Ucuzluk Bağımlılık Yapıyor

Her şeyin 1 dolar olduğu ucuzluk mağazaları bağımlılık yapıyor. ABD’nin hemen
hemen her tarafında, tüm ürünlerin bir dolar olduğu ucuzluk mağazaları var.
Eskiden çok popüler olan bu “Her Şey Bir Dolara” dükkanları şimdilerde çok daha
iyi durumda. Eskiden bu tür dükkânlarda ucuz görünüşlü plastik eşyalar
satılırken şimdilerde ürünler genelde cam, metal veya seramikten. Bunu nasıl mı
biliyorum? Çünkü son bir iki ay içinde yeni dairemdeki mutfak, banyo, çalışma
odası, yemek odası ve diğer odaları, her biri 1 dolara alınmış ürünlerle
doldurdum.


Oğlumun odasının duvarında, adını oluşturan (JAKE) 1 dolarlık bir boyayla
kaplanmış 1 dolarlık harfler asılı ve balıkları 1 dolar değerindeki bir Elmo
heykelciğinin içinde yüzüyor. Kilerim 1 dolarlık kavanozlara koyduğum 1 dolarlık
bitkilerle, 1 dolarlık çorbalarla ve 1 dolarlık konserve sebzelerle dolu. Ayrıca
1 dolarlık baharatlar topluyorum. 1 dolarlık ilaçlara (aspirin, kas gevşetici,
bandajlar) ve gevşemek için 1 dolarlık lükslere (banyo köpüğü, bebe yağı,
kokteyl bardakları) ihtiyaç duyuyorum. 1 dolarlık kitaplar ve filmler buldum.
Kıyafetlerimi, bulaşıklarımı ve vücudumu 1 dolarlık sabunlarla, tezgâhı, küveti
ve lavaboyu 1 dolarlık deterjanlarla yıkıyorum.


1 dolarlık bir spreyle sabitlediğim saçlarımın üzerinde geçirdiğim 1 dolarlık
bereyle, mağaza mağaza dolaşıyorum. Geçmişte pahalı mağazalardan almış olduğum
ürünler için, ucuzluk mağazalarında yaklaşık 200 dolar ve bolca zamanımı
harcadım. Ucuzluk mağazaları büyük bir sektöre dönüştü. Sadece 1 dolarlık
ürünler satan en büyük mağaza zinciri Dollar Tree, ABD ve Kanada’daki 4 bin
mağazasında geçen yılın üçüncü çeyreğinde 1.6 milyar dolar kâr ettiğini
açıkladı. Bu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 12’lik artış anlamına
geliyor. Mağazadaki ürünlerin çoğu, üretim metotlarının sorgulandığı Çin ve
Hindistan’dan geliyor. Her iki mağazanın da sözcüsü ürünlerinin güvenli olduğunu
ve insani çalışma koşulları altında üretildiğini söylüyor. Family Dollar’ın
sözcülerinden Joshua Braverman, şirketin dünyanın dört bir yanındaki
fabrikalarla ortaklık yaptığını ancak ürünlerin çoğunun ABD’de üretildiğini
söylüyor.


Ancak ABD menşeli olmayan çok sayıda ürün var. Örneğin bu mağazaların
birinden aldığım Cristar marka cam ürünler. Camlar Kolombiya’dan konteynırlar
içinde ithal ediliyor ve daha sonra kamyonla New York’a taşınıyor. Şirketin
yatırımcı ilişkilerinden sorumlu olan Timothy J. Reid, temizlik malzemeleri,
gıda, sağlık ve kozmetik ürünleri gibi raf ömrü kısa ürünlerin şirketin
satışlarının yarısını oluşturduğunu söylüyor. Ancak müşteriyi mağazaya çeken bu
ürünler, zücaciye, tabak ve kadeh gibi daha dayanıklı ürünlerin de satışına
yardımcı oluyor. Ucuzluk mağazası bağımlılığım, geçtiğimiz sonbaharda Albany’e
taşınmamla başladı. Mağazaya ilk gitme nedenim son derece masumaneydi: Birkaç
kalıp sabun, bir duş rafı ve bir çöp kovası aldım.


Tüm bunlar 5 dolardan fazla tutmadı. Birkaç gün sonra Yankee One Dollar’da
Kolombiya’dan ithal cam ürünler buldum ve dört tane su bardağı satın aldım. Daha
sonra sepete şampanya, kokteyl ve şarap kadehlerini ekledim. Yakındaki bir rafta
güzel bir cam vazo ve zarif bir adak şamdanı duruyordu. İçlerine koymak için
adak mumları da gerekiyordu. Derken birkaç mutfak aletine ihtiyacım olduğunu
fark ettim: Kepçe, spatula ve bir tahta kaşık takımı aldım. Toplam 20 dolarlık
alışveriş yapmıştım. Sonra bayram gelip çattı. Ucuzluk mağazaları sezon
indirimleri için biçilmiş kaftan. Sevgililer Günü şekerleri satmak için yeni yıl
arifesini beklemiyorlar bile. Dollar Tree’de bayramlara özel ürünler,
müşterileri 1 dolara “Yıldız Savaşları” yap-bozları ve “Arabalar 2”
yapışkanlarının olduğu raflara çekmek için hep mağazanın ön tarafına
konuluyor.


Bu raflar müşteriyi temizlik ürünlerine ve oradan gıda ve kozmetik ürünleri
ile baharatlara yönlendiriyor. Kendimi bir anda birbiriyle uyumlu bir tabak ve
kase takımına uzanırken buldum. Mağaza kartı bile edindim. Kısa süre sonra
bağımlı oldum. Albany’nin güneyindeki bu ucuzluk mağazasında, mono-sodyum
glutamat aroması arıyordum. Bu kadar ucuz olmasaydı asla kullanmayacağım, hatta
elimi bile sürmeyeceğim bir üründü bu. Paniğe kapıldım. Ama eve döndüğümde
sakinleşmiştim. Satın aldığım ürünlerin çoğunun işe yaradığını düşündüm. Masam
derli topluydu, kilerim ağzına kadar doluydu ve banyomda kirden eser yoktu.
Fakat ihtiyacım olmayan birçok şey almıştım: Üç tane tuzluk takımı, iki şişe
öğütülmüş tarçın ve mono-sodyum glutamat. Tek ihtiyacım olan temizlik yapmak,
yani bu gereksiz ürünlerden kurtulmaktı. Onları çöpe atarsam kendimi daha iyi
hissedecektim. Bunun için öncelikle sağlam bir çöp poşeti gerekiyordu. Ve onu
nereden alacağımı çok iyi biliyordum. Sabah/Mc Kinley

Sponsor

2 YORUMLAR

  1. ne alırsan 1 tl adındaki bu işyerleri anadolunun birçok yerinde mevcut ''ne alırsan bir milyon'' adındaydı ankara ve istanbulda çok rastlamadım ancak benzer uygulamaları gördüm hatta istanbulda küçük bir dükkanda bunu yiyeceğe uygulanmış 1 tl lık portakal suyu 1tl lık tost gibi aparatif yiyceklere uygulanmış bir işletmede var yalnız bu 1 tl anlayısının makro boyutlu marketlerde bir bölüm olarak ayrılması farklı bir anlayış olabilir tabi bu basit bir örnek bu sistem geliştirilebilir çok büyük talebi var çünkü

  2. SLM ARKADAŞLAR BEN 1 DOLARLIK BU MAĞZALARI ÇOK İYİ PARA KAZANDIĞINI BİLİYORUM.BU İŞLERİ TÜRKİYEDE UYGULAYA BİLİRMİYİZ HERKESE ŞİMDİDEN TŞK
    BİLGİ VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUM HATTA BERABERDE PAYLAŞIRIZ
    05335735952

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here