Türkiye’nin en başarılı imaj danışmanı

60 bin kişiye imaj dersi verdi.
İmaj danışmanı Özlem Çakır kapısını çalanların bir kısmını önce psikoloğa gönderiyor. Mesleğinde 10. yılını kutlayan Çakır, Hülya Avşar için ’’Her gün haber olmak imajını iyi yönetmek demek değil’’ diyor.
Özlem Çakır; İzmirli. Amerikan Kız Lisesi, ardından Ege Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı’nda eğitim gördü. Halkla ilişkiler sektöründe çalıştığı yıllar boyunca yenilik arayışı içerisindeydi. Kişilerin kendisini daha iyi tanıması ve ifade etmesi için çalışmaya karar verdiğinde ise kendisini New York’ta buldu. Sarı sayfalara bakarken reklamını gördüğü ’’imaj danışmanları’’ başlığı, artık yeni mesleğiydi. Hemen New York’ taki Fashion Institute of Technology’ye kaydoldu, yetmedi Atlanta’da London Image Institute’ü de bitirdi. 1998’de imaj uzmanı olarak Türkiye’ye döndü.
Onuncu yılını kutluyor
İlk zamanlar yakın arkadaşlarının bile ne iş yaptığını tam olarak anlamadığı Çakır, bugün randevu almak için sıraya giren işadamlarının, şirketlerin, ünlülerin arasında iş hayatının onuncu yılını kutluyor.
Çakır, bugüne dek 60 bin kişiye ’’imaj dersi’’ verdi. Şimdi de bize ’’ders verecek.’’ Yeniköy’deki yalısında buluşuyoruz, üzerinde kol düğmeli beyaz bir gömlek, jilet gibi bir siyah pantolon var. Saçlar çok düzgün, makyaj sade. Asla düşünmeden konuşmuyor, sesini yükseltmiyor, nezaketten taviz vermiyor. İmaj öğretiyor onca insana, kolay mı? Harika görünüyor. Çok uzak değil, 90’ların sonunda literatürümüze hızlı bir giriş yapan ’’imaj’’ kavramının hayatımıza ne kattığını anlatacak. Bir de kapısını çalanların ondan ne beklediğini…


Siz ne işle meşgulsünüz?
Yaptığım işi şöyle tanımlıyorum: Kişinin özüne sadık kalarak ne olabileceğini gösteriyorum.


Kişi kendisi olabilir, başka ne olacak?
Ben kimsenin özünü değiştirmeye çalışmıyorum, zaten ben imaj yaratıcısı değilim. Ben kişinin kişisel imajını yönetmesine yardımcı oluyorum.


Eskiden ’’Kendine güven yeter’’ denirdi. En doğrusu değil mi, iç sesini dinlemek?
Kesinlikle, özgüven kişisel imaj yönetiminin çatısını oluşturur. Bu çatı yoksa, ev kurulmaz. Tabii, başka kişisel imaj dinamikleri de var; içtenlik, yüzde yüz samimiyet, doğallık, tutarlılık, gelişime açık olmak gibi.


İmaj yaratılan bir şey mi?
Hayır, amaç içerisini dışarıya doğru yansıtmak.


Yıllar önce kimsenin imaj derdi yoktu. Bugün herkesin iyi görünmek, iyi mesaj vermek gibi kaygıları var. Bu kaygılar genel görüntümüzde sapmalara neden oldu mu?
İmaj; çağa ayak uydurmak demek aslında. Ama şunda haklısınız, her şey birbirine benzemeye başladı, dolayısıyla farklılaşmak şart oldu. Kişiler kendilerini yönetebilirlerse, rakiplerinin önüne geçebileceklerini fark ettiler. Çünkü herkesten ve her şeyden fazlasıyla var. Bir guru, bu ça€ için ’’kareoke kapitalizmi’’ demişti. Herkes her şeyi taklit ediyor.


Peki herkesin imajı hakkında düşünmesi gerekir mi?
Evet, gerekir. İmaj, CEO’lara özgü bir şey değil. Sokaktaki simitçinin de imajı var. Onun imajı şu; temiz giyim, tıraş, önlük ve maşayla servis.


Karşınızdakini nasıl tanıyorsunuz?
Proje bazında psikolog, ses koçu, medya ilişkileri eğitmeni, profil testi uzmanından oluşan bir ekibimiz var. Kişinin hedeflerini belirliyorum. Rakipleri karşısında fark yaratacak özellikleri bulmaya çalışıyorum. Uzmanlığı, eğitimi, bilgi seviyesi karakteristliği öğreniyorum. Kendisini de tanımasını sağlıyorum.


O zaman size hedefi şaşmış kişiler geliyor.
Hayır, hedeflerine ulaşmak için kişisel imajını nasıl yöneteceğini bilmeyen kişiler diyelim.


Ne yapıyorsunuz da o uzak hedef birden yakın oluyor?
Hedefin daha iyi görülmesini sağlıyorum. Özgüveni çeşitli şekillerde destekliyoruz. Ürkek ve çekingen yapısı varsa drama, tiyatro çalışmaları yapıyoruz. Bazı durumlarda da psikoloğa yönlendiriyoruz. ’’Bizim sizinle çalışmamız, psikologdan sonra olabilir’’ diyorum.


İmaj sorunu olduğunu nasıl saptıyorsunuz?
Birçok profil testi ve saha çalışması yapıyoruz. Nasıl ki kamuoyu araştırma şirketleri, bir partinin ya da bir liderin nasıl algılandığını saptar, biz de bunu küçük çaplı olarak yapıyoruz. Kişinin çevresinde, aile hayatında bir anket yapıyoruz. Sonra insanların o kişi hakkında ne düşündüğünü, kendisini tanımlaması ile kıyaslıyoruz.


Bu eğitimleri alanlar, başarılı mı yoksa başarısız kişiler mi?
Dünyanın en başarılı CEO’ları, genel müdürleri, patronları, bu eğitimleri almış kişilerdir. Mesela eğitimini almamışsınız, iyi sunum yapamazsınız. En doğal ve en etkileyici şekilde nasıl sunum yapılıyor, en çok bunu öğretiyorum.


Sizin kapınızı çalanlar en çok hangi yönünden şikâyetçi?
Sunum, Türkiye’de çok büyük bir problem. Topluluk önünde konuşma ve sunum becerileri konusunda çok müracaat geliyor. Görüntüsüyle ilgili de danışmanlık almak isteyenler oluyor. Bir de kişiler artık ’’marka’’ olmak istiyor. Bunlar genelde üst düzey yöneticilerin aldığı dersler. Türkiye’den birçok yabancı ortaklı kurum da, doğru iletişimin detayları için başvuruyor.


Çalışmayı reddettiğiniz kişiler oldu mu?
Tabii oldu. Aynı dilden konuşamadığım veya geçmişinde kara lekeler bulunan, imaj çalışmasıyla bu lekelerden arınmaya çalışan kişilerle çalışmam.


İmajını iyi yönetenler


Mustafa Sarıgül: Öfke yönetimi ve samimiyette zaafları olsa da iyi yönetiyor.
Abdüllatif Şener: Samimi, doğal, tutarlı, iletişime açık. Entelektüel. Güzel Türkçe kullanıyor. Devlet adamı duruşu var.
Sezen Aksu: Samimi ve doğal.
Gülben Ergen: Azimli, tutkulu, hedefleri belli. İmajıyla ilgili araştırma yaptırıp işi uzmanlarına teslim etti. Gelişime açık.
Özgü Namal: Akıllı, doğal, azimli, tutkulu, işi dışında basına malzeme olmamaya özen gösteriyor.
Orhan Gencebay: Tutarlı. İşine saygısı, bilgisi, kültürü, kişisel değerleri, yaşam tarzı ve karizmasıyla çok özel bir imajı var.
Güler Sabancı: Basın ilişkileri çok koordine ve iyi yönetiliyor.
Ferit Şahenk: Genç, dinamik, çağdaş, yenilikçi, görüntüsü akılda kalıcı.
Fatih Terim: Öfke yönetimindeki zaafı dışında duruşu, giyimi, konuşmasıyla güçlü bir karizması var.


İmajını kötü yönetenler


İlhan Mansız: Planı, hedefleri yoktu. Kendini profesyonellere teslim etmedi. Düzensiz hayatı kötü etkiledi.
Hülya Avşar: Gündemden düşme telaşıyla cahilce konuşuyor, her gün haber olmak imajını iyi yönetmek demek değil. Bakımsız kıyafet ve saçlarla görünmesi de bıkmışlığın, boşvermişliğin, ’’Nasıl olsa para kazanıyorum’’ düşüncesinin göstergesi.


ARTI EKSİ


Bu zamana kadar size ’’Bu parayı boşuna vermişiz, hiçbir işe yaramadı öğrettikleriniz’’ diyen oldu mu?
Hiç olmadı.


Mesleğiniz, özel hayatınızı nasıl etkiliyor? Her tanıştığınız kişiyi tepeden tırnağa süzüp, ’’imaj testi’’ yapıyor musunuz?
Hayır, yapmıyorum ama bunun için çok çalıştım. Yoksa meslek deformasyonu oluyor. Ben ilişkilerimde insanların samimiyetine, nezaket ve dostluklarına, ahlaki değerlerine önem veririm.


Ne giymiş, nasıl konuşmuş, önemli değil mi?
Hayır, özüne bakarım. Sohbet sırasında tüyolar isteyenler oluyor. Arkadaşlarım arasında da randevu alan var.


Kendi imajınızdan memnun musunuz?
Memnunum, kendimi hoş bulurum. Düşünceli ve naziğimdir. Ben hayata olumlu bakan biriyim. Kendimi severim.


Her daim böyle bakımlı mısınız?
Her zaman dikkat ederim. Zorlama değil, bu benim.


İmaj, görüntüyle sabit. Şişmanlık sorun mu sizin kitabınızda o halde?
Hayır, asla. Sağlık açısından rahatsız etmediği sürece ben karışmam. Ama ’’Kilolarımı nasıl kamufle ederim’’ derse gizleme tekniklerini öğretirim.


Bir kadın için görüntüsel tehlikeler neler?
Renkler çok tehlikeli. Çingene pembesi, fuşya, fıstık yeşilinin çok dikkatli kullanılması gerekir.


Fiziksel çekicilik kazanır


İmajda, beden dili ne kadar önemli?
Vücut dili, insanın ruh halinin o anda dışa yansımasıdır. Ben de bu dili öğretmek taraftarı değilim. Elimi nereye koysam, kolumu şöyle mi yapsam derken kendi olamıyor. Resmin bütününe bakmak lazım.


İyi giyim şart tabii!
Uygun giyinmek önemli. Mesela, ben profesyoneller için hep şunu söylerim: Bugün olduğun değil, yarın olmayı hayal ettiğin pozisyon için giyin. Birçok kişi, bana bunu uyguladığını ve başarılı olduğunu söylemiştir.


İki kadın var önümüzde. Eğitimleri, görgüsü, bilgisi eşit düzeyde. Terfi zamanı geliyor, biri diğerine göre fiziksel anlamda daha hoş görünümlü. Sonuç?
Fiziksel çekiciliğin gücü bilimsel olarak da ispatlandı. İki kadın bu anlamda eşit içerikteyse sempati ve fiziksel çekicilik kazanır. Hoş görünen terfi olur.
Kaynak : Milliyet

Sponsor

6 YORUMLAR

  1. Merhabalar. Ben işletme bölümü öğrencisiyim. ‘İki Marka Arasında İmaj Araştırması’ konulu ödevim var. Yararlanabileceğim kaynaklar hakkında bilgi verebilir misiniz. İyi çalışmalar

  2. merhaba tam aradıgım ınsansınız.yenı bır ımaj edınmek ıstıyorum bu konuda yardımınıza ıhtıyacım var ıletısıme gecebılırmıyız lutfen

  3. süpersiniz acil size ihtiyacım olduğunu düşünüyorum sizde düşünürseniz haberleşmek isterim

  4. ispanyada " Asesoria de Imagen " yani imaj danismanligi okumaktayim. konuyla ilgili basarili insanlari tanimak ,tekniklerini ogrenmekten zevk aliyorum . imajin profesional cevrede oldu kadar ,sosyal cevrede etkisi olduguna inaniyorum bir kac dakika icinde hakkimizda yorum yaptirabilecek imajimizi kisinin hayat felsefesine, ulasmak istedigi hedeflerine gore dogru sekilde kullanmayi bilmesi basarilari ve mutlu bir hayat secimine yardimci olaktir.

  5. merhaba ben meslegi olmayan tahsili olmayan ev hanımıyım 1987 evlendim ve 9 senedir 2 çocugumla beni terk etti birşeyler yapmak istiyorum ama ne yapmam gerektini bilmiyorum bana yardımcı olursanız sevinirim

  6. imaj günümüzde iş dünyası için çok önemli.Ggünlük hayatımızda itibarlarımız bizi yaşadığımız toplumda değerli kılıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here