laboratuvar faresi

Evde internetin bir tek dizüstü bilgisayarda olduğu, herkesin sırayla internete girdiği günlerden herkesin internet bağlantısına sahip kişisel bilgisayarı ve akıllı telefonu olduğu günlere on sene içinde hızlı bir şekilde geldik. Şimdi yemek yiyeceksek internetten sipariş edebiliyor, gideceğimiz yeri internetten görebiliyor, faturalarımızı internetten ödeyebiliyoruz. Peki, bizleri dört duvarın arasından dünyanın öbür ucuna götürebilen internet karşılığında bizden neler alıyor?

Veri! Dizüstü ya da masaüstü bilgisayarımızdan ya da akıllı telefonumuzdan internete bağlandığımız her saniye kumda ayak izi bırakırcasına verilerden oluşan dijital ayak izlerimizi bırakıyoruz ardımızda. İnternetin evrim geçirmesine kendi verilerimizle yardım ediyor ve kişisel veri ve bilgilerimize ne olduğunu ve/veya ne olacağını hiç önemsemiyoruz. Bir yerlerde bir sunucudaki veri tabanında bir ID ile analiz edilmeyi ve gelecekte yapacağımız alışverişte ne alacağımıza karar veren algoritmaların bize özel reklamlar göstermesini bekliyoruz. Veri madenciliği kavramında bahsi geçen maden bizim verilerimiz.

İnternette bıraktığımız dijital ayak izlerimiz paylaştığımız gönderilerle sınırlı değil; daha fazlasını bilmeden binlerce üçüncü parti ile paylaşıyoruz.

Dijital ayak izlerimiz bağlandığımız ağ üzerinden öncelikle internet servis sağlayıcımızla paylaşılıyor. VPN (Sanal Özel Ağ) programları her ne kadar Wikipedia’ya girmek için kullanılsa da aslında interneti özgür bir şekilde kullanırken verilerimizi gizleyebilmemiz için bir çözüm. VPN programları ile verilerinizi şifreleyebilirsiniz. VPN programları ile sadece yasaklı sitelere erişmezsiniz, internet bağlantınız şifrelenir ve internette anonim olursunuz. İnternete gönderdiğiniz ve internetten aldığınız veri paketleri şifrelendiği gibi aynı zamanda bu paketlerin kimlikleri doğrulanır.

Anonim Olmalı Mıyız?

‘’İnternet bağlantımı gizlemeye ya da anonim olmaya ihtiyacım yok!’’ diye düşünebilirsiniz. Peki, yolda giderken attığınız mesajları herkese bağırarak söyleyebilir ya da yaptığınız telefon konuşmalarını herkese bu rahatlıkla dinletebilir misiniz? Tabii ki, hayır! İnternet hakkında farkında olmadığımız bir tehlike de işte bu; farkında değiliz fakat 7/24 izleniyoruz çünkü internet bizi bu konuda evcilleştirdi.

Google’ı birçok internet kullanıcısı arama motoru olarak biliyor ve Google’ın arkasındaki ekosistemden haberi yok. Google’ın yaptığımız aramaları, ziyaret ettiğimizi web sitelerdeki fare hareketlerini, ne zaman hangi web siteyi ziyaret ettiğimizi, yaptığımız aramalara ya da cihazımızın GPS’ine göre anlık konumumuzu, cihazımızın yazılım ve donanım özelliklerini bildiğini biliyor muydunuz?

Facebook… Facebook’ta meslek, çalışılan iş yerleri, gezilen yerler, önemli dönüm noktaları gibi bilgileri birçok Facebook kullanıcısı gönüllü olarak Facebook’ta paylaşıyor. Bu kişisel veri ve bilgiler haricinde Facebook sizin Facebook’a giriş yaptığınız cihazdaki bütün internet aktivitenizi çerezler sayesinde takip ediyor!

Bu Veri İle Ne Yapılabilir?

İnternet aktiviteleri bir kişi hakkında birçok şey anlatabilir. Oy vereceğiniz parti, bir sonraki alışverişinizde alacağınız ürün, planladığınız seyahatler, hobileriniz gibi birçok kişisel bilgi internet aktiviteniz sonucu oluşan veri analiz edilerek elde edilebilir.

Daha da kötüsü, internet üzerinden gösterilen içeriklerle seçimleriniz değiştirilebilir! Cambridge Analytica 2016 yılında yapılan ABD seçimlerinde seçmenlerin oylarını değiştirmek amacıyla internette binlerce içerik üretti ve birçok eyalette terazinin dengesini değiştirmeyi başardı.

Bir siber güvenlik şirketi olan ExpressVPN, anonim olan demografik verilerinizin bile sizi gerçek hayatta bulmaya yetebileceğini belirtiyor. Cinsiyetiniz, doğum tarihiniz ve yaşadığınız yerin posta kodu bunun için yeterli! Bu niteliklerle bir bireyin gerçek hayatta bulunma şansı yüzde 54! Bu veri noktalarına evlilik durumunu da eklediğimizde yüzde 99’luk bir şansla tespit edilmeniz mümkün!

Bu koşullarda, anonim olmayan verilerle birlikte bir algoritmanın yapacağınız bir sonraki alışverişte ne alacağınıza karar verebilmesi sizce de normal değil mi? Kullandığınız uygulamalar, ziyaret ettiğiniz web siteler ve web hizmetleri doğum tarihinizi, posta kodunuzu, cinsiyetinizi ve medeni halinizi biliyorsa; nerede yaşadığınızı ve gerçekte kim olduğunuzu da rahatlıkla bulabilir! Gerçekte kim olduğunuzun ortaya çıkması bir yana internet edimsel koşullama üstüne kurulan ve paylaştığımız verilerle hareketlerimizi manipüle eden koca bir sanal Skinner kutusu! Alexis C. Madrigal 2013 yılında The Atlantic’de paylaştığı yazıda bu konuya değiniyor. Madrigal, hepimizin Skinner kutusundaki farelere benzediğimizi ve Facebook beğenilerinin de ödüllerimiz olduğunu belirtiyor.