A'dan Z'ye Pazarlama ve Satış Terimleri

Pazarlama dünyasının özgün dilinden İngilizce terimler, Türkçe karşılıkları ve açıklamaları.
A'dan Z'ye Pazarlama ve Satış Terimleri
12 dk
Son güncellenme: 21/12/2019
Tüm Başlıklar

Pazarlamanın kendi benzersiz dilinden benzersiz terimler. Alfabetik olarak sıralanmış pazarlama terimleri, İngilizce karşılıkları ve açıklamaları. 

“A” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • ABC Analizi (ABC analysis): Ürün gruplarını bir kârlılık ölçüsüne göre sıralayan ve gruplayan bir analizdir. Hangi ürünlerin devamlı stoklarda bulundurulması, hangi ürünlerin stoklarının tükenmesine zaman zaman izin verilmesi ve hangi ürünlerin stoklardan çıkarılması gerektiğini belirlemek amacıyla kullanılır. 
  • Acenta (Agent - Broker): Üretici ile tüketiciyi bir araya getiren bir aracı (kişi veya kuruluş). 
  • Alacak hesapları (Accounts receivables): Malların kredili satışı nedeniyle perakendecinin almayı beklediği paranın miktarı. 
  • Atmosferik (Atmospherics): Mimari, ışıklandırma ve yerleşim gibi dikkat çeken ve satışları uyaran faktörler - mağaza içi dekor. 

“B” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Bağlı talep (Derived demand): Bir başka nedene bağımlı olarak değişen talep. Endüstri mallarının talebi o sektörün ürettiği tüketici mallarının talebine bağlıdır. 
  • Başabaş noktası (Breakeven point): Toplam gelirlerin toplam giderlere eşit olduğu satış miktarı. Bu miktardan daha fazla satış kârlılık sağlayacaktır. 
  • Başabaş noktası analizi (Breakeven analysis): Farklı satış düzeylerinde kârlılığı belirlemek için toplam gelirlerle toplam maliyetler arasındaki ilişkiyi değerlendiren bir teknik. 
  • Başabaş rekabet: Sektördeki bir rakip firmanın lidere meydan okuduğu, onun yerini almayı hedeflediği strateji. 
  • Benchmark (Benchmark) : Bir perakende işletmenin kendi performansını benzer bir strateji uygulayan bir başka perakendeci ile kıyaslayarak değerlendirmesi. 
  • Birleşme (merger, aquaisition): Genellikle büyük bir firmanın daha küçük bir firmayı satınalması, ele geçirmesi ile sonuçlanan finansal stratejidir. 
  • Birlikte markalama (co-branding): Tek bir ürün üzerinde imalat yapan iki firmanın iki markasının biraraya getirilerek tek bir ürün markası olarak sunulması 
  • Bölgesel pazarlama (Regional marketing): Belirli bir bölgenin insanlarının özel zevklerine, ihtiyaçlarına ve ilgi alanlarına odaklanarak satış yapmayı amaçlayan pazarlama anlayışı. 
  • Büyüme aşaması (Growth Stage): Ürünün yaşam evrelerinden satışların arttığı dönem. 

“C” ve “Ç” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Cam tavan (Glass Ceiling): Azınlıkların ve kadınların belirli bir düzeyden daha yukarı terfi etmelerini güçleştiren görünmez engel. 
  • Cari aktifler (Current assets): Nakit veya normal koşullarda bir yıl içinde nakde dönüştürülebilecek maddi varlıklar. 
  • Cari borçlar (Current liabilities): Bir yıldan daha kısa bir sürede ödenmesi beklenen borçlar. 
  • Cari oran (Current ratio): Cari aktiflerin cari borçlara bölünmesidir. Firmanın cari borçlarını cari aktifleriyle ödeyebilme gücünü gösterir. 
  • Çalışan indirimi (Employee discount): Çoğu perakende işletmenin çalışanlarına perakende fiyattan yaptıkları iskonto. 
  • Çalışan verimliliği (Employee productivity): Çalışanların aktiviteleri sonucu elde edilen çıktı. Bunun bir ölçüsü çalışan başına satışlar olabilir. 
  • Çapa dükkân (Anchor store): Bir yerel alışveriş merkezinde bulunan ve müşteriler için bir çekim (cazibe) merkezi görevini yapan büyük, iyi bilinen bir perakende işletmesi. 
  • Çapraz satış (Cross selling): Bir bölümün veya departmanın satıcısının müşterilerine diğer departmanlardan tamamlayıcı ürünler de satmaya çalışmasıdır. 
  • Çekme stratejisi (Pull strategy): Nihai tüketicilere yönelik olarak yapılan ve onları perakendecilerden ürünleri istemeye cesaretlendiren tanıtım, tutundurma, reklâm ve benzeri etkinlikleri içeren strateji 

“D” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Dağıtım kanalı (Distribution channel) : 1-Üreticilerle ürünlerin kullanıcıları arasındaki bağlantıyı sağlamak için gerekli bütün aktiviteleri yerine getiren birimlerin bir network oluşturacak şekilde organize olması.2- Ürünü hedef pazara taşıyan ve böylelikle satınalmaya uygun hale getiren bir pazarlama karması bileşeni. 
  • Dağıtım yoğunluğu (Distribution intensity): Belirli bir kategoriyi stoklarında bulunduran perakendecilerin sayısı. 
  • Damping (Dumping): Bir ürünü maliyetinin altında veya iç piyasada geçerli olan fiyatın altında fiyatlandırma uygulaması. 
  • Dayanıklı mallar (Durable goods) : Uzunca bir süre kullanım ömrü olan mallar. 
  • Dayanıksız mallar (Non durable goods) : Kısa bir süre içinde bir ya da birkaç kullanımda tüketilen mallar. 
  • Değer (Value): Algılanan faydaların fiyata oranı. 
  • Değer analizi (Value analysis): Satınalma ya da imalat maliyetini azaltmak amacıyla bir ürünün tasarımını, kalitesini veya performans gerekliliklerini sistematik olarak değerlendirmektir. 
  • Değer fiyatlama (value pricing): Ürünün değerinin rakip ürünlerin değerinden daha fazla olmasını sağlayacak bir fiyat belirleme. Ürünün yararlarını ve hizmeti artırırken eş anlı olarak fiyatları aşağıya çekme uygulaması 
  • Değişken maliyet (variable cost): Üretilen veya satılan ürünün miktarıyla doğrudan bağlantılı olarak değişen firma harcamalarıdır. 
  • Distribütör (Distributor): Endüstriyel pazarlarda çalışan, bir ürünün promosyonel desteklerle ve çeşitli hizmetlerle toptan satışını yapan aracı. 
  • Doğrudan pazarlama (Direct marketing): 1- Herhangi bir aracının olmadığı dağıtım kanalı. 2- Doğrudan satış, doğrudan postalama, telemarketing ve benzeri yöntemlerle tüketiciden sipariş alma yöntemi. 
  • Doğrudan satış (Direct selling) : Bir satış temsilcisinin müşterilere bir ürünle ilgili kişisel sunuş ve demo yapması. 
  • Dönüştürme fonksiyonu (Transactional function): Dağıtım kanalının tedariklediği mallar üzerinde yer, zaman, miktar, çeşit ve mülkiyet faydalarının kazandırılmasına hizmet eden faaliyetlerin tümüdür. 
  • Düşey Çatışma (Vertical conflict): Bir pazarlama kanalında farklı düzeyler arasındaki anlaşmazlıklardır. 
  • Düşey pazarlama sistemi (Vertical marketing systems): Dağıtım kanalı boyunca maliyet tasarrufları sağlamak ve en yüksek düzeyde etki yaratmak amacıyla tasarlanan, merkezi olarak koordine edilen ve profesyonelce yönetilen pazarlama kanalları sistemidir. 

“E” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Ekonomik sipariş miktarı (Economic order quantity): Sipariş vermenin ve elde stok bulundurmanın toplam maliyetini en düşük (minimum) düzeyde gerçekleştiren sipariş miktarıdır. 
  • Elektronik data değişimi (EDI): Perakendeci ve tedarikçi arasında karşılıklı iş evraklarının, belgelerin elektronik ortamda (bilgisayarlarla) değişimi. 
  • Erken benimseyenler (Early adopters): Kendi sosyal konumlarında yeniliklere öncülük eden ve diğer insanlar için bilgi – tecrübe kaynağı olan insanlardır. 
  • Esnek fiyatlandırma (Elastic pricing): Müşterilerin satış fiyatları üzerinde pazarlık yapmasına izin veren bir fiyatlandırma stratejisi. 
  • Esnek talep (Elastic demand): Fiyatlardaki belirli bir oranda düşüşün talep edilen miktarda çok daha büyük oranda bir artışa yol açtığı ve dolayısıyla satış gelirlerini önemli oranda artırdığı durumlar 
  • Etik (Ethic): Evrensel ahlak anlayışına ve yükümlülüklerine dayalı olarak ortaya konulan ve bir kişinin nasıl davranması gerektiğini gösteren iş yapma kuralları veya sistemi. 

“F” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Fabrika outlet (Factory outlet): Bir üreticinin sahip olduğu düşük fiyatla satış yapılan perakende satış birimi. 
  • Fikir liderleri (Opinion leaders): Belirli bir konu hakkında bilgiye ve uzmanlığa sahip olduğu kabul edilen ve fikirleri, tutumları, tercihleri ve eylemleri başkalarını etkileyen kişiler. 
  • Finanslama Fonksiyonu (finance function): Bu fonksiyon, dağıtım kanalı boyunca ödeme ilişkilerinin düzenlenmesiyle ilgilidir. 
  • Farklılaştırma (Diversification): Henüz hizmet götürülmemiş bir pazar dilimine yönelik olarak tümüyle yeni bir perakende formatının geliştirilmesini içeren bir stratejik yatırım fırsatı. 
  • Fiyat (Price): Bir ürünün, hizmetin ya da fikrin satın alınması ya da kullanılması karşılığında talep edilen para veya benzeri değerler 
  • Fiyat farklılaştırma (Price discrimination): Bir tedarikçinin aynı ürünü farklı müşterilere farklı fiyatlarla satış yapmasıdır. Yasal ve etik bir davranış değildir. Genellikle müşteri rantını almayı amaçlamaktadır. 
  • Fiyat sabitleme (Price fixing): Bir ürün için perakende satış fiyatlarını ortak belirleme konusunda bir dağıtım kanalının üyeleri arasında varılan (gizli) anlaşmadır. Yasal ve etik olmayan bir uygulamadır. 
  • Fiziki dağıtım fonksiyonu (Physical distribution function): Dağıtım kanalının kendisinden beklenen görevlerini yerine getirebilmesi için malların fizik olarak üretim noktalarından tüketim noktalarına kadar akışını gerçekleştirmesidir. 
  • Fiziksel dağıtım sistemi (Physical distribution system): Bir şirketin sipariş işleme, ürünlerin yükleme-boşaltması, stoklara kaydedilmesi, depolama ve nakliye fonksiyonlarının bileşimi ve ürünlerin imalatçıdan tüketiciye ulaştırıldığı araçlar topluluğu. 
  • Focus grup mülakatı (Focus group interview)Az sayıda insanın oluşturduğu bir grubun bir moderatörün açık uçlu sorularına verdiği cevaplarla gerçekleştirilen bir pazarlama araştırması tekniğidir. 
  • Franchising (Franchising): Sözleşmeye dayalı bir dağıtım sistemi. Ana firmanın kendi pazarlama planına bağlı olarak kendi markasıyla satış yapması için bir ücret karşılığında iş yapma haklarını vermesi. 

“G” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Garanti (Guarantee, Warranty) : Bir ürünün kendisinden beklenenleri kabul edilebilir bir süre yerine getireceğine söz verme. 
  • Geribildirim (Feedback): Bir kişinin kendisine gönderilen mesaja tepkisi, iletişim sürecinin başarısını sağlayan ayrılmaz bir parçasıdır.
  • Geri dönen sipariş (Back order): Tedarikçinin aldığı siparişin zamanında karşılayamadığı ve sözkonusu ürünler imalat, ithalat vb. yollardan temin edildiğinde en kısa sürede teslim etmeyi istediği kısmı. 
  • Gerileme dönemi (Decline stage): Ürünlerin yaşam evrelerinden, satışın ve kârlılığın düşüş gösterdiği dördüncü ve sonuncu dönemdir. 
  • Geriye doğru bütünleşme (Backward integration) : Bir perakendecinin kendi tedarikçilerinin bir kısmına veya tümüne sahip olması anlamına gelen dikey bütünleşme türü. 
  • Giriş aşaması (Introduction stage): Ürünün yaşam evrelerinden ilki ve yeni bir ürünün pazara sunulduğu dönemdir. Bu dönemde satışların artış hızı yavaş, kârlar düşüktür. 
  • Giriş engeli (Entry barrier) : Perakende pazarında yeni firmaların pazara girmelerini zorlaştıran koşullar. 
  • Gizli müşteri (Mystery shopper): Müşteri memnuniyetini, satış standartlarını ve hizmet anlayışını denetlemek amacıyla çoğunlukla bağımsız kuruluşlar veya danışmanlar tarafından yürütülen bir değerlendirme ve iyileştirme çalışmasıdır 
  • Gondol (Gondola) : Sırt sırta raflarla oluşturulmuş, ortada bir ada gibi konumlandırılmış self servis tezgâhı. 

“H” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Halkla İlişkiler (Public relations): Bünye içi ve dışı menfaat gruplarından oluşan çevrenin, firma, marka, ürün veya kişiyle “barışını” sağlamaya ve geleceğini iyileştirmeye (yatırım yönlü) dönüktür. 
  • Hatırlatıcı reklâm (Reminder advertisements): Bir ürünle ilgili olarak önceden verilen bilgileri ve eğitimleri pekiştirme yoluyla hatırlatma ve isimleri zihinlere yerleştirme çabasıdır. 
  • Hedef Pazar (Target market) : Bir perakende işletmesinin kendi perakende karması için hedeflediği müşteri grubu. 
  • Hırsızlık (Shoplifting): Bir alışveriş yerinden müşteri veya müşteri gibi davranan kişi tarafından malın çalınması eylemi. 
  • Hipermarket (Hypermarket): Büyük bir toptancı binasına benzer bir yerde indirim mağazasını ve süpermarket gıda perakendecisini birleştiren ve düşük fiyatla satış yapılan çok büyük ölçekli perakende alışveriş mağazasıdır. 
  • Hizmet (Services): Müşterilere hizmetler sunan perakende kuruluşları, banka, hastane, doktor, eğlence yerleri, okullar gibi, elle tutulamayan, gözle görülemeyen ürünler. 
  • Hizmet perakendecisi (Service retailer): Nihai müşterilere mallardan çok hizmetler satan perakendeci işletme. 

“İ” ve “J” Harfleri İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • İleri doğru bütünleşme (Forward integration): Bir şirketin imalat ve dağıtım zincirinde müşteriye doğru olan birimleri elde ederek gerçekleştirdiği dikey büyüme türü. 
  • İlişki pazarlaması (Relations marketing): Mevcut müşteriler arasında bağlılığı yaratmak ve sürdürmek amacıyla tasarlanan pazarlama çabalarıdır. 
  • İndirim mağazası (Discount store): Çok çeşitli malları indirimli fiyatlarla satan ve yalnızca sınırlı hizmet veren perakende mağaza. 
  • İskonto (Discount): Satıcının liste fiyatından yaptığı indirim, fiyat ayarlama türü. Belirli bir miktarda, yılın belli zamanında satın almaya ya da peşin ödemeye teşvik etmenin bir yolu. 
  • İtiraz (Objection): Bir müşteri adayının bir satınalma kararını vermeye direnç göstermesidir. 
  • İtme stratejisi (Push strategy): Dağıtım kanalı üyelerine, aracı kurumlara yönelik olarak yapılan ve onları ürünleri sipariş ederek stoklamaya cesaretlendiren tanıtım, tutundurma, indirim, prim vb. etkinlikleri içeren stratejidir. 
  • Jenerik ürün (Generic product) : Yalnızca genel ürün sınıfı ile isimlendirilen ürünler. 

“K” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Kalite (Quality): Bir ürünün müşterinin ihtiyaçlarınıtatmin etme yeteneğini etkileyen karakteristik özellikleri, Ürünün müşteri beklentilerini karşılama derecesi 
  • Kapatma (Closing): Satın alma sürecinde bir müşteri adayından satın alma kararının ve sözünün alındığı an. Satışın gerçekleştirilmesi. 
  • Kapsam (Coverage): Bir perakendecinin hedef pazarında bulunan ve belirli bir medya kanalında verilen reklâmın ulaşabileceği potansiyel müşterilerin teorik sayısı. 
  • Kâr (Profit): Bir işletmenin bir ürünü ya da hizmeti üretmek ve satmak için üstlendiği risklerin karşılığında elde ettiği ödüldür. Toplam masrafların toplam gelirlerden çıkarılmasından sonra kalan kısımdır. 
  • Karşılaştırmalı reklâm (Comperative advertisements): Bir markanın rakiplerine göre güçlü yönlerini öne çıkaran reklâmdır. 
  • Katalogdan perakende satış (Catalog retailer): Müşterilerle posta ile doğrudan iletişim kuran ve dükkânı / mağazası olmayan perakende satış türü. 
  • Kategori (Category): Müşterinin birbirlerinin yerine geçebilir olarak gördüğü ürünlerin çeşitlemesi. 
  • Kategori katili (Category Killer): Bir kategorideki ürün çeşitlerinin tümünü bir arada satan ve böylece müşteri açısından elektronik eşya, büro malzemeleri, kırtasiye gibi belirli bir kategoriye hâkim olan ucuz fiyatlı perakendeci. 
  • Kategori - Yaşam döngüsü (Category life cycle): Bir ürün kategorisinin zaman içindeki satış seyrinin değişmesidir. 
  • Kiraz toplama (Cherry picking) : Bir dükkâna gelen ve yalnızca çok büyük ıskonto ile satılan ürünü satın alan müşteriler. 
  • Kişisel satış (Personal selling): Şirketin satış temsilcisi ile müşteri arasında yüz yüze iletişimi içeren satış artırıcı çabanın boyutu. 
  • Kitle pazarlama (Mass marketing): Bir temel ürünü, müşteri kategorileri ve ihtiyaçları ayırımı gözetmeksizin büyük miktarlarda pazara sunma stratejisi. 
  • Kolayda mallar (Convenience goods): Sıklıkla ve kolaylıkla satın alınan ucuz tüketim malları. 
  • Komisyon (Commission): Satışların belirli bir yüzdesi gibi sabit bir formüle bağlanmış ücretlendirme. 
  • Konsinye mallar (Consignment goods): Perakendecinin satıncaya kadar tedarikçiye ödeme yapmadığı, nihai satış yapılıncaya kadar üzerine almadığı mallardır. Satılmadığında tedarikçisine iade edilir. 
  • Konserve sunuş (Canned presentation): Bütün müşteri adaylarına hiçbir değişiklik yapmadan söylenen ezberlenmiş, standart satış mesajı. 
  • Konumlandırma (Positioning): Müşterinin aklında ürünün veya perakendecinin rakiplerine kıyaslayabileceği ve üstün olarak algılanacağı bir imaj yaratmak için bir tanıtım, tutundurma ve satış geliştirme programının tasarlanması ve uygulanmasıdır. 
  • Kooperatif reklâm (Cooperative advertising): Bir tedarikçi tarafından kendi ürünlerinin promosyonunun maliyetinin tümünü veya bir kısmını karşılamayı kabul ederek yürütülen tanıtım programıdır. 
  • Kooperatif satınalım (Cooperative buying): Bir grup bağımsız perakendecinin tek bir satıcıdan büyük miktarlarda toplu satın alım için birlikte çalışmasıdır. 
  • Kota (Quota): Uluslararası pazarlamada bir ürünün ülkeye girmesine ya da ülkeden çıkmasına getirilen miktar kısıtlamasıdır. 
  • Kredi (Credit) : Perakendeci, toptancı, banka, finansman kurumu veya diğer kuruluşlar tarafından bir müşterinin kullanımına, tahsis edilmiş bulunan para. Müşteriye ödeme için vade tanıma, açık hesap 
  • Kupon (Coupon): Mağazadan satınalımlarda belirli ürünlerin fiyatında indirim sağlayan basılı kâğıt. 
  • Kurumsal reklâm (Institutional advertising): Bir organizasyonun imajını ve felsefesini tanıtan, benimseten reklâm. 
  • Kültür (Culture): Bir toplumun üyelerinin çoğunluğu tarafından paylaşılan inanç ve değerler sistemi. 

“L” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Liste fiyatı (List price): Bir katalogda yazılan ya da bir satış elemanı tarafından şirketin resmi ve nihai satış fiyatı olarak ifade edilen fiyat. 
  • Lojistik fonksiyonlar (Logistic functions): Çeşitli ürünleri bir araya getirmek, onları depolamak, onları gruplandırarak küçük birimler halinde müşterilere sunmak ve perakende raflarına yerleştirmek. 

“M” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Mal (Goods): Fiziksel, kimyasal, estetik, sosyo-psikolojik vb. özellikler taşıyan bir pazarlama bileşenidir. 
  • Maliyete dayalı yöntem (Cost oriented method): Malin maliyetine sabit bir yüzde ekleyerek perakende satış fiyatını belirleme yöntemidir. Maliyet artı fiyatlandırma olarak da bilinir. 
  • Marka (Brand, Trade Mark) : 1- Bir mal veya hizmetin kimliğidir. 2- Bir malı diğerinden (rakiplerinden) ayırmakta, malın yararlarını ve kalitesini sembolize edebilmekte, hatırlanmasına katkıda bulunabilmektedir.3- Bir mal veya hizmeti bütün diğer benzerlerinden ayıran, farklı olarak tanımlayan isim, resim, terim veya semboller. 
  • Marka bağımlılığı (Brand loyalty): Belirli bir ürünün aynı markasını bir müşterinin tutarlı bir şekilde satın almayı sürdürmesi. 
  • Marka genişletme (Brand extension): Mevcut bir marka ismini yeni bir ürün için kullanmak. 
  • Marka imajı (Brand image): Markanın genel algılanması. Marka hakkındaki bilgilerden ve geçmiş deneyimlerden oluşan markanın genel görünümünü ifade eden inançlar dizisi. 
  • Marka ismi (Brand name): Bir markanın sözlü olarak ifade edilebilen kısmı. 
  • Marka işareti (Brand mark) : Bir markanın sözel olarak ifade edilemeyen kısmı. 
  • Marka Yöneticisi (Brand manager): Firmanın mal veya hizmet stratejisinde yaratıcılığı, liderliği, raf-vitrin ve pazar bölümlerinin her birindeki egemenliğini sağlamak ve yönetimindeki markanın tutundurma stratejisini oluşturmakla görevlidir. 
  • Merchandising (Merchandising): Hangi ürünlerin ya da ürün hatlarının perakende işletmede bulundurulacağına ilişkin kararlar bütünüdür. 
  • Mevsimlik indirim (Seasonal discount): Düşük talep dönemlerinde gündeme getirilen fiyat indirimidir. 
  • Mevsimlik mal (Seasonal goods) : Satışları yılın içinde bulunulan dönemine bağlı olarak büyük dalgalanmalar gösteren mallar. 
  • Miktar iskontosu (Quantitiy discount): Büyük sipariş miktarlarında birim fiyatlarda yapılan indirimdir. 
  • Moda (Fashion) : Tipik olarak bir veya birkaç sezon boyunca satılan ticari mal kategorisidir. Satışlar bir sezondan diğerine çok büyük değişimler gösterebilir. 
  • Morfikirler : Benim sitem : )))Takip etmeye devam edin. "Muhammet Ok" 
  • Müşteri bağlılığı (Customer loyalty) : Müşterinin belirli bir mağazadan satınalma konusunda gösterdiği sadakat. 
  • Müşteri hizmeti (Customer service): Alışveriş yaptıkları, satınaldıkları mallara değer katma amacıyla müşteriye sunulan bir dizi perakende satış aktivitesi. 
  • Müşteri hizmetleri bölümü (Customer service department): Bir perakende işletmede müşteri başvurularını ve şikâyetlerini ele alan ve cevaplayan bölüm.
  • Müşteri iadeleri (Customer returns): Müşterilerin hasarlı, kusurlu olması veya uygun olmaması nedeniyle geri getirdikleri malların miktarıdır. 
  • Müşteri satınalma süreci (Customer buying process): Bir müşterinin bir mal veya hizmet satınalırken geçirdiği aşamalardır. Bunlar; ihtiyacın hissedilmesi, bilgi araştırma, alternatiflerin değerlendirilmesi, seçim, satınalma ve satınalma sonrası değerlendirmedir. 
  • Müzakere (Negotiation): İki veya daha fazla taraf arasında bir sonuca varmak için sürdürülen görüşme, pazarlık süreci. 
  • Nakit iskontosu (Cash discount): Müşterilere nakit ve peşin ödemeleri karşılığında daha düşük fiyat uygulamak. 

“N” Harfi İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Net fatura fiyatı (Net invoice price): Faturanın net değeri veya bütün iskontolar çıktıktan sonra toplam fatura tutarı. 
  • Net kâr (Net profit): Bir firmanın genel performansının bir ölçüsüdür. Bir dönemdeki satış gelirlerinden masrafların ve zararların çıkarılmasıyla hesaplanır. 
  • Net satışlar (Net sales): İade edilen ürünlerin bedellerinin tamamı ödendikten sonra satıcının elinde geriye kalan satış kazançlarının toplamı. 
  • Niş pazarlama (Niche marketing): Pazarlama karmasının unsurlarını tek bir pazar segmentini ele geçirmek için özel olarak bir araya getirmek.

“O” ve “Ö” Harfleri İle Başlayan Pazarlama Terimleri

  • Olgunluk aşaması (Maturity stage): Ürünün yaşam evrelerinden ürün satışlarındaki artışın durduğu, kararlı kaldığı ve giderek azalmaya başladığı dönem. 
  • Oligopol (Oligopoly): Az sayıda büyük firmanın pazarın çok büyük bir kısmını kontrol ettiği rekabetçi pazar yapısı 
  • Operasyonel planlama (Operational planning): İş birimleri için genellikle bir yıl ya da daha kısa bir dönemdeki hedeflerini ve stratejilerini oluşturma. 
  • Oportünist (fırsatçı) planlama (Opportunist pricing): Rakiplerden daha düşük fiyat belirleyerek müşteri çekme girişimidir. 
  • Organizasyon pazarlama (Organization marketing): Üyeleri, bağış verenleri, katılımcıları ve gönüllüleri belirli bir organizasyona çekmek amacıyla tasarlanan ve uygulanan, kâr amacı gütmeyen reklam. 
  • Outlet mağaza (Outlet store): Bir imalatçıya ya da büyük mağazalar zincirine bağlı olan ve düşük fiyatlarla satış yapan perakende mağazası. 
  • Outlet merkezi (Outlet center): Sezon dışı veya ihracat (kota) fazlası ürünlerin indirimli fiyatlarla satıldığı büyük zincir mağazaların ve imalatçıların kendi dükkânlarının bir arada bulundukları alışveriş merkezi. 
  • Outsourcing (Outsourcing): Daha önce çalışanlar tarafından şirket içinde yürütülen faaliyetlerin etkinlik, hız, kalite, maliyet gibi nedenlerle dışarıdaki daha küçük işletmelere sözleşmeyle aktarılmasıdır.
  • Ödeme hesapları (Accounts payable): Stokta bulunan mallar nedeniyle tedarikçilere borçlu olunan paranın miktarı. 
  • Ölçek ekonomisi (Scale economy) : Bir perakendecinin büyüklüğünden ve iş hacminden dolayı elde ettiği maliyet avantajları. 
  • Ön sipariş (Advance order): İstenen sevkiyat zamanından çok daha öncesinde verilmiş sipariş. Gerçek satınalma sezonundan önce verilen ön sipariş satıcının işlerinin durgun olduğu sezonda ana kazanç sağladığı için daha düşük fiyat avantajı yaratır. 
  • Özellikli ürünler (Speciality goods): Bir müşterinin bulmak ve satın almak için özel çaba harcamasını gerektiren ürünlerdir. 
  • Özellikli ürün mağazaları (Speciality store): Sınırlı sayıda ve genellikle birbirini tamamlayıcı nitelikte ürün kategorileri
x
Site deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz.