Wikileaks belgeleri, Wikileaks belgeleri neleri kapsıyor

WikiLeaks belgeleri, ABD’nin karşı çıkmasına rağmen çeşitli yayın organları Wikileaks belgeleri notlarını yayımlandı.

WikiLeaks nedir?
Wikileaks internet sitesi, ABD’nin birçok hassas konudaki değerlendirmelerinin yer aldığı “gizli devlet belgeleri”ni yayınladı. ABD büyükelçiliklerinden gönderilen 250 binden fazla mesajda yer alan bilgilerin aktarıldığı belgeler, dünyayı sarsacak nitelikte. İtalya Dışişleri Bakanı Frattini, Türkiye’nin geniş yer bulduğu belgeleri, “diplomasinin 11 Eylül’ü” olarak niteledi.


Son yıllarda yayınladığı ABD’nin Irak ve Afganistan savaşlarıyla ilgili gizli belgelerle ses getiren Wikileaks internet sitesi, dünyanın büyük merakla beklediği “gizli devlet belgeleri”ni çeşitli yayın organları aracılığıyla yayınladı. Amerikan yönetiminin karşı çıkmasına rağmen yayınlanan belgeler ABD Dışişleri Bakanlığı’nın toplam 270 büyükelçilik ve konsolosluklarla günlük yazışmalarına dayanıyor.


Yabancı liderlerle ve dünyadaki nükleer ve terörist tehditlerle ilgili değerlendirmelerin bulunduğu belgelerde Türkiye’ye ilişkin de önemli bilgiler var. Washington’dan sonra en çok belge sızan yer ABD’nin Ankara Büyükelçiliği. Ankara’dan Washington’a 7 bin 918 telgraf gönderilmiş. ABD’nin imajını sarsması ve uzun süre dünya kamuoyunu meşgul etmesi beklenen belgeler arasında, İsrail gizli servisi Mossad’ın başkanı Meir Dagan ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns arasında 17 Ağustos 2007’de yapılan görüşmelerin yazışmaları da yer alıyor. Mossad Başkanı Dagan, Türkiye’de İslamcılığın yükselişe geçtiğini iddia ederken, “Burada soru, kendini Türkiye’nin laik kimliğinin koruyucusu olan Türk ordusunun daha ne kadar sessiz kalacağı.” ifadelerini kullandı.


Wikileaks Nedir?
Kaynaklarını gizli tutarak ülkelerin en özel bilgilerine ulaşan, dahası bu verileri yayınlayan İsveç merkezli uluslar arası bir organizasyon Wikileaks. Ellerindeki çok ses getirecek bir milyondan daha fazla dokümanı yayınlayarak, tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başarmış olsalar da aslında çok daha önceden de zaman zaman yayınladıkları raporlar ile çok sayıda ödül kazanmış, birçok kesimden insanın takdirini kazanmışlardı.


WikiLeaks belgeleri : En çok belge Ankara’daki Amerikan Büyükelçiliği’nden
Wikileaks’in sızdırdığı belgelerde Türkiye açısından en dikkat çekici nokta Ankara’dan Washington’a gönderilen telgraf sayısı.


ABD ile İran pazarlığı belgelerde


Belgeler arasında, 12 Kasım 2009’da Philip Gordon ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında yapılan ve İran’ın nükleer programını konu edinen bir görüşmenin detayları yer alıyor. 40 dakika süren görüşmede Gordon, Türkiye’nin arabuluculuk çalışmalarını eleştirirken, ABD yönetiminin Türkiye’nin İran tutumuyla ilgili soru işaretleri bulunduğunu belirtiyor. Türkiye’nin sadece İran’a yönelik yaptırımların olumsuz etkilerinden bahsetmesinden rahatsız olduklarını belirten Gordon, Davutoğlu’na, “Eğer İran nükleer silah elde ederse olası sonuçlarının farkında mısınız?” diye sordu. Davutoğlu, “Elbette. Bu riskin farkındayız. Bu nedenle Türkiye, İran dosyası üzerinde yoğun çalışıyor. Cumhurbaşkanı Gül, İstanbul’da Ahmedinejad’la iki saat görüştü.” cevabını verdi. Başbakan Erdoğan’ın Guardian gazetesine verdiği röportajdan rahatsızlık duyduklarını belirten Gordon, Erdoğan’ın İran sorununa bakışına dair soru işaretleri bulunduğunu söyledi. Davutoğlu, röportajda Erdoğan’ın sözlerinin eksik aktarıldığını savunarak, sadece Türkiye’nin İran’la ilişkilerinin çözüm sürecinde önemli rolü olduğunu söyledi. Gordon, İran’ın uluslararası baskıyı dikkate almaması durumunda Türkiye’nin İran’a karşı daha sert bir pozisyon almasını istedi. Davutoğlu, Erdoğan’ın Tahran ziyaretinde bu mesajı verdiğini ve Türkiye-İran ilişkilerinin bölge için çok önemli olduğunu söyledi. Türk dış politikasının bölgeye “adalet duygusu” getirdiğini savunan Davutoğlu, Türkiye’nin bölgedeki İran nüfuzunu dengelediğini dile getirdi.


Le Monde, El Pais, Der Spiegel, New York Times ile birlikte belgeleri yayımlayan Guardian gazetesi, konuya ilişkin gizli belgeyi, “Bu görüşmede Gordon, Davutoğlu’nu, İran’ın nükleer programı konusunda Türkiye’nin arabuluculuğunun yardımcı olmayabileceği konusunda ikna etmeye çalışıyor, ancak bunda başarılı olmuyor.” yorumuyla yer verdi. Gizli belgelere göre, Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediklerini her fırsatta açıklayan İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, Roma’da 8 Şubat 2010’da ABD Savunma Bakanı Robert Gates’le yaptığı görüşmede, Türkiye’nin hem Avrupa hem de İran’a açılımlar yapmasını “ikili oynamak” diye niteleyerek, “bu durumun kendisinde hayal kırıklığı yarattığını” söylüyor.


ABD Dışişleri Müsteşarı William Burns ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu arasında 18 Şubat 2010’da gerçekleşen görüşmelerin kayıtları da Türkiye’nin İran’la ilgili endişelerini ortaya çıkardı. Sinirlioğlu, İran’a yönelik saldırı planlarına karşı çıkarken, tüm bölge ülkelerinin İran’ı tehdit olarak gördüğünü savunuyor. İran’ın nükleer enerji alanındaki çalışmalarından bahsederken, “Şam’da bile alarm zilleri çalıyor.” ifadelerini kullanıyor. Burns’un ABD’nin İran politikasına destekleme çağrısı üzerine Sinirlioğlu, İran’a yönelik yaptırımların halkın rejime olan desteğini artırdığını ve muhalefeti zayıflattığını belirtiyor. İran’a yönelik olası bir saldırının Türkiye’ye ve tüm bölgeye zarar vereceğini kaydediyor.


Feridun Sinirlioğlu, ABD’li yetkililere Irak Başbakanı Nuri el Maliki’yle ilgili memnuniyetsizliğini de dile getiriyor. El Maliki’nin “kendi siyasi geleceğiyle ilgilendiğini” savunan Sinirlioğlu, Irak Başbakanı’nın her an kontrolden çıkabileceğini dile getiriyor. İran’ın Irak seçimlerini etkilemeye çalışmasından rahatsız olduklarını belirten Dışişleri Müsteşarı, Suudi Arabistan’ın da Şii etkisini azaltmak amacıyla Sünni kökenli siyasi partilere “para saçtığını” iddia ediyor. İran’ın Irak’la Türkiye arasındaki boru hattına karşı olduğunu savunan Sinirlioğlu, 7 Mart seçimlerinden sonra iki ülke arasında boru hattı kurulması için girişimlere başlayacaklarını kaydediyor. ABD’nin Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’ne PKK’ya karşı daha fazla işbirliği yapması için baskı yapmasını isteyen Sinirlioğlu, Amerikan ordusundan General Odierno’nun görüşmeden kısa süre önce gerçekleştirdiği ziyaretten övgüyle bahsediyor.


WikiLeaks belgeleri Sızan 251 bin belgenin çoğunluğu ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait. Washington’tan sonra en çok belge sızan yer ise ABD’nin Ankara Büyükelçiliği. Ankara’dan Washington’a 7 bin 918 telgraf gönderilmiş. Sızan belgelerde Ankara’nın dikkatini bu nokta çekti. Bu durum Türkiye’nin öneminin ve diplomatik etkinliğinin işareti olarak görüldü. Türk tarafı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Türkiye için kullandığı “merkez ülke” tabirinin gerçekliğinin ortaya çıktığı görüşünde.


Wikileaks.org’ta ifşa edilen belgelerden kısa kısa bilgiler

AFGANİSTAN:
Afganistan devlet başkanı yardımcısı Ahmet Ziya Mesut, Birleşik Arap Emirliklerine yaptığı ziyarette yanında 52 milyon doları ülkeden çıkartmış.


SANAL SAVAŞ ÇİN: Çin politbürosu Google’ın bu ülkedeki sistemini hedef alan hacker saldırısı düzenlemiş. Bu saldırı Çin hükümetinin özel güvenliğin ve İnternet uzmanları tarafından yürütülen büyük bir kampanyanın parçası olarak değerlendiriliyor. Çin Dalai Lama Batılı ülkeler ve Amerikan hükümetinin bilgisayarlarına da 2002 yılında girilmiş.


SUUDİ EL KAİDE: El Kaide terör örgütünün finansörleri arasında Suudiler ön sıradaki yerlerini korurken, Amerikan üssünün bulunduğu Katar belgelerde terörizme karşı mücadelede ‘en kötü ülke’ olarak yer alıyor.


ALMANYA: Belgelere göre Almanya’da isim benzerliği nedeniyle yanlış kişiyi Afganistan’da gözaltına alınan biriyle karıştırarak tutuklayan CIA ajanları ile ilgili tutuklama kararı çıkartmaması için sert şekilde uyarmış. ABD’li bir diplomat Alman meslektaşına Almanya’yı tehdit etmediğini fakat Amerika ile ilişkilerde atılan her adıma dikkat etmesi gerektiklerini söylemiş.


ALMANYA: Belgelere göre Almanya’da isim benzerliği nedeniyle yanlış kişiyi Afganistan’da gözaltına alınan biriyle karıştırarak tutuklayan CIA ajanları ile ilgili tutuklama kararı çıkartmaması için sert şekilde uyarmış. ABD’li bir diplomat Alman meslektaşına Almanya’yı tehdit etmediğini fakat Amerika ile ilişkilerde atılan her adıma dikkat etmesi gerektiklerini söylemiş.


Kaddafi suyun üzerinde uçmaya korkuyor: Belgelerde BM toplantıları için ABD’ye gidecek olan Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin suyun üzerinde uçmaktan korktuğu, en fazla 8 saat uçabildiği belirtiliyor.


İran ambulanslarla silahı Lübnan’a sokmuş: İsrail ve Hizbullah arasında 2006 yılında cerayan eden 35 günlük savaşta İran’ın Hizbullah’a ambulanslar içinde gönderdiği silahlarla yardım ettiği öne sürülüyor.


Mısır, inatçı müttefik: ABD’nin Kahire Büyükelçiliği tarafından Dışişleri Bakanı Hillary Clinton için 2009 yılında gönderilen telgrafta Mısır’dan inatçı müttefik diye bahsediliyor. Mısır’a karşı saygılı davranıldığında iyi bir karşılık alındığı belirtilen telgrafta, Kahire yönetiminin kendisini Ortadoğu konusunda zaruri bir Arap devleti olarak görme algısına sahip olduğu belirtiliyor.


Hamas ve El Fetih liderleri için casusluk: Amerikan Yönetimi, Hamas mensupları ve El Fetih liderleri konusunda casusluk yapması için Amerikan elçilik personeline duyuru yapmış. Buna göre Filistinli liderlerin kullanacağı güzergahlar, bineceği araçların yanısıra kişilerle ilgili biyometrik ve biyografik bilgilerle finansal durumları konusunda da ayrıntılı bilgi talep edilmiş.


El Kaide’nin en büyük finansörü Suudiler: Belgelerde Amerika’nın Ortadoğu’daki en stratejik müttefiki Suudi Arabistan, Amerika’nın k


WikiLeaks belgeleri : Araplar, ABD’den İran’a saldırmasını istemiş


Wikileaks’in sızdırdığı belgelerde Tahran’ın nükleer bir güç olmasından endişe eden Arap ülkelerinin, İran’a saldırı düzenlenmesini istediği görülüyor. Fransız Le Monde gazetesinde yayınlanan WikiLeaks belgesine göre Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz, Amerikalı diplomatlara İran’ı kastederek “yılanın başını kesmek gerek’tiğini söylüyor. 11 Şubat 2010 tarihli bir belgede de Kral Abdullah, ABD Başkanı Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones’a ” Eğer İran nükleer gücünü geliştirirse bölgedeki herkes aynı şeyi yapacaktır. Bu yüzden Bu İran’ın nükleer programı kesimlikle durdurulmalıdır.” diyor. Bahreyn Kralı Hamid bin İsa El-Halife ise Amerikalı general David Petraeus’a “Bölgedeki tehlikeyi engellemeyzsek daha yüksek seviyelere ulaşabilir.” diye yakınıyor.


WikiLeaks belgeleri : TSK’nın Fethullahçı subay fişlemesi de Wikileaks belgeleri arasında yer aldı.
Abu Dhabi Prensi Muhammed bin Zayid El Nahyan, İran konusunda daha keskin fikirler öne sürüyor. Nahyan, İran’ın nükleer tesislerine yalnızca havadan müdahalenin yetersiz olacağını ifade ederek, karadan da müdahale yapmak gerektiğini belirtiyor.


İran’la ciddi bir gaz anlaşması bulunan Katar’ın Emiri ise 14 Şubat 2010’da Amerikalı senatör John Kerry’nin danışmanıyla konuşmasında “İran’la olan otuz yıllık ilişkilerimize dayanarak İran’dan gelen sözlerin yüzde birine inanmamak gerektiği kanaatini taşıyoruz” diye konuşuyor. Katar Başbakanı Şeyh Hamid bin Casim bin Cabir El Tani, İran ile aralarındaki ilişkiyi ” Onlar bize yalan söylüyor, biz de onlara yalan konuşmak durumda kalıyoruz” şeklinde özetliyor. El Tani, İran lideri Ahmedinejad’ın “Irak’ta Amerikalılarla savaştık. Ama asıl savaşı İran’da yapacağız” şeklindeki sözlerini de aktarıyor.


Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ise İran’ın İslam adına büyük bir hıyanete imza attığını belirtiyor ve İranlıları kastederek “O yalancıların söyledikleri hiçbir şeye inanmayın” diyor. En çarpıcı açıklamalar ise Ürdün Meclis Başkanı Zeid Rifai’ye ait. Rifai Amerikalı yetkililere yolladığı bir telegramda “Ya İran’ı bombalarsınız ya da Nükleer bir güç olan İran’la yaşamaya devam edersiniz. Sıradan yaptırımların hiçbir önemi yok” şeklinde tepkisini dile getiriyor.


WikiLeaks belgeleri : Ermenistan İran’a silah göndermiş


Belgelerde Suudi kralı Abdullah ile İran Dışişleri Bakanı Muttaki arasındaki görüşmede İran’ın Arap ülkelerinin ve özellikle Hamas’ın içişlerine karışıtığı konusunun gündeme geldiği yer alıyor. Görüşmede Muttaki İran’ın Arap ülkelerinin içişlerine karışmasını ‘Onlar Müslüman’ teziyle savunurken; Kralın ise buna karşı çıkarak ‘Onlar Arap. Farslılar olarak onların içişlerine karışamazsınız’ dediği öğrenildi.


Belgelerde yer alan başka bir bilgiye göre ise Ermenistan’ın İran’a silah göndermesi Amerika’yı rahatsız ediyor. Ermeni kaynaklı silahların Irak’a geçtiği ve Amerikan askerlerinin ölümüne sebep olduğu da iddia ediliyor. İran Kızılay’ının faaliyetleri de belli bölgelere ajan ve silah gönderme için kullandığı belirtiliyor.


WikiLeaks belgeleri : Dünya liderleri için akıl almaz benzetmeler


ABD’nin dünya başkentlerinde yer alan diplomatların bulunduğu ülke liderleri ile ilgili hiç de diplomatik olmayan konuşmalar ortaya çıktı. ABD’nin imajını sarsması ve uzun süre dünya kamuoyunu meşgul etmesi beklenen WikiLeaks’in yayınladığı gizli bilgilere göre, Moskova’da görev yapan ABD Büyükelçisi 2008’in sonlarında Rusya Başbakanı Vladimir Putin’i Batman’a ve Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’i de yardımcısı Robin’e benzetmiş. New York Times başta olmak üzere uluslararası basında yer almaya başlayan bilgilere göre Kuzey Kore lideri Kim Jong-il de Amerika’lı diplomatlara göre “iradesiz yaşlı bir adam”. Kuzey Kore lideri için “inme sonucu fiziki ve psikolojik travma geçiren birisi” ifadeleri de kullanılıyor.


ABD Paris Büyükelçiliği, Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy’yi ince tenli ve otoriter kişiliği ile tanımlarken, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ise ABD Roma Büyükelçiliği tarafından “kibirli, beceriksiz ve etkisiz Avrupalı bir lider” olarak eleştiriliyor. ABD Roma Büyükelçiliği’nden geçilen bir başka raporda da “fiziki ve siyasi açıdan zayıf bir lider” olarak tanımlanan Berlusconi, gece hayatına düşkün olduğu için yeterince vakti kalmadığı değerlendirmesi yapılıyor.


Roma Büyükelçiliği’nden 2009’da geçilen raporda da Putin ve Berlusconi arasındaki dostluğa dikkat çekiliyor. Berlusconi’nin aşırı hediyeler ve iş dünyasındaki gücü sayesinde karlı enerji anlaşmaları sağladığı iddia edilen belgelerde, İtalyan lider Avrupa’da Putin’in sözcüsü olmakla suçlanıyor. Putin’in toplumda etkili olan kişiler üzerinde bir baskı oluşturduğunu kaydeden Amerikalı diplomatlar, Putin’in fermanlarını yerine getirmeyen ve yönetilemeyen bürokrasi tarafından kuyusunun kazıldığını savunuyor.


ABD’nin Afganistan’da müttefiki Cumhurbaşkanı Hamid Karzai için Kabil Büyükelçiliği’nin kullandığı ifadeler de hayli ilginç: “Gerçekleri dinlemeyen hayli zayıf karakterli birisi. Kendisine karşı ya da başka raporlarla kolaylıkla fikirlerini değiştirebiliyor.”


İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için söylenen ifadeler de hayli tartışma yaratacak cinsten: “Zarif ve etkiliyeci ancak hiç bir zaman verdiği sözü yerine getirmez.” ABD’nin eski Berlin Büyükelçisi Philip Murphy Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle hakkında ‘fikirlerinde derinlik olmayan, Amerikan karşıtı, beceriksiz ve kendini beğenmiş biri’ olarak tanımlanıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel için ise ‘Teflon Merkel’ ‘riske açık olmayan ve üretici olmaktan uzak’ yakıştırması yapılıyor. Belgelerde BM toplantıları için ABD’ye gidecek olan Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin suyun üzerinde uçmaktan korktuğu, en fazla 8 saat uçabildiği belirtiliyor.


WikiLeaks belgeleri : Guantanamo için rüşvet


Belgeler, ABD’nin Guantanamo Hapishanesi’ndeki esirlerin kabul edilmesi için diğer ülkelere rüşvet verdiğini gösteriyor. Belgelere göre Slovenya Obama ile randevu ayarlanması karşılığında bir tutukluyu alması istenirken, Kirbati ada devletine de Müslüman Çinli tutukluları alması için milyon dolarlık ticari anlaşma teklif edildi.Belçika’ya da tutuklu kabul etmesi karşılığında Avrupa’da daha güçlü bir pozisyon vaat ediliyor. Belgelere göre, ayrıca 2007 yılında ABD Başkanı George Bush ile Çin lideri Hu arasındaki görüşmede, Bush, Pekin’inİran’a gemilerle balistik füze parçaları parça göndermesini sona ermesi çağrısında bulunuyor. Hu ise konuyla ilgili ayrıntılı bilgi istiyor. Kuzey Kore’nin ekonomik sorunları ve siyasi durumu göz önüne alınarak, ABD’li yetkililer Güney Kore’liler ile bir araya gelerek Kore’nin birleştirilmesini görüşmüşler. Bu konuda Pekin yönetiminin ikna edilmesi için ekonomik teşvikler ve doğru ticari anlaşmaların işe yarayacağı düşünülmüş.


WikiLeaks belgeleri : Amerikalı diplomatlara casusluk talimatı


Kamuoyuna sızan belgeler arasında, BM, Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Latin Amerika’daki ABD misyonlarında görev yapan Dışişleri Bakanlığı personeline casusluk yapmaları yönünde Washington’dan giden direktifler de bulunuyor. Normalde casusluk faaliyetleri için CIA ve benzeri istihbarat örgütlerini kullanan ABD’nin bu uygulaması istihbarat geleneklerini zorluyor. 2008 tarihe kadar geri giden belgelere göre Amerikalı diplomatlardan yabancı devlet yetkililerinin kredi kartı bilgileri ve çalışma takvimleri gibi şahsi bilgilerinin alınması talep ediliyor. Belgeler, diplomatların bu emirleri yerine getirip getirmediğine dair ipucu vermiyor. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton imzalı direktiflerden birinde, ABD’nin BM Daimi Temsilciliği’ndeki personele bilgi toplama öncelikleri listeleniyor ve Kuzey Koreli diplomatların ‘biyografik ve biyometrik’ bilgi dahil fişlenmeleri isteniyor.


Erdoğan’dan “Wikileaks” Değerlendirmesi


Başbakan Erdoğan, “Eteklerindekileri döksünler, değerlendirmesini sonra yaparız” derken Bakan Yıldız ise “Ortalık toz duman” yorumunda bulundu.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne ait yüzbinlerce gizli belgeyi açıklayarak gündem yaratan internet sitesi Wikileaks’in belgelerine ilişkin ilk değerlendirme geldi.


Erdoğan, “Wikileaks, eteklerinde ne var döksün, değerlendirmesini daha sonra yaparız” dedi.


Başbakan Erdoğan, “Avrupa Birliği ve Afrika ülkeleri Zirvesi”ne katılmak ve “Kaddafi İnsan Hakları Ödülü”nü almak üzere Libya’ya gitti.


Erdoğan hareketinden önce, Wikileaks’le ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Wikileaks’in eteklerinde ne var şunları bir döksün bakalım görelim. Ondan sonra da bunların ne kadar ciddi, ne kadar gayri ciddi olduğunu öğreniriz. Çünkü Wikileaks’in ciddiyetleri endişelidir, şüphelidir. Bu bakımdan biz şu anda eteklerdeki taşların dökülmesini bekliyoruz. Ondan sonra da değerlendirmesini yapar gerekli açıklamaları yaparız.”


“Ortalık Toz Duman”
Şok belgelerle ilgili bir yorum da Eneriji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’dan geldi.


Erciyes Üniversitesi’nde açılışlara katılmak üzere Kayseri’de bulunan Yıldız, Wikileaks belgeleri ilgili soruları yanıtladı.
Yıldız, “Ortalık toz duman. Belgenin tamamını görmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.


Uzmanlara Göre WikiLeaks Belgeleri


Dünya Wikileaks depremini konuşuyor. Belgelerin içeriğinde neler var? Konunun uzmanları, bu soruyu TRT Haber için yanıtladı.

Dünyayı sarsan Wikileaks depreminin Türkiye ile ilgili bölümünün Ankara-Washington hattını nasıl etkileceği merak ediliyor. Konunun uzmanları, bu şok belgelerle ilgili TRT Haber’in sorularını yanıtladı.


Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurulu (USAK) Başkanı Özdem Sanberk, belgelerle ilgili olarak, “İlişkilerin üzerinde çok büyük etkisi olacağını sanmıyorum. Bir ülkenin dış politikasında ekonomik ve strtajek çıkarlarınızın gerektirdiğini yaparsınız. Ama bir duygusallık boyutunu harekete geçirirse hükümetler de etkileneceklerdir. Bir parça gerginlik olabilir ama çıkarlarımızın gereği o ülke o ilişkilerin devamını gerektiriyorsa, ona göre hareket edilir” dedi.


Gazeteci Fehmi Koru ise “Şu elimizdeki 220 belgeye baktığımız zaman gördüğümüz Amerikalıların o tepeden bakma huylarının diplomatlarına bütünüyle hakim olduğu. Yani bütün bunlar baktığınız zaman çok yüzeysel o ülkenin gazetelerini okuyup tartışma programlarını izlediğiniz zaman varabileceğiniz şeyler” diye yorumladı.


USAK Başkan Yardımcısı Kamer Kasım da “Ortada baktığınız zaman hoş olmayan ifadeler var. Ama çok da kimsenin bilmediği şok diye nitelendirilebilecek ifadeler yok. Tür dış politikasını takip edenlerin üç aşağı beş yukarı tahmin edebileceği ifadeler var. Tabii ileride daha başka ifadeler açıklanır mı onu bilemiyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: Haberaktüel ve Trt

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here