, girdi maliyetlerinin düşeceğini, ürünler daha
ucuza mal edileceğini, bu durumdan tüketicinin de olumlu etkileneceğini
anlattı.


73 TRAKTÖR YERİNE 20 TRAKTÖR
Projeyle tarımsal
mekanizasyon anlamında da önemli oranda tasarruf sağlanacağını kaydeden
Mirmahmutoğulları, Türkiye’de 1 milyon 300 bin traktör bulunduğunu, bu rakamın
sürekli arttığını söyledi. Gelişmiş ülkelerde 20-22 sıralı pulluk, Türkiye’de
ise 3-4 sıralı pulluk kullanıldığını anlatan Mirmahmutoğulları, ölçek büyüklüğü
fazla olduğunda aynı yakıtla 3-4 kat daha fazla iş yapılabildiğine işaret
etti.


Projeye ilişkin Denizli, Adıyaman ve Aydın’da çeşitli çalışmalar yaptıklarını
bildiren Mirmahmutoğulları, “Denizli’de ortalama parsel büyüklüğü 1,1 dekar olan
bir köyde 73 traktör kullanılıyor. Projeyle arazi hudutları ve yolların
kaldırılması durumunda 73 yerine 20 traktör kullanılacak. 3-4 sıralı pulluk
kullanılması halinde bile 20 traktör yeterli olacak, 6-7 sıralı pulluk
kullanılması durumunda traktör sayısı daha da aşağıya çekilebilecek” dedi.


Projenin hangi aşamada olduğu sorusu üzerine Mirmahmutoğulları, projenin
öncelikli olarak tarımla ilgili sivil toplum örgütü ve üreticiler tarafından
benimsenmesi gerektiğini söyledi. Mirmahmutoğulları, “Sözleşmeli tarım ve
kooperatifleşmenin önünün açılması gerekli. Örneğin, proje yürütücü şirketlere
vergi muafiyeti getirilebilir. Bakanlık olarak bu tür birleşmelerin önünü açacak
destekleme modelleri uygulayabiliriz. Bu model, soruna sistematik çözüm
getiriyor” diye konuştu.Hürriyet

Genel Bayilik Başvuru Formu :

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here