Netflix’in Squid Game’inden Öğrenebileceğimiz 3 Pazarlama Taktiği

Güney Koreli hayatta kalma draması türündeki bu dizinin son zamanlarda viral oluşundan alınması gereken, her markanın değerini artırabilecek ve tek bir pazarlama tekniği diye bir şeyin olmadığını kanıtlayan birçok taktik var.
Netflix’in Squid Game’inden Öğrenebileceğimiz 3 Pazarlama Taktiği
4 dk
Son güncellenme: 13/10/2021

Hafta sonlarını evde Netflix gibi platformlardan dizi izleyerek geçiren biri olun veya olmayın, Squid Game’i eminim ki duymuşsunuzdur. 2021 yılının en viral konularından biri olmasının yanı sıra, şaşırtıcı bir şekilde, iş hayatı ile ilgili de ilginç fikirler sunuyor.

Bu Güney Kore yapımı dizi sizlere, marka veya işinizin satışlarını artırabilecek ve organik kitle sağlamak için kullanabileceğiniz birçok değerli pazarlama taktiği verebilir. Merak etmeyin, spoiler vermeyeceğim.

Sosyal medya aktif kullanıcı sayısının rekor kırdığı günümüzde, kullanıcıya sunulan içeriğin her zamankinden çok daha özgür olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte, küçük ve ortalama markalar parlama şansı elde ederken, eski fiyatının ufak bir kısmı ile çok daha büyük etkiler yaratabiliyorlar.

Ek olarak, online platformların izleyiciler için “yeni normal” haline gelmesiyle, belki de bir daha televizyonda programlı dizi takip etmemiz gerekmeyecek. Her ne olursa olsun, Squid Game, bu olasılıkları tekrar düşünmemize neden olacak bir düzeyde, ürpertici ve rahatsız edici bir dizi olarak neyin mümkün olduğunu kanıtladı, rekorlar kırdı.

Dizi, ortak yanları çaresizlik ve parasızlık olan insanların, çocuk oyunları oynayarak birbirleriyle rekabet etmek için çağrıldığı ve kaybedenlerin ölümcül sonuçlarla karşılaştığı olay örgüsünden oluşmaktadır. İronik bir şekilde, Netflix’in diğer tüm önemli dizilerinde yaptığı gibi bir önceden tanıtım veya reklam kullanmamış olan Squid Game, yine de yılın konusu olmayı başarmıştır. Senaryo 2009 yılından beri hazır bekliyor olmasına rağmen, kimse bu kadar gerçek dışı ve korkunç bir hikayeyi kullanmak istememiştir. Fakat, her pazarlama başarısında olduğu gibi, bu dizi de başarısını şansa ve iyi bir zamanlamaya borçlu.

1. Kulaktan Kulağa Taktiği, En Pahalı Reklam Kampanyalarından Daha Başarılıdır.

Açık konuşursak, kulaktan kulağa taktiği yüz yıllık bir pazarlama kitabında karşınıza çıkabilecek, klasikleşmiş bir reklam taktiğidir. Örneğin ben, bu taktiğin her zaman küçük ölçüde işe yaradığını düşünürdüm, ama Squid Game, bu taktiğin ana taktik olarak da kullanılabileceğini kanıtlamış durumda. Ne yazık ki, pazarlama şirketleri hakkınızda konuşulacağının garantisini veremez, bu yüzden de genelde organik olarak yapılagelmiştir, ancak sosyal medyanın markalara bu kadar ulaşılabilir olması ile birlikte markalar ses getirecek şeyleri yayabilir ve bu taktiği tetikleyebilirler.

Squid Game dizisini ilk olarak izleyen arkadaşlarımdan duymuştum, ve çokça övmelerine rağmen izlemeye ikna olmamıştım. Her zamanki akışa ve paylaşımlara bakmak için telefonuma girdiğimdeyse Twitter, Facebook, Instagram ve tabii ki TikTok dahil her yerde mizah postlarını görmeye başladım. Diziye bir şans vermem gerekiyordu, verdim. Bu tip trendlerle ve postlarla desteklenen diziler kesinlikle şu sonuca ulaşıyor: Sadece dolaşan bu şakaları anlayabilmek için bile olsa, diziye bir şans veriyorsunuz. Bu taktik aslında yeni bir taktik değil ancak bu taktiğin bir dizide bu kadar hızlı işe yaraması yeni gördüğümüz bir olay.

Netflix’in son zamanlarda önünüzde beliren site reklamları verdiğini bile görmüştüm, bu bana garip gelse de, sonradan öğrendiğime göre bu taktik özellikle ilgi çekmek için değil, var olan söylemleri güçlendirmek için yapılıyormuş. Sonuç olarak, hiçbir reklam şirketi Squid Game dizisinin kulaktan kulağa elde ettiği başarıyı yine aynı taktikle elde edemezdi. Bunu destekleyen psikoloji faktörü de vardı. Bizler, bu ürkütücü ölüm oyunları gibi kendimize garip gelen şeyleri ailemizle ve çevremizle ister istemez paylaşır, bundan da zevk alırız. Squid Game açısından bu başarıya en çok katkı sağlayan şey, yıllarca yalnızca senaryoda kalmasını sağlayan şiddet özelliği olmuştur.

2. Markanız Tiktok Kullanıyorsa, Bir Adım Öndesiniz.

Tiktok, son yıllarda markaların hedef kitleye ulaşımını komple değiştirmekle birlikte, şirketlerin müşterilerine nasıl yaklaşması gerektiği konusunda da yeni standartlar oluşturdu. Bugün, büyük bir şirket, bir paylaşıma profesyonel olmaksızın yorum yazabiliyor, hatta profesyonel şirketler bu platformlarda resmi olmayan konuşmaları daha çok tercih etmeye başladılar. Bunun sebebi, samimi ve resmi olmayan konuşma dilinin daha sevimli ve ilgi çekici olması. Örneğin, çevrimiçi bir tanışma platformu olan Tinder, ilişkilere dair paylaşımlara basit komik yorumlar yaparak tonlarca etkileşim alıyor.

Deneyimlerime dayanarak size, pazarlama sektörünün her an gelişen bir sektör olduğunu söyleyebilirim. X Network adlı bir şirket yönetiyorum ve yıllardır müşterilerimizin sosyal medya hesaplarını yönetiyoruz. Eskiden, bizden talep ettikleri daha resmi bir dil ve ciddi bir tonlamaydı. Şimdilerde neyse ki bunu yapmamıza gerek kalmıyor, çünkü bir yandan müşteri profili de gelişiyor. Artık insanlarla ciddi ve resmi bir konuşmadan ziyade daha yakın bağlar ve iletişim istiyorlar.

Markanızla ilgili bir trendi TikTok'ta viral hale getirebilmişseniz, büyük olasılıkla finansal başarı elde edeceksiniz. Squid Game, platformda olağanüstü bir ilgi topladı ve neredeyse dizideki şakaların bilirkişisi olmuş ve bunları paylaşan bir izleyici ordusu oluşturdu. Squid Game'in en büyük avantajı, viral hale gelen şakaların diziyi izlemeden anlaşılmayacak olmasıydı. Bu, bir pazarlama stratejisi için harika bir avantajdır. Kampanyanızı o kadar benzersiz ve spesifik hale getirin ki, hedef kitlenizi hikayenin bilirkişilerine dönüştürün.

3. Tüketicinin ne istediğini, onlar göstermeden bilemeyiz.

Güney Kore yapımı bu dizinin neden bu kadar viral olduğunu, diziyi izlediğinizde anlayabiliyorsunuz. Sizi yerinizden kaldırmayacak kadar heyecanlı ve eleştirmenlerden de tam not almış bir dizi. Ayrıca, eleştirmenlerin basmakalıp, birbirini taklit edip duran dizilerden sıkıldıklarını da biliyoruz. Piyasada bir nevi bir boşluk, Squid Game gibi garip ve taze çıkmış bir şeylere ihtiyaç olduğu açık. Bunlar göz önüne alındığında, diyebiliriz ki, üçüncü ve en önemli taktik; tüketicinin ne istediğini, onlardan önce tahmin edemeyeceğimizdir.

Kulağa biraz felsefik geldiğinin farkındayım, ancak bazen ne istediğimizi onu elde edene kadar anlayamayız. Daha iyi açıklayayım. Bir McDonald’s mağazasına denk gelirsiniz ve tabelalardaki hamburgeri görmeden önce, canınızın hamburger çektiğini anlamamışsınızdır.

Bu, her zaman geleneksel normu takip edemeyeceğimizi ve bir sonraki adım için tarihsel verilere dayanamayacağımızı gösteriyor; yenilikçi işletmeler, pazarlama stratejileri ile her zaman hesaplanmış riskler almayı düşünmelidir. Squid Game, bir dizinin sınırlarını yeniden tanımlayarak içeriği görüntüleme ve içerikle etkileşim sürecimizde bir devrim yarattı. Düzenli içerik, işletmenizin vasat bir şekilde dikkatini çekebilir, ancak ilgi çekici ve taze olan gerçekten güçlü bir konsept, sizi viral hale getirerek birçok ücretsiz pazarlamayla sonuçlanabilir.

x
Site deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.