Zehirli Gaz ve Nükleer Sızıntılara Karşı Türk Kalkanı

TÜBİTAK mühendislerinin, zehirli gaz ve nükleer sızıntılara karşı
geliştirdiği filtre teknolojilerinin, Japonya’daki nükleer kazada Türk
Büyükelçiliği’ni radyasyona karşı koruduğu ortaya çıktı. TÜBİTAK mühendisleri,
sızıntı başladığında tüm firmaların kapısına kilit vurduğu bir dönemde, 48 saat
içinde gerekli filtreleri Japonya’daki Türk Büyükelçiliği’ne ulaştırmayı
başardı.


TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü araştırmacılarından Dr. Elif Tahtasakal Kaya,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, ”Gemi için KBRN Koruyucu Filtrelerin
Geliştirilmesi” projesini 2004’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın desteğiyle
tamamladıklarını ifade etti.


KBRN filtrelerinin stratejik ürünler olduğundan ancak özel izinlerle
alınabildiğini ve sivil bir kuruluşun bu filtreleri alamadığını dile getiren
Kaya, bu sebeple filtrelerin milli olanaklarla üretilmesinin önemine işaret
etti.


Proje kapsamında savaş gemilerinde kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer
silahlara karşı kişisel koruyucu teçhizat kullanmadan toplu korunma sağlayacak
filtrelerin geliştirildiğini bildiren Kaya, bu filtrelerin üretimlerinin de yine
TÜBİTAK tarafından yapıldığını belirtti.


Filtrenin yeni savaş ajanlarına göre yeni versiyonlarının çıkarılması için de
hazır olduklarını kaydeden Kaya, granül yapıda aktif karbon filtrelerinin NATO
test laboratuvarlarında ilgili askeri standartlarına göre test edildiğini ve tüm
testlerde başarı sağlandığını anlattı.


KBRN filtrelerinin gemilerin dışında da kullanılabileceğini ifade eden Kaya,
ihtiyaç duyulduğu takdirde zırhlı araçlar, toplu korunma sığınakları, bina,
taşınabilir çadır, konteyner gibi her türlü ortamda da kullanılabileceğini
bildirdi.


Filtreler, büyükelçiliğin ilgili bölümlerine monte
edildi

KBRN filtrelerinin geçen yıl meydana gelen Fukuşima Nükleer
Santralindeki kazadan sonra Türk büyükelçiliğinde kullanıldığını
açıkladı.Stratejik ürünler olmaları sebebiyle ürünün bulunması konusunda
Japonya’da da sıkıntılar yaşandığını dile getiren Kaya, şöyle konuştu:


”Dışişleri Bakanlığı, Türk büyükelçiliği’nde 25 metrekarelik bir sığınakta
nükleer sızıntıya karşı filtre uygulanması için TÜBİTAK’a ulaştı. Bizler de 24
saat içinde yeni bir filtre dizaynını, yerli bir firmayla geliştirdik.
Ürettiğimiz bu filtre de 48 saat içinde Japonya’ya iletildi. O dönemde
Japonya’da nükleer santral atıklarının ve meydana gelebilecek patlamalarda bazı
kimyasalların da oluşabileceğini gözönünde bulundurduğundan filtre
bulunamamıştı. Herkes kapılarını kapatıp gitmişti. Geliştirdiğimiz filtreler,
büyükelçiliğin ilgili bölümlerine monte edilmesi için kendileriyle sürekli
irtibat halinde olduk. Binayı bilen ve tanıyan kişiler bulundu. Ne kadar
mesafeden hava çekiş yapabileceklerini izah ettik. Türk vatandaşlarımız için
elimizden geleni yaptık. Bu 48 saat içindeki çalışmamız sonunda hem büyükelçilik
hem de Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden teşekkür yazıları aldık.”


Fukuşima’daki kazanın, beklenmeyen tehlikelere karşı Japonya’nın bile
hazırlıksız olduğunu ortaya çıkardığına dikkati çeken Kaya, Türkiye’de de toplu
sığınaklar ve her türlü ortamda kullanılabilir filtrelerin geliştirilmesinin
önemli olduğunu söyledi.


Farklı özelliklerde iki tip özel nitelikli aktif karbon geliştirdiklerini
anlatan Kaya, bunlardan birinin kimyasal, biyolojik ve radyasyona karşı koruyucu
elbiselerde astar filtre katmanı olarak kullanılabildiğini, diğerinin ise
solunum ihtiyacı gereksiniminden dolayı daha büyük granül haldeki aktif karbon
malzemenin ise kimyasal, biyolojik ve radyolojik koruma amaçlı filtrelerde
kullanılarak, filtrelerin havalandırma sistemine entegre edildiğini
belirtti.


Sanayide de kullanılabilir
Kaya, termik
santralin içindeki azot oksitlerin çevreye verdiği zararın korkunç boyutta
olduğunu ve termik santraller için farklı yapıdaki karbonları ve arıtma
sistemini kurma bilgilerine sahip olduklarını dile getirdi. Herhangi bir kimya
sanayisinde meydana gelebilecek yangın, sabotaj, sel, deprem gibi olaylar
karşısında ülkenin hazırlıklı olması için arıtma ve filtreleme konularının
önemine işaret eden Kaya, altın madeninin işletmesinde fazla miktarda açığa
çıkan siyanürün arıtılmasının gerekliliğinden söz etti. Belirtilen ortamlarda
çalışan işçilerin korunması gerektiğini vurgulayan Kaya, ”Bu filtrelerin
kullanılması halinde herhangi bir zehirlenme olmayacaktır” ifadelerini
kullandı.

Sponsor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here