Yayla Agro Gıda Bugün Halka Arz Oluyor

Yayla Agro Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gümüş, şirketin gıda sektöründe 25 yıllık tecrübesi olduğunu belirterek, "25 yıllık süreçte belirli bir hacim ve boyuta ulaşan şirketi ilerisi için sürdürülebilir, kurumsal, yönetilebilir, şeffaf bir yapıda kurgulamak gerektiği düşüncesinden yola çıkarak halka arz olmaya karar verdik." dedi.
Yayla Agro Gıda Bugün Halka Arz Oluyor
3 dk
Son güncellenme: 19/05/2022

Gümüş, AA muhabirine, şirketin bugün halka arzı dolayısıyla değerlendirmede bulundu.

Bitkisel protein bazlı gıdaları ve özellikle bakliyat, pirinç, hububat kategorisinde tarladan çatala kadar olan süreci bünyesinde barındıran bir şirket yapıları olduğunu anlatan Gümüş, "Bitkisel protein bazlı gıdaların tarladan toplanmasından, işlenip kırılması, boylanması, temizlenmesi ve paketlenmesine kadar geçen bütün süreci kendi tesislerimizde yürütüyoruz. Son 4-5 yılda yapmış olduğumuz Ar-Ge yatırımlarıyla özellikle çatal kısmını önemsediğimiz için, daha hızlı ve pratik ürünleri sunmak suretiyle yemek hazır kategorisinde insanların hayatını kolaylaştırmak ve daha sağlıklı beslenmelerine vesile olmak için Ar-Ge'de geliştirmiş olduğumuz ürünleri tüketicilere sunma gayreti içindeyiz." diye konuştu.

Gümüş, şirketin gıda sektöründe 25 yıllık tecrübesi olduğuna işaret ederek, "25 yıllık süreçte belirli bir hacim ve boyuta ulaşan şirketi ilerisi için sürdürülebilir, kurumsal, yönetilebilir, şeffaf bir yapıda kurgulamak gerektiği düşüncesinden yola çıkarak halka arz olmaya karar verdik." ifadesini kullandı.

- "887,5 milyon lira gelir hedefliyoruz"

Halka arz konusunda 3 farklı motivasyonları olduğuna işaret eden Gümüş, genelde halka arzın yatırımlar noktasında uygun finansman yöntemi olarak görüldüğünü söyledi.

Gümüş, motivasyonlarından birincisinin şirketi gelecek nesillere aktarmak düşüncesi olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'de aile şirketlerinin yüzde 95'inin ikinci kuşağa aktarılmadan kaybolduğunu dile getirdi.

Gelecek dönemde böyle bir süreci yaşamak istemediklerini vurgulayan Gümüş, "Önümüzdeki süreçte daha yönetilebilir, daha şeffaf bir şirket yapısında buluşalım diye halka arza karar verdik. Yatırımlarda daha uygun finansman olması vesilesiyle halka arzı seçtik. Önümüzdeki süreçte yapacağımız yatırımlar var. Diğer bir motivasyonumuz da global marka olma yönünde hedeflerimizin olması. Bu süreçte de uluslararası stratejik ortaklıklar boyutuyla görüştüğümüz şirketler bulunuyor. Bu şirketlerle masaya oturduğumuzda kurumsal bir yapıda halka arz olmuş bir şirketin o masadaki gücünü gösterebilmek noktasında halka arzı önemsediğimiz için böyle bir karar aldık." değerlendirmesinde bulundu.

Gümüş, şirketin yaklaşık yüzde 15'ini halka arz edeceklerini belirterek, şu bilgiyi verdi:

​​​​​​​"71 milyon lotluk bir nominal değerli satışımız olacak. Bunun yaklaşık yüzde 60'ını sermaye artışı, yüzde 40'ını da ortak satış olarak gerçekleştireceğiz. Hisse değerimiz 12,5, yaklaşık 887 milyon 500 bin lira gibi yüzde 15'e tekabül eden bir gelir hedefliyoruz. Çalışanlarımız için de halka arz sonrasında daha katılımcı, daha şirketin karlılığına ortak olabilecek bir yapı kurguluyoruz. Kendi şirketleri gibi çalışabilecekleri bir yapıyla ilgili çalışmalarımız var. Halka arz sürecinden sonra böyle bir çalışmayı çalışanlarımıza sunacağız."

Şirkette 532 kişinin çalıştığını aktaran Gümüş, bunun yaklaşık yüzde 23’ünün kadınlardan oluştuğunu, gelecek dönemde yapacakları yatırımlarla kadın istihdamını yüzde 35-40'lara yükseltmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Gümüş, gelecek nesillere doğru miras bırakabilmek için çevresel ve toplumsal sosyal sorumluluk anlamında herkese görevler düştüğünü dile getirerek, "Bu görevler içinde Avrupa Birliği’nin (AB) Yeşil Mutabakat (Green Deal) diye tabir edilen bir mutabakat metni var. Biz de buna uyum sağlamak için çevresel etkimizi minimize ederek, bu konuda AB'nin normlarının içinde olan karbon dönüşümle ilgili anlaşmamızı da yaptık. Nasip olursa biz 2050 yılında karbon nötr olmayı hedefliyoruz. Karbon ayak izimizi de ölçtürdük. Bu konuyla ilgili süreçlerimiz belli oldu. 2050 yılına kadar karbon nötr hedefimizi yakalayacağız." dedi.

Gümüş, bitkisel proteinli ürünlerin tüketiminin teşvik edilmesinin başlı başına bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu anlattı.

Gümüş, küresel iklim krizlerinin en büyük sebeplerinden birinin de sera gazı salınımı olduğuna işaret ederek, bunun da yaklaşık yüzde 50'sinin hayvansal protein bazlı gıdaların üretiminden oluştuğunu bildirdi.

İnsanların bitkisel bazlı proteinli ürünlerle beslenmesini teşvik etmenin kendileri için sürdürülebilir ve devamlılık arz eden bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirten Gümüş, şunları kaydetti:

"Türkiye'de yüzde 17'lik payımızla pazar lideri olan şirketiz. Sektör çok büyük. İç piyasada 2,5 milyon tonluk tüketimi olan bir sektör. Dünyada 100 milyon tonları bulan bir tüketim var. Türkiye'de daha gidilebilecek, sürdürülebilirlik noktasında büyük potansiyel mevcut. İnsanların tüketim ve yaşam standartları değiştiği için, bu tüketim miktarlarını insanların tüketim alışkanlıklarına uygun halde evirerek yatırımlar yapmak suretiyle sofralarında yer almasını sağlıyoruz. Yurt dışında 100'den fazla ülkeyle beşeri münasebetimiz var. 65 ülkeye ihracat yapıyoruz. Toplam satışlarımızın üçte ikisi yani yüzde 65'i yurt dışı gelirinden oluşuyor. Yurt dışı satışlarımızı 'Legurme' markası altında yapıyoruz. Bu marka, 'Turquality Marka Destek Programı' kapsamı altında. Globalde marka olma boyutunda devletimiz de destekliyor. Satış yaptığımız ülkelere özel yeni ürünler çalışıyoruz. Sektörümüzde ilk ve tek Ar-Ge merkezi olan şirketiz. Bitkisel bazlı proteinli gıdaların üretimi boyutuyla ilgili farklı ülkelerin, farklı tüketim alışkanlıklarına uygun yatırımlarla Ar-Ge yapmak suretiyle o ülkelerin pazarlarına da girme gayreti içindeyiz."

Gümüş, halka arzla Niğde'de daha çok katma değeri yüksek bir yatırım yapacaklarını, yemek hazır kategorisindeki kapasite artırımıyla beraber, ihracat odaklı olması vesilesiyle organik boyutuyla ilgili de üretim gerçekleştireceklerini ve ürünlerinin gelecek yılın ilk çeyreğinde market raflarında görülebileceğini anlattı.

Ürettikleri bakliyat ürünlerinde, prosesten atıl çıkan ürünler olduğunu ifade eden Gümüş, şu değerlendirmede bulundu:

"Bunları insan gıdasına dönüştürme gayretimiz var. Son 2 yıldır yapmış olduğumuz Ar-Ge yatırımlarıyla bakliyatın cipslerini ve çerezlerini üretiyoruz. Niğde yatırımıyla beraber, besin değerlerini korudukları halde sadece şekil ve görünümlerinden dolayı paketlenemedikleri için hayvan yemi olarak kullanılan yan ürünleri insan gıdasına dönüştürüp, daha katma değerlendirerek insanların tüketimine sunacağız. Halka arz sürecinde Borsa İstanbul'da bitkisel bazlı protein üretimi yapan başka firma yok. Kendi alanımızda borsayı renklendireceğimizi düşünüyoruz. Uzun vadede yatırımcılarımıza kazanç sağlayacak bir yapıyla gelecek nesillere devretmeyi hedefliyoruz."

Şirketin talep toplama tarihi 11-12-13 Mayıs olarak belirlendi.

x
Site deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.