Milyonlar Tarafından Okunmuş En Çok Satan Kitaplar

Kitleler tarafından okunmuş, her kitap kurdunun rafında bulunan, tüm zamanlarda en çok satan kitaplar. Bu listeye göz atmadan kitaplığınızı tamamlamayın.
Milyonlar Tarafından Okunmuş En Çok Satan Kitaplar
12 dk
Son güncellenme: 05/08/2020
Tüm Başlıklar

En çok satan kitaplar listeleri sürekli güncelleniyor. Yayınlandıkları günden itibaren dünya genelinde satış rekorları kıran ve en çok satan kitaplar listesindeki yerlerini terk etmeyen üstelik dünya genelindeki pek çok okuyucunun ortak beğenisini toplayan kitaplar bulunuyor. Aşktan drama bilim kurgudan korkuya kadar çok geniş bir yelpazeye dahil olabilen en çok satan kitapların hepsini bir araya toplamak pek mümkün olmamakla birlikte bu yazımızda dünyada ve ülkemizde ses getiren kitaplardan popülaritesini yıllardır yitirmeyen dünya klasiklerine kadar geniş bir listeyi sizlerin beğenisine sunuyoruz.

Yüzüklerin Efendisi – J.R.R. Tolkien

Yüzüklerin Efendisi Kitap Kapağı

Fantastik edebiyatın kilometre taşlarından olan Yüzüklerin Efendisi okuyucularını hobbitlerin, insanların, elflerin, cücelerin ve orkların yer aldığı destansı bir anlatıma davet ediyor. Kitapseverler arasında çok büyük bir hayran kitlesi bulunan Yüzüklerin Efendisi için söylenen; “Yeryüzü Yüzüklerin Efendisi söz konusu olduğunda ikiye ayrılmıştır: efsaneyi okumuş olanlar ve okuyacak olanlar” cümlesi bizlere bu başyapıtın dünya genelinde yaratmış olduğu etki hakkında az da olsa fikir veriyor.

1954 yılında yayınlanan Yüzüklerin Efendisi kimi edebiyat otoritelerince tüm zamanların en iyi kurgu romanı olarak nitelendiriliyor. Tolkien’in yazımı esnasında Nibelungenlied isimli Alman ve Volsung Sigurd isimli İskandinav destanlarından esinlendiğini belirttiği Yüzüklerin Efendisi, 1937 tarihinde yayınlanmış olan Hobbit isimli eserin devamı niteliğini taşıyor. Daha sonra üçleme şeklinde beyazperdeye de aktarılan Yüzüklerin Efendisi hayata dair tüm duyguları, cesareti, korkuyu, özlemi ve iktidarı anlatan eşsiz bir eser olarak fantastik edebiyatseverlerin tekrar tekrar okuduğu kitaplar arasında yer alıyor.

Harry Potter – J.K. Rowling

Edebiyat tarihinde çığır açan bir seri olan Harry Potter, özünde iyi ile kötünün mücadelesini anlatıyor. Yedi kitap olarak yayımlanan Harry Potter çıktığı günden itibaren dünya edebiyatını kasıp kavuran eserlerden biri olarak kabul ediliyor. Bir kesim tarafından çocuk romanı olarak değerlendirilse de Harry Potter’ın akıcı kurgusu, sürükleyici anlatımı, renkli karakterleri ve ince esprileri ile pek çok yaştan hayran kitlesine sahip olduğu biliniyor. Kısa sürede popüler kültürün en önemli figürlerinden biri haline gelen Harry Potter serisinde J.K. Rowling aslında çocuksulaştırılmış bazı olaylar ile yalnızca bir yetişkinin anlayabileceği mesajlara da yer veriyor. Dünya genelinde çok büyük ilgi gören Harry Potter serisi beyazperdeye uyarlansa da hayranlarının birçoğu kitabın çok daha iyi olduğu görüşünü savunuyor. Ancak filmi izlemek isteyenlere öncesinde J.K. Rowling’in kaleminden çıkan büyülü kelimeleri okumanın seyir zevklerini katlayacağını belirtmekte fayda görüyoruz.

Simyacı – Paulo Coelho

Paulo Coelho’nun kaleme aldığı Simyacı, İspanya’dan Mısır piramitlerine kadar uzanan öyküsünde hazinesini ve hakikati aramaya koyulan bir çobanı anlatıyor. Masalsı anlatımı ile kitap tutkunlarının kalbini fetheden Simyacı aynı zamanda felsefi yönü ile de büyük bir etki yaratıyor. Dünya genelinde en çok satan kitaplar listelerinin değişmez isimlerinden biri olan Simyacı yayınlandıktan sonraki 6 sene içerisinde otuza yakın dile çevrilmiş ve kırktan fazla ülkede yayınlanmış olmasının getirdiği popülerliği hala daha korumaya devam ediyor. Ayrıca Türkiye’de en çok okunan güncel dünya edebiyatı eserlerinin başında gelen Simyacı kimi edebiyat çevrelerince maddi âlemden manevi âleme geçişin en güzel anlatımı olarak sınıflandırılıyor. Bu arada Mevlâna’nın Mesnevi’sinde yer alan bir öyküden yola çıkılarak yazılan Simyacı akıcı dilinin yanı sıra yerinde kullandığı dipnotların da etkisi ile okuyucusuna keyifli zamanlar armağan ediyor.  

Alacakaranlık – Stephenie Meyer

Stephenie Meyer’ın seri halinde yayımlanan eseri Alacakaranlık Isabella ile vampir Edward’ın hikâyesini anlatıyor. Yayınlandığı dönemde çok uzun zaman çok satanlar listesinin zirvesinde yer alan Alacakaranlık ulaştığı satış rakamları ile dünyada en çok satan kitaplar sıralamalarındaki yerini koruyor. Stephenie Meyer ikilinin imkânsız görünen aşkını mümkün olabilecek en samimi ve en gerçek hâli ile okuyucularına aktarıyor. Bu serinin başarısından sonra Stephenie Meyer gelmiş geçmiş tüm zamanların en başarılı fantastik edebiyat yazarlarından biri olarak kabul ediliyor. Alacakaranlık beyazperdeye aktarılan kitap uyarlamaları arasında yer alıyor. Kitap fantastik öğeler de taşımakla birlikte kimi çevrelere göre esas popülaritesi anlattığı aşk hikâyesinden kaynaklanıyor. Ancak bu popülaritenin nedeni her ne olursa olsun Alacakaranlık serisinin dünya genelinde ulaştığı başarı ve edindiği hayran kitlesini azımsamak hiç de mümkün görünmüyor. 

Rüzgar Gibi Geçti – Margaret Mitchell

1949 yılında hayata gözlerini yuman Margaret Mitchell’ a adeta ölümsüzlüğü getiren Rüzgâr Gibi Geçti Amerikan İç Savaşı esnasında yaşanan hüzünlü bir aşk hikâyesini ve iç savaşın halk üzerinde bıraktığı izleri anlatıyor. Savaşın insan hayatına yaptığı olumsuz etkileri çok gerçekçi bir dille anlatan Rüzgâr Gibi Geçti aynı zamanda aşkın insanları nasıl değiştirdiğini de anlatıyor. Yayınlandığı günden itibaren çok büyük bir beğeni toplayarak satış rekorları kıran Rüzgâr Gibi Geçti, “ 20.Yüzyılın En Popüler Romanı Pulitzer Ödülü” ne sahip bulunuyor. Margaret Mitchell’ ın hayatı boyunca yazdığı tek kitap olan Rüzgâr Gibi Geçti tüm dünyada en çok okunan unutulmaz aşk romanları başında gelmeye devam ediyor. Rüzgâr Gibi Geçti’yi eline alan okurlar sayfaları çevirdikçe ırkçılığın, aşkın ve savaşın izlerini görüyor ve artık bir başyapıt olarak kabul edilen eser her geçen gün hayranlarına yenilerini eklemeye devam ediyor.

İki Şehrin Hikâyesi – Charles Dickens

Tam bir kurgu sihirbazı olan Charles Dickens’ın yazdığı İki Şehrin Hikâyesi yazarın en başarılı tarihi romanı olarak kabul ediliyor. Dünya edebiyatı klâsikleri arasında haklı bir yeri bulunan İki Şehrin Hikâyesi dünya genelinde ulaşmış olduğu iki yüz milyonu geçen satış rakamı ile tüm zamanların en çok satan kitapları listelerinde zirveyi zorluyor. Arka plânda Fransız Devrimi’ne yer veren İki Şehrin Hikâyesi, Londra ve Paris şehirleri arasında şekillenen hikâyesinde ümit, ümitsizlik, bağlılık, fedakârlık ve intikam duygularının eşliğinde bir de aşk üçgenine yer veriyor. Yazar tarafından Fransız İhtilâli’nin öncesindeki ve sonrasındaki dönemde soyluların sömürüsü ile devrimcilerin acımasızlığı çok başarılı bir şekilde resmediliyor. Kitapta yer verilen her karakterin kitabın kurgusuna hizmet edecek şekilde olay örgüsüne yerleştirilmiş olması Charles Dickens’ ın tüm dünyada kabul gören yazım yeteneğinin en büyük kanıtlarından biri sayılıyor.

Narnia Günlükleri – C.S. Lewis

C.S. Lewis’in kaleminden çıkan ve dünya çapında milyonlarca satış rakamlarına ulaşmış olan Narnia Günlükleri serisi edebiyat otoriteleri tarafından edebiyat klâsikleri arasında konumlandırılıyor. Kolay okunabilecek konuların yalın bir anlatım ile yazıldığı Narnia Günlükleri İş Bankası Kültür Yayınları aracılığı ile Türk okuyucusu ile buluşuyor. Fantastik edebiyatın en önemli eserleri arasında sayılan yedi kitaplık bu seri efsanevi bir aslanın Narnia adlı büyülü dünyada bulunan karanlık güçlere karşı verdiği mücadeleyi anlatıyor. İyi ile kötü arasındaki artık klasikleşmiş olan savaşı epik bir hikaye şeklinde anlatmayı başaran Narnia Günlükleri en çok satan kitaplar listesindeki yerini koruyor.

Zencefil Adam – J.P. Donleavy

Yayımlandığı andan itibaren çok yüksek satış rakamlarına ulaşan Zencefil Adam karşı karşıya kaldığı eleştiriler ile de dikkat çekiyor. Aşırı müstehcen bulunması nedeni ile İrlanda’da ve Amerika’da yasaklanan Zencefil Adam; alkolik ve çapkın bir karakter olan Sebastian Dangerfield’in hayatını anlatıyor. Savaş sonra İrlanda’nın da bir panoramasını yansıtan Zencefil Adam yer verdiği ince esprileri aracılığı ile okuyucusu ile özel bir bağ kuruyor. İrlanda edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Donleavy’nin kaleme aldığı otobiyografik eser diyaloglar ile monologların iç içe geçmesi nedeni ile okuyucunun kitaba tamamen odaklanması ihtiyacını doğuruyor. Dünya genelinde 50 milyondan fazla satılan Zencefil Adam en çok satan kitaplar listelerinin değişmez ismi olmaya devam ediyor.

Gülün Adı – Umberto Eco

Yedi günlük zaman dilimine bölünmüş olarak polisiye bir öyküyü anlatan Gülün Adı aynı anda pek çok alt metni de içinde barındırıyor. Umberto Eco’nun ilk romanı olan ve yazara büyük bir ün kazandıran Gülün Adı pek çok dile çevrilmiş olup tüm dünyada beğeni ile okunmaya devam ediyor. Orta çağ İtalyası’nda geçen roman Hristiyan tarikatları arasındaki görüş ayrılıklarından bir cinayetin gerçekleştirdiği manastırda yaşanan olaylara kadar pek çok farklı konuyu okuyucularına aktarıyor. Kitap okuyucularına bir yandan manastır atmosferini eşsiz bir şekilde yansıtırken diğer yandan da Orta çağ Hristiyanlığı hakkında detaylı bilgiler edinmelerini sağlıyor. Uzun betimlemelerine ve sonu gelmeyen cümlelerine rağmen Umberto Eco ilmik ilmik ördüğü eseri ile adeta bir okuma şöleni yaşatıyor.

Siyah İnci – Anna Sewell

Anna Sewell’in ilk ve tek romanı olan Siyah İnci tüm zamanların en çok satan kitapları arasında yer alıyor. Soylu ve değerli bir atın dramatik öyküsünün anlatıldığı Siyah İnci’nin, basıldığı dönem göz önünde bulundurulduğunda hayvan hakları hakkında büyük farkındalık yarattığı görülebiliyor. İnsanlara hayvanların gözünden hayata ve yaşananlara bakmak konusunda adeta bir uyanış yaşatan kitap yalın dilinin yanı sıra öğretici ve sorgulamaya özendirici tarzı ile de dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Verdiği mesaj ile insanların hem birbirlerine hem de hayvanlara karşı daha duyarlı bir şekilde yaklaşmasının önemini vurgulayan Siyah İnci tüm zamanların en çok satan kitapları sıralamasındaki yerini koruyor.

Bir Çöküşün Öyküsü – Stefan Zweig

Stefan Zweig’in en beğenilen kitaplarından biri olan Bir Çöküşün Öyküsü XV. Louis döneminde geçiyor ve sarayda etkin bir rolü varken kral tarafından Fransa’dan sürülen Bayan Prie’nin ruhsal bunalımlarını anlatıyor. İçinde yer alan sosyolojik tespitler ile de dikkat çeken Bir Çöküşün Öyküsü aynı zamanda kadın ruhunu da muhteşem bir şekilde anlatıyor. Sınıflar arası ilişkilere de ışık tutan kitap okuyucularını toplumsal sınıflar, toplumsal roller ve erk gibi sosyal kavramları kapsayan bir düşünce yolculuğuna davet ediyor.

Hayvan Çiftliği – George Orwell

Ufkunuzu açacak kitaplar arıyorsanız doğru yerdesiniz. Hayvan Çiftliği George Orwell tarafından kaleme alınan alegorik bir eser olup dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu kabul ediliyor. Okurlarını insan doğası, çıkar çatışmaları ve güç kavramları hakkında sorgulamaya iten Hayvan Çiftliği distopya türünün en iyi örnekleri arasında başı çekiyor. Hayvan Çiftliği Rus Devrimi’ni karikatürize etmek amacı ile yazılmış olup insanları ve politikayı son derece basit bir dille anlatmayı başarmış bir başyapıt olarak görülüyor. Dünyada yergi türünün başyapıtlarından biri olduğu konusunda edebiyat otoritelerinin fikir birliğine vardığı Hayvan Çiftliği, bir çiftlikte yaşayan hayvanlar üzerinden yaptığı reel sosyalizm eleştirisi ile okuyanları kendisine hayran bırakmayı başarıyor. Temelinde bir çiftlikte yaşayan hayvanların insanların sömürüsüne karşı başkaldırmalarını ve yönetimi ele geçirmeleri ile başlayan olayları anlatan Hayvan Çiftliği metaforik ve alegorik anlatımdaki başarısı ile şapka çıkartılmasını hak ediyor.

Körlük – Jose Saramago

Jose Saramago’nun bir cafede siparişini beklerken aklında beliriveren “ Ya hepimiz bir anda kör olsaydık “ düşüncesinden yola çıkarak yazdığı Körlük; çarpıcı bir kıyamet senaryosu aynı anda da bir sistem eleştirisi olarak okuyucularının yüzüne bir tokat gibi çarpıyor. Kitapta bir metafor olarak kullanılan körlük olgusu yazarın liberal demokrasinin insanları sürüklediği ortam ile ilgili görüşlerini aktarması yolunda eşsiz bir araç olarak kullanılıyor. Körlük gerçekçi üslubu ile kitabı elinden bıraktırmayacak bir merak uyandırırken bir yandan da okuyucuyu dozunda bir rahatsızlığa sevk ediyor. Bu kitapta hiçbir şekilde isim kullanılmaması okuyucuyu en başta şaşırtsa da bitirildikten sonra okuyucuda bıraktığı muhteşem tat aynı anda hem fantastik hem gerçekçi hem de ürpertici olmayı başaran eserin değerini biraz daha artırıyor. Jose Saramago’nun bu eşsiz eseri en çok satan ve en çok beğenilen kitaplar listesinde sahip olduğu yeri uzun zamandır koruyor.

Zamanın Kısa Tarihi – Stephen W. Hawking

Stephen Hawking’in uzay – zaman – mekân üçgeninde kozmik rastlantısallığın ve varoluşun teorisini anlattığı Zamanın Kısa Tarihi, bugüne kadar tüm dünyada en çok satanlar listesine girmeyi başaran ilk fizik kitabı olarak ayrı bir övgüyü hak ediyor. Yazarın bu kadar karışık ve bilimsel bir konuyu fizik ile hiç ilgisi olmayan sıradan bir insanın anlayabileceği kadar basit bir dille anlatmayı başarması kitabın kolay okunmasında ve geniş kitlelere ulaşmasında etkili olan faktörler arasında yer alıyor. Okuyucularının evrenin durağan olmayan ve tamamen belirsiz olan rastlantısal gerçekliği ile yüzleşmesini sağlayan Zamanın Kısa Tarihi 1988 yılında yayınlanmasından itibaren onlarca dile çevrilmiş olup en çok satan kitaplar listelerinin en sıra dışı figürlerinden biri olmaya devam ediyor.

Anne Frank’ın Hatıra Defteri – Anne Frank

İkinci Dünya Savaşı esnasında yaşanan Yahudi soykırımından kaçmak zorunda kalan ailesi ile birlikte bir tavan arasında yaşamak zorunda kalan Anne Frank’in günlüğüne yazdıklarından oluşuyor. 1945 yılında toplama kampında ölen Anne Frank’in daha sonra yayınlanıp büyük bir ticari başarı elde eden günlüğünün Nazilerin barbarlığının ve buna kurban olan insanların yaşadıklarının bir sembolü olduğu kabul ediliyor. Anne Frank’in savaş sonunda hayatta kalan babasının kızının günlüğünü bulması ve bunu yayınlamayı planladığını fark edip yayımlaması sonucunda okuyucular ile buluşan Anne Frank’in Hatıra Defteri savaş, ölüm ve acının iç içe olduğu zamanlarda bile hayatın bir şekilde devam ettiğini anlamamızı sağlıyor. Anne Frank’ın yaşadıklarını son derece basit bir dille kaleme aldığı günlüğünün okuyanların boğazında bir düğüm bıraktığını da belirtmek gerekiyor.

Ayişe – Henry Rider Haggard

İngiliz yazar Henry Rider Haggard’ın kaleme aldığı ve ilk kez bir gazetede yayınlanan Ayişe tam bir maceraperest olan Horace Holly ile manevi oğlu Leo Vincey’in Afrika’nın derinliklerine doğru gerçekleştirdiği yolculuğu anlatıyor. Bu roman Lost World roman ekolünün de en önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Fantastik macera türü romancılığın klâsikleri arasında yer alan Ayişe’de 19.yüzyıl eserlerinde oldukça fazla kullanılan bir edebi yöntem kullanılmakta olup hikâyeyi yazarın kendisi anlatıyor. 19.yüzyılın karakteristik özelliklerini sergileyen eser günümüzde okunması biraz zor olarak tanımlanabilse de bu türü seven kitap tutkunları için keyifli bir okuma deneyimi yaşatıyor.

Kızıl Köşkün Rüyası – Cao Xueqin

Klasik Çin edebiyatının en büyük dört eserinden biri olarak değerlendirilen Kızıl Köşkün Rüyası yarı otobiyografik özellikler taşıyor. Yazar, Kızıl Köşkün Rüyası’nda kendi ailesinin ve Qing Hanedanı’nın yükselişinin ve çöküşünü konu alıyor. Eserde dönemin güçlü aileleri üzerinden toplumsal yapı anlatılırken iki genç arasında gelişen duygulara da yer veriliyor. Yüz yirmi bölümden oluşan başyapıtın ilk seksen bölümünü yazarın kendisinin yazdığı kalan kırk bölümün ise yazarın ölümünden sonra romanın yayıncısı ve aynı zamanda Cao Xueqin’in eşi olan Gao E. Tarafından eklendiği biliniyor. 18.yüzyılın Çin aristokrasisinin sosyal yapısına ilişkin detaylı bilgileri de içeren roman içinde yer alan karakterlerin hayata bakışlarını, duygularını, beklentilerini ve psikolojik durumlarını da okuyucusuna ustalıkla yansıtıyor. Yüzden fazla ana karakteri bulunan Kızıl Köşkün Rüyası’nda toplamda yedi yüzden fazla karakterin ismi geçiyor.

Suç ve Ceza – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Dostoyevski’nin dünya klâsikleri arasında tartışılmaz bir yere sahip olan başyapıtı Suç ve Ceza en çok satan ve okunan kitaplar listesinde de zirveye oynuyor. Dostoyevski’nin dört büyük romanından biri sayılan Suç ve Ceza, Raskolnikov’un yaşam mücadelesini, işlediği bir cinayetten sonraki ruh halini ve içsel hesaplaşmalarını anlatıyor. edebiyatının en önemli yazarlarından biri olduğu su götürmez bir gerçek olan Dostoyevski, Suç ve Ceza isimli muhteşem eserinde okuyucularına yalnızca kurgusal bir hikâye sunmuyor. Konusunun ve yazım tarzının yanı sıra felsefesi ile de ön plâna çıkan eser hem psikolojik hem felsefi hem de edebi bir roman olarak tanımlanıyor.

Kitabın yazıldığı dönemdeki Rus romanlarının aksine bölüm bölüm ancak birbirinden ayrılması imkânsız bir bütün olarak yazılan Suç ve Ceza her bir parçasında farklı temaları, özgün karakterleri ve en önemlisi romanın başkahramanı olan Raskolnikov’un geçirdiği ruhsal süreçleri barındırıyor. İnsan psikolojisini anlamaktaki ve anlatmaktaki ustalığı ile tanınan Dostoyevski romanlarının çoğunda yaptığı gibi Suç ve Ceza’da da kendi ruhsal durumunu ana karaktere yansıtıyor. Bunu yaparken adeta okuyucunun kafasının içerisine girmeyi başaran yazar, insanın suç işleme psikolojisini bu denli derinlemesine inceleyerek psiko-sosyal tahlildeki ustalığını da gözler önüne seriyor. Okuyucuda kelimeleri aracılığı ile bir cinayeti saniye saniye yaşadıkları hissini uyandıran Suç ve Ceza en çok satan kitaplar listesindeki yerini sonuna kadar hak ediyor.

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

En çok satan kitaplar listesinde Sabahattin Ali’ye yer vermemenin büyük bir haksızlık olduğu düşüncesi ile yazarın eşsiz eseri Kürk Mantolu Madonna’yı anmadan listemizi tamamlamıyoruz. Türk edebiyatındaki kilometre taşlarından biri olan Kürk Mantolu Madonna’da, Sabahattin Ali’nin tasvir ve psikanaliz açısından çıtayı çok yükseklere taşıdığını kabul etmek gerekiyor. Raif Efendi’nin Maria Puder’e olan naif aşkını anlatan Kürk Mantolu Madonna anlatım tarzı ile okuyucularının Raif Efendi ile yoğun bir empati kurmasını da sağlıyor. Karakter çözümlemeleri ile dikkat çeken Kürk Mantolu Madonna bazı edebiyat eleştirmenleri tarafından Türk edebiyatındaki en melankolik eser olarak kabul ediliyor. Raif Efendi’nin yaşadığı aşkı; en sade, en içten, en etkileyici ve en yürek burkan şekilde betimleyen eser aynı zamanda okuyucularının aşkı ve aşığa bakışını sorgulamasına da yol açıyor. Tek bir cümlesi ile hissettirdikleri onlarca paragraf ile anlatılabileceklere bedel olan Kürk Mantolu Madonna hak ettiği ilgili günümüzde de görmeye ve en çok satan kitaplar listesinin üst sıralarında yer almaya devam ediyor.

Bu içeriği oylayın
0.00, 0 Oy
x
Site deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.