Universal Hastaneler Grubu 4 bin personel alımı yapacak

Birçok sektörün aksine sağlıkta herhangi bir meslek grubunun açıkta kalması
pek olası değil Türkiye’de. Son yıllardaki büyüme performansıyla yabancı
sermayeli şirketlerin de ilgisini çeken sağlık sektöründe gerek kamu gerekse
özel kuruluşların en büyük sıkıntısı uzman doktorlar başta olmak üzere yetişmiş
eleman bulmak. Türkiye’de üniversite ve devlet hastaneleri dahil olmak üzere
yaklaşık bin 500 hastane var. Bunun 500’ü özel şirketler tarafından işletiliyor.
2010 rakamlarına göre 28 bini özel hastanelerde olmak üzere toplam 200 bin
yatakla hizmet veriliyor sektörde. Son beş yıla bakıldığında ise kamu tarafında
hastane sayısında anlamlı bir artış gözlenmezken özel hastanelerdeki yatak
sayısının iki kat arttığı görülüyor. Özel sektördeki bu hızlı büyüme yabancı
sermayenin de ilgisini çektikçe yatırımlar artıyor. Son olarak Alman
Hastaneleri’ni işleten Azmi Ofluoğlu’na ait Universal Hastaneler Grubu’na fon
şirketi ADM Capital, Hollandalı emeklilik fonu yöneticilerinden PGGM ve Dünya
Bankası kuruluşu IFC toplam 140 milyon dolar yatırım yaparak hissedar oldular.
Bu ivmeyle büyüme planlarını yapan şirket, önümüzdeki dönemde hem yurtiçi hem de
yurtdışında çok sayıda hastane yatırımı yapacak. Grubun Genel Müdürü Mahir
Turan’a göre özel hastanelerin gelişim hızı, sektörde ciddi bir insan kaynakları
sıkıntısı yaratıyor.


Hasta sayısı artıyor
Hastane ve yatak sayısı artarken
sektörden hizmet talebinde bulunan hasta sayısı da aynı yoldan gidiyor. Yine
2010 verilerine göre geçen yıl hastanelere 303 milyon hasta başvurmuş. Bunun
yaklaşık 50 milyonu özel hastanelerde, 20 milyonu üniversite hastanelerinde geri
kalanı da devlet hastanelerinde tedavi olmuş. Yaklaşık 10 milyon hasta yatarak
tedavi görürken bunun dörtte birini özel hastaneler karşılamış. Bu 10 milyonun
8.5 milyonu ise ameliyat olmuş. Dr. Mahir Turan’a göre Türkiye’de kanser gibi
hastalıklardan muzdarip olanların sayısı hızla artıyor. Bu da hastanelerde uzman
doktorlara olan ihtiyacı artırıyor. Bir doktora 2 bin 400 hasta düşerken ve
hastane-yatak sayısı bu durumdayken sağlık personeli sayısında durum nasıl?


Doktor başına 2 bin 400 hasta
Türkiye’de geçen yıl
itibariyle 65 bini uzman, 40 bini pratisyen ve 20 bini de asistan olmak üzere
toplam 125 bin doktor var. Bu sayı beş yıl önce 100 bindi, yani yatak sayısı iki
katına çıkarken doktor sayısı dörtte bir oranda artmış durumda. Basit bir
hesapla 303 milyon hasta olduğunu hatırlarsak doktor başına 2 bin 400 hasta
düşüyor. Bir hastanın yılda 4.1 kez hastaneye gittiği düşünülürse rakam daha da
artıyor. Bu doktorların bölgeler arasında eşit dağıtılmaması da sağlık
sektörünün önemli sorunlarından biri. Tıp fakültelerindeki doktor adaylarının
sayısına bakıldığında ise durum ümit verici. Son 10 yıldır tıp fakülteleri yılda
yaklaşık 5 bin mezun veriyor. Bu son üç yıldır biraz artmış durumda. Son üç
yıldır tıp fakültelerine kayıt yaptıran öğrenci sayısı her yıl bin kişi artıyor.
Geçen yıl 8 bin 500 kişi fakülteye girmiş. Şu anda toplam tıp eğitimi gören
öğrenci sayısı (tüm sınıflarda) 45 bin.

İki yılda 4 bin
kişi alacağız
Şu anda 18 hastanede hizmet veren Universal
Hastaneler Grubu’nun Genel Müdürü Dr. Mahir Turan, bunların 13’ünün şu anda faal
durumda olduğunu, beşinin ise yıl sonuna kadar Cizre, Kuşadası, Adana, Bursa ve
Arnavutluk’ta faaliyete geçeceğini söylüyor. 2011 sonuna kadar yatak sayısının 2
bine ulaşacağını anlatan Turan, büyüme planlarına istihdamın da dahil olduğunu
belirtiyor. “Önümüzdeki iki yıl içinde yurtiçindeki hastanelerimizde 450’si
doktor olmak üzere 4 bin sağlık personelini işe alacağız. Ancak eleman bulmakta
sıkıntı çekiyoruz. Yurtdışından doktor almamız da yasal olarak mümkün değil. Biz
de yüzümüzü yurtdışında ihtisas yapan Türk doktorlara çevirdik” diyor Turan.
Turan, Türkiye’de doktor ihtiyacının 200 bin olduğunu iddia ediyor. Tıp
fakültelerindeki öğrenci sayısına bakıldığında bu ihtiyacın mevcutlarla
karşılanamayacağını gördüklerini ve iki hedef grup belirlediklerini anlatan
Turan sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir grup yurtdışında ihtisas yapan Türk
doktorlar ki bunların gelip diplomalarının denkliğini belgelemeleri gerekiyor.
İkinci grup ise Türkiye’de ihtisas yapan yabancı uyruklu doktorlar. Bu kişiler
de bizim için önemli bir insan kaynağı ancak mevzuat çalıştırılmalarına izin
vermiyor. Bu iki grupla ilgili bir formül düşünülmesi zorunlu.”


Maliyetin yarısı personele
Dr. Mahir Turan, yeni
açacakları hastaneler ve mevcutlar için bir yılda 10’larca transfer yaptıklarını
ve çok ünlü doktorları ekipleriyle bünyelerine kattıklarını söylüyor. Her yeni
açılan hastanenin maliyetinin yüzde 50’den fazlası personele gidiyor. Oturmuş
hastanelerde ise bu oran yüzde 30’larda. Ünlü doktorlar ise transfer olurken en
son fiyata bakıyor. Daha çok yeteneklerini kullanabileceği teknik ve personel
donanımı olup olmadığına dikkat ediyorlar.İşteinsan

Sponsor

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here