Ethereum logosu

Ethereum adı ilk olarak merkezi olmayan uygulamaların çalışabileceği bir platform olmak amacıyla 2013 yılında Vitalik Buterin tarafından açıklanmıştır. Vitalik Buterin kripto paraların geliştirilmesi için farklı yazılım dillerinin de göz önünde bulundurulmasını savunmuştur. Ancak bu fikir üzerinde anlaşma sağlanamayınca daha yaygın kullanıma sahip bir dilde yazılmış platform geliştirmeye karar vermiştir. Vitalik Buterin, Mihai Alisie, Charles Hoskinson ve Anthony Di Lorio, 2014 yılının Ocak ayında Ethereum fikrini duyurdu. Temmuz ve Ağustos aylarında kitle fonlaması ile proje hayata geçti. Teknik olarak tüm internet ve bilgisayar teknolojisine yenilik getirse de daha o zamanlarda güvenlik ve ölçeklenebilirlik konusunda problem yaşayabileceği biliniyordu. 2016 yılında DAO projesinin çökmesi ile beraber blockchain iki zincire dönüştürüldü ve Ethereum Classic ortaya çıkmış oldu.

Ethereum Nedir?

Ethereum denildiğinde akla ilk gelen şey Bitcoin’de olduğu gibi kripto paradır. Bu kavram her ne kadar tamamıyla yanlış olmasa da ETH aslında basit bir kripto paradan çok daha fazlasıdır. Ethereum kısaca blockchain teknolojisi üzerinde dağınık yapılı uygulamaların geliştirildiği ve çalıştırıldığı açık kaynaklı bir yazılım platformudur. Bu platformunda Ether isimli kripto para, blockchainindeki uygulamaları çalıştırmak için kullanılmaktadır. Ethereum ve Ether çok kolay bir şekilde karıştırılabilmektedir. Ethereum, bir dünya bilgisayarı olma yolunda ilerlemektedir ve bu nedenle bir devrim yaratması beklenmektedir.

Ethereum ile beraber ilk defa herhangi bir üçüncü parti sistem kullanmadan bir internet bilgisayarı oluşturmak mümkün hale gelmiştir. Bu sayede internetin çalışma şekli bile değişebilmektedir. Ethereum ile yazılımlar birden fazla özel bilgisayarda çalışmaktadır. Bu bilgisayarlar herhangi bir ülkedeki herhangi birinin bilgisayarı bile olabilmektedir. Ethereum bu yönüyle dağınık bir sistem olarak ön plana çıkmaktadır. İnternet sitelerinde olduğu gibi bilgiler basit bir şekilde veri merkezinde çalışan bilgisayarlarda saklanmaktadır. Bu bilgisayarlar hasar gördüğünde içerisindeki tüm bilgi kaybolmaktadır. Ancak blockchain teknolojisi sayesinde bu bilgiler veri merkezlerinde saklanan bilgisayarlarda değil halka açık bilgisayarlarda saklanmaktadır. Blockchain ağında bilgisayarlar olduğu sürece buradaki bilgilere de erişilememe gibi bir durum yaşanmamaktadır. Kısacası Amazon, Microsoft ve Google gibi şirketlerin merkezlerinde ve bulut sistemlerinde saklanan bilgiler artık gönüllü insanların küçük bilgisayarlarında saklanabilmektedir.

Blockchain Nedir?

Blockchain, farklı insanların ya da bilgisayarların birbirlerini tanımadan ya da birbirlerine güvenmeden bir şey üzerinde anlaşmaya varma yöntemidir. Özel matematik formülleri ve detaylı kurallar takip edilerek herkes meydana gelen şeylerin listesi üzerinde fikir birliğine varabilmektedir. Örneğin, Bitcoin kullanan kişiler yapılan tüm ödemeler üzerine fikir birliğine varmaktadır ve bu işlemlerin yapıldığı defter adı verilen kayıtlara erişebilmektedir. Burada yapılan para transferleri güvenli, gizli ancak takip edilebilirdir. Ethereum da aynı fikri kullanmaktadır. Ancak Bitcoin’in aksine Ethereum parayı takip etmek yerine bilgisayar programlarını takip etmektedir. Bu bilgisayar programları yine Bitcoin ağında olduğu gibi para transferlerini de takip etmek için kullanılabilmektedir. Ancak bu şekilde açık arttırma, kural belirleme, kredi derecelendirme hatta gerçek anlamda bir ülkenin genel seçimi bile yapılabilmektedir. Bu nedenle Ethereum bir kripto paradan çok daha fazlasıdır.

Üçüncü partileri ortadan kaldırmanın birçok yararı bulunmaktadır. Örneğin, Ethereum topluluk kullanıcıları tarafından oluşturulan bir bilgisayar ağı olduğu için kişisel bilgiler büyük şirketlerin ver merkezlerinde çalınmayı ya da reklam verenlere satılmayı beklememektedir. Bu sayede kişisel bilgiler daha güvenli bir ortamda şifrelenmiş bir şekilde saklanmaktadır. Buna ek olarak dağınık yapı sayesinde herhangi biri ya da bir grup kullanıcı uygulamaların kullanımından uzaklaştırılamamaktadır. Yani dünyadaki tüm ülkelerden herkes bu ağa herhangi bir kişiden ya da kurumdan izin almadan bağlanabilmektedir. Hatta bu ağ üzerinde çalışan uygulamalar da herhangi bir kurum tarafından denetlenmemektedir. Bu sayede de kaldırılmaları ya da sansürlenmeleri mümkün olmamaktadır.