Ya markan olacaksın ya da hep fasoncu kalacaksın

Türk tekstil sektörünün uzun yıllar fason üretim yaparak markalaşması bugün dünya çapında bir tekstil markasının olmamasının en büyük sebepleri arasında gösteriliyor. Ankastre mutfak ve davlumbaz üretimi yapan Merzifon merkezli Silverline yönetimi işi baştan sıkı tutarak marka olmayı hedeflemiş.


Silverline Endüstri ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Laçin, markalaşma kararının verilişinin nedenini ise şöyle açıklıyor, “Biz markamızla anılmayı istediğimizden sürekli bir iletişim sürecine geçtik. Gördük ki, kendi markanızla öne çıkmadığınızda fasoncu olarak kalabiliyorsunuz.”


Amasya Merzifon’dan altı arkadaş birlikte iş yapmaya karar verir ve bu düşüncelerini de 1994 yılında hayata geçirirler. Her biri farklı birikimlere sahipken, aralarından sadece bir tanesi mutfak ürünlerinin üretimi konusunda deneyimlidir. Türkiye piyasasında davlumbaz üretiminde lider, ankastre mutfak ürünleri pazarında ciddi bir pazar payına sahip olan Silverline’ın kuruluş öyküsü 17 yıl önce böyle başlamış. 2006 yılında halka açılan şirket, büyümesine bu tarihten sonra hızla devam etmiş.


Silverline’ın üretim tesisleri Merzifon’da. Son teknolojiye sahip makine parkuruyla üretim yapan markanın kendine koyduğu hedef, en yüksek kalitede davlumbaz ve aspiratör üretimi yapmak ancak bu ürünleri satın alınabilir fiyatlarla müşterisiyle buluşturmak. 30 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 60 bin metrekarelik geniş bir alanda kurulan fabrika, yıllık 750 bin adet aspiratör ve davlumbaz üretiyor. Oysaki işe başlarken, “Ayda 3.000 davlumbaz üretsek parayı nereye koyacağımızı bilemezdik” diyen ortaklar bugün kimi zaman ayda 70 bin parça üretiyor. Hedef ise yılda 1 milyon adet üretime ulaşmak… Silverline’ın 450 çalışanı var. Firmanın satışlarının yüzde 40’ını aspiratör ve davlumbaz satışları oluşturuyor. Türkiye’de satış ve pazarlama faaliyetlerini 400 bayi ile sürdüren Silverline, sektörel liderliğini destekleyen 9’u münhasır 150 yetkili servisle satış sonrası hizmette de kalite iddiasını sürdürüyor.


Kaliteli üretimin karnesi ihracat yapılan ülke sayısında saklı


Silverline; Almanya, Arjantin, Avustralya, Azerbaycan, Bahreyn, Bulgaristan, Danimarka, Ermenistan, Fas, Gürcistan, Hollanda, İngiltere, İran, Irak, İrlanda, İspanya, İsrail, İtalya, Kenya, Kıbrıs, Kırgızistan, Letonya, Libya, Litvanya, Lübnan, Nijerya, Norveç, Avusturya, Polonya, Romanya, Rusya, Slovenya, Suriye, Tacikistan, Tunus, UAE, Ukrayna, Ürdün, Yeni Zelanda, Yunanistan gibi toplam 50 ülkeye ihracat yapıyor. Kriz döneminde ise ihracat yapılmayan pek çok ülkeyi de portföylerine katmak için çok çalıştıklarını söyleyen Silverline Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Laçin, pek çok kuruluş krizden etkilenirken kendilerinin müşteri sayısını artırdıkları en iyi dönemi geçirdiklerini söylüyor.


Peki nasıl? Mustafa Laçin, bu sorunun yanıtını, “Krizle birlikte var olan ilişkilerimizin yanı sıra farklı bölge ve ülkelerle kontak geliştirme, ihracat yapma hedeflerimiz vardı. Yıl sonunda rakamsal olarak zarar yazsak da bu hedefimize ulaştık. 2010’da büyüme rakamımız yüzde 30’a ulaşacak gibi gözüküyor. Bu başarılı büyüme, geçtiğimiz yıl yaptığımız çalışmaların sonucu. Silverline, bugün var olan ihracatını korurken diğer yandan müşteri portföyünü daha da genişletme çabasında. Şimdilerde ABD pazarına da girmeye hazırlanıyoruz. Miktarı küçük de olsa 15 Ekim sonrasında Amerika’ya ilk parti ihracatımızı gerçekleştiriyor olacağız. On yıl içinde de her dört mutfaktan birinde olmak istiyoruz.” biçiminde veriyor.


Silverline’ın 2010 yılı ciro hedefi; 100.000.000 TL ve 2010 yılı pazar payı yüzde 10. 2010 yılı ciro hedefinin yüzde 50’sini ihracat, yüzde 50’sini iç piyasa olarak hedefleyen firma, hem iç pazarda hem de ihracatta pazar payını büyütmeye çalışıyor. Bu anlamda pazarlama yatırımı yapan şirket, Türkiye’de davlumbaz kullanım oranının yüzde 15’lerde olduğunu, 2020 yılında bu rakamın yüzde 50 olması gerektiğini öngörüyor.


Silverline yönetimi Amerika’ya ihracatı hedeflemiş ama yeni dünyanın çok markalı bol rakipli mutfak ekipmanları pazarına ihracat yapmak o kadar da basit değil. Bugün Amerika’ya ihracat yapabilecek şirketlerin binbir zorlukla sahip oldukları UL sertifikasına sahip olması gerekiyor. Bu arada Amerika’ya UL sertifikasına sahip sadece 8 şirket davlumbaz ihraç edebiliyor. Silverline da bu sekizden bir tanesi.


“Peki, neden pek çok marka varken tüketici Silverline markasını tercih etsin?” soruma, Laçin; “Farkımız modern tasarımlarımızı üstün teknolojiyle üretip satış ve sonrasındaki kaliteli hizmet ile müşterilerimize sunuyor olmamız. Silverline davlumbaz ve aspiratörleri bir ihtiyacın giderilmesi değil, yeni bir anlayışın yerleşmesi için var.” diyor.


Türkiye, dünya trendlerini yakından takip ediyor. Avrupa’daki evlerin yüzde 60’ında davlumbaz var. Böyle bakınca Türkiye’de evlerin henüz yüzde 15’inde davlumbaz varken, ülkemizde oldukça büyük bir potansiyel gözüküyor. Türkiye’deki mutfak ürünleri pazarının yabancı markaların da iştahını kabarttığını söylemek yanlış olmaz. Bu nedenle de yurtdışından birçok marka bu bakir pazara talip oluyor. Silverline YK Başkanı ve Genel Müdürü Mustafa Laçin, “Bizim hedefimiz Türkiye’deki pazarı yurtdışında da başarısını kanıtlamış bir Türk markası olan Silverline ile büyütmek. Türkiye’de kurduğumuz güçlü dağıtım kanalımızın yanı sıra Ankara, İzmir ve İstanbul’da açtığımız, yakında Bursa’da da açacağımız tanıtım mağazalarımızla Türkiye’nin dört bir yanına ulaşmaya devam edeceğiz. 2009 yılında kriz olmasına rağmen pazarlama yatırımlarımızı kesmedik ve toplamda 6 milyon TL pazarlama yatırımı yaptık. 2010’da da yatırımlarımıza devam edeceğiz.” diyor.


Yemek yapmayı seven mutfakta şıklık istiyor


“Türkiye’de son yıllara kadar mutfak sadece yemek yapılan bir alan olarak görülüyordu ancak bu anlayış şimdilerde hızla değişiyor çünkü biz milletçe yemeği seviyoruz. Diğer yandan yemek kültürümüz birçok ülkeden daha zengin. O halde zengin yemek çeşidi daha şık, daha fonksiyonel mutfakları hak etmez mi? Kültürümüzdeki misafirperverliği bu zengin mutfak kültürüyle birleştirince mutfak, evin sadece yemek yapılan alanı değil, tasarımlı ürünlerin şıklığıyla bezenmiş, misafirlerin ağırlanabildiği bir çekim merkezi haline gelebilir. Silverline’ın hedefi de bugüne kadar süregelen klasik mutfak anlayışını ve alışkanlıkları değiştirmek, tasarımıyla iddialı ürünlerle, mutfakları cazip hale getirmek. Aslında sadece buzdolabı, ocak, fırın değil, daha şık ve daha samimi bir yaşam biçimi sunuyoruz.” diyen Mustafa Laçin, Silverline’ın tasarımlarıyla ödüller aldığını söylüyor.


Uzun yıllar tekstilcilerimiz fason üretim yaparak markalaşmadılar ama bunun doğru bir yöntem olmadığı şimdilerde zaten görülüyorken, Silverline yönetimi işi baştan marka olmak üzere kurgulamış. Mustafa Laçin, markalaşma kararının verilişinin nedenini ise, “Markalaşmak için pazarlama yatırımı yapıyor olmak çok önemli. Biz 2000 yılından sonra markamızla anılmayı istediğimizden sürekli bir iletişim sürecine geçtik. Her yıl sektörel fuarlara katılır hem bizdeki gelişmeleri gösterir hem de başkalarını izleriz. Gördük ki, kendi markanızla öne çıkmadığınızda fasoncu olarak kalabiliyorsunuz. Bizim sektörün büyükleri İtalyan şirketlerinden oluşur ancak bu dünya devleri bugüne değin marka yatırımı yapmadıkları için şimdilerde iyi durumda değiller.


Diğer yandan değişen müşteri beklentisi ve beğeni standartları mutfak mobilyalarının formatını da değiştirdi. Şimdilerde müşterilerimiz parça ürün almaktansa komple mutfak ile estetik bir ortam oluşturmayı istiyor. Gelişen davlumbaz ve aspiratör pazarının ana oyuncusu neden bir Türk markası olarak Silverline olmasın?” şeklinde açıklıyor.


Türkler, Avrupalı gibi düşünüyor, aksiyon alıyor ve iş yapıyor


Kriz sonrasında yan ürünlerle ilgili girdilerin arttığını, bu nedenle de kârın çok düştüğünü söyleyen Silverline Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Laçin’e, “Bu durumun oluşmasında Çin’in etkisi var mı?” diye soruyorum.


“Pek çok kez Çin’e gidip geldim. Bu nedenle de ülkeyi ve onun koşullarını izleme imkânım oldu. Çin’in üretim gücü bizi endişelendirmiyor ama müşterinin Çin’i öne sürerek kullandığı ‘fiyat sopası’ bizi yoruyor. Biz makul döviz kurlarıyla bununla da baş edebiliriz. Benim tespitim, yüzümüzü Batı’ya döndüğümüz ve Türkiye’nin artık Avrupalı olduğu yönünde. Çünkü Avrupalı gibi düşünüyor, iletişim kuruyor ve iş yapıyoruz. Bu Çinlilerde yok. Avrupalı işadamlarıyla çok kısa sürede anlaşıyoruz. Bu nedenle de dünyanın Batı yüzü bizimle iş yapmakta ısrarlı ancak 10 birime satacağınız bir ürünü, 7 birime Çinlilerin verdiğini söylüyor ve size en çok 8 birim verebilirim diyor yani satış rakamının belirlenmesinde Çin’in etkisi çok fazla. Çin’deki girdilerle bizdeki girdilerin fiyat üzerindeki etkisi farklı olduğundan, bu durum sonuçlara da yansıyor. Ayrıca Çinli işadamlarının sözlerini tutmama gibi bir de sabıkası var. Dolayısıyla Türk üreticiler ve işadamları Çinliler karşısında çok şanslı.” diyen Laçin, kâr marjının daha da düşmemesi için bu yıl farklı bir strateji uyguladıklarını söylüyor. Ayrıca yeni pazar arayışında Türkiye’nin doğusuna da bakmak gerektiğini söyleyen Silverline YK Başkanı, “Doğu’da fırsatlar var. Irak pazarı bizim için ikinci bir Türkiye olabilir. Ülkemizin arka bahçesi gibi olan ve bize de çok benzeyen Suriye ve İran da göz ardı edilmemesi gereken pek çok fırsat vaat eden ülkelerden.” diyor.


Matematik mühendisinden iyi işadamı oluyormuş


Mustafa Laçin, tüm Silverline personelinin fikir birliği ettiği üzere, dünyanın merkezi olarak kabul ettikleri Amasya Gümüşhacıköy’de doğmuş. İstanbul Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği bölümünden mezun olan Laçin, mükemmeliyetçi bir kişiliğe sahip. Silverline, tek girişimi değil. Team&Tempo adlı düğme ve tekstil aksesuarları üreten bir fabrikanın da başında olan Mustafa Laçin, sabırlılardan, pek kızmıyor. “Kızdığımda tüm ilişkilerimi bitiririm.” diyen Laçin, kendi içinde çok barışık bir kişiliğe sahip olduğunu söylüyor. En çok ne yaptığınızda, “canım kendim” dersiniz diye sorduğumda da, “Kendimi ödüllendirip de ‘canım kendim’ demem. Ben ‘Haydi, Mustafa ha gayret!’ der bir sonraki hedefe doğru koşarım.” diyor. Doğal olarak yemek yapmayı, konuk ağırlamayı ve bu nedenlerden dolayı son dönemde artan kiloları sebebiyle spor yapmayı, dinlendiği anlar olarak dile getiriyor. İşadamının dinlenmesinin pek mümkün olmayacağını da ifade eden Laçin, “Düşünceleriniz sizinle her yere geliyor.” diyor.


Silverline Endüstri ve Ticaret AŞ’nin kurucu ortağı, Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Laçin, ayrıca TGSD Türk Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu üyesi.
Kaynak:Zaman

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here