Girişimci Cüneyt Ali Turgut'un Büyük Başarısı

Sıfırdan kurduğu işleri ve sahip olduğu ileri görüşlülüğü ile girişimcilere örnek olacak bir isim olan Cü-neyt Ali Turgut’un başarı hikayesini mutlaka okumalısınız.
Girişimci Cüneyt Ali Turgut'un Büyük Başarısı
4 dk
Son güncellenme: 04/12/2019

Pek çok kişiye ilham verebilecek bir başarı öyküsüne imza atan Cüneyt Ali Turgut, Antalya Aksekili olup annesinin isteğini gerçekleştirmek için Çapa Tıp Fakültesi’ne girdi. Eğitimine başladıktan sonra ise hayatı boyunca yapmak istediği mesleğin doktorluk olmadığını anladı ve Tıp Fakültesi’ndeki eğitimini yarıda bıraktı. Yeniden üniversite sınavına giren Cüneyt Ali Turgut, İşletme Fakültesi’ne girmeye hak kazandı. 

İşletme Fakültesi’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra uzun yıllar ticaretle uğraştı. Lüks saatleri Türkiye’ye getirdi, spor ve saat markalarının lisanslarını alarak Uzakdoğu’da üretimini yaptırdıktan sonra Türkiye’de satışını ve dağıtımını yaptı. 2001 yılı ekonomik krizinden sonra sektör araştırması yapmaya başladı. İki üç yıl fabrikalara fason çalıştıktan sonra 2005 yılında 500.000 USD karşılığında Kayseri’de bir tel fabrikasını kiralaması belki de hayatının dönüm noktası oldu. Kiraladığı bu tesisi Cüneyt Ali Turgut 2008 yılında 8 milyon Euro karşılığında satın aldı. Mega Metal şu anda üretiminin yarısından fazlasını ihraç ediyor ve alanında dünyanın sayılı şirketleri arasında yer alıyor. 

Kardeşi ile birlikte kurduğu işi büyütmeye devam eden Cüneyt Ali Turgut işletmesinde saç teli inceliğinde bakır tel üretiyor. Kullandıkları teknoloji sayesinde firmadan ürün alanlar bunları NASA’ya veriyor. Robot teknolojilerinin gelişeceğini ve otomotiv sanayisinde devrim olacağını öngörerek hazırlıklarını buna göre tamamlayan firmanın güvenilirliğinin çok yüksek olduğu biliniyor. 

Cüneyt Ali Turgut’unda şimdiye kadar yaklaşık 100 milyon dolar yatırım yaptığı fabrikada buzdolabı, otomobil, cep telefonu, bilgisayar ve saatlerin içerisinde yer alan teller üretiliyor. Tel inceldikçe, bu telin üzerindeki iletkenliği ve akımı doğru iletmesi, büküldüğü zaman da kopmaması önem taşıyor. Firma özellikle kablo fabrikalarında bulunan robotlar için üretim yapmakta olup ürünlerini verdiği fabrikalar ürünün robotun kolunu 6 milyon kez oynatacağına dair garanti istiyorlar.

Cüneyt Ali Turgut Fransa’da çalıştıkları Renault, Fiat gibi markaların ürün aldıklarında 20 yıl malzeme garantisi verdiğini bu nedenle kalitenin 20 yıl boyunca korunabilir olmasını istediklerini belirtiyor. Markasının da bu kaliteyi koruyabilmesi sayesinde rakipleri arasından sıyrılarak ön plana çıktığının ve alanında dünyanın en iyileri arasında yer alabildiğinin altını çiziyor. 

Mevcutta ürünlerinin %55’ini ihraç eden Mega Metal, yapılan yatırımlar ile ihracat oranını %70’e çıkarmayı hedefliyor. Tüm Avrupa ülkelerine ihracat yapılsa da ağırlık İtalya, Almanya, Slovakya, İspanya, Fransa, Avusturya, Slovakya, İngiltere, Bulgaristan ve ABD’de bulunuyor. Ardından ise Uzakdoğu ülkeleri ile Yeni Zelanda geliyor. 

Markanın Milano’da “gümrüksüz alan” olarak tanımlanan bir bölgede deposu bulunuyor ve buradan da satış yapıyorlar. Cüneyt Ali Turgut üretimdeki en büyük maliyetin elektrik, işçilik ve nakliyeden kaynaklandığını; son 10 yılda çok daha fazla büyüyememelerinin nedeninin ise bu kalemlerdeki artışın ne ölçüde olacağının kestirilememesi olduğunu belirtiyor. 

Türkiye Ekonomisi İçin Çıkış Yolu İhracattan Geçiyor

Bir ülkenin sınırları içerisinde üretilen malların ve hizmetlerin, yürürlükte olan ihracat ve gümrük mevzuatına uygun olacak şekilde bir başka ülkeye bedel karşılığında satılarak gönderilmesi ihracat olarak adlandırılıyor. İhracat, bir ülkenin dış ticaretinin ithalat ile birlikte temel unsuru olarak kabul ediliyor. Eğer herhangi bir ülkenin toplam ihracat rakamı, aynı ülkenin toplam ithalat rakamından fazla olursa ya da diğer bir deyişle ihracatın ithalatı karşılama oranı ne kadar yüksek gerçekleşirse söz konusu ülkenin cari açığı o kadar küçülüyor. 

Ülkeler, dış pazarlarda rekabet gücü bulunan ve iç piyasada ürettikleri mal ve hizmetlerini, oluşan dış talebi karşılamak için ihraç ediyorlar ve ülkeye döviz girişi sağlayarak dış ticaret dengesinin korunmasına katkıda bulunabiliyorlar. 

İhracatı Artırmak İçin Neler Yapılabilir?

İhracatın artırılmasını etkileyen en önemli etkenler olarak; üretici firmaların dış bağlantılarını geliştirip yeni pazarlara açılması, bu pazarlarda hem fiyat hem de kalite bazında rekabetçi üstünlük sağlayabilmesi, üretim kapasitelerini artırmaları, AR - GE çalışmalarına gereken önemi verip yenilikçi ürünler üretmeleri ve bu sayede rekabet üstünlüklerini güçlendirmeleri sayılabiliyor. Ayrıca devletin özellikle küçük üreticilere yönelik finansman ihtiyacının karşılanmasına ve ihracatın desteklenmesine yönelik dış ticaret politikaları da ülkenin ihracat rakamlarının artmasında hızlandırıcı bir rol üstelenebiliyor.

İhracatın Ülke Ekonomisine Etkileri Nelerdir?

Dış ticaret faaliyetleri ülkeler için hem ekonomik hem de siyasi açıdan büyük önem taşıyor. Ekonomik olarak gelişmiş ülkeler, diğer ülkelere daha fazla miktarda mal ve hizmet ihraç edebiliyor, buna bağlı olarak da gelirlerini artırabiliyorlar. Gelirlerini artırmaları sonucunda da dünya siyasetinde çok daha güçlü bir konuma gelmeyi başarıyorlar.

Bir ülkenin mal ve hizmetlerinin satımı sonucunda elde ettiği gelirlerin, mal ve hizmetlerin ithal edilmesi için yapılan ödemelerden fazla olması ülkede dış ticaret fazlası olduğunun göstergesi olarak kabul ediliyor. Gelişmiş ülkelerin ekonomilerinde ihracat gelirleri, ithalat gelirlerinden fazla gerçekleştiğinden dış ticaret fazlası ortaya çıkıyor. 

Ekonomik büyüme, ülkelerin dış ticaret hacmini doğrudan etkiliyor. Büyüme sonucunda dış ticaret artabiliyor ya da azalabiliyor. Bazı özel durumlarda ise sabit alabiliyor. Dış ticaret hacmindeki değişiklikler, büyümenin hangi sektörlerde meydana geldiğine ve talep koşullarında oluşan değişimlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Büyümenin ihracat kesimine yönelik olduğu durumlarda ülkenin dış ticaret hacmi genişliyor. Bu, ülkenin daha fazla mal satıp daha fazla mal satın almak istemesinden kaynaklanıyor. Eğer ithalat ikamesi endüstrilerinde büyüme oluşursa dış ticaret hacmi daralıyor. 

Türkiye’nin dış ticaretinde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedilmekle birlikte dış alımın fazla olduğu yani dış ticaret açığı olduğu biliniyor. Ödemeler dengesi açıklarından kaynaklanmakta olan sorunların giderilebilmesine yönelik olarak devlet tarafından bazı dış ticaret politikaları uygulanıyor. Bu politikalar ile dış ticaretin desteklenmesi bazı durumlarda ise engellenmesi amaçlanıyor. Böylece devlet; üretimi ve milli geliri artırmayı, mevcut kaynakların en uygun şekilde kullanılmasını sağlamayı, artan üretimi ve geliri adil bir şekilde paylaştırabilmeyi hedefliyor. Bu kapsamda devlet tarafından ithalatı kısıtlayıcı ve ihracatı teşvik edici bir politika izleniyor. Yerli üretimin uluslararası rekabetten korunabilmesi için ilgili malların ithalatı sınırlandırılıyor. Talep yerli üretime kaydırılıyor ve istihdam seviyesi de yükseltilmiş olunuyor. Ülkemizde dışarıdan en çok alınan ürünlerin başında petrol ve endüstrisi ürünleri yer alıyor. Bunun yanı sıra endüstri malları, ham petrol, makineler, fosfat, demir - çelik, kimyasal maddeler, kağıt, plastik maddeler ve yapay gübre en çok dış alım gerçekleştirdiğimiz ürünler olarak biliniyor. İhraç ettiğimiz ürünler arasında ise tarım ürünleri ve madenler en büyük paya sahip bulunuyor.

x
Site deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.