Zorunlu BES Sisteminin Şartları Nelerdir?

Çalışanlar için zorunlu BES sisteminin şartları nelerdir? Sorusuna farklı açılardan cevap vermeye çalıştık.
Zorunlu BES Sisteminin Şartları Nelerdir?
19 dk
Son güncellenme: 02/11/2019
Tüm Başlıklar

Bireysel emeklilik tüm dünyada pek çok ülkede tercih edilen bir uygulamadır. Devletin sağladığı emeklilik olanaklarının yanı sıra kişilerin kendi tasarruflarını yaparak, emeklilik dönemi için yatırım yapmasının bir yöntemi olan BES ile ilgili çok ciddi soru işaretleri bulunuyor. Ülkemizde 45 yaş altı çalışanları ilgilendiren otomatik katılım uygulaması pek çok insanı etkilediği için bu konu hakkında merak edilenlerin sayısı oldukça yüksek. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Nedir? 

Sosyal Güvenlik Kurulu (SGK) kaydı olan ve 45 yaşın altındaki tüm çalışanlar otomatik katılım uygulaması ile Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dahil oluyorlar. Bireysel emeklilik sözleşmelerinde oldukça cazip bir devlet desteğinin olması bu sözleşmeleri ilgi çekici kılsa da aslında sistemin “zorunlu” hale gelmesi pek çok çalışanın sürece daha olumsuz bakmasına neden oluyor. 

1 Ocak 2017 tarihinden itibaren SGK kaydı olan, 45 yaş altı çalışanların otomatik olarak dahil olduğu bu sistemin mevcut şartları geçtiğimiz aylarda yeniden düzenlendi. 2017 yılında açıklanan verilere göre kişisel tercih ile BES sözleşmesi yaptıranların sayısı yaklaşık olarak 6 milyonken, o tarihte yürürlüğe giren otomatik katılım sistemi ile BES sözleşmesi olan kişi sayısının 18 milyona yükselmesi hedeflenmiştir. Uygulama zorunlu olduğu için sistemde hedeflenen sayılara ulaşılsa da sistemden ayrılma hakkı kazanan kişiler otomatik katılımlı zorunlu BES uygulamasından çıkış yapmayı tercih etmiştir. İlk ayın sonunda sistemden 7 milyondan fazla kişi çıkış yapmıştır. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sözleşmesi

Otomatik katılım ile yapılan zorunlu bireysel emeklilik sözleşmelerinde anlaşmayı işveren yapar. İşverenin anlaşma sağladığı emeklilik sözleşmesine şirketin tüm çalışanları otomatik olarak dahil edilir. Otomatik olarak sisteme dahil olan çalışanların sistemden 60 gün içerisinde cayma hakları vardır. Çalışan sistemde kal ak istiyorsa faizli ya da faizsiz fon getirisi olan, devlet katkısının yapıldığı bir bireysel emeklilik sözleşmesine tabi tutulur. Eğer sistemde kalmamayı tercih ederse de cayma hakkını kullanır ve sistemden çıkar. Sistemden çıktıktan sonra yeni düzenlemeler ile birlikte çalışanların her 3 yılda 1 yeniden sisteme otomatik olarak dahil edilmeleri ile ilgili görüşmeler kabul edildiği için sisteme dahil olmak istemeyenlerin mutlaka bu süreci yakından takip etmeleri gerekmektedir. 

Otomatik katılım ile bireysel emeklilik sözleşmesine dahil edilen çalışanlar sistemde kalmayı tercih ederlerse her ay maaşlarının %3’ü otomatik katılım sözleşmesi kapsamında BES hesaplarına aktarılır. Sistemde belirli bir süre kalan kişiler başlangıç devlet katkısı olarak 1000 TL daha almaya hak kazanırlar. Çalışan sistemde kaldığı süre boyunca %25’lik devlet katkısından her ay yaralanabilir. Zorunlu bireysel emeklilik sözleşmesi kapsamında sistemde en az 10 yıl kalan ve 56 yaşını tamamlayan kişiler birikimlerini almaya hak kazanırlar. Sistemden faydalanan kişiler birikimlerini planlanmış geri ödeme, toplu ödeme ya da ömür boyu emekli maaşı olarak ek %5 devlet katkısı ile sistemden çıkarabilirler. 

Sistem Hakkında Bilinmesi Gerekenler 

  1. Otomatik katılım ile bireysel emeklilik sistemine dahil olmak için çalışanın mutlaka SGK kaydının olması gerekir. Kamu ya da özel şirket ayrımı yapılmadan, SGK kaydı olan her çalışan bu sisteme otomatik olarak dahil edilir. 
  2. Sisteme katılan kişilerin maaşlarından otomatik olarak maaşın %3’lük kısmı kesilir ve bu miktar devlet desteği ile birlikte kişinin birikim hesabında toplanır. Eğer çalışan minimum %3 tutarının üzerinde birikim yapmak isterse bu isteğini emeklilik sözleşmesi yapan işverenine bildirmek zorundadır. İşverenlerin yaptığı bu sözleşmelerde doğrudan çalışanın sözleşmedeki birikim yüzdesini değiştirmesi mümkün değildir. 
  3. Zorunlu bireysel emeklilik sisteminde devlet katkılarını alabilmek için hak ediş süresi vardır. Normal BES için de benzer bir uygulamanın olmasının temel sebebi kişilerin devlet desteğini suistimal etmelerinin önüne geçmektir. 
  4. Sistemde hak ediş süreleri tüm devlet katkıları için aynıdır. 1000 TL’lik başlangıç devlet katkısı ve aylık birikim tutarının %25’i oranındaki devlet katkısını alabilmek için gerekli olan hak ediş süreleri;
  • Sistemde 3 yıla kadar kalan kişiler ayrılışları esnasında bireysel emeklilik hesaplarına yatırılan devlet katkılarının %0’ını almaya hak kazanırlar. 
  • Sistemde 3 ila 6 yıl aralığında kalan kişiler ayrılışları esnasında bireysel emeklilik hesaplarına yatırılan devlet katkılarının %15’ini almaya hak kazanırlar. 
  • Sistemde 6 ila 10 yıl aralığında kalan kişiler ayrılışları esnasında bireysel emeklilik hesaplarına yatırılan devlet katkılarının %35’ini almaya hak kazanırlar. 
  • Sistemde 10 yıl ve daha fazla kalan kişiler ayrılışları esnasında bireysel emeklilik hesaplarına yatırılan devlet katkılarının %60’ını almaya hak kazanırlar. 
  • Sisteme dahil olup devlet katkılarının %100’ü alınabilmesi için emeklilik yaşının gelmesi gerekir. Bu süreçte vefat ve maluliyet durumları istisna olarak kabul edilir ve kişinin tüm hak edişleri onaylanarak birikimi tam olarak verilir. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Kapsamında Çalışanlardan Kesinti Yapılacak mı?

Bu sisteme dahil olan hiçbir çalışandan giriş ya da çıkış aidatı alınmamaktadır. Kişinin sistemde olduğu süre boyunca sözleşmenin bağlı olduğu emeklilik şirketi Fon İşletim Gider Kesintisi adı altında yapılan ve azami olarak %0,85 olarak belirlenen bir kesinti yapabilir. Bu kesinti emeklilik yatırım fonları için FIGK da dahil olmak üzere Fon Toplam Gider Kesintisi yıllık %1,09’dan daha fazla olamaz. Emeklilik şirketinden bağımsız olarak BES sözleşmesi olan tüm çalışanların hakları bu şekilde korunmuştur. 

İş veya Emeklilik Sözleşmesi Değişikliği 

Çalışanın, otomatik katılım kapsamında yer alan her bir işvereni nezdinde otomatik katılım sözleşmesi yapılır. Eğer çalışanın daha önceden yapmış olduğu bir bireysel emeklilik sözleşmesi varsa bu sözleşmenin varlığı otomatik katılımlı sözleşmeye kesinlikle etki etmez. Ancak çalışanın mevcut işinden ayrılması sebebiyle emeklilik işlemlerinde hak sahibi olması ve yeni iş yerinin yaptığı emeklilik sözleşmesine aktarım yapması mümkündür. 

Mevcut BES sözleşmesi olan çalışanlar dilerlerse kendi şahsi tasarruflarını zorunlu bireysel emeklilik sistemine aktarabilirler. Ancak otomatik katılımla dahil oldukları sistemdeki birikimlerini kişisel BES hesaplarına aktaramazlar. Çalışanın bir iş değişikliği yapması durumunda eski iş yerindeki emeklilik hesabına ait tüm işleri kendisi sürdürebilir. Bu süreçte çalışanın eski iş yerinde dahil olduğu zorunlu bireysel emeklilik sistemi baz alınarak, geçmiş hakları korunur. Bunun anlamı sisteme ilk dahil olunan iş yerinin hak ediş süresinde belirleyici olduğu ve her iş yerinde çalışılan sürenin bir sonraki iş yerindeki emeklilik sözleşmesine dahil edilmesidir. 

Çalışan işinden ayrılır ve yeni bir iş bulmazsa da ayrıldığı iş yerinde katıldığı emeklilik planını asgari brüt ücretin %3’ünü katkı payı olarak ödeyerek devam ettirebilir. Bu çalışma ilişkisi biten ancak 10 yıllık hak ediş süresini doldurmak isteyen kişiler tarafından tercih edilebilecek bir çözümdür. Çalışan iş yeri değişikliği yaparsa ya da çalışma ilişkisi belirli süreli ya da süresiz olarak kesilirse bu durumda emeklilik planının olduğu şirkete bilgilendirme yapmak zorundadır. Bu noktada çalışanın süreçle ilgili talebini iletmesi de oldukça önemlidir. Çünkü sistemin dışardan devam ettirilebilir olmasının yanı sıra habersiz bir şekilde otomatik ödemelerin kesilmesi sistemden çıkarılmak için yeterlidir. Uzun vadede hak ediş sürelerini tamamlayıp başlangıç ve prim ödeme teşviklerinden %100 oranında yararlanmak isteyen çalışanların mutlaka iş değişikliğinde ya da işten çıkarılmalarda ilgili şirkete bilgi vermesi gerekir. Bir çalışan işten ayrılır ancak katkı payı ödemeye devam etmek isterse 3 aylık periyodlarla planını dondurabilir. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi ve İşverenler 

Sistem çalışanlar üzerinden değil de işverenler üzerinden ilerlediği için bu yeni sistemde işverenlerin de bazı önemli sorumlulukları vardır. SGK kaydı olan her çalışanın otomatik olarak dahil edileceği zorunlu bireysel emeklilik sisteminde, sözleşmelerin mutlaka işverenler tarafından yapılması gerekir. 

Zorunlu bireysel emeklilik sistemine ilişkin katkı payları çalışanların maaşından kesilerek iş yeri tarafından emeklilik şirketine ödenir. 

İşverenin bu sistem özelinde herhangi bir şekilde katkı payı ödemesine dahil olması mümkün değildir. Ödemelerin tamamı çalışanın maaşından kesileceği ve bu şekilde muhasebeleştirileceği için işverenin katkı payı ödemesine müdahale etme şansı kesinlikle yoktur. 

Çalışanın ekstra ödeme yapma talebi olduğundan işveren bu talebi emeklilik şirketine bildirmek zorundadır.

Sisteme dahil olan tüm çalışanların ilgili sözleşmeye ilişkin ödemeleri çalışan maaşlarından kesilir ancak ödemeler işyeri tarafından yapılır. 

İşyeri katkı paylarına ilişkin ödemeleri zamanında yapmazsa cezai uygulamalar devreye girer. 

Zorunlu bireysel emeklilik sistemi ilk düzenlendiğinde iş yerlerindeki çalışan sayılarına göre sisteme katılım tarihleri belirlenmiştir. Bu düzenlemeye göre;

  • 100- 250 kişi arasında çalışan sayısı olan iş yerindeki çalışanlar 01.07.2017 itibariyle,
  • 50- 100 kişi arasında çalışan sayısı olan iş yerindeki çalışanlar 01.01.2018 itibariyle,
  • 10- 50 kişi arasında çalışan sayısı olan iş yerindeki çalışanlar 01.07.2018 itibariyle,
  • 5- 10 kişi arasında çalışan sayısı olan iş yerindeki çalışanlar 01.07.2019 itibariyle otomatik katılım ile bireysel emeklilik planlarına dahil edilecektir. 

Ancak bu sistemde yapılan düzenlemeler ile bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemelerle birlikte otomatik katılım ile bireysel emeklilik sistemine dahil olan çalışanlar, sistemden çıkış yapmaları durumunda 3 yıl içerisinde bir kez olmak üzere sisteme yeniden dahil edileceklerdir. Bu değişimle birlikte sisteme dahil olan, sistemde cayma hakkını kullanan ve sistemden cayma hakkını kullanmak isteyen kişilerin kafasında yeni soru işaretleri ortaya çıktı. Zorunlu bireysel emeklilik sisteminden nasıl çıkış yapılacağı milyonlarca çalışan tarafından merak edilen önemli bir konu haline geldi. 

Zorunlu bireysel emeklilik sistemine ilişkin ilk düzenlemede sistemden çıkan çalışanların 2 yıl içerisinde sisteme yeniden geri dönmesi zorunluydu. Bu süreç kişinin 2 yılda bir kez sisteme yeniden dahil edilmesi ve tekrar cayma hakkını kullanması durumunda tekrar sisteme dahil edilmemesini sağlıyor. Bu sisteme geri dönüş imkânı sadece 1 kez mümkün olacak. Sisteme sürekli giriş çıkış yapmak artık çalışanlar için mümkün değil. Sisteme tekrar dahil edilme süresi yeni düzenleme ile 2 yılda 3 yıla kadar çıkarılırken, Hazine ve Maliye Bakanlığı bu süreyi 5 yıla kadar uzatma ve 1 yıla kadar düşürme hakkına da sahip. 

Yeni düzenleme ile birlikte 45 yaşını aşmamış ve 18 yaşını doldurmuş çalışanlara ilişkin uygulanan yönetmelikte yaş sınırı belirleme kriterleri yenilendi. Emeklilik planına yeniden dahil edilme sürecinde bu uygulamanın başladığı tarih olan 01.07.2017 tarihi esas alınacak. Bu tarihin belirlenmesindeki temel sebep çalışanların farklı çalışan sayısı olan şirketlere geçiş yapması durumunda emeklilik planları ile ilgili değişimlerde yaşanabilecek aksaklıkların önüne geçmektir. Ayrıca sistemde çalışan olarak gösterilen ancak 18 yaşını doldurmamış kişiler de emeklilik planına dahil edilebilecek. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sisteminden Cayma Hakkı 

Otomatik katılım ile SGK kaydı bulunan tüm çalışanların sisteme dahil edilmesi pek çok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Çalışanlar sisteme zaruri durumlar dışında müdahale edemedikleri için cayma ve iptal şartlarının neler olduğu da merak konusu oluyor. Zorunlu bireysel emeklilik sistemine 60 gün içerisinde kesinleşen bir sözleşme ile dahil olunuyor. Bu da çalışanların sisteme girdikleri tarihten itibaren 60 gün yanı 2 ay boyunca cayma hakkı olmasına olanak sağlıyor. Bu sistemde cayma hakkını kullanmak isteyenler için sürecin nasıl ilerlediğini ve hangi aşamada cayma hakkının kullanılabildiğini bilmek oldukça önemli. 

Basitçe zorunlu bireysel emeklilik sistemi sürecine ve cayma hakkının ne zaman kullanılacağına göz atalım. 

  • İşveren, emeklilik şirketi ile anlaşır ve sözleşme imzalar. 
  • Sözleşmeyi takiben ilk maaş ödemesinde çalışanların maaşlarından katkı payı olarak %3’lük bir kesinti otomatik olarak yapılır ve yapılan kesinti emeklilik şirketindeki bireysel emeklilik hesabına aktarılır. 
  • %3’lük katkı payı iş yerinden emeklilik şirketinin hesaplarına geçtikten 1 iş günü sonra, söz konusu emeklilik şirketi çalışana otomatik katılımlı bireysel emeklilik sistemine dahil olduğu bilgisini verir. 
  • Zorunlu bireysel emeklilik sistemine dahil olma süreci yukarıda bahsettiğimiz 3 ana adımda gerçekleşiyor. Çalışanın emeklilik şirketinden aldığı telefonla birlikte cayma hakkı doğuyor ve bu hakkı kullanabilmesi için verilen 60 günlük süre için geri sayım başlıyor. 

Çalışana bireysel emeklilik sözleşmesinin yapıldığı şirketten herhangi bir bildirim yapılmadığı sürece cayma hakkı doğmaz ve bu bildirim yapılana kadar çalışanın sürece dahil olma şansı yoktur. Çalışana bildirim yapıldıktan sonra ise süreç çalışanın şirketine veya emeklilik şirketine müracaat ederek cayma hakkını kullanma imkânı vardır. Cayma hakkının kullanılması ile birlikte öncelikle cayma talebi ilgili emeklilik şirketine iletilir. Cayma talebinin şirkete iletilmesinden sonraki 10 iş günü içerisinde çalışanın maaşından yapılan %3’lük kesinti, çalışana iade edilir. 

Cayma Süresi Dolanlar İçin Zorunlu Bireysel Emeklilik İptali 

Cayma hakkı için verilen toplam süre 60 gün yani 2 aydır. Eğer emeklilik şirketi tarafından yapılan bildirimin üzerinden 60 günden fazla zaman geçtiyse cayma hakkı kaybedilir. Cayma hakkını kaybeden çalışanlar zorunlu bireysel emeklilik sisteminden ayrılma haklarını kaybetmezler. Sadece sistemden çıkma süreci farklılaşır ve cayma hakkının kullanılmasından biraz daha uzun sürede işlemler tamamlanır. 

Cayma hakkını kaybedenler, cayma süresini dolanlar için yapılması gerekenler;

  • Otomatik katılım ile dahil olduğunuz sözleşmenin yapıldığı bireysel emeklilik şirketine, sistemden ayrılmak istenildiğine dair bilgilendirme yapılır. Bu bilgilendirme şirketin çalışma koşullarına göre telefon, faks, posta ya da e-posta aracılığı ile yapılabilir. 
  • Emeklilik şirketine yapılan bilgilendirmenin akabinde, şirket 5 iş günü içinde sistemden ayrılmak isteyen çalışana formlar gönderir. Sözleşme bilgi formu ayrılma talebi formu ve çalışanın sistemde kaldığı süre içerisinde yapılan birikimlerin hesap özeti gönderilenler arasında yer alır. 
  • Sözleşmesini iptal etmek isteyen çalışanlar ayrılma talep formunu doldurarak ilgili emeklilik şirketine bu formu faks ya da posta aracılığı ile gönderir. 
  • Çalışan tarafından imzalanan talep formunun emeklilik şirketine ulaşmasından sonra 20 iş günü içerisinde birikimi ile birlikte varsa hak ettiği devlet katkıları çalışanın hesabına yatırılır. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Bilinen Yanlışlar

Otomatik katılımlı bireysel emeklilik sistemi belki de sisteminde zorunlu tutulması sebebiyle oldukça yanlış değerlendiriliyor. Pek çok insan bu sistemden çıkamayacağını, zorla sistemde tutulacaklarını ve sistemin onlara hiçbir fayda sağlamayacağını düşünüyor. Bazı işverenler ve insanları sisteme dahil etmek için türlü yollara başvuran, etik dışı söylemlerde bulunan emeklilik şirketleri de sistemi yanlış anlatarak insanların zihinlerindeki soru işaretlerinin artmasına ve sistemin sürekli olarak olumsuz değerlendirmesine neden oluyorlar. 

Zorunlu bireysel emeklilik sisteminden erken çıkış yapılmaz. 

Yukarıda detaylı bir şekilde anlatmış olduğumuz üzere bu sistem çıkış yapılamayan ve tüm çalışanlara baskı ile dayatılan bir sistem değildir. Sistemin otomatikleştirilmesinin temel sebebi çalışanları tasarrufa yönlendirmek, bireysel yapılan işlemlerin yükünü azaltmak ve süreci daha kolay hale getirmektir. Bu nedenle sistemden herhangi bir kayıp yaşamadan çıkmak mümkündür. Sistemin genelleştirilmesinin en temel sebebi ülkenin tasarruf kaynaklarının ve tasarruf seviyesinin arttırılmasını sağlamaktır.

Zorunlu bireysel emeklilik sisteminden erken çıkış yapanlar birikimlerini geri alamaz. 

Sistemin zorunlu olması ile birlikte insanların aklına en çok takılan konu şüphesiz ki sistemde dahil edildikleri zaman maaşlarından kesilen paraya ne olacağı? sorusudur. Sistemden erken çıkış yapanların birikimlerini geri alamayacaklarını düşünmelerine gerek yoktur. Sisteme dahil edilmenin temel sebebi yukarıda da bahsettiğimiz teşviklerdir. Bu nedenle sisteme girdiğini öğrenen çalışanların 60 gün içerisinde cayma hakkı, 60 gün sonrasında ise başvuru yaparak sistemden ayrılma hakkı bulunmaktadır. Bu süreçte yapılan birikimler taraflara geri ödenir. 

Zorunlu bireysel emeklilik sisteminden erken çıkış yapanlar stopaj öderler. 

Zorunlu bireysel emeklilik sisteminde birikiminizden yapılan vergi kesintileri olacaktır. Ancak cayma hakkını kullanır ya da erken çıkış yaparsanız birikiminizden yapılan vergi kesintilerini başvuru ile iade alabilirsiniz. 

Zorunlu bireysel emeklilik sistemi para biriktirmek için en uygun sistemdir.

Bu sistem emeklilik dönemine yatırım yapmak için düzenlenmiştir. Sistemden tüm devlet katkılarını hak ederek ayrılmak isteyenlerin 56 yaşına kadar beklemesi zorunludur. Emeklilik dönemini daha konforlu geçirmek, bu dönemde eline toplu para geçmesini istemek ya da emeklilik maaşına ek olarak bir miktar daha düzenli ödeme almak isteyenler sisteme dahil olabilirler. Ancak sisteme para biriktirmek ve bu birikimi yaparken devlet katkısı almak isteyenler girmemelidir. 56 yaşına kadar beklemeyen kişiler devlet katkısını %100 hak ediş ile alamazlar. Burada yapılması gereken hesap oldukça basittir. Sistemde 10 yıl kalınır ve sonrasında çıkış yapılmaya karar verilirse devlet katkısının %60’ı alınabilmektedir. Bu bilgi ile 10 yıllık bir birikim sürecine girmek ve süre sonunda çıkış yapmak tamamen size sunulan sözleşmenin şartlarına bağlı olacaktır. 

Zorunlu bireysel emeklilik sistemi Sosyal Güvenlik Kurumu’na yani SGK’ya alternatif sunar.

Bu sistemle ilgili kafaları en çok karıştıran soru işaretlerinden birisi de sistemin SGK alternatifi olup olmadığıdır. Kafa karışıklığının ortaya çıkmasının temel sebebi de sistemin adının emeklilik ile bağdaşması. Pek çok insan zaten hali hazırda devletin sağladığı, kapsamlı bir emeklilik planına dahil olduğunu ve bu plana dahil olabilmek için ödeme yaptığını bu nedenle de zorunlu bireysel emeklilik sisteminin anlamsız olduğunu düşünüyor. Kurulan mantık her ne kadar doğru gözükse de aslında sistemin doğrudan devletin sunduğu emeklilik olanakları ile ilgisi yoktur. Sistem sadece devlet katkıları ile çalışma hayatı boyunca yapılan birikimlerin, 56 yaşından sonra toplu ya da parçalı olarak ödenmesini sağlayarak insanlara uzun vadeli bir emeklilik yatırımı yapma imkânı sunar. Bu sistemi emeklilik döneminde daha konforlu bir yaşam isteyen, 56 yaşından sonra emekli olup farklı bir hayat kurmayı düşünen ya da sadece kenarda birikimi olunca rahat edeceğini bilen kişiler tercih edebilir. Zorunlu bireysel emeklilik sistemi hiçbir şekilde sağlık güvencesi sunmaz. Bununla birlikte SGK alternatifi olarak görülemez. 

Zorunlu bireysel emeklilik sistemi ile emtia/kıymetli metal yatırımı yapılabilir.

Zorunlu bireysel emeklilik sisteminde emeklilik şirketlerinin yapılan birikimleri değerlendirme yöntemleri vardır. Planları incelediğiniz zaman birikiminizin kazanacağı toplam değeri görebilirsiniz. Bu değer artışının yaşanmasının temel sebebi emeklilik şirketlerinin birikimleri belirli fonlarda tutmalarıdır. Faizli ve faizsiz fon seçenekleri ile değerlendirilen birikimler bu sayede enflasyonun etkilerinden korunurlar ve değer kazanırlar. Bazı emeklilik şirketleri birikimlerin nasıl değerlendirileceği ile ilgili sözleşme sahiplerinin görüşlerini alırlar ve onların seçim yapmalarını isterler. Yatırım sepeti gibi alternatifler sunan emeklilik şirketleri vardır ancak bu sepetlerde de yine gelir garantisinin yüksek olması sebebiyle düşük getirili fonlar bulunur. Zorunlu bireysel emeklilik sistemi ile yapılan yatırımların riskli araçlar ile değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte kıymetli metaller yani emtialar ile bu birikimler değerlendirilemez. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Hangi Avantajları Sağlar? 

Bireysel emeklilik sistemi otomatik katılım ile SGK kayıtlı çalışanlara zorunlu hale gelmeden önce de oldukça avantajlı bir birikim yöntemi olarak insanlar arasında yaygınlaşmıştı. Ancak sisteme zorunlu olarak katılım sağlanması bu sistemle ilgili ön yargıların oluşmasında büyük etki sağladı. Bu konu hakkında bilinçlenmek herkes için büyük önem taşıyor. İşverenler emeklilik şirketi seçiminde, çalışanlar sisteme dahil olma sürecinde, çalışmayanlar ya da SGK kaydı olmayanlar da kendi birikimleri için doğru kararı vermek adına bireysel emeklilik hakkında bilinçlenmeli. Sistemin zaten adının zorunlu, kendisinin zorunlu olmadığını anlattıktan sonra biraz da bu sistemin sağladığı avantajları inceleyelim. 

Para Biriktirme Kolaylığı 

Bireysel emeklilik sistemi tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılan, kişilere birikim yapma teşviki sunan bir sistemdir. Bu sistem özellikle para biriktirme konusunda sorun yaşayanlar için oldukça güzel bir çözümdür. Günümüzde tasarruf kavramını yanlış değerlendirdiği için birikim yapmakta zorlanan ve sadece ayı kurtaran çok sayıda insan var. Hiçbir zaman gelirinizden arta kalan ile birikim yapamazsınız. Tasarruflarınızdan geri kalanları harcamaya odaklı bir bütçe planı birikim yapmanın tek yöntemidir. Bireysel emeklilik sistemi bu noktada maaş üzerinden otomatik kesinti yaparak insanların birikim yapmasına olanak sağlıyor. Eğer gelirinizin bir kısmını birikime ayırmak istiyorsanız minimum 50 TL olarak belirlenen ve maaşın en az %3’ünün birikime ayrılması ile uygulanan bu sistemi tercih edebilirsiniz. 

Devlet Katkısı 

Bireysel emeklilik sisteminde devlet katkısı sistemin otomatik katılım ile yaygınlaştırılmasından önce de vardır. Sistem üzerinden yapılan birikimler %25 devlet katkısı ile desteklenir. Aylık 100 TL’lik bir birikimde alınabilecek devlet katkısı %25 üzerinden 25 TL olacaktır. Bu oldukça avantajlı bir birikim imkânı sunar. Çünkü aylık olarak 100 TL’nin 25 TL getirisinin olması başka bir yöntemde mümkün değildir. Zorunlu bireysel emeklilik sisteminde ise sisteme dahil olan çalışanlar 1 kereye mahsus olmak üzere 1.000 TL devlet katkısı alırlar. 

Birikim Değerlendirme 

Bireysel emeklilik sisteminde birken para fon yönetimi ile değerlendirilir. Bunun temel nedeni yapılan birikimin enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemektir. Fon yönetimi konusunda sözleşme sahiplerinin söz hakkı bulunur. Daha iyi bir fon yönetimi teklifi sunan bir şirkete geçiş yaparken herhangi bir kayıp yaşanmaz. Sistem bu açıdan birikim değerlendirmesinde oldukça cazip çözümler sunar. 

Ödeme Esnekliği 

Hem otomatik katılım hem de kendi isteği ile bireysel emeklilik sistemine dahil olanlar bütçelerinin yetmediği durumlarda sistemi dondurabilirler. 3 ayda bir sistemi dondurmak ve bir sonraki 3 ay için de dondurma talebi vermek mümkündür. Ayrıca bireysel emeklilik için yapılan ödemeleri isteğe göre azaltmak da mümkün olabilmektedir. 

Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Hangi Dezavantajları Sağlar? 

Her sistemin avantajı olduğu kadar dezavantajı olduğu da unutulmamalıdır. Bu nedenle sisteme daha objektif bir yaklaşımla bakmak için dezavantajlarını da detaylı bir şekilde incelemek oldukça önemli. Bireysel emeklilik sisteminin temelinde uzun vadeli birikim yapmak vardır. Bu nedenle kısa ve orta vadeli nakit ihtiyacı olabilecek kişiler için bireysel emeklilik sistemi avantajlı olmayabilir. 

Devlet Katkısı Şartları 

Bireysel emeklilik sistemini en cazip kılan unsur şüphesiz ki oldukça güzel bir oran ile verilen devlet katkısı ancak bu katkıyı alabilmek için süre odaklı şartlar olduğunu unutmamak gerek. Devlet katkısı hem otomatik katılımlı zorunlu bireysel emeklilik sözleşmelerinde hem de normal BES planlarında, %25 oranında verilen ve kişinin hak ediş sürelerini doldurması sonunda alabileceği cazip bir katkıdır. Zorunlu bireysel emeklilik sözleşmeleri kapsamında devlet normal sözleşmelere ek olarak 1.000 TL’lik bir katkı daha verir. Aylık düzenli olarak yapılan toplam yatırımın %25’ine ek olarak zorunlu sözleşmelerde verilen bu katkıyı almak için sistemde 10 yıl kalmak, 56 yaşını doldurmak gerekir. Aksi takdirde sistemde kalınan yıla bağlı olarak alınabilecek devlet katkısı oranı değişmektedir. Bu sistemden 3 yılda önce ayrılanlar, belirlenen asgari hak ediş süresini dolduramadıkları için devlet katkısı ile alakalı herhangi bir hak kazanamazlar. Devlet katkısı bu sistemde 3 yıldan sonra kazanabilir ve her dilimde belli oranlarla sözleşme sahibine verilir. 3-6 yıl arası sistemde kalanlar için %15, 6-10 yıl arası sistemde kalanlar için %30, 10 yıl ve üstünde sistemde kalanlar için %60 devlet katkısı alma hakkı verilir. Devlet katkısının tamamını almak isteyenlerin 56 yaşına kadar beklemesi gerekir. 

Emeklilik Planı 

Otomatik katılımlı, zorunlu bireysel emeklilik sisteminde emeklilik planını işveren seçer. Bu noktada çalışanların herhangi bir şekilde seçim hakkı bulunmaması rahatsız edici olarak algılanabilir. Bir emeklilik şirketi, sisteme dahil etmek istediği bireysel kullanıcılara farklı avantajlar sağlarken eğer işveren bu türde bir şirket seçimi yapmazsa bu planın ek bir katkısı olmayacaktır. Plan seçiminin işveren tarafından yapılması ile birlikte çıkar kaygıları gündeme gelir ve bu kaygılarla birlikte çalışanlar rahatsız olabilir. Zorunlu olmayan bireysel emeklilik sisteminde ise kişiler kendi planlarını özgürce seçebildikleri ve hatta farklı şirketlerden gelen tekliflere göre yeniden değerlendirme yapıp planlarını taşıyabildikleri için çok daha esnektirler. 

Yaş Sınırı 

Zorunlu bireysel emeklilik sisteminde yaş sınırı bulunmaktadır. 45 yaşın üzerindeki çalışanlar bu sisteme dahil edilmezler. Bunun en temel sebebi şüphesiz ki en yüksek oranlı hak ediş süresi olan 10 yılın ve bu sistemde emeklilik yaşı olarak belirlenen 56’ının aynı anda dolmasıdır. Bu nedenle 45 yaşında olan ya da 45 yaşına yaklaşan kişiler otomatik katılımla sisteme dahil edilmeyecekleri için dilerlerse bireysel bir emeklilik sistemine dahil olabilirler. 

Mevcut Sözleşme 

Hali hazırda bireysel emeklilik sistemine dahil olan birisi mevcut sözleşmesini, otomatik katılımlı zorunlu bireysel emeklilik sistemine taşıyamıyor. Bu nedenle de bireysel sözleşme sahipleri sistemden çıkış yapmayı daha çok tercih ediyor. Sistemde kalınması durumunda 2 ayrı sözleşme ve 2 ayrı emeklilik fonu oluyor. Bu fonların birlikte değerlendirilmesi çok daha verimli olabilecekken mevcut sözleşmenin zorunlu sisteme aktarılamaması pek çok kişi tarafından olumsuz karşılanıyor. Sözleşme aktarımının yapılmamasının en temel sebebi şirketlerin bu sözleşmeleri sunarken içerisinde bulundukları koşullara göre imkanlar sunmaları. Bir işveren ile emeklilik şirketi arasında yapılacak sözleşmede söz konusu şirketin işvereni ikna edebilmesi yani işverene avantaj sunması gerekiyor. Tamamen bireysel olan sistemde ise ikna edilmesi gereken kişi sözleşme sahibi olduğu için emeklilik şirketi sunduğu avantajları bireysel olarak planlıyor. 

Bireysel Emeklilik Sistemine Katılmalı mıyım?

Bu soru herkesin aklında olsa da pek çok insanın sistemin karmaşasından ve son olarak da zorunlu hale getirilmesinden ötürü sormaktan çekindiği önemli bir soru. İnsanlar bu sistemin zorunlu tutulması sebebiyle işlevsiz ve tamamen faydasız olduğunu düşünseler bile sistemin temelini anladıktan sonra kararları değişebiliyor. Bu sistem tamamen kişinin gelecek planlarına, kısa ve orta vadedeki beklentileriyle uzun vadedeki beklentilerinin gerek duyduğu nakit ihtiyacına göre ve birikim yapabilme alışkanlığına göre değişiklik gösteriyor. Sistem en az 10 yıl süreyle birikim yapmayı zorunlu hale getirerek, tasarruf alışkanlığı olmayan bireylerin rahat bir şekilde tasarruf yapmasına olanak sağlıyor. 

Eğer kısa ve orta vadede ciddi nakit ihtiyacınız olmayacaksa, her ay tasarruf ettiğiniz miktarın %25’ini ek olarak olmak uzun vadeli birikim planlarınız için cazipse, düzenli olarak aylık ödemelerinizi arttırabilecekseniz bireysel emeklilik sistemine dahil olmak sizin için oldukça avantajlı bir seçim olacaktır. Ancak en az 10 yıl kalamayacağınızı ön gördüğünüz bir durumda bu sisteme girmeniz çok gerekli değildir. Sistemin sunduğu tüm avantajlar gerçekten emeklilik dönemini hedef alır. Şu an 25 yaşında olan birisinin 10 yıl sistemde kalması yine de tüm hak edişlerini kazanabilmesi için yeterli değildir. Bu nedenle bireysel emeklilik sistemine dahil olmadan önce gelecek planlarınızı ve ekonomik durumunuzu en iyi şekilde değerlendirmelisiniz. Aksi takdirde daha etkili bir şekilde değerlendirebileceğiniz tasarruflarınızı enflasyon karşısında değer kaybetmiş olarak geri alabilirsiniz. 

Bireysel Emeklilik Sistemi Güvenilir mi?

Bireysel emeklilik sistemine girecek kişilerin bir diğer soru işareti de sistemin güvenilirliği ile alakalı. Ülkemizde pek çok batık banka ve sigorta şirketi olması, özellikle katılım bankası olarak tanımlanan kuruluşların insanların “şirket ortağı” olmasına dayanarak paralarını geri ödememesi bu noktada ciddi güven problemleri ortaya çıkarıyor. Oysa devlet güvencesinin sunulduğu herhangi bir birikim ya da fonlama sisteminde kişilerin tüm zarar ihtimallerinin ortadan kaldırılıyor. Bu süreçte sunulan tüm sözleşmelerden ve sözleşme yapan şirketlerden bağımsız olarak kişilerin tasarrufları Takasbank güvencesinde saklanıyor. Bunun en temel sebebi bir şirketin iflas etmesi gibi sözleşme sahiplerinin mağduriyetine neden olabilecek bir durum ortaya çıktığında, söz konusu kişilerin güvenliğini sağlamaktır. Sözleşme yapılan şirketle alakalı yaşanan olumsuz bir durum sonrasında kişinin birikimleri başka bir emeklilik şirketine aktarılmakta ve sözleşmesinin temel esaslarının devamlılığı sağlanmaktadır. Ayrıca emeklilik şirketleri, tasarruf ve yatırım imkânı sunan sigortalar düzenli olarak denetlenirler. Bu tür şirketlerin yaptığı tüm işlemler belirli aralıklarla hem T.C Hazine Müsteşarlığı hem de bağımsız denetçi kuruluşlar tarafından denetlenmektedir. Bu nedenle sisteme girme noktasında güven probleminden daha ziyade düşünülmesi gerekenler olduğunu unutmamak gerekir. Bilinçli bir tasarruf sahibi olmak için sistemin güvenilirliğini sorgularken mutlaka size uygun daha iyi alternatifler olup olmadığını da sorgulamaya özen gösterin.

Son olarak en doğru karar vermek için mutlaka alanında uzman bir finans danışmanı ile görüşmek her zaman en doğru yolu bulmanızda yardımcı olacaktır. Zorunlu kavramı ile birlikte oldukça ciddi ön yargıları üzerinde toplayan bu sistem belki de sizin birikim hedefleriniz ve ihtiyaçlarınız için en uygun çözümü sunuyordur. Bu sorunun doğru cevabını bulmak için uzmanlarla görüşmeyi ihmal etmeyin.

x
Site deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.